2016-04-14 - 15:46
"Zorunlu trafik sigortası, Diyarbakır'ın Sur ilçesinin yeniden inşası, Kanal İstanbul, 25 yaşa kadar genel sağlık sigortası prim borçlarının silinmesi, 15 bin polis alınması ve terörizmin finansmanının önlenmesi" konularında düzenlemeler içeren "torba kanun" tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.
Gündem dışı konuşan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye'nin hızla demokratik hukuk devletinden uzaklaşıp polis devleti haline geldiğini ileri sürdü.
Sarıbal, şu anda Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yapılmak istenen çalışmaların, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na aykırı olduğunu savundu.
Orhan Sarıbal, ilçede alınan acele kamulaştırma kararının, hukukun, sosyal devlet ilkesine ve konut dokunulmazlığına aykırı olduğunu iddia etti.
AK PARTİ Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç, Kutlu Doğum Haftası'nın herkese hayırlı olmasını, insanlık alemine birlik ve dirlik getirmesini diledi.
Başkanvekili Buldan, Kutlu Doğum Haftası'nın bugün itibarıyla başladığını anımsatarak, insanlığa rahmet ve esenlik olarak gönderilen Hazreti Muhammed'i rahmetle andığını söyledi.
Hazreti Muhammed'e ilk inanların köleler ve yoksullar olduğunu belirten Buldan, "İlk getirdiği kurallar, eşitlik, özgürlük, inançlar ve aidiyetler arasında ayrım yapılmaması, kadınların miras hakkından yararlanması ve develere kaldıramayacaklarından fazla yük yüklenmemesi olmuştur." diye konuştu.
Buldan, şöyle devam etti:
"Kendisi en büyük mücadelesini tekçiliğe karşı vermiştir. Onun düşüncesinde tek dil, tek millet asla olmamıştır. Onun inandığı dinde sultan, padişah ve tek adamlığa yer yoktur. İslam'ın doğduğu yıllarda hak, hukuk, adalet ve eşitlik konularında büyük sorunlar yaşanmaktaydı. Hazreti Muhammed ömrünü bu sorunlarla mücadele ederek geçirdi. Eşitliği, adaleti, hukuku tesis etmek için uğraştı. En büyük hedefi farklı din, dil, kimlik ve renklere eşit statü tanıyarak, bunu bağlayıcı bir metne dayandırmaktı."
İslam dininin, Asrısaadet dönemindeki realitesine ve özüne kulak verilmesi çağrısında bulunan Buldan, "Bir insan kanı dökmenin, tüm insanlığın kanını dökmeye eşdeğer tutulduğu, barış dini olan İslam'da zulme, kıyıma, haksızlıklara ve insanların aidiyetlerinden mahrum bırakılarak ezilmesine yer yoktur. Tek olan sadece Allah'tır. Allah'ın yarattıkları çok dilli, çok renkli, çok dinli ve çok mezheplidir. Hepimizin gökyüzü damının altında yeri ve aidiyetleriyle yaşama hakkı vardır." ifadesini kullandı.
Buldan, "Bu aidiyetlere ve hak taleplerine yönelik olarak yürütülen savaş ve baskı uygulamaları kutsal kitabımızda ve Hazreti Muhammed'in sözlerinde de ifade edildiği üzere sadece zulümdür. İslam'ın yolundan gidenler zulmü değil, adaleti, haksızlığı değil eşitliği, savaşı değil barışı tercih etmekte asla tereddüt etmeyeceklerdir." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Ege Denizi'ndeki Türk adalarının Yunanistan tarafından işgal edilmeye devam ettiğini savundu. En son Muğla'ya bağlı bir adanın işgal edildiğini ifade eden Akçay, Hükümet'in bu konudaki sessizliğinin ise kaygı verici ve manidar olduğunu, buna ilişkin görüşünü merak ettiklerini dile getirdi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Irak'taki Enfal operasyonu sırasında insanlık tarihinin en büyük katliamlarından birinin yaşandığını anlatarak, TBMM'nin, bunu soykırım olarak kabul etmesini istediklerini belirtti.
Öte yandan Baluken, operasyon bölgelerinde "siyasi soykırım" yaşandığını iddia etti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu belirterek, terörle mücadele operasyonlarının, "siyasi soykırım" olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. İnceöz, terör örgütüne yardım edenlere karşı devletin her alanda hukuki mücadelesini yürüteceğini dile getirdi.
TBMM Genel Kurulu, bugün, "torba kanun" tasarısının bitimine kadar çalışacak; 4 bakan hakkındaki gensoru önergelerinin gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmeler 18 Nisan Pazartesi günü yapılacak.
