2016-06-01 - 16:00
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı. Genel Kurul' da, Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin tümü üzerinde görüşmeler tamamlandı. Maddelerine geçilmesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı. Genel Kurul' da, Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşüldü.
TBMM Genel Kurulunda gündem dışı söz alan ilk sözü, Erzurum'un sıkıntı ve sorunları hakkında söz isteyen MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın aldı. Gündem dışı ikinci sözü, İzmir'in sorunları hakkında söz isteyen CHP İzmir Milletvekili Mustafa Ali Balbay aldı. Gündem dışı üçüncü sözü, DEAŞ terör örgütü ve Türkiye hakkında söz isteyen AK PARTİ Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara aldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, öğretmenlerin ve öğretmenlik mesleğinin sorunlarına yönelik Meclis araştırması açılmasıyla ilgili önergesinin, bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
MHP Ankara Milletvekili Zühal Topcu, önerinin görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada, AK PARTİ iktidarlarının eğitim programlarını eleştirdi.
Eğitim sisteminin kalitesinin toplumun geneli açısından önemine işaret eden Topcu, iktidardaki partinin 14 yıldır aynı olmasına rağmen, eğitim politikalarının sürekli değişmesinin anlaşılır bir durum olmadığını savundu.
Topcu, öğretmenlerin ücret ve sosyal haklar açısından da giderek daha zor koşullarda yaşamaya mahkum edildiklerini belirtti.
HDP Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan da 13 yılda 6 milli eğitim bakanı değiştirildiğini, bu bakanlardan yalnızca bir tanesinin eğitim kökenli olduğuna dikkati çekti.
Öğretmenlerin mesleğe başladıktan sonra eğitimlerinin sürekli devam ettiğini, güç koşullarda çalıştıklarını belirten Aslan, yasal düzenlemelerle öğretmenlere de yıpranma hakkı tanınması gerektiğini bildirdi.
CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz da bir milletin en büyük zenginliğinin yetişmiş insan gücü, bunun kaynağının da eğitim olduğunu kaydetti.
AK PARTİ iktidarında eğitimin kanayan yara haline geldiğini savunan Durmaz, "AKP iktidarıyla eğitim maalesef siyasete malzeme haline dönüştürülmüştür. Akşam yaptığınızı sabah bozuyor, dün 'doğru' dediğinize bugün 'yanlış' diyorsunuz. Buna hangi ülkede müsaade edilebilir?" ifadelerini kullandı.
AK PARTİ Sinop Milletvekili Nazım Maviş ise 65. Hükümetin programında insani politikaların merkezinde eğitim konusunun bulunduğunu belirtti.
"AK PARTİ hükümetlerinin temel önceliği hep insana yönelik yatırımlar olmuştur." diyen Maviş, bütçelerde en büyük payı eğitime ayırmalarını da bunun kanıtı olarak gösterdi.
Öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, verimliliğini, uzmanlığını ve etkinliğini artırmaya önem verdiklerini ve buna yönelik çalışmalar yürüttüklerini anlatan Maviş, bu kapsamda yapılan yasal ve idari düzenlemeler hakkında bilgi verdi.
Görüşmelerin ardından, MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, HDP'nin Gezi olaylarına ilişkin araştırma önergesi ile CHP'nin, Gezi Parkı odaklı olaylarla ilgili Meclis araştırması açılmasıyla ilgili önergesi kabul edilmedi.
AK PARTİ, Danışma Kurulunda oy birliği sağlanamadığı için Genel Kurulun çalışma takvimine ilişkin grup önerisini Genel Kurula taşıdı.
AK PARTİ İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca, Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini, gündemin birinci maddesine almayı öngördüklerini ve tasarının aynı zamanda temel kanun olarak iki bölüm halinde görüşülmesini istediklerini anlattı.
Teklifin ardından 7 uluslararası sözleşmenin yer alacağını belirten Kaynarca, Genel Kurulun haftalık çalışma günleri dışında öngörülen gündemler ve görüşülen kanunların tamamlanmaması halinde cuma, cumartesi ve pazar günü de çalışmasını öngördüklerini belirtti.
