2016-11-17 - 15:29
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 48 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da Başkanvekili Hamzaçebi ve siyasi parti temsilcileri Azerbaycan Milli Diriliş Günü'nü kutladı.

Yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, bugünün Azerbaycan Milli Diriliş Günü olduğunu anımsatarak, MHP olarak Azerbaycan'ın kıvanç dolu milli kurtuluş gününü kutladıklarını belirtti.

Akçay, geçtiğimiz günlerde "2016 Küresel Yolsuzluk Barometresinin" açıklandığını, söz konusu araştırmanın dünya çapında yolsuzluğun çok ciddi boyutlarda olduğuna işaret ettiğini, bu araştırmada Türkiye'nin imajının da hiç iyi görünmediğini savundu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de Azerbaycan Milli Diriliş Günü'nü kutladı. Özel, KKTC'nin kuruluş yıl dönümüne ilişkin dün Ankara'da bir resepsiyon verildiğini ve resepsiyona davet edilen eski başbakanlardan merhum Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit'in protokolde olması gereken yerde ağırlanmadığını, resepsiyonun sonunda asansörü kullanmak istediğinde ise Genelkurmay Başkanı'nın özel koruma ekibi tarafından, "Asansör komutana ait, komutan ayrılış yapacak, sonra binersiniz" denilerek engellendiğini ileri sürdü.

Özel, ayrıca CHP olarak yaşananları kınadıklarını bildirdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, AK Parti Grubu olarak Azerbaycan Milli Diriliş Günü'nü kutladıklarını belirterek, "Bir millet iki devlet olan Azerbaycan ve Türkiye, kadim iki dost, kardeş, müttefik ülkedir. İlelebet hem Azerbaycan hem de Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dünya var oldukça yaşayacaktır." dedi.

Türkiye'deki zeytin üretimi ve zeytinciliğe ilişkin bazı verileri paylaşan Muş, Türkiye'nin sofralık zeytin üretiminde dünyada üçüncü sırada olduğunu, zeytinyağı üretiminde ise dünyada dördüncü olduğunu vurguladı.

Muş, Türkiye'nin, terörle mücadelede de kararlılıkla yoluna devam ettiğini kaydetti.

Başkanvekili Hamzaçebi de Türkiye ile Azerbaycan'ın tek millet iki devlet olduğunu belirterek, Azerbaycan Milli Diriliş Günü'nü TBMM Başkanlık Divanı olarak kutladıklarını ifade etti.

Hamzaçebi, Rahşan Ecevit'e yapıldığı belirtilen davranışı da doğru bulmadığını vurgulayarak, olay nedeniyle üzüntülerini bildirdi.

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, zeytincilik sektörünün sorunları, AK Parti Nevşehir Milletvekili Ebubekir Gizligider, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) Türk Grubu üyesi olarak Meclisi temsilen katıldığı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı Parlamenter Oturumundaki izlenimler ve yaptıkları değerlendirmeler hakkında, MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı ise seçim bölgesinin sorunlarına ilişkin gündem dışı birer konuşma yaptı.

TBMM Genel Kurulunda, MHP'nin, fındık üreticilerinin sorunlarıyla ilgili grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Danışma Kurulunun toplanamaması üzerine MHP, fındık üreticilerinin sorunlarının araştırılması önergesinin bugün görüşülmesine dair grup önerisini Genel Kurula taşıdı.

Öneri üzerinde konuşan MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, Karadeniz'de hem çay hem de fındık üretiminde sorun olduğunu, buna kulak tıkanamayacağını söyledi.

Dünya fındık üretiminin yüzde 80'ini gerçekleştiren Türkiye'nin dünya fiyatını belirleyemediğini savunan Usta, "AKP iktidarıyla artık yurt içindeki fiyatları da yabancılar belirliyor. Bir İtalya firması tüm piyasaya hakim" dedi.

Girdi maliyetlerinin yüksek olduğuna dikkati çeken Usta, "Destekleme politikası küçük üreticiyi tefeciden kurtaramıyor. Rekolte manipülasyonu yapılıyor. Rekolte tahmini devlet tarafından düzgün yapılmalı. Fındık üreticisinin depolama imkanı yok. Fiyatlar biraz yukarı gitse hemen 'senin ürününde aflatoksin var' deniyor. Devlet, üreticiyi kaderine terk ediyor. Sağlıklı bir fiyat politikası izlenmeli, devlet olaya el koymalı. Fiskobirlik siyasallaştırılmıştır, AK Parti üzerinden elini çekmeli." diye konuştu.

AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, soruna sadece fiyat açısından bakılamayacağını belirterek, müstahsil, tacir, sanayi ve tüketici açısından ele alınması gerektiğini söyledi. "Fındığın sorunu vardır, devam edecek." diyen Öztürk, dünyada halen daralma yaşandığına işaret ederek, fındığın bugünkü fiyatının 3 dolar civarında seyrettiğini kaydetti.

AK Parti hükümetlerinin her zaman fındığı desteklediğini anlatan Öztürk, üründe en önemli sorunun verimlilik olduğunu, Doğu Karadeniz'de fındık ağaçlarının yaşlandığını, ayrıca lisanslı depoculuğa önem verilmesi gerektiğini ifade etti.

CHP Giresun Milletvekili Bülent Yener Bektaşoğlu da konuşmasında, ithalat katkısı olmayan tek ürün olan fındığın ülke için önemli bir ürün olduğunu dile getirerek, "Fındıkta pazar üstünlüğümüzü kaybeder hale geldik. Hasan üretiyor ama Hans kazanıyor. Yapacağınız tek şey Fiskobirlik'i devreye sokmaktır. Bu tüm ürünler için geçerli. AKP geldiğinden beri fındık üreticisinin yüzü hiç gülmedi. Ürün bazlı destek istiyoruz. Yaşlı fındık bahçeleri gençleştirilmeli." dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca ise üreticilerin sorunlarına hakim ve duyarlı olduklarını belirterek, Meclis gündeminde önemli düzenlemelerin bulunduğunu, önerinin aleyhinde olduklarını söyledi.

Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, "Türkiye'deki kayıp sığınmacı çocukların akıbetlerinin araştırılması, terör örgütleri tarafından kaçırılan ya da kandırılanların tespit edilmesine" ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Danışma Kurulunun toplanamaması üzerine CHP, grup önerisini Genel Kurula taşıdı.

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, 2015'ten bugüne kaçak yollarla Avrupa'ya gitmek isterken insan kaçakçılarının eline düşen çocuk sayısının yarım milyondan fazla olduğunu belirtti.

İlgezdi, mülteci çocuklar konusunda denetim mekanizmalarının sağlıklı kullanılamadığını ifade ederek, Türkiye'de kaybolan çocukların akıbetini sordukları zaman yanıt alamadıklarını bildirdi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Fatma Benli ise çocuklarla ilgili her türlü çalışmanın kendileri için çok değerli olduğunu vurgulayarak, terör örgütü DEAŞ'ın sadece çocukları kullanmadığının, bütün dünyada çok farklı özelliklere sahip insanları sosyal medya ile kandırabildiği ve onları çatışma bölgelerine çekebildiğinin herkesin bildiği bir gerçek olduğunu anlattı.

Türkiye'nin DEAŞ ile mücadelede özel çalışmalar yaptığını anımsatan Benli, DEAŞ'a katılmak için Türkiye'ye 98 farklı ülkeden yaklaşık 4 bin kişinin geldiğinin tespit edildiğini kaydetti.

Benli, şöyle devam etti:

"Sadece DEAŞ değil, özellikle PKK ve PYD, terör eylemlerinde çocukları kullanıyor. PKK'nın çocukları bizatihi kaçırarak dağa çıkardığı ya da onları kandırarak ellerine silah verdiği, birçok uluslararası örgütün tespit ettiği bir husus. PYD'nin durumu da farklı değil. PYD, 12 yaşındaki çocukları kaçırıyor. Bu noktada bütün terör örgütlerinin çocukları suistimal etmelerini, onlar üzerinden rant elde etmelerini engellemek üzere Türkiye zaten pek çok çalışma gerçekleştiriyor."

MHP Aydın Milletvekili Deniz Depboylu, çocukların sağlıklı gelişebilmesi için güvenli bir ortamda yaşaması ve devlet tarafından korunması gerektiğini vurguladı.