Genel Kurulda, AK PARTİ'nin gündeme ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Buna göre, Genel Kurul bugün "Zorunlu trafik sigortası, Diyarbakır'ın Sur ilçesinin yeniden inşası, 'Kanal İstanbul', 25 yaşa kadar genel sağlık sigortası prim borçlarının silinmesi, 15 bin polis alınması ve terörizmin finansmanıyla" ilgili konularda düzenlemeler içeren "torba kanun" tasarısı ile birlikte üç uluslararası anlaşmanın uygun bulunduğuna dair kanun tasarılarının görüşmelerinin bitimine kadar çalışacak.
Tasarıların bitmemesi durumunda Genel Kurul yarın da toplanacak.
CHP'nin İçişleri Bakanı Efkan Ala ile Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı hakkında; HDP'nin de Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı hakkında verdiği gensoru önergelerinin gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmeler ise 18 Nisan Pazartesi günü yapılacak.
Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Cezai Konularda Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu Tasarısı da gündemin ön sıralarına alındı.
Önerinin görüşülmesi sırasında söz alan HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, AK PARTİ'nin dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin teklifinin Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak, bugün yargı bağımsızlığından söz edilemeyeceğini ileri sürdü.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin önerilerinin Anayasa'ya uygun olduğunu söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, dokunulmazlıkların kaldırılmasından yana olduklarını ifade ederek, AK PARTİ'nin dokunulmazlıkların kaldırılması konusundaki anayasa değişikliği teklifinin etik bulmadıklarını, teklifin yetersiz ve anayasaya aykırı olduğunu savundu.
CHP'li 38 milletvekilinin 135 fezlekesinin de bu kapsamda olduğunu aktaran Altay, "Biz bu milletvekillerimizin de bu çürümüş, sizin tasallutunuzda, baskınızdaki yargıya rağmen, kapısında 'adliye' yazan o binalara gidip yargılanmasından korkmuyoruz kardeşim. Maçanız, yüreğiniz yetiyorsa Anayasa 100'ü de baypas ederek bu geçici maddeye bakanlarla ilgili hükmü de koyalım da sizin de ne kadar siyasi etik içinde olduğunuzu, samimi olduğunuzu millet görsün." dedi.
Söz konusu teklifin "ucube, garabet ve komedi" olduğunu iddia eden Altay, "Hodri meydan, gelin devleti bölenleri de devleti soyanları da yargılayalım." ifadesini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, dokunulmazlıkların kürsü dokunulmazlığı dışında kaldırılmasını istediklerini anımsatarak, terör olaylarıyla ilgili fezlekelerin önceliğe alınmasını talep ettiklerini hatırlattı. Vural, AK PARTİ'nin dokunulmazlıkların kaldırılması teklifinin yetersiz olduğunu ancak yine de bunu destekleyeceklerini kaydetti.
Konuşmaların ardından HDP'nin, "Ankara Garı önündeki terör saldırısıyla ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması" önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, "torba kanun" tasarısının görüşmelerine geçildi.
Zorunlu trafik sigortası, Diyarbakır'ın Sur ilçesinin yeniden inşaası, Kanal İstanbul, 25 yaşa kadar genel sağlık sigortası prim borçlarının silinmesi, 15 bin polis alınması ve terörizmin finansmanın önlenmesiyle ilgili konularda düzenlemeler içeren "torba kanun" tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
Kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, sosyal güvenlik kuruluşlarından aylık alanlar ile sigortalı bir işte çalışanlar, nafaka bağlananlar veya nafaka bağlanması mümkün olanlar ile Sosyal Hizmetler Kanunu'na göre harçlık ödenenler hariç olmak kaydıyla, muhtaç olduğuna karar verilen 65 yaşını doldurmuş Türk vatandaşlarına, muhtaçlık hali devam ettiği müddetçe aylık bağlanacak.
Bu kişilerin kendisi ve eşine ait her türlü gelirler toplamı esas alınınca, kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net tutarının üçte birinden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün bulunanlar muhtaç kabul edilemeyecek ve aylık bağlanamayacak.
Yaşlı aylığından yüzde 70 ve üzeri engelli aylığına geçişlere ilişkin yapılan muhtaçlık hesaplamasında, tüm engelli aylıklarında geçerli hane içerisinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı dikkate alınacak. Başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek kadar engeli bulunduğunu sağlık kurulu raporuyla kanıtlayanlara aylık bağlanacak.
Kanunla motorlu araçlar için yaptırılan zorunlu sorumluluk sigortasının genel hükümlerden ayrı olarak özel esaslarla düzenlenmesi dikkate alınarak, bu sigorta kapsamındaki tazminatlara uygulanacak kurallar öncelikle söz konusu özel esaslara bırakılıyor. Özel esaslarda kural bulunmayan durumlarda genel esasların uygulanacağı açıklığa kavuşturuluyor.
Buna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar, ilgili kanun ve kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olacak. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin ilgili kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında, Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacak.
Kanunla, uygulamada zorunlu sorumluluk sigortasının açıklanan içeriğinde görülen tereddütlerin izalesi amacıyla teminat kapsamı dışında kalan haller açıklığa kavuşturuluyor.