AK PARTİ'nin grup önerisine göre Genel Kurul, çalışmalarına saat 14.00'te başlayıp, günlük programın bitimine kadar devam edecek. 7, 14, 21 ve 28 Haziran günleri sözlü sorular ve diğer denetim konuları görüşülmeyecek.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Bu öneri, Adalet ve Kalkınma Partisi grubunun, Genel Kurulda yeterli şekilde toplantı ve karar yeter sayısını tamamlayamayışının, kendi verdikleri tekliflere ve hükümetten gelen tasarılara gereken özeni göstermediklerinin ve önem vermediklerinin de bir göstergesidir. Yani adeta TBMM'yi, iktidar partisi grubu, mazoşist bir anlayışla bir işkenceci çalışma anlayışına doğru sürüklüyor." dedi.
Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifine ilişkin eleştirilerini de dile getiren Akçay, teklifin Anayasa'ya aykırı olduğunu savundu.
AK PARTİ'nin grup önerisi kabul edildi.
Genel Kurul'da, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu'nda boş bulunan bir üyeliğe AK PARTİ Sivas Milletvekili Mehmet Habib Soluk,
Milli Savunma Komisyonu'nda boş bulunan bir üyeliğe de AK PARTİ Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt seçildi.
TBMM Genel Kurulunda Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.
Görüşmelerin başında söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, teklifin Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürerek, görüşülmeden ilgili komisyona iade edilmesini istedi.
Özel, teklifin temel kanun olarak görüşülmesinin de yanlış olduğunu savundu.
Birleşimi yöneten Meclis Başkanvekili Akif Hamzaçebi de teklifin komisyonda görüşüldüğünü ve gerekli süreçleri tamamlayarak Genel Kurul aşamasına geldiğini, İçtüzük gereği bu aşamada, Başkanlık Divanının yapabileceği herhangi bir tasarruf bulunmadığını söyledi.
İçtüzük'ün ilgili maddeleri hakkında bilgi veren Hamzaçebi, Anayasa'ya aykırılık konusunda değerlendirme yapacak olanın teklifin görüşüldüğü esas komisyon olduğuna, komisyona geri çekme yetkisinin de esas komisyon ya da Hükümette bulunduğuna işaret etti.
Hamzaçebi, iddiasında ısrar eden Özel'in talebi üzerine usul tartışması açtı.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Meclis Başkanvekili'nin tutumunun doğru olduğunu belirterek, İçtüzük ve teamüllerin bu tutumu gerektirdiğini kaydetti. Teklifin komisyon raporundaki muhalefet şerhinden bölümler de okuyan Elitaş, Genel Kurulda da herkesin görüşlerini aktarma imkanı olduğunu hatırlattı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de yasama ve yürütme organlarının yargı kararlarına uymak zorunda olduğunu vurgulayarak, elektrik kullanım ücretlerindeki kayıp ve kaçak bedellerinin vatandaşlardan tahsil edilemeyeceğine ilişkin çok sayıda yargı kararı bulunduğunu dile getirdi.
Söz konusu teklifle kayıp kaçak bedelinin elektrik kullanım bedelini ödeyen vatandaşlara yansıtılacağını, bunun da yargı kararını tanımamak ve Anayasa'ya aykırı bir düzenleme yapmak olduğunu savunan Özel, şöyle konuştu:
"Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararı, dağıtım şirketlerinin takip ve tahsil etmekle yükümlü olduğu kayıp kaçak elektrik bedelini, borcunu düzenli ödeyen tüketiciye yüklemesinin Anayasa'ya ve yasalar ile hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunun altını çiziyor. Bu karardan sonra siz, bu kanunu getiriyorsunuz ve kayıp kaçak bedellerinin tüketiciye fatura edilmesini kanun maddesi yapıyorsunuz. Yargı kararına karşı yürütme de yasama da bunu yapamaz. Bunu yaptığınız takdirde Anayasa'yı ihlal suçunu işlersiniz."
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da "Mahkeme kararlarını değiştirmek için Anayasa'ya karşı bir hile uygulamak suretiyle bu kanunu değiştiriyorsunuz. Kanunlar Anayasa'ya aykırı olamaz. Bu düzenleme ile kayıp kaçak bedellerine ilişkin Yargıtay kararının uygulanmaması için kanun çıkarmaya zorluyorsunuz." şeklinde konuştu.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise teklifin temel yasa olarak görüşülemeyeceğini, aynı zamanda Anayasa'ya aykırılık taşıdığını savunarak, "Yargı yoluyla kazanılan hakları bu yasa, geri almaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Usul tartışması kapsamında yapılan konuşmaların tamamlanmasının ardından Meclis Başkanvekili Hamzaçebi, tutumunda değişiklik olmadığını belirterek, birleşime ara verdi.
