2021-05-20 - 16:03
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Sigortacılık ile Diğer Bazı Alanlara İlişkin Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Başkanvekili Erdoğmuş, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

MHP Düzce Milletvekili Ümit Yılmaz "Düzce'de içme, kullanma ve endüstri suyu havzalarında bulunan yerleşim yerlerinde yaşanan sorunlar", HDP Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan "Şanlıurfa ve Türkiye genelinde yaşanan kuraklık", AK Parti Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz "19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı" ile ilgili konuştu.

Daha sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, esnaf ve çiftçiye "sözde" müjde paketi açıkladığını, pakette müjde diye verilen miktarların, yetersiz ve eksik kaldığının ortaya çıktığını savundu.

İki köprü için müteahhide ödenen miktarın, esnafa müjde diye verilenin 12 katı olduğunu iddia eden Dervişoğlu, akaryakıt zamlarına bakıldığında, hükümetin kaşıkla verdiğini kepçeyle geri alma eğilimine girdiğini öne sürdü.

Dervişoğlu, Sağlık Bakanlığının Hidroksiklorokin ilacını, Kovid-19 tedavisinden çıkardığını belirterek, "Bu ilacı kullandığı için mağdur edilen vatandaşlarımızın sorumluluğu üzerinizdedir." dedi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da hayatını kaybeden madencileri anarak, parti olarak madencilerin sorunlarının çözülmesi için her konuda destek vermeye hazır olduklarını vurguladı.

Akçay, 23 yaş altı Avrupa Güreş Şampiyonası'nda dereceye giren sporcuları tebrik etti.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise insan onuruna yakışır bir yaşam için asgari ücretin en az 4 bin lira olmasını istedi.

"Yeni doğal gaz ve petrol müjdelerine hazır olun" denildiğini kaydeden Beştaş, "Artık bu açıklamalar yeni zam anlamına geliyor. Mağdur ettikleri milyonlar, zengin ettikleri bir avuç müteahhit? Ancak hiçbir iktidar halktan kaçamaz." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise 19 Mayıs 1919'un, kuruluş ve kurtuluşun ilk adımı olduğuna işaret ederek, Atatürk'e hasretlerinin, sadakatlerinin sonsuza kadar yücelerek süreceğini ifade etti.

Eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan için adil bir yargılamanın zorunlu olduğunu savunan Altay, "CHP, 136 milletvekiliyle soruşturma önergesinin altına imzasını koymuştur. TBMM, bu günaha, ayıba ortak olmamalıdır. Bu kepazeliğin hesabının sorulabilmesi içini 301 imza TBMM'de bugün, 5 siyasi partinin ortaklaşmasıyla sağlanmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan da yeni tip koronavirüs salgını sürecine ilişkin yapılanları anımsatarak, desteklerin süreceğini bildirdi.

Diyarbakır annelerinin, Terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan çocukları için 555. nöbet gününde olduklarını dile getiren Özkan, "Çığ gibi büyüyen teröre karşı bu duruş, inşallah bu coğrafyada yeniden adaletin ve barışın kurulmasını sağlayacaktır. Her şeye rağmen tehditlere boyun eğmeyen, 555 günden beri haklı mücadelelerini sürdüren Diyarbakır anneleri, terörü ve onun siyasi uzantılarının kökünü kazıyacak ve bitirecektir. Diyarbakır annelerini saygıyla selamlıyorum. Mücadelelerinin yanındayız." ifadelerini kullandı.

TBMM Genel Kurulunda, CHP, HDP ve İYİ Parti'nin, gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, gündem dışı konuşmaların ardından partilerin grup önerileri ayrı ayrı ele alındı.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, partisinin Rize İkizdere Eskencidere Vadisi'nde yapılması planlanan taş ocağı hakkındaki önergesi hakkındaki konuşmasında, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'e İkizdere'de yapılan sözlü sataşmadan dolayı İYİ Partililerden ve Akşener'den Rizeliler adına özür dilediğini belirterek, "Marjinal, kendini bilmez, zorba bir grup tarafından yapılmış bu şey, Rize'yi asla bağlamaz." ifadelerini kullandı.