Kayıp çocuklara ilişkin istatistikleri paylaşan Depboylu, "Mülteci çocuklar da bizim çocuklarımız gibi kayboluyorsa, durumu iyice değerlendirip yapacaklarımızı planlamamız gerekiyor. Kaybolan her çocuk istismar mağdurudur, yaşamı tehlikelidir. Çocukların bir çoğunun çeteler tarafından ve terör örgütlerince kullanılmak üzere kaçırıldığının bilgisine sahibiz. Bu çocuklar suça alet edilmekte, itilmektedir." diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca, kayıp sığınmacı çocukların derdinin herkesin derdi olduğunu belirterek, "Rakamlara bakıyoruz. Biz 3 milyonu aşkın sığınmacının olduğu bir bölgede, yüzde 54'ten fazlasının çocuk ve genç olduğunu kabul ettiğimiz zaman görev ve sorumluluk tanımlarımızın çok daha fazla olduğunu görebiliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynarca, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin çocuklar için ve tüm sığınmacı çocuklar için aynı hassasiyeti gösterdiğine işaret etti.

CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

AK Parti'nin, TBMM Genel Kurulunun gündemine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

TBMM Danışma Kurulunun toplanamaması üzerine AK Parti, önerisini Genel Kurula taşıdı.

Öneride, Ceza Muhakemesi Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan düzenleme, bazı uluslararası sözleşmelerin onaylanmasını içeren 5 yasa tasarısının gündemin ön sıralarına alınması yer aldı.

Öneri üzerinde konuşan AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz, bugün ve yarın CMK'da değişiklik içeren yasa tasarısının, haftaya ise Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat Kanunu Tasarısı ile Sınai Mülkiyet Kanunu Tasarısının ele alınacağını söyledi.

CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, Kıbrıs görüşmeleriyle ilgili olarak Hükümetin bilgi vermesi gerektiğini belirterek, ekonomide işlerin yolunda gitmediğini savundu.

Aydın, Türkiye'de çok sayıda gazetecinin cezaevinde olduğuna değinerek, "Türkiye'de olanlar dünyanın mantığını zorluyor. Bugün olanlar Cumhurbaşkanı'nın karşı devrimidir. Başkanlık için varını yoğunu ortaya koyan Cumhurbaşkanı, geçmişte 'başkanlık sistemi bir özentinin sonucudur' diyordu. Atatürk, başkanlık sistemine amamen muhalifti. Atatürk hem Hitler hem de Mussolini'ye aşırı olmamaları konusunda uyarıyordu. Atatürk'ün uyarısın dikkate almazsak sonumuz da diktatöryal ve iç karışıklık olabilir." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Meclis gündeminin sık sık değiştirildiğini, ayrıca istisnasız tüm tasarı ve tekliflerin "temel kanun" olarak görüşüldüğünü bildirdi.

CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, "Dünyanın en güzel ülkesinde yaşıyoruz ama zenginlik görmedik. Tutturmuşuz başkanlık, başka sorunumuz yok mu? Ben artık utanıyorum. İktidar ne yapıyor, ben göremiyorum." dedi.

Kürsüden bazı fotoğraflar gösteren Purçu, şunları kaydetti:

"Çocukları mı araştırmak istiyorsunuz alın bakın. Mülteciler de bizim çocuklarımız. Bu ülke o kadar güzel ki bir fakirin olmaması lazım. Ona buna peşkeş yok. Zenginliğimizi vatandaşımıza vermezsek bizim ayıbımız. Kutuplaştık. Biz kardeşiz, ülke hepimizin. Hep yol yaptık, biraz da fabrika açalım, alternatif kalkınma modelleri yaratalım. Ülkenin enerjisini boşa harcamayalım. Oy almaya gelince varsınız ama bir gün de Roman vatandaşların sorununu konuşun."

Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.

Daha önce alınan karar uyarınca TBMM Genel Kurulu yarın da çalışacak.

TBMM Genel Kurulunda, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.

"Temel kanun" olarak görüşülen tasarının tümü üzerine CHP Grubu adına söz alan Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, hükümet tarafından OHAL ile ilgisi olmayan KHK'ların da çıkarıldığını, tasarının Meclise getirilmesinin ise sevindirici olduğunu söyledi.