Aranın ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
Teklif üzerine konuşan HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, teklifin, nükleer santraller için yapı denetimini ve İmar Kanunu'nu devre dışı bıraktığını, kömür santralleri için alım garantisi ve teşvikler getirdiğini, kamuya ait santrallerin de değer tespiti yapılmaksızın haraç mezat satışının önünü açtığını ileri sürdü.
Toğrul, "AKP'nin, kılçıksız yatırım ortamı sağlamayı öngören bu düzenlemeleri ne hukukla ne hakkaniyetle ne de kamu yararıyla bağdaşmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunu savunan Toğrul, teklifin piyasa kurallarına da aykırılıklar taşıdığını savundu. Teklif ile kayıp kaçak bedelinin yasa yoluyla vatandaşa yüklenmesinin önünün açıldığını dile getiren Toğrul, "Teklifle AKP, halkın yararına sonuçlanan mahkeme kararlarını uygulamamak için hukuksuz yasalarla adeta adalete duvar örmektedir." iddiasını dile getirdi.
Teklifin, mahkemelerin ve tüketici hakem heyetlerinin kararları üzerinde kısıtlayıcı bir etkisinin olacağını ileri süren Toğrul, 36 milyon abonenin elektrik faturalarındaki yükün artacağını söyledi.
CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, "Sokağa çıktığımızda 'Namussuzların ödemediği elektrik parasını, biz namuslu insanlara nasıl ödetirsiniz' diyenlere verecek bir cevabı yarın yaratırız umarım." ifadesini kullandı.
Elektrik faturalarındaki kayıp kaçak bedellerine de değinen Bayır, "Kayıp kaçak bizim mevzuatımıza göre bir suçtur. Suçu işlemeyen birine ceza verilmesi de hukuk devleti ve adaletle bağdaşmamaktadır. Hiç namuslu ile namussuz aynı olur mu arkadaşlar? Hiç namuslu vatandaşla namussuz aynı kefeye konur mu?" sorularını yöneltti.
Bayır, "Ey vatandaş aç gözünü. Cebindeki cüzdanda görünmeyen bir el var. Dikkat et. AKP, bu teklifiyle bugüne kadar kayıp kaçak bedeline dava açmanın önüne geçerek, vatandaşın şirketlerden alması gereken 33 milyar lirayı vatandaşa ödememek için şirketler lehine bir düzenleme yapmaktadır." diye konuştu.
AK PARTİ İstanbul Milletvekili Nureddin Nebati, teklifte kayıp kaçak dışında çok önemli düzenlemeler olduğunu ve bunların Türkiye'nin önünü açtığını, enerji alanında önemli adımların atılmasını sağlayacağını söyledi.
Türkiye'nin dünyanın 6. büyük linyit üreticisi ülke olduğunu ve teklifte bu madenin ekonomiye kazandırılmasına ilişkin düzenlemeler bulunduğunu belirten Nebati, "Kanun teklifi ile hükümetimize ve Türkiye'ye özellikle linyitin kullanılması konusunda önemli bir alan açmış bulunmaktayız." dedi.
Üretim artışı ve linyitin ekonomiye katkısıyla 30 yılda 120 milyar dolarlık bir kaynağın yurtdışına ödenmesinin önüne geçileceğini vurgulayan Nebati, grizu kaynaklı metan gazının da ekonomiye kazandırılacağını aktardı.
Nebati, nükleer enerjinin de özellikle Türkiye gibi enerji üretiminde dışa bağımlı ülkeler için vazgeçilemeyecek zorunlu bir seçenek olduğunu belirterek, "Verimlilik, süreklilik, güvenirlilik sağlayan temiz ve güçlü bir enerji türüdür. Nükleer enerji üretimi kömür, doğalgaz ve petrol üretimine nazaran atmosfere çok daha az sera gazı salmaktadır. Ve bu temiz olmayan, olmadığı iddia edilen nükleer santrallerden şu anda dünyada 438 adet işletilmekte, 70 tane de yeni nükleer santral inşa edilmektedir." açıklamasında bulundu.