İkizdere Eskenci Vadisi'nde liman inşaatı için yapılmaya çalışılan taş ocağına yanlış bir alan seçildiğini iddia eden Bekaroğlu, burasının ormanla kaplı, tarım alanları bulunan bir bölge olduğunu söyledi.

Bekaroğlu, endemik, soyu tükenmekte olan hayvanlarla ilgili bir bölge olduğunu, sel ve heyelan tehlikesinin de bulunduğunu ifade ederek, "Burada taş ocağı yapılması akla ziyan bir girişimdir ama inadına yapılıyor, yapılırken de dünya kadar yalan söyleniyor." dedi.

Limana karşı çıkılmadığını dile getiren Bekaroğlu, gerekli bazalt taşının kıraç alanlardan alınmasına dair bir tepki olduğunu aktardı.

İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, bölgede incelemelerde bulunan İYİ Parti Genel Başkan Meral Akşener ve partililere söylenen sözlerin kabul edilebilir olmadığını belirterek, bunu protesto ettiğini bildirdi.

Kabukcuoğlu, İkizdere'deki lojistik merkez ve liman inşaatı nedeniyle vadi boyunca yerleşim alanlarının, akarsuların zarar göreceğini ve yer üstü sularının azalacağını öne sürdü.

Bölgede yapılması planlanan limanla alakalı projenin de tabiata, doğal varlıklara düşman olduğunu savunan Kabukcuoğlu, "Proje için yeterli fizibilite yapıldı mı?" diye sordu.

Tabiatın keyfi şekilde yok edilmesinin amaçlandığını ileri süren Kabukcuoğlu, İkizdereli vatandaşların verdiği mücadeleyi haklı gösteren pek çok neden bulunduğunu, bölgenin dünyada korunması gereken 200 vadiden biri olduğunu söyledi. Kabukcuoğlu, hükümetin buraya kol kanat germesi gerekirken halkın taleplerine sırt çevrildiğini ileri sürdü.

HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, İkizdere'de 2 ayı aşkın süredir bir direniş gerçekleştiğini ve AK Parti'nin Karadeniz'deki oyunlarının bozulduğunu iddia ederek, İkizdere'de yapılması planlanan liman projesinin de hayali olduğunu savundu.

Rize İkizdereli olduğunu da belirten Çepni, İkizdere'deki projenin çay ve bal üretimini bitireceğini, suyu yok edeceğini iddia eden Çepni, bölgedeki iki köy halkının hayatını etkileyeceğini öne sürdü.

AK Parti Rize Milletvekili Osman Aşkın Bak da konuşmasında "Söylenenleri dinliyorum ama yüzde 99'u yalan" ifadelerini kullandı.

Taş ocağının 70 yıl işletme yapacağı, çay tarlalarının işgal edileceği, doğanın tahrip edileceği iddialarını yalanlayan Bak, taş ocağının 3 yıl çalışacağını, tarlalara dokunulmayacağını çayın vatandaştan alınacağını ve sonrasında bölgede rehabilitasyon çalışması yapılacağını söyledi.

Bak, bölgede yaklaşık 7-8 ton bal üretildiğini ve bunun karşılanacağını, kovanların da başka yerde değerlendirileceğini dile getirdi.

İkizdere Limanı'nın bölge için 800, lojistik yapısıyla 8 bin kişiye istihdam sağlayacağını ifade eden Bak, projenin bölgenin gelişmesi için önemli olduğunu ve Rizeli vatandaşların da projeyi desteklediklerini bildirdi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, yerinden söz alarak, hiç kimsenin Türkiye'nin lehine bir projeye karşı olmadığını ancak bir ağacın 20-50-100 yılda yetiştiğini ifade etti.

Şov yapmaya çalışmadıklarını dile getiren Özkoç, daha faklı yer varken o bölgeden taş çıkarmak için ağaçların kesilmek istendiğini ve yeşilin yok edildiğini belirtti.