"Eğer bir ülkede hukuk çok konuşuluyorsa o ülkede demokraside ve özgürlüklerde bir sorun vardır." diyen Aldan, özgürlüklerin ve demokrasinin olduğu ülkelerde sık sık yasa değişikliklerinden, yasal sınırlamalardan söz edilemeyeceğini ifade etti.

MHP Grubu adına konuşan Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir, devletin asli görevlerinin olduğunu ve bu görevlerden en önemlilerinden birisinin de öngörülebilir bir ortam tesis edilmesi ve öngörülebilir, hesaplanabilir bir ortamın muhafaza edilmesi olduğunu kaydetti.

Hayatın, öngörülebilir ve hesaplanabilir olmasının yolunun hukuktan geçtiğini, hukuktaki değişikliklerin kendine göre belli bir usule tabi olduğunu kaydeden Koçdemir, "Siz eğer usulü, torba kanunlarla, temel kanun uygulaması ile dolanmaya kalkarsanız, üç ay sonra aynı kanunu tekrar değiştirilmek üzere Meclise getirirsiniz." diye konuştu.

Koçdemir, "Tasarının 32 ve 33. maddelerinde ifade vermeye zorlamak için mal varlığına el koyma ve kayyum atama yetkisinin savcıya verilmesi, modern hukuk ilkeleriyle asla bir arada düşünülemeyecek bir durumdur. İnsanların savunma ve adil yargılama hakkıyla bağdaşan bir husus olmayacaktır." ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu'nun Kayseri'ye gittiğini ve orada Roman vatandaşların yaşadığı bazı bölgelerde yaşananları dile getirdiğini hatırlatarak, Purçu'nun bahsettiği bölgeye ilişkin bilgi verdi.

Elitaş, bahsedilen yerin şehir merkezine 6 kilometre mesafede, kümbetin arka tarafında olduğunu belirterek, "7-8 sene önceki resimlere bakıyorum, çatılar naylon brandayla kaplanmış. Ev demek mümkün değil. Penceresi, bahçesi yok. Burada oturan kişilerde mülkiyet sahibi değil. Herhangi bir kişinin arsasına konut yapılmış. O sorunu çözmek üzere Melikgazi Belediye Başkanımız, o bölge ahalisiyle anlaşma yaparak, 'gelin size konut yapalım' diyor. O gün bölgede yaşayan kardeşlerimiz davul ve zurnayla, evlerini de beraber kendileri yıkarak 200 konutluk bir projeye imza atıyorlar." dedi.

Elitaş, yapılan kentsel dönüşüme ilişkin fotoğrafları göstererek, belediyeye teşekkür etti.

Yerinden söz alan CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, Türkiye'nin her yerinde kentsel dönüşümün felaket olduğunu, bunun Kayseri'de de aynı olduğunu ileri sürdü. Purçu, "Servis yok, elektrik, su yok. Çocuklar okula dahi gidemiyorlar. Hiçbir şey yok. Hastane, eczane, market, otobüs dahi yok. Hadi gidin yaşayın orada." diye konuştu.

Tasarının tümü üzerinde şahsı adına söz alan CHP Eskişehir Milletvekili Cemal Okan Yüksel, tasarıya ilişkin alt komisyonda yapılan değişikliklerin üst komisyonda yeniden değiştirildiğini anlattı. Tasarının, "temel kanun" olarak getirilmesini eleştiren Yüksel, muhalefet parti milletvekillerinin bu durumda bir madde üzerinde değişiklik önergesi vermesi durumunda ancak beş dakika konuşabildiğini anımsattı.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İş uyuşmazlıklarında arabuluculuk konusunu getireceklerini belirterek, "Önümüzdeki aylar içerisinde Parlamentoda görüşülecek." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, ceza yargılamasında değişiklik yapan Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bozdağ, Cumhuriyet gazetesi soruşturmasını yürüten savcılardan biri olan Murat İnam'ın görev yerinin değiştirilmesinin HSYK'nın 1. Dairesinin takdirinde olduğunu, kendisinin herhangi bir savcının yerini değiştirme yetki ve görevinin bulunmadığını söyledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmaya ilave üç yeni savcı görevlendirdiğini, soruşturmanın sürdürüldüğünü ifade eden Bozdağ, şöyle konuştu:

