2012-08-15 - 12:42
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'de terörle mücadelenin "ulusal şartlardan çok uluslararası şartlara bağımlı hale geldiğini" ifade eden Yeniçeri, bunun "önemli ve ciddi bir gelişme olduğunu" vurguladı. Uluslararası şartların teröre uygun olup olmamasının terörle mücadeleyi "doğrudan etkileyen önemli bir faktör olduğunu ve PKK terörünün daha çok sınırların dışından beslendiğini bu durumun ise PKK'nın varlığını ve sürekliliğini sağladığını" söyleyen Yeniçeri, "son zamanlarda uluslararası şartların Türkiye'deki teröre uygun bir zemin yaratması, PKK terörünü ciddi biçimde beslemiş ve kontrol edilemez bir konuma getirmiştir" dedi.
Türkiye'nin komşularının her birisinin "Türkiye'deki terörü desteklemek için kendilerine göre haklı sebepleri olduğunu" iddia eden Yeniçeri bu ülkelerin çeşitli sebeplerden dolayı "terörle ilgili olarak fiili tavırları ile resmi tavırlarının ciddi biçimde ayrıştığını" söyledi. Aynı zamanda "PKK terörünün Türkiye'nin içinden gördüğü medyatik desteğin kontrol edilemeyecek boyutlara ulaştığını" da sözlerine ekleyen MHP'li Yeniçeri, "PKK'nın döktüğü kanı, aldığı canı, yaktığı kamyonları görmezden gelen köşe yazarı ve stratejistler türemiştir. Onlara göre madem ki 'Kürt sorunu' vardır ve çözülmüyor, o halde PKK terörü de var olacaktır. Yalnız köşe yazarları değil Türkiye'deki televizyon yorumcuları da PKK terörünü makul ve meşru göstermek için ellerinden her geleni yapmaktadır. Son zamanlarda PKK terörünün nedenini milli devlete, üniter yapıya, merkezi yönetime ve cumhuriyete bağlamayan yok gibidir. Mevcut iktidar bile 'Kürt sorununu' cumhuriyetin inkâr ve asimilasyon politikalarına bağlamakta ve kendilerinin bu politikaya son verdiğini söylemektedirler. Bu zevat 'Kürt sorununun' cumhuriyet kurulmadan önce, örneğin Sevr'de var olduğunu bilmezlikten geliyorlar" şeklinde konuştu.
Türkiye'deki PKK terörünün "Kürt'le, inkârla, asimilasyonla, merkezi yönetimle değil bölücülükle ilgisi olduğunu" ifade eden Özcan Yeniçeri, Türkiye'de "terörün kurumsallaştığını, terörle mücadelenin ise zafiyete uğradığını" söyledi. "Hiç kimse terör örgütlerinin yıkılma sürecinde 'yıkılmadık ayaktayız' mesajı vermek için dikkat çekmeye yönelik bu tür eylemlere yöneldiği türünden bir sığlık içine girmemelidir" şeklinde konuşan Yeniçeri, "PKK terörü için Kandil, ABD ile AKP iktidarı sayesinde dokunulamaz bir karargâh haline gelmiş, Suriye'de terör örgütü kendisine yeni alanlar açmış, Türkiye'de 'açılım' ya da 'Kürt sorunu çözümü' adı altında adeta yeni bir kazanım elde ediliyorsa terör örgütünün terörden vazgeçmesi düşünülemez" dedi.
CHP'nin TBMM'yi olağanüstü toplantıya çağırması ile ilgili görüşlerini de açıklayan Yeniçeri, terörle mücadele bütün şiddeti ve sıcaklığı ile devam ederken, asker sıcak çatışma içindeyken TBMM'yi "alelacele olağanüstü toplantıya çağırmanın MHP tarafından doğru bulunmadığını, terörle mücadelenin her şeyden önce soğukkanlı, akılcı ve kararlı bir biçimde devam etmesi gerektiğini, TBMM'nin olağanüstü toplanmasının ülkede panik havası yaratmış olacağını" belirtti. "34 yıllık terör örgütü konusunda söz söylemek değil, harekete geçmek çok daha akıllı bir iştir" diyen Yeniçeri, "Kaldı ki TBMM'de terör konusunda yapılan toplantılarda CHP ve AKP içinde BDP ile terör konusunda benzer görüşe sahip Milletvekillerinin PKK'nın bile aklından geçmeyen yıkıcı ve bölücü sözler ettikleri malumdur" şeklinde konuştu.