Teklifin kamuoyunda en fazla tartışılan düzenlemesinin, kayıp kaçak bedellerine ilişkin kısmı olduğunu ifade eden Nebati, şunları kaydetti:
"Bu Meclis defalarca, sayısını bilmediğimiz kadar af kanunları çıkarmıştır; sigorta bedelini ödemeyen, vergi borcunu ödemeyen, bilerek ya da bilmeyerek ya da zora düştüğü için ödemeyenlerin affı bu Mecliste ortak kararlarla geçirilmiştir, trafik cezaları affedilmiştir. Aynı şeydir; SGK'ya borcunu ödemeyen bir vatandaşla elektrik borcunu ödemeyen bir vatandaş arasında hiçbir fark yoktur. Türkiye'de bu kavramları kullanırken özellikle vatandaşlarımızı namuslu namussuz vatandaştır diye ayırmanın hiçbir anlamı yoktur.
Şimdi, düzenlemelerin mahkeme kararlarını boşa çıkarmak amacıyla yapıldığı, yapılan düzenlemelerle bundan sonra bu bedellerin tüketiciden haksız yere almaya devam edileceği iddiası vardır. Kayıp kaçak ve dava konusu olan diğer bedellerin dağıtım, iletim, sayaç okuma gibi konusundaki düzenlemelerle amaç, mahkeme kararının boşa çıkarılması değil, mahkeme kararının gerekçesinde yer alan kanunilik ilkesinin tesis edilmesidir."
Nebati, tüketiciye enerjinin ulaştırılması için zorunlu olarak ortaya çıkan maliyetlerin yok farz edilemeyeceğini dile getirerek, "Yılda 10 milyar lirayı aşan bu maliyetlerin tüketiciye yansıtılmaması gibi bir yaklaşımın kabul edilmesi mümkün değildir." ifadesini kullandı.
Yeni düzenlemelerle, devam eden davaların düşeceği, haksız bir şekilde alınan bedellerin tüketicilere iadesinin engelleneceği iddiasının da gündeme getirildiğini anımsatan Nebati, "Bu konuda hukuki boşluk sebebiyle oluşan işin doğasına aykırı şekildeki bu bedellerin iade edilmesi uygulamasına son verilerek elektrik iletim ve dağıtım hizmetlerinin sürdürülebilirliği sağlanmaktadır. Serbest piyasa ekonomisini benimseyen ülkemizde tüm mal ve hizmetlerin maliyetlerini bu malı satın alan ya da bu hizmetten yararlanan kişilerin karşılaması esastır." değerlendirmesinde bulundu.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
TBMM Genel Kurulunda gündem dışı söz alan ilk sözü, Erzurum'un sıkıntı ve sorunları hakkında söz isteyen MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın aldı. Gündem dışı ikinci sözü, İzmir'in sorunları hakkında söz isteyen CHP İzmir Milletvekili Mustafa Ali Balbay aldı. Gündem dışı üçüncü sözü, DEAŞ terör örgütü ve Türkiye hakkında söz isteyen AK PARTİ Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara aldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, öğretmenlerin ve öğretmenlik mesleğinin sorunlarına yönelik Meclis araştırması açılmasıyla ilgili önergesinin, bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
MHP Ankara Milletvekili Zühal Topcu, önerinin görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada, AK PARTİ iktidarlarının eğitim programlarını eleştirdi.
Eğitim sisteminin kalitesinin toplumun geneli açısından önemine işaret eden Topcu, iktidardaki partinin 14 yıldır aynı olmasına rağmen, eğitim politikalarının sürekli değişmesinin anlaşılır bir durum olmadığını savundu.
Topcu, öğretmenlerin ücret ve sosyal haklar açısından da giderek daha zor koşullarda yaşamaya mahkum edildiklerini belirtti.
HDP Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan da 13 yılda 6 milli eğitim bakanı değiştirildiğini, bu bakanlardan yalnızca bir tanesinin eğitim kökenli olduğuna dikkati çekti.
Öğretmenlerin mesleğe başladıktan sonra eğitimlerinin sürekli devam ettiğini, güç koşullarda çalıştıklarını belirten Aslan, yasal düzenlemelerle öğretmenlere de yıpranma hakkı tanınması gerektiğini bildirdi.
CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz da bir milletin en büyük zenginliğinin yetişmiş insan gücü, bunun kaynağının da eğitim olduğunu kaydetti.
AK PARTİ iktidarında eğitimin kanayan yara haline geldiğini savunan Durmaz, "AKP iktidarıyla eğitim maalesef siyasete malzeme haline dönüştürülmüştür. Akşam yaptığınızı sabah bozuyor, dün 'doğru' dediğinize bugün 'yanlış' diyorsunuz. Buna hangi ülkede müsaade edilebilir?" ifadelerini kullandı.