Bu çerçevede "hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, ilgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, bu kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler" zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalacak.
Zorunlu trafik sigortası uyuşmazlıklarının daha hızlı çözülmesi için düzenleme yapılıyor. Bu doğrultuda, zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortası için dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunacak. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilecek veya tahkime başvurabilecek.
Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren, 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödeyecek.
Kanunla, "Kanal İstanbul" ve diğer su yolları için yasal düzenleme getiriliyor. İlgili kanunda "su yolu" tanımı yapılarak, su yollarına kanuni statü kazandırılıyor. "İmar planı kararıyla yapay olarak oluşturulan ve deniz araçlarıyla ulaşımın sağlandığı su geçidi", su yolu olarak tanımlanıyor.
Yapılacak su yoluna isabet eden Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsaları, kamu gereksinimi ve kamu yararı nedeniyle belediye ile özel idarelerce satılamayacak, başka bir maksat için kullanılamayacak. İnşa edilecek otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol ve su yolu yapımı, ortaklık payından karşılanacak.
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli alan, kentsel dönüşüm ve gelişim alanı, yenileme alanı olarak belirlenen alanlarda bulunan yapılardan, yapı ruhsatiyesi veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılara, dönüşüm ve yenileme uygulamalarına muvafakat verilmesi koşuluyla geçici olarak elektrik, su, doğalgaz bağlantısı ve aboneliği yapılacak. Ancak bu yapılara geçici olarak elektrik, su ve doğa gaz bağlantısı yapılması, herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmeyecek. Geçici abonelik süresi 5 yılı geçemeyecek.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca belirlenen sosyal yardımlardan yararlanan kişileri istihdam eden işverenlere sigorta primi desteği verilecek.
Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasında olması kaydıyla, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulunca belirlenen nakdi düzenli sosyal yardım alanların özel sektörde işe girmeleri halinde, sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarı işe başladığı tarihten itibaren bir yıl süreyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca karşılanacak. Çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işverenler, bir yıl süreyle bu destekten yararlanamayacak. Destekten yersiz faydalanıldığının belirlenmesi durumunda, faydalanılan teşvik tutarı gecikme cezası ve zammıyla birlikte işverenden tahsil edilecek.
Terörle Mücadele Kanunu kapsamında belirtilenlerden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca hak sahibi olduğu tespit edilenlerin atama teklifleri, Devlet Personel Başkanlığınca, kura usulü ile yapılacak. Bu kapsamda göreve başlayan personel, Devlet Personel Başkanlığı tarafından atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara, kamu kurum ve kuruluşlarınca sınava tabi olmaksızın atanabilecek.
Terör mağdurlarının eş ve çocuğunun bulunmadığı durumlarda kardeşle birlikte anne ve babanın da istihdam hakkından yararlanması imkanı getiriliyor. Hak sahiplerinden istihdam hakkını kullanacak 45 yaşından küçük herhangi bir kişinin bulunmaması durumunda 45 yaşından büyük hak sahipleri istihdam hakkından faydalanabilecek.
İstanbul Avrupa Yakası Proje Alanı içerisinde yer alan mera, yaylak ve kışlak gibi orta mallarının vasıfları, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca bu kanun hükümlerine bağlı kalınmaksızın resen kaldırılacak ve bu taşınmazlar Hazine adına tescil edilecek.
Kamu görevlileri sendikaları ve konfederasyonları, gelirlerinin yüzde 10'unu aşmamak koşuluyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığıyla koordinasyon içerisinde, terörle mücadelede mağdur olanlara ayni ve nakdi yardımda bulunabilecek.
İşçi sendikaları ile konfederasyonlar yönetim kurulu kararıyla ve nakit mevcudunun yüzde 10'unu aşmamak şartıyla yurt içi ve yurt dışındaki doğal afet bölgelerine doğrudan ya da yetkili makamlar aracılığıyla konut, eğitim, sağlık tesisleri kurulması amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarına ayni ve nakdi yardım yapabilecek.
Ertelenen alacaklar, bu sürenin sona erdiği tarihten itibaren üç yılda ve üç eşit takside herhangi bir zam ile faiz uygulanmadan tahsil edilecek. Süresinde ödenmeyen taksitler zam ve faiz uygulanarak alınacak.
Düzenlemeden önce ödenmiş bedel, ilgililerince talep edilmesi halinde iade edilecek veya erteleme süresinin sona erdiği tarihten sonra tahsil edilmesi gereken bedellere mahsup edilecek.
Söz konusu işletmelerin eski borçları ile gecikme zamları, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden itibaren dört ay içinde başvurma şartıyla, ilk taksit 2017'nin Eylül ayında, diğer taksitler de bir yıl sonraki eylül ayında ödenmek üzere zam ve faiz uygulanmadan üç taksitte ödenecek. Süresinde ödenmeyen taksitler gecikme zammıyla tahsil edilecek. Bu hükümlerden yararlanmak isteyen borçluların dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmaları şartı da aranacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen tutarlar ret ve iade edilmeyecek.