CHP'li Bekaroğlu da tekrar söz alarak yalan söylemediklerini, Rize'de limana tek bir kişinin karşı çıkmadığını belirterek, "Herkes o limanı yıllardan beri istiyor ve bekliyor. Söylenen şey şu: Rize'deki dağlardaki kayaların tamamı bazalt taşları, sert bazalt gerekiyor denizi doldurmak için. 15-20 kilometre içeri girseler bu taşı bulacaklar. Niye inat ediyorlar anlamış değiliz." diye konuştu.

HDP'li Çepni de Türkiye'de rehabilite edilmiş bir taş ocağı örneği olmadığını iddia etti.

AK Partili Bak ise İstanbul Alibeyköy'de, Haliç temizlenirken çamurun boşaltıldığı ve üzeri park yapılmış bir taş ocağı ile İstanbul Havalimanı'nın bulunduğu bölgenin de kömür ve taş ocağı olduğunu söyledi.

Bak, Rizelilerin yatırımlara karşı olmadığını ama provokasyonlara da gelmeyeceğini, çevreye azami dikkat ederek yatırımları yapacaklarını dile getirdi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, burada yapılan konuşmaların, sonrasında neye mal olacağının görülmesi gerektiğini belirterek, siyasetçinin doğru dil kullanmaz ve doğru dili inşa etmeyi beceremezse kontrol edilemeyen tartışmaların da olayların da çıkabileceğini savundu.

Geçmişte yaşananlardan ders alınması gerektiğini belirten Dervişoğlu, sıradan bilgilere dayanarak Meclis kürsünün işgal edilmemesini istedi.

"İYİ Parti'nin hiçbir temsilcisi, lideri başta olmak üzere, Filistin'e zulmeden cani İsrail başını kutsamaz." diyen Dervişoğlu, Akşener'in konuşmasında "Netanyahu ve destekçilerini şiddetle kınıyor, uluslararası toplumu, bu insanlık ayıbına karşı Filistinlilerin yanında birlik olmaya ve Netanyahu vahşetine dur demeye çağırıyorum." dediğini de aktardı.

Dervişoğlu, Akşener'in sözlerinin cımbızlandığını ve art niyetli bir kişi tarafından sosyal medyada yapılan paylaşımla tehdit edildiğini söyledi.

CHP'nin önergesinin yanı sıra İYİ Parti'nin, "şiddet olaylarının ve cinayetlerin altında yatan nedenler", HDP'nin "İstanbul Sözleşmesi" hakkındaki önerileri kabul edilmedi.

AK Parti'nin, Sigortacılık ile Diğer Bazı Alanlara İlişkin Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin bugün tamamlanmaması halinde Genel Kurul'un 21 Mayıs Cuma günü de toplanmasına yönelik önerisi kabul edildi.

TBMM Genel Kurulunda, 18 yaşından küçüklerin Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) kapsamına alınması, emekliliğe yönelik taahhütte bulunan hizmet sunucularının BES'e aktarımına imkan sağlanması, Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında kalan konuların yeniden düzenlenmesini de içeren Sigortacılık ile Diğer Bazı Alanlara İlişkin Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Teklifin tümü üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Samsun Milletvekili Erhan Usta, pandemi sürecinde herkes, bütün sektörler bedel öderken kamu-özel iş birliği projeleri yapan hükümete yakın müteahhitlerin "tıkır tıkır dolar üzerinden paralarını almaya devam ettiklerini" söyledi.

Türkiye?nin pandemide vatandaşa yapılan hibe yardımlarında en arka sıralarda bulunduğunu öne süren Usta, "Yolsuzluk, özgürlük, hukukun üstünlüğü gibi uluslararası endekslerde Afrika ülkelerinin bile gerisine düşmüş bir Türkiye. Şimdi, böyle bir Türkiye manzarasında AK Parti'li milletvekillerinin getirdiği kanun teklifine bakıyoruz, içerisinde hiçbir şey yok. Milletin sorununu çözecek, makro bir perspektifi olan bir kanun teklifi değil, bir bütünlüğü yok, bir amacı yok." dedi.