AK PARTİ Sinop Milletvekili Nazım Maviş ise 65. Hükümetin programında insani politikaların merkezinde eğitim konusunun bulunduğunu belirtti.
"AK PARTİ hükümetlerinin temel önceliği hep insana yönelik yatırımlar olmuştur." diyen Maviş, bütçelerde en büyük payı eğitime ayırmalarını da bunun kanıtı olarak gösterdi.
Öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, verimliliğini, uzmanlığını ve etkinliğini artırmaya önem verdiklerini ve buna yönelik çalışmalar yürüttüklerini anlatan Maviş, bu kapsamda yapılan yasal ve idari düzenlemeler hakkında bilgi verdi.
Görüşmelerin ardından, MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, HDP'nin Gezi olaylarına ilişkin araştırma önergesi ile CHP'nin, Gezi Parkı odaklı olaylarla ilgili Meclis araştırması açılmasıyla ilgili önergesi kabul edilmedi.
AK PARTİ, Danışma Kurulunda oy birliği sağlanamadığı için Genel Kurulun çalışma takvimine ilişkin grup önerisini Genel Kurula taşıdı.
AK PARTİ İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca, Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini, gündemin birinci maddesine almayı öngördüklerini ve tasarının aynı zamanda temel kanun olarak iki bölüm halinde görüşülmesini istediklerini anlattı.
Teklifin ardından 7 uluslararası sözleşmenin yer alacağını belirten Kaynarca, Genel Kurulun haftalık çalışma günleri dışında öngörülen gündemler ve görüşülen kanunların tamamlanmaması halinde cuma, cumartesi ve pazar günü de çalışmasını öngördüklerini belirtti.
AK PARTİ'nin grup önerisine göre Genel Kurul, çalışmalarına saat 14.00'te başlayıp, günlük programın bitimine kadar devam edecek. 7, 14, 21 ve 28 Haziran günleri sözlü sorular ve diğer denetim konuları görüşülmeyecek.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Bu öneri, Adalet ve Kalkınma Partisi grubunun, Genel Kurulda yeterli şekilde toplantı ve karar yeter sayısını tamamlayamayışının, kendi verdikleri tekliflere ve hükümetten gelen tasarılara gereken özeni göstermediklerinin ve önem vermediklerinin de bir göstergesidir. Yani adeta TBMM'yi, iktidar partisi grubu, mazoşist bir anlayışla bir işkenceci çalışma anlayışına doğru sürüklüyor." dedi.
Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifine ilişkin eleştirilerini de dile getiren Akçay, teklifin Anayasa'ya aykırı olduğunu savundu.
AK PARTİ'nin grup önerisi kabul edildi.
Genel Kurul'da, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu'nda boş bulunan bir üyeliğe AK PARTİ Sivas Milletvekili Mehmet Habib Soluk,
Milli Savunma Komisyonu'nda boş bulunan bir üyeliğe de AK PARTİ Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt seçildi.
TBMM Genel Kurulunda Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.
Görüşmelerin başında söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, teklifin Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürerek, görüşülmeden ilgili komisyona iade edilmesini istedi.
Özel, teklifin temel kanun olarak görüşülmesinin de yanlış olduğunu savundu.
Birleşimi yöneten Meclis Başkanvekili Akif Hamzaçebi de teklifin komisyonda görüşüldüğünü ve gerekli süreçleri tamamlayarak Genel Kurul aşamasına geldiğini, İçtüzük gereği bu aşamada, Başkanlık Divanının yapabileceği herhangi bir tasarruf bulunmadığını söyledi.
İçtüzük'ün ilgili maddeleri hakkında bilgi veren Hamzaçebi, Anayasa'ya aykırılık konusunda değerlendirme yapacak olanın teklifin görüşüldüğü esas komisyon olduğuna, komisyona geri çekme yetkisinin de esas komisyon ya da Hükümette bulunduğuna işaret etti.