15 bin polis ve 2 bin 610 sosyal güvenlik denetmeni kadrosu ihdas edilecek.
Genel sağlık sigortalılarının 25 yaşını doldurdukları güne kadar olan genel sağlık sigortası prim borçlarının tahsilinden vazgeçilecek. Düzenlemeden önce ödenen primler ise iade ve mahsup edilmeyecek.
Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'da sayılan işlemlerin, mal varlığının aklanması veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine; Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara aktarmak amacıyla 7 iş günü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Maliye Bakanı yetkili olacak.
Bu yetki; yabancı bir muadil kuruluşun işlemin askıya alınması veya gerçekleşmesine izin verilmemesi yönündeki gerekçeli talebinde yer alan işlemler hakkında da aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe görülmesi şartıyla, mütekabiliyet ilkesi gözetilerek kullanılabilecek.
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun çerçevesinde belirlenen alanların sınırları içinde olup, riskli yapılar dışında kalan diğer yapılardan uygulama bütünlüğü bakımından Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca gerekli görülenler, değerleme çalışmalarında yapının riskli olmadığı gözetilmek kaydıyla söz konusu yasa hükümlerine tabi olacak.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ veya idare, riskli alanlarda ve rezerv yapı alanlarında her türlü imar ve yapılaşma işlemlerini 2 yıl süreyle geçici olarak durdurabilecek. Uygulamanın gerektirmesi halinde imar ve yapılaşma işlemlerinin geçici olarak durdurulması 1 yıl daha uzatılabilecek. Anayasa Mahkemesi, söz konusu düzenlemedeki durdurmanın, süre belirtilmeden geçici yapılabileceği hükmünü iptal etmişti.
Kanunla, Diyarbakır'ın Sur ilçesinin yeniden inşasının yasal altyapısı oluşturuluyor.
Buna göre, kamu düzeni ve güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu yerlerde; altyapı hizmetleri yetersiz olan veya imar mevzuatına aykırı yapılaşma bulunan yapı ve altyapısı hasarlı alanlar; fen, sanat norm ve standartlara uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek, sağlık, eğitim ve ulaşım gibi kamu hizmetlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla Bakanlar Kurulunca riskli alan olarak kararlaştırılabilecek.
Üzerindeki toplam yapı sayısının en az yüzde 65'i imar mevzuatına aykırı olan veya yapı ruhsatı alınmaksızın inşa edilmiş olmakla birlikte sonradan yapı ve iskan ruhsatı alan yapılardan oluşan alanlar da riskli alan olarak açıklanabilecek.
Riskli alan kararına karşı Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren dava açılabilecek. Uygulama işlemleri üzerine ise riskli alan kararına karşı dava açılamayacak.
Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması halinde, yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleriyle yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınacak.
Riskli alanlardaki konutlar üzerindeki intifa hakkı, ipotek ve haciz gibi şerhler, riskli alanlar yıkıldıktan sonra, tapuda işlem yapılmasına engel teşkil etmeyecek ve yapılacak işlemlerde muvafakat aranmayacak.
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında satışı yapılacak hisseler üzerinde bulunan ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi gibi haklar satış işlemine engel teşkil etmeyecek. Satış sonrasında da bu haklar satış bedeli üzerinden devam edecek.
Üzerindeki bina yıkılarak arsa haline gelen taşınmazların kat irtifakı ve mülkiyeti, ilgililerin muvafakatları aranmaksızın tapu müdürlüğünce resen terkin edilerek, önceki vasfı ile değerlemede bulunularak malikleri adına payları oranında tescil edilecek.
Kanunla, riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında maliklerin 2/3 çoğunluğuyla alınan kararlarda ortaya çıkan sorunların giderilmesi amacıyla değişiklik yapılıyor. Buna göre, riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında, uygulama yapılan etap veya ada bazında maliklerin 2/3 çoğunluğuyla karar alınacak, 1/3 'lük kısımda kalanların hisseleri anlaşan diğer maliklere satılacak, bu malikler satın almaz ise bu payları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı alacak.
Bakanlık, TOKİ veya idare, sadece kamulaştırma işlemi için değil, kanuna göre yapılacak işlemler için de mirasçılık belgesi çıkartmaya, kayyım tayin ettirmeye veya tapuda kayıtlı son malike göre işlem yapmaya yetkili olacak.
Terörle Mücadele Kanunu kapsamında belirtilenlerden, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca hak sahibi olduğu tespit edilenlerin atama teklifleri, Devlet Personel Başkanlığınca, 2018 yılı sonuna kadar, yılda iki defa kura usulü ile yapılacak.