"Murat İnam'la ilgili daha önce de ifade ettim; yargılama konusu olaylarla ilgili bir defa dinleme talebinde bulunuyor ve bu talep de mahkeme tarafından kabul ediliyor. HSYK, FETÖ terör örgütü üyeliği, iltisakı veya irtibat içinde olduğu değerlendirilen hakim ve savcılar hakkında bazı değerlendirmeler yaptıktan sonra bunların meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verdi ve bu kapsamda meslekten uzaklaştırılanlar oldu. Ben buradaki tartışmalardan sonra HSYK'dan da bilgi aldım 'Murat İnam ile ilgili bu anlamda bir işlem yapıldı mı yapılmadı mı?' diye. Murat İnam'ın, her ne kadar bu yargılama konusunda sanık olsa da ve böyle bir dinleme talebinde bulunmuş olsa da kendisinin FETÖ üyesi veya bu örgütle irtibatlı, iltisaklı olduğuna dair HSYK üyelerinde ve HSYK'da bir kanaat bulunmadığı yönündedir. Ancak onlarla beraber bu yargılama kapsamında yer aldığı için kamuoyunda böyle bir değerlendirme çıktı ama HSYK, 'Eğer böyle bir irtibat olmuş olsa onunla ilgili de işlem yapardık.' dedi. Yargılama devam ediyor. İddia edildiği gibi, iddianamede de olduğu gibi böyle olduğu yönünde bir karar çıkarsa zaten o kararın gereği de HSYK tarafından yerine getirilecektir."

Yargının hızlandırılması ve güçlendirilmesi, adaletin geciken adalet olmaktan çıkarılmasıyla alakalı ciddi adımlar attıklarını dile getiren Bozdağ, bunlardan birisinin istinafın faaliyete geçirilmesi olduğunu kaydetti.

Bozdağ, "İş uyuşmazlıklarında arabuluculuk konusunu getiriyoruz; önümüzdeki aylar içerisinde Parlamentoda görüşülecek. Bu da son derece önemli bir adım. Bugün görüştüğümüz paket içerisinde uzlaştırmacılığın kapsamı genişletiliyor ve etkinliği artırılıyor, ön ödemenin kapsamı genişletiliyor ve alternatif uyuşmazlıklar konusunda yeni adımlar getiriliyor. Bu da bu açıdan bir fayda sağlayacaktır." dedi.

İcra ve İflas Kanunu ile ilgili bir komisyon kurduklarını anlatan Bozdağ, "Orada da iş yükünü hem azaltacak hem de hızlandıracak önemli bir reform çıkacak. Bunun çalışmaları da son noktaya geldi. Ayrıca, hem idari yargılamada hem de hukuk yargılamasında iş yükünü azaltacak ve uyuşmazlıkları yargıya gitmeden halledecek yeni alternatif çözümler üzerinde de komisyonlarımız çalışıyor. Önümüzdeki aylarda bunu da Parlamentoya getireceğiz." diye konuştu.

Hakim, savcı ve yardımcı personel sayısında artış yaptıklarını, yargıyı bilişim sistemleriyle donattıklarını, UYAP sisteminin pek çok işi kolay hale getirdiğini ve hızlandırdığını anlatan Bozdağ, bunları daha ileri götürmeleri gereğine işaret etti. Bakanlık olarak konuyla ilgili her türlü öneriye açık olduklarını belirten Bozdağ, "Muhalefetten gelecek önerileri de yerine getiririz. Ayrıca kendimiz de çalışıyoruz, mukayeseli hukuku inceliyoruz. Orada olanları, hukukumuza uygun düştüğü müddetçe taşımaya da özen gösteriyoruz. Yeni dönemde de bu konuda yeni adımlar atacağız." ifadelerini kullandı.

Soruşturmalardaki gizlilik kararının kaldırılmasının tamamıyla soruşturma makamlarının takdirinde olduğuna dikkati çeken Bozdağ, "Adalet Bakanlığı olarak gizlilik konulması veya kaldırılmasına dair herhangi bir tarih vermem, değerlendirme yapmam mümkün değil. Tamamen yargıya ait bir konudur. Yargıyla ilgili soruşturma makamları bunun değerlendirmesini yapacak. Takdirini onlar yapacaktır. Bizim arzumuz da bunların mümkün olduğu kadar erken kalkması ve makul bir süreyi aşmamasıdır." şeklinde konuştu.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak maddelerine geçildi.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****