Hamzaçebi, iddiasında ısrar eden Özel'in talebi üzerine usul tartışması açtı.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Meclis Başkanvekili'nin tutumunun doğru olduğunu belirterek, İçtüzük ve teamüllerin bu tutumu gerektirdiğini kaydetti. Teklifin komisyon raporundaki muhalefet şerhinden bölümler de okuyan Elitaş, Genel Kurulda da herkesin görüşlerini aktarma imkanı olduğunu hatırlattı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de yasama ve yürütme organlarının yargı kararlarına uymak zorunda olduğunu vurgulayarak, elektrik kullanım ücretlerindeki kayıp ve kaçak bedellerinin vatandaşlardan tahsil edilemeyeceğine ilişkin çok sayıda yargı kararı bulunduğunu dile getirdi.
Söz konusu teklifle kayıp kaçak bedelinin elektrik kullanım bedelini ödeyen vatandaşlara yansıtılacağını, bunun da yargı kararını tanımamak ve Anayasa'ya aykırı bir düzenleme yapmak olduğunu savunan Özel, şöyle konuştu:
"Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararı, dağıtım şirketlerinin takip ve tahsil etmekle yükümlü olduğu kayıp kaçak elektrik bedelini, borcunu düzenli ödeyen tüketiciye yüklemesinin Anayasa'ya ve yasalar ile hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunun altını çiziyor. Bu karardan sonra siz, bu kanunu getiriyorsunuz ve kayıp kaçak bedellerinin tüketiciye fatura edilmesini kanun maddesi yapıyorsunuz. Yargı kararına karşı yürütme de yasama da bunu yapamaz. Bunu yaptığınız takdirde Anayasa'yı ihlal suçunu işlersiniz."
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da "Mahkeme kararlarını değiştirmek için Anayasa'ya karşı bir hile uygulamak suretiyle bu kanunu değiştiriyorsunuz. Kanunlar Anayasa'ya aykırı olamaz. Bu düzenleme ile kayıp kaçak bedellerine ilişkin Yargıtay kararının uygulanmaması için kanun çıkarmaya zorluyorsunuz." şeklinde konuştu.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise teklifin temel yasa olarak görüşülemeyeceğini, aynı zamanda Anayasa'ya aykırılık taşıdığını savunarak, "Yargı yoluyla kazanılan hakları bu yasa, geri almaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Usul tartışması kapsamında yapılan konuşmaların tamamlanmasının ardından Meclis Başkanvekili Hamzaçebi, tutumunda değişiklik olmadığını belirterek, birleşime ara verdi.
Aranın ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
Teklif üzerine konuşan HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, teklifin, nükleer santraller için yapı denetimini ve İmar Kanunu'nu devre dışı bıraktığını, kömür santralleri için alım garantisi ve teşvikler getirdiğini, kamuya ait santrallerin de değer tespiti yapılmaksızın haraç mezat satışının önünü açtığını ileri sürdü.
Toğrul, "AKP'nin, kılçıksız yatırım ortamı sağlamayı öngören bu düzenlemeleri ne hukukla ne hakkaniyetle ne de kamu yararıyla bağdaşmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunu savunan Toğrul, teklifin piyasa kurallarına da aykırılıklar taşıdığını savundu. Teklif ile kayıp kaçak bedelinin yasa yoluyla vatandaşa yüklenmesinin önünün açıldığını dile getiren Toğrul, "Teklifle AKP, halkın yararına sonuçlanan mahkeme kararlarını uygulamamak için hukuksuz yasalarla adeta adalete duvar örmektedir." iddiasını dile getirdi.
Teklifin, mahkemelerin ve tüketici hakem heyetlerinin kararları üzerinde kısıtlayıcı bir etkisinin olacağını ileri süren Toğrul, 36 milyon abonenin elektrik faturalarındaki yükün artacağını söyledi.
CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, "Sokağa çıktığımızda 'Namussuzların ödemediği elektrik parasını, biz namuslu insanlara nasıl ödetirsiniz' diyenlere verecek bir cevabı yarın yaratırız umarım." ifadesini kullandı.
Elektrik faturalarındaki kayıp kaçak bedellerine de değinen Bayır, "Kayıp kaçak bizim mevzuatımıza göre bir suçtur. Suçu işlemeyen birine ceza verilmesi de hukuk devleti ve adaletle bağdaşmamaktadır. Hiç namuslu ile namussuz aynı olur mu arkadaşlar? Hiç namuslu vatandaşla namussuz aynı kefeye konur mu?" sorularını yöneltti.
Bayır, "Ey vatandaş aç gözünü. Cebindeki cüzdanda görünmeyen bir el var. Dikkat et. AKP, bu teklifiyle bugüne kadar kayıp kaçak bedeline dava açmanın önüne geçerek, vatandaşın şirketlerden alması gereken 33 milyar lirayı vatandaşa ödememek için şirketler lehine bir düzenleme yapmaktadır." diye konuştu.