TBMM Başkanvekili Buldan, Danışma Kurulu kararı gereğince Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu hakkındaki gensoru önergelerinin görüşülmesi için birleşimi 18 Nisan Pazartesi günü saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
Gündem dışı konuşan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye'nin hızla demokratik hukuk devletinden uzaklaşıp polis devleti haline geldiğini ileri sürdü.
Sarıbal, şu anda Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yapılmak istenen çalışmaların, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na aykırı olduğunu savundu.
Orhan Sarıbal, ilçede alınan acele kamulaştırma kararının, hukukun, sosyal devlet ilkesine ve konut dokunulmazlığına aykırı olduğunu iddia etti.
AK PARTİ Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç, Kutlu Doğum Haftası'nın herkese hayırlı olmasını, insanlık alemine birlik ve dirlik getirmesini diledi.
Başkanvekili Buldan, Kutlu Doğum Haftası'nın bugün itibarıyla başladığını anımsatarak, insanlığa rahmet ve esenlik olarak gönderilen Hazreti Muhammed'i rahmetle andığını söyledi.
Hazreti Muhammed'e ilk inanların köleler ve yoksullar olduğunu belirten Buldan, "İlk getirdiği kurallar, eşitlik, özgürlük, inançlar ve aidiyetler arasında ayrım yapılmaması, kadınların miras hakkından yararlanması ve develere kaldıramayacaklarından fazla yük yüklenmemesi olmuştur." diye konuştu.
Buldan, şöyle devam etti:
"Kendisi en büyük mücadelesini tekçiliğe karşı vermiştir. Onun düşüncesinde tek dil, tek millet asla olmamıştır. Onun inandığı dinde sultan, padişah ve tek adamlığa yer yoktur. İslam'ın doğduğu yıllarda hak, hukuk, adalet ve eşitlik konularında büyük sorunlar yaşanmaktaydı. Hazreti Muhammed ömrünü bu sorunlarla mücadele ederek geçirdi. Eşitliği, adaleti, hukuku tesis etmek için uğraştı. En büyük hedefi farklı din, dil, kimlik ve renklere eşit statü tanıyarak, bunu bağlayıcı bir metne dayandırmaktı."
İslam dininin, Asrısaadet dönemindeki realitesine ve özüne kulak verilmesi çağrısında bulunan Buldan, "Bir insan kanı dökmenin, tüm insanlığın kanını dökmeye eşdeğer tutulduğu, barış dini olan İslam'da zulme, kıyıma, haksızlıklara ve insanların aidiyetlerinden mahrum bırakılarak ezilmesine yer yoktur. Tek olan sadece Allah'tır. Allah'ın yarattıkları çok dilli, çok renkli, çok dinli ve çok mezheplidir. Hepimizin gökyüzü damının altında yeri ve aidiyetleriyle yaşama hakkı vardır." ifadesini kullandı.
Buldan, "Bu aidiyetlere ve hak taleplerine yönelik olarak yürütülen savaş ve baskı uygulamaları kutsal kitabımızda ve Hazreti Muhammed'in sözlerinde de ifade edildiği üzere sadece zulümdür. İslam'ın yolundan gidenler zulmü değil, adaleti, haksızlığı değil eşitliği, savaşı değil barışı tercih etmekte asla tereddüt etmeyeceklerdir." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Ege Denizi'ndeki Türk adalarının Yunanistan tarafından işgal edilmeye devam ettiğini savundu. En son Muğla'ya bağlı bir adanın işgal edildiğini ifade eden Akçay, Hükümet'in bu konudaki sessizliğinin ise kaygı verici ve manidar olduğunu, buna ilişkin görüşünü merak ettiklerini dile getirdi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Irak'taki Enfal operasyonu sırasında insanlık tarihinin en büyük katliamlarından birinin yaşandığını anlatarak, TBMM'nin, bunu soykırım olarak kabul etmesini istediklerini belirtti.
Öte yandan Baluken, operasyon bölgelerinde "siyasi soykırım" yaşandığını iddia etti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu belirterek, terörle mücadele operasyonlarının, "siyasi soykırım" olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. İnceöz, terör örgütüne yardım edenlere karşı devletin her alanda hukuki mücadelesini yürüteceğini dile getirdi.
TBMM Genel Kurulu, bugün, "torba kanun" tasarısının bitimine kadar çalışacak; 4 bakan hakkındaki gensoru önergelerinin gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmeler 18 Nisan Pazartesi günü yapılacak.
Genel Kurulda, AK PARTİ'nin gündeme ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Buna göre, Genel Kurul bugün "Zorunlu trafik sigortası, Diyarbakır'ın Sur ilçesinin yeniden inşası, 'Kanal İstanbul', 25 yaşa kadar genel sağlık sigortası prim borçlarının silinmesi, 15 bin polis alınması ve terörizmin finansmanıyla" ilgili konularda düzenlemeler içeren "torba kanun" tasarısı ile birlikte üç uluslararası anlaşmanın uygun bulunduğuna dair kanun tasarılarının görüşmelerinin bitimine kadar çalışacak.