BDP Genel Başkanı Demirtaş'ın "kaçırılan Milletvekilinin PKK'nın elinde güvende olduğunu, özel yetkili mahkemeler tarafından alınsaydı daha kötü olurdu" anlamına gelen sözlerinin "PKK ile organik işbirliğini açıklamış olduğunu, terör örgütünü yücelttiğini ve devletin mahkemelerini yerdiğini" belirten Yeniçeri "BDP'nin suç işlediğini, Yargı'nın BDP'ye yasaları hatırlatması gerektiğini" söyledi.
Terör örgütünün "idari ve hukuki işlemden", "gözaltına alınmaktan" söz etmesinin terörün ulaştığı ya da ulaşmayı hedeflediği yeri işaret ettiğini söyleyen Yeniçeri "PKK terör örgütü AKP hükümetiyle devletçilik oyunu oynuyor" dedi.
PKK tarafından kaçırılan CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'ün "BDP hariç, PKK'nın kaçırabileceği en son kişi olduğunu" söyleyen Yeniçeri, "Aygün ile PKK'nın görüşleri arasındaki fark yok denecek kadar azdır" şeklinde konuştu. Aygün'ün seçim sırasında Tunceli'de dağıttığı seçim beyannamesinde "1938'in katliam olduğu resmen kabul edilmeli, hakikatleri araştırma komisyonu kurulmalı, kürtçe eğitim başta olmak üzere tüm alanlarda kullanılmalı" ifadelerinin bulunduğunu hatırlatan Yeniçeri bunların aynı zamanda "Apo'nun ve PKK'nın görüşleri" olduğunu söyledi. Yeniçeri Aygün'ün kaçırılması ile ilgili olarak daha sonra şunları ifade etti:
"Milletvekili kaçırma olayından herkes büyük ders almalıdır. Devletin istihbarat birimleri Tunceli gibi bir yerde Milletvekillerinin nerede ne yaptığı, nereye gittiği konusunda bilgi edinmeleri şarttır. Devletin vekilleri, daha doğrusu kendisini koruması zorunludur. Bunun için Milletvekillerinin devletten koruma istemesi ya da bilgi vermesi gerekmez. PKK'nın istihbaratı kadar Milli İstihbaratın da bölgede haber alma kaynaklarının güçlü olması gerekir"
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, biber gazı ile ilgili Bakan'ın "biber gazı tamamen doğaldır" söylemi ile ilgili olarak sorulan bir soruya "biber gazı kalp, şeker, tansiyon hastalığı olanlarda çok ciddi sorunlar ortaya çıkarabilir. Sanırım bakan bunu biberle karıştırıyor ama bazı biberler acı olabiliyor" şeklinde cevapladı. (12:42)
Türkiye'nin komşularının her birisinin "Türkiye'deki terörü desteklemek için kendilerine göre haklı sebepleri olduğunu" iddia eden Yeniçeri bu ülkelerin çeşitli sebeplerden dolayı "terörle ilgili olarak fiili tavırları ile resmi tavırlarının ciddi biçimde ayrıştığını" söyledi. Aynı zamanda "PKK terörünün Türkiye'nin içinden gördüğü medyatik desteğin kontrol edilemeyecek boyutlara ulaştığını" da sözlerine ekleyen MHP'li Yeniçeri, "PKK'nın döktüğü kanı, aldığı canı, yaktığı kamyonları görmezden gelen köşe yazarı ve stratejistler türemiştir. Onlara göre madem ki 'Kürt sorunu' vardır ve çözülmüyor, o halde PKK terörü de var olacaktır. Yalnız köşe yazarları değil Türkiye'deki televizyon yorumcuları da PKK terörünü makul ve meşru göstermek için ellerinden her geleni yapmaktadır. Son zamanlarda PKK terörünün nedenini milli devlete, üniter yapıya, merkezi yönetime ve cumhuriyete bağlamayan yok gibidir. Mevcut iktidar bile 'Kürt sorununu' cumhuriyetin inkâr ve asimilasyon politikalarına bağlamakta ve kendilerinin bu politikaya son verdiğini söylemektedirler. Bu zevat 'Kürt sorununun' cumhuriyet kurulmadan önce, örneğin Sevr'de var olduğunu bilmezlikten geliyorlar" şeklinde konuştu.