AK PARTİ İstanbul Milletvekili Nureddin Nebati, teklifte kayıp kaçak dışında çok önemli düzenlemeler olduğunu ve bunların Türkiye'nin önünü açtığını, enerji alanında önemli adımların atılmasını sağlayacağını söyledi.
Türkiye'nin dünyanın 6. büyük linyit üreticisi ülke olduğunu ve teklifte bu madenin ekonomiye kazandırılmasına ilişkin düzenlemeler bulunduğunu belirten Nebati, "Kanun teklifi ile hükümetimize ve Türkiye'ye özellikle linyitin kullanılması konusunda önemli bir alan açmış bulunmaktayız." dedi.
Üretim artışı ve linyitin ekonomiye katkısıyla 30 yılda 120 milyar dolarlık bir kaynağın yurtdışına ödenmesinin önüne geçileceğini vurgulayan Nebati, grizu kaynaklı metan gazının da ekonomiye kazandırılacağını aktardı.
Nebati, nükleer enerjinin de özellikle Türkiye gibi enerji üretiminde dışa bağımlı ülkeler için vazgeçilemeyecek zorunlu bir seçenek olduğunu belirterek, "Verimlilik, süreklilik, güvenirlilik sağlayan temiz ve güçlü bir enerji türüdür. Nükleer enerji üretimi kömür, doğalgaz ve petrol üretimine nazaran atmosfere çok daha az sera gazı salmaktadır. Ve bu temiz olmayan, olmadığı iddia edilen nükleer santrallerden şu anda dünyada 438 adet işletilmekte, 70 tane de yeni nükleer santral inşa edilmektedir." açıklamasında bulundu.
Teklifin kamuoyunda en fazla tartışılan düzenlemesinin, kayıp kaçak bedellerine ilişkin kısmı olduğunu ifade eden Nebati, şunları kaydetti:
"Bu Meclis defalarca, sayısını bilmediğimiz kadar af kanunları çıkarmıştır; sigorta bedelini ödemeyen, vergi borcunu ödemeyen, bilerek ya da bilmeyerek ya da zora düştüğü için ödemeyenlerin affı bu Mecliste ortak kararlarla geçirilmiştir, trafik cezaları affedilmiştir. Aynı şeydir; SGK'ya borcunu ödemeyen bir vatandaşla elektrik borcunu ödemeyen bir vatandaş arasında hiçbir fark yoktur. Türkiye'de bu kavramları kullanırken özellikle vatandaşlarımızı namuslu namussuz vatandaştır diye ayırmanın hiçbir anlamı yoktur.
Şimdi, düzenlemelerin mahkeme kararlarını boşa çıkarmak amacıyla yapıldığı, yapılan düzenlemelerle bundan sonra bu bedellerin tüketiciden haksız yere almaya devam edileceği iddiası vardır. Kayıp kaçak ve dava konusu olan diğer bedellerin dağıtım, iletim, sayaç okuma gibi konusundaki düzenlemelerle amaç, mahkeme kararının boşa çıkarılması değil, mahkeme kararının gerekçesinde yer alan kanunilik ilkesinin tesis edilmesidir."
Nebati, tüketiciye enerjinin ulaştırılması için zorunlu olarak ortaya çıkan maliyetlerin yok farz edilemeyeceğini dile getirerek, "Yılda 10 milyar lirayı aşan bu maliyetlerin tüketiciye yansıtılmaması gibi bir yaklaşımın kabul edilmesi mümkün değildir." ifadesini kullandı.
Yeni düzenlemelerle, devam eden davaların düşeceği, haksız bir şekilde alınan bedellerin tüketicilere iadesinin engelleneceği iddiasının da gündeme getirildiğini anımsatan Nebati, "Bu konuda hukuki boşluk sebebiyle oluşan işin doğasına aykırı şekildeki bu bedellerin iade edilmesi uygulamasına son verilerek elektrik iletim ve dağıtım hizmetlerinin sürdürülebilirliği sağlanmaktadır. Serbest piyasa ekonomisini benimseyen ülkemizde tüm mal ve hizmetlerin maliyetlerini bu malı satın alan ya da bu hizmetten yararlanan kişilerin karşılaması esastır." değerlendirmesinde bulundu.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