Tasarıların bitmemesi durumunda Genel Kurul yarın da toplanacak.
CHP'nin İçişleri Bakanı Efkan Ala ile Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı hakkında; HDP'nin de Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı hakkında verdiği gensoru önergelerinin gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmeler ise 18 Nisan Pazartesi günü yapılacak.
Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Cezai Konularda Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu Tasarısı da gündemin ön sıralarına alındı.
Önerinin görüşülmesi sırasında söz alan HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, AK PARTİ'nin dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin teklifinin Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak, bugün yargı bağımsızlığından söz edilemeyeceğini ileri sürdü.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin önerilerinin Anayasa'ya uygun olduğunu söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, dokunulmazlıkların kaldırılmasından yana olduklarını ifade ederek, AK PARTİ'nin dokunulmazlıkların kaldırılması konusundaki anayasa değişikliği teklifinin etik bulmadıklarını, teklifin yetersiz ve anayasaya aykırı olduğunu savundu.
CHP'li 38 milletvekilinin 135 fezlekesinin de bu kapsamda olduğunu aktaran Altay, "Biz bu milletvekillerimizin de bu çürümüş, sizin tasallutunuzda, baskınızdaki yargıya rağmen, kapısında 'adliye' yazan o binalara gidip yargılanmasından korkmuyoruz kardeşim. Maçanız, yüreğiniz yetiyorsa Anayasa 100'ü de baypas ederek bu geçici maddeye bakanlarla ilgili hükmü de koyalım da sizin de ne kadar siyasi etik içinde olduğunuzu, samimi olduğunuzu millet görsün." dedi.
Söz konusu teklifin "ucube, garabet ve komedi" olduğunu iddia eden Altay, "Hodri meydan, gelin devleti bölenleri de devleti soyanları da yargılayalım." ifadesini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, dokunulmazlıkların kürsü dokunulmazlığı dışında kaldırılmasını istediklerini anımsatarak, terör olaylarıyla ilgili fezlekelerin önceliğe alınmasını talep ettiklerini hatırlattı. Vural, AK PARTİ'nin dokunulmazlıkların kaldırılması teklifinin yetersiz olduğunu ancak yine de bunu destekleyeceklerini kaydetti.
Konuşmaların ardından HDP'nin, "Ankara Garı önündeki terör saldırısıyla ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması" önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, "torba kanun" tasarısının görüşmelerine geçildi.
Zorunlu trafik sigortası, Diyarbakır'ın Sur ilçesinin yeniden inşaası, Kanal İstanbul, 25 yaşa kadar genel sağlık sigortası prim borçlarının silinmesi, 15 bin polis alınması ve terörizmin finansmanın önlenmesiyle ilgili konularda düzenlemeler içeren "torba kanun" tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
Kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, sosyal güvenlik kuruluşlarından aylık alanlar ile sigortalı bir işte çalışanlar, nafaka bağlananlar veya nafaka bağlanması mümkün olanlar ile Sosyal Hizmetler Kanunu'na göre harçlık ödenenler hariç olmak kaydıyla, muhtaç olduğuna karar verilen 65 yaşını doldurmuş Türk vatandaşlarına, muhtaçlık hali devam ettiği müddetçe aylık bağlanacak.
Bu kişilerin kendisi ve eşine ait her türlü gelirler toplamı esas alınınca, kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net tutarının üçte birinden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün bulunanlar muhtaç kabul edilemeyecek ve aylık bağlanamayacak.
Yaşlı aylığından yüzde 70 ve üzeri engelli aylığına geçişlere ilişkin yapılan muhtaçlık hesaplamasında, tüm engelli aylıklarında geçerli hane içerisinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı dikkate alınacak. Başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek kadar engeli bulunduğunu sağlık kurulu raporuyla kanıtlayanlara aylık bağlanacak.
Kanunla motorlu araçlar için yaptırılan zorunlu sorumluluk sigortasının genel hükümlerden ayrı olarak özel esaslarla düzenlenmesi dikkate alınarak, bu sigorta kapsamındaki tazminatlara uygulanacak kurallar öncelikle söz konusu özel esaslara bırakılıyor. Özel esaslarda kural bulunmayan durumlarda genel esasların uygulanacağı açıklığa kavuşturuluyor.
Buna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar, ilgili kanun ve kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olacak. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin ilgili kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında, Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacak.
Kanunla, uygulamada zorunlu sorumluluk sigortasının açıklanan içeriğinde görülen tereddütlerin izalesi amacıyla teminat kapsamı dışında kalan haller açıklığa kavuşturuluyor.
Bu çerçevede "hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, ilgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, bu kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler" zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalacak.