Türkiye'deki PKK terörünün "Kürt'le, inkârla, asimilasyonla, merkezi yönetimle değil bölücülükle ilgisi olduğunu" ifade eden Özcan Yeniçeri, Türkiye'de "terörün kurumsallaştığını, terörle mücadelenin ise zafiyete uğradığını" söyledi. "Hiç kimse terör örgütlerinin yıkılma sürecinde 'yıkılmadık ayaktayız' mesajı vermek için dikkat çekmeye yönelik bu tür eylemlere yöneldiği türünden bir sığlık içine girmemelidir" şeklinde konuşan Yeniçeri, "PKK terörü için Kandil, ABD ile AKP iktidarı sayesinde dokunulamaz bir karargâh haline gelmiş, Suriye'de terör örgütü kendisine yeni alanlar açmış, Türkiye'de 'açılım' ya da 'Kürt sorunu çözümü' adı altında adeta yeni bir kazanım elde ediliyorsa terör örgütünün terörden vazgeçmesi düşünülemez" dedi.
CHP'nin TBMM'yi olağanüstü toplantıya çağırması ile ilgili görüşlerini de açıklayan Yeniçeri, terörle mücadele bütün şiddeti ve sıcaklığı ile devam ederken, asker sıcak çatışma içindeyken TBMM'yi "alelacele olağanüstü toplantıya çağırmanın MHP tarafından doğru bulunmadığını, terörle mücadelenin her şeyden önce soğukkanlı, akılcı ve kararlı bir biçimde devam etmesi gerektiğini, TBMM'nin olağanüstü toplanmasının ülkede panik havası yaratmış olacağını" belirtti. "34 yıllık terör örgütü konusunda söz söylemek değil, harekete geçmek çok daha akıllı bir iştir" diyen Yeniçeri, "Kaldı ki TBMM'de terör konusunda yapılan toplantılarda CHP ve AKP içinde BDP ile terör konusunda benzer görüşe sahip Milletvekillerinin PKK'nın bile aklından geçmeyen yıkıcı ve bölücü sözler ettikleri malumdur" şeklinde konuştu.
BDP Genel Başkanı Demirtaş'ın "kaçırılan Milletvekilinin PKK'nın elinde güvende olduğunu, özel yetkili mahkemeler tarafından alınsaydı daha kötü olurdu" anlamına gelen sözlerinin "PKK ile organik işbirliğini açıklamış olduğunu, terör örgütünü yücelttiğini ve devletin mahkemelerini yerdiğini" belirten Yeniçeri "BDP'nin suç işlediğini, Yargı'nın BDP'ye yasaları hatırlatması gerektiğini" söyledi.
Terör örgütünün "idari ve hukuki işlemden", "gözaltına alınmaktan" söz etmesinin terörün ulaştığı ya da ulaşmayı hedeflediği yeri işaret ettiğini söyleyen Yeniçeri "PKK terör örgütü AKP hükümetiyle devletçilik oyunu oynuyor" dedi.
PKK tarafından kaçırılan CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'ün "BDP hariç, PKK'nın kaçırabileceği en son kişi olduğunu" söyleyen Yeniçeri, "Aygün ile PKK'nın görüşleri arasındaki fark yok denecek kadar azdır" şeklinde konuştu. Aygün'ün seçim sırasında Tunceli'de dağıttığı seçim beyannamesinde "1938'in katliam olduğu resmen kabul edilmeli, hakikatleri araştırma komisyonu kurulmalı, kürtçe eğitim başta olmak üzere tüm alanlarda kullanılmalı" ifadelerinin bulunduğunu hatırlatan Yeniçeri bunların aynı zamanda "Apo'nun ve PKK'nın görüşleri" olduğunu söyledi. Yeniçeri Aygün'ün kaçırılması ile ilgili olarak daha sonra şunları ifade etti:
"Milletvekili kaçırma olayından herkes büyük ders almalıdır. Devletin istihbarat birimleri Tunceli gibi bir yerde Milletvekillerinin nerede ne yaptığı, nereye gittiği konusunda bilgi edinmeleri şarttır. Devletin vekilleri, daha doğrusu kendisini koruması zorunludur. Bunun için Milletvekillerinin devletten koruma istemesi ya da bilgi vermesi gerekmez. PKK'nın istihbaratı kadar Milli İstihbaratın da bölgede haber alma kaynaklarının güçlü olması gerekir"
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, biber gazı ile ilgili Bakan'ın "biber gazı tamamen doğaldır" söylemi ile ilgili olarak sorulan bir soruya "biber gazı kalp, şeker, tansiyon hastalığı olanlarda çok ciddi sorunlar ortaya çıkarabilir. Sanırım bakan bunu biberle karıştırıyor ama bazı biberler acı olabiliyor" şeklinde cevapladı. (12:42)