Zorunlu trafik sigortası uyuşmazlıklarının daha hızlı çözülmesi için düzenleme yapılıyor. Bu doğrultuda, zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortası için dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunacak. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilecek veya tahkime başvurabilecek.
Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren, 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödeyecek.
Kanunla, "Kanal İstanbul" ve diğer su yolları için yasal düzenleme getiriliyor. İlgili kanunda "su yolu" tanımı yapılarak, su yollarına kanuni statü kazandırılıyor. "İmar planı kararıyla yapay olarak oluşturulan ve deniz araçlarıyla ulaşımın sağlandığı su geçidi", su yolu olarak tanımlanıyor.
Yapılacak su yoluna isabet eden Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsaları, kamu gereksinimi ve kamu yararı nedeniyle belediye ile özel idarelerce satılamayacak, başka bir maksat için kullanılamayacak. İnşa edilecek otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol ve su yolu yapımı, ortaklık payından karşılanacak.
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli alan, kentsel dönüşüm ve gelişim alanı, yenileme alanı olarak belirlenen alanlarda bulunan yapılardan, yapı ruhsatiyesi veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılara, dönüşüm ve yenileme uygulamalarına muvafakat verilmesi koşuluyla geçici olarak elektrik, su, doğalgaz bağlantısı ve aboneliği yapılacak. Ancak bu yapılara geçici olarak elektrik, su ve doğa gaz bağlantısı yapılması, herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmeyecek. Geçici abonelik süresi 5 yılı geçemeyecek.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca belirlenen sosyal yardımlardan yararlanan kişileri istihdam eden işverenlere sigorta primi desteği verilecek.
Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasında olması kaydıyla, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulunca belirlenen nakdi düzenli sosyal yardım alanların özel sektörde işe girmeleri halinde, sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarı işe başladığı tarihten itibaren bir yıl süreyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca karşılanacak. Çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işverenler, bir yıl süreyle bu destekten yararlanamayacak. Destekten yersiz faydalanıldığının belirlenmesi durumunda, faydalanılan teşvik tutarı gecikme cezası ve zammıyla birlikte işverenden tahsil edilecek.
Terörle Mücadele Kanunu kapsamında belirtilenlerden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca hak sahibi olduğu tespit edilenlerin atama teklifleri, Devlet Personel Başkanlığınca, kura usulü ile yapılacak. Bu kapsamda göreve başlayan personel, Devlet Personel Başkanlığı tarafından atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara, kamu kurum ve kuruluşlarınca sınava tabi olmaksızın atanabilecek.
Terör mağdurlarının eş ve çocuğunun bulunmadığı durumlarda kardeşle birlikte anne ve babanın da istihdam hakkından yararlanması imkanı getiriliyor. Hak sahiplerinden istihdam hakkını kullanacak 45 yaşından küçük herhangi bir kişinin bulunmaması durumunda 45 yaşından büyük hak sahipleri istihdam hakkından faydalanabilecek.
İstanbul Avrupa Yakası Proje Alanı içerisinde yer alan mera, yaylak ve kışlak gibi orta mallarının vasıfları, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca bu kanun hükümlerine bağlı kalınmaksızın resen kaldırılacak ve bu taşınmazlar Hazine adına tescil edilecek.
Kamu görevlileri sendikaları ve konfederasyonları, gelirlerinin yüzde 10'unu aşmamak koşuluyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığıyla koordinasyon içerisinde, terörle mücadelede mağdur olanlara ayni ve nakdi yardımda bulunabilecek.
İşçi sendikaları ile konfederasyonlar yönetim kurulu kararıyla ve nakit mevcudunun yüzde 10'unu aşmamak şartıyla yurt içi ve yurt dışındaki doğal afet bölgelerine doğrudan ya da yetkili makamlar aracılığıyla konut, eğitim, sağlık tesisleri kurulması amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarına ayni ve nakdi yardım yapabilecek.
Ertelenen alacaklar, bu sürenin sona erdiği tarihten itibaren üç yılda ve üç eşit takside herhangi bir zam ile faiz uygulanmadan tahsil edilecek. Süresinde ödenmeyen taksitler zam ve faiz uygulanarak alınacak.
Düzenlemeden önce ödenmiş bedel, ilgililerince talep edilmesi halinde iade edilecek veya erteleme süresinin sona erdiği tarihten sonra tahsil edilmesi gereken bedellere mahsup edilecek.
Söz konusu işletmelerin eski borçları ile gecikme zamları, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden itibaren dört ay içinde başvurma şartıyla, ilk taksit 2017'nin Eylül ayında, diğer taksitler de bir yıl sonraki eylül ayında ödenmek üzere zam ve faiz uygulanmadan üç taksitte ödenecek. Süresinde ödenmeyen taksitler gecikme zammıyla tahsil edilecek. Bu hükümlerden yararlanmak isteyen borçluların dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmaları şartı da aranacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen tutarlar ret ve iade edilmeyecek.
15 bin polis ve 2 bin 610 sosyal güvenlik denetmeni kadrosu ihdas edilecek.
Genel sağlık sigortalılarının 25 yaşını doldurdukları güne kadar olan genel sağlık sigortası prim borçlarının tahsilinden vazgeçilecek. Düzenlemeden önce ödenen primler ise iade ve mahsup edilmeyecek.
Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'da sayılan işlemlerin, mal varlığının aklanması veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine; Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara aktarmak amacıyla 7 iş günü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Maliye Bakanı yetkili olacak.
Bu yetki; yabancı bir muadil kuruluşun işlemin askıya alınması veya gerçekleşmesine izin verilmemesi yönündeki gerekçeli talebinde yer alan işlemler hakkında da aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe görülmesi şartıyla, mütekabiliyet ilkesi gözetilerek kullanılabilecek.
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun çerçevesinde belirlenen alanların sınırları içinde olup, riskli yapılar dışında kalan diğer yapılardan uygulama bütünlüğü bakımından Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca gerekli görülenler, değerleme çalışmalarında yapının riskli olmadığı gözetilmek kaydıyla söz konusu yasa hükümlerine tabi olacak.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ veya idare, riskli alanlarda ve rezerv yapı alanlarında her türlü imar ve yapılaşma işlemlerini 2 yıl süreyle geçici olarak durdurabilecek. Uygulamanın gerektirmesi halinde imar ve yapılaşma işlemlerinin geçici olarak durdurulması 1 yıl daha uzatılabilecek. Anayasa Mahkemesi, söz konusu düzenlemedeki durdurmanın, süre belirtilmeden geçici yapılabileceği hükmünü iptal etmişti.
Kanunla, Diyarbakır'ın Sur ilçesinin yeniden inşasının yasal altyapısı oluşturuluyor.
Buna göre, kamu düzeni ve güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu yerlerde; altyapı hizmetleri yetersiz olan veya imar mevzuatına aykırı yapılaşma bulunan yapı ve altyapısı hasarlı alanlar; fen, sanat norm ve standartlara uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek, sağlık, eğitim ve ulaşım gibi kamu hizmetlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla Bakanlar Kurulunca riskli alan olarak kararlaştırılabilecek.
Üzerindeki toplam yapı sayısının en az yüzde 65'i imar mevzuatına aykırı olan veya yapı ruhsatı alınmaksızın inşa edilmiş olmakla birlikte sonradan yapı ve iskan ruhsatı alan yapılardan oluşan alanlar da riskli alan olarak açıklanabilecek.
Riskli alan kararına karşı Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren dava açılabilecek. Uygulama işlemleri üzerine ise riskli alan kararına karşı dava açılamayacak.
Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması halinde, yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleriyle yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınacak.
Riskli alanlardaki konutlar üzerindeki intifa hakkı, ipotek ve haciz gibi şerhler, riskli alanlar yıkıldıktan sonra, tapuda işlem yapılmasına engel teşkil etmeyecek ve yapılacak işlemlerde muvafakat aranmayacak.
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında satışı yapılacak hisseler üzerinde bulunan ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi gibi haklar satış işlemine engel teşkil etmeyecek. Satış sonrasında da bu haklar satış bedeli üzerinden devam edecek.
Üzerindeki bina yıkılarak arsa haline gelen taşınmazların kat irtifakı ve mülkiyeti, ilgililerin muvafakatları aranmaksızın tapu müdürlüğünce resen terkin edilerek, önceki vasfı ile değerlemede bulunularak malikleri adına payları oranında tescil edilecek.
Kanunla, riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında maliklerin 2/3 çoğunluğuyla alınan kararlarda ortaya çıkan sorunların giderilmesi amacıyla değişiklik yapılıyor. Buna göre, riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında, uygulama yapılan etap veya ada bazında maliklerin 2/3 çoğunluğuyla karar alınacak, 1/3 'lük kısımda kalanların hisseleri anlaşan diğer maliklere satılacak, bu malikler satın almaz ise bu payları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı alacak.
Bakanlık, TOKİ veya idare, sadece kamulaştırma işlemi için değil, kanuna göre yapılacak işlemler için de mirasçılık belgesi çıkartmaya, kayyım tayin ettirmeye veya tapuda kayıtlı son malike göre işlem yapmaya yetkili olacak.
Terörle Mücadele Kanunu kapsamında belirtilenlerden, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca hak sahibi olduğu tespit edilenlerin atama teklifleri, Devlet Personel Başkanlığınca, 2018 yılı sonuna kadar, yılda iki defa kura usulü ile yapılacak.
TBMM Başkanvekili Buldan, Danışma Kurulu kararı gereğince Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu hakkındaki gensoru önergelerinin görüşülmesi için birleşimi 18 Nisan Pazartesi günü saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