"Bozduklarını dahi tamir edemiyorlar" ifadesini kullanan Usta, "Türkiye?ye zaman kaybettiriyorlar; Türkiye gitgide yoksullaşıyor, Türkiye'nin ve milletin sıkıntıları giderek artıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin yapısal bir tıkanma yaşadığını savunan Usta, "Yapısal tıkanmayı küçücük müdahalelerle çözmeye çalışıyorlar, o müdahaleleri dahi yapamıyorlar. Yapısal tıkanmalar ancak yapısal reformlarla açılır. Fakat bunu getirecek ne bir siyasi irade var ne bir ekip var ne de bir bilgi var; bunların hiçbirinin olmadığı bir iktidar anlayışı var." diye konuştu.

Usta, Türkiye'nin yapısal anlamdaki bütçe açığının emsal ülkelere göre çok yüksek olduğunu ileri sürdü.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, kanun teklifinde konu itibarıyla birbiriyle ilgisi bulunmayan 10 ayrı kanunda değişiklikler yapıldığını ifade etti.

Kanun tekliflerinde torba düzenlemeye gidilmesinin, etki analizi olmamasının, bazı maddelerin ilgili ihtisas komisyonlarında görüşülmemesinin uzun yıllardır eleştirdikleri konular olduğunu dile getiren Kalaycı, "Zira bu uygulama hukuki güvenlik ilkesinin zedelenmesine, yasama işlerinin düzensiz bir şekilde yürütülmesine, düzenlemelerin eksik yapılmasına, uygulamada sorunlarla karşılaşılmasına ve kısa süre sonra tekrar kanun değişikliği yapma ihtiyacı doğmasına neden olmaktadır. Nitekim, bu kanun teklifinin bazı maddeleri de daha yakın zamanda yapılan düzenlemelerde değişiklikler içermektedir." dedi.

Yasama kalitesinin artırılması, yasama işlerinin sağlıklı ve düzenli bir şekilde yürütülmesi için TBMM İçtüzüğü?nün yeni bir anlayışla ele alınması konusunda tüm siyasi parti gruplarına sorumluluk düştüğünü belirten Kalaycı, 2009 ve 2013 yıllarında oluşturulan İçtüzük uzlaşma komisyonlarının önemli tespitler ortaya koymasına rağmen yeni bir İçtüzük düzenlemesi yapılamadığını dile getirdi. Kalaycı, "İçtüzük yenilenemez ise Meclisin ve siyaset kurumunun itibarını da zedeleyen ve yıllardır yaşanan gereksiz tartışmalar ve zaman kayıplarının aynen devam edeceği açıktır. Bu itibarla, TBMM İçtüzüğü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne uyum sağlanması da dikkate alınarak bir an önce yeniden düzenlemelidir." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği müjdelerden dolayı memnun olan çiftçilerin kendilerine intikal ettirdiği bazı talep ve beklentiler de bulunduğunu aktaran Kalaycı, şunları söyledi:

"Ziraat Bankasına veya Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının ertelenmesinin faizsiz yapılması ve daha önce yapılandırmadan yararlanan çiftçilerimizin borçları da kapsama alınarak uzun vadeli yapılandırma yapılması istenmektedir. Ayrıca kuraklık yaşayan çiftçilere düşük faizli kredi kullandırılması, çiftçimizin BAĞ-KUR prim borçlarının uzun vadeyle faizsiz ertelenmesi de talep edilmektedir.

Pandemi dönemi göstermiştir ki insanlar için ötelenemeyen en önemli ihtiyaç gıdadır. Üretim alanlarının azalmaması ve hububatın diğer ürünlerle daha iyi rekabet edebilmesi için kilogram başına 10 kuruş olan fark ödemesi desteği en az 20 kuruşa çıkarılmalı, yine kilogram başına 3 kuruş olan dane mısır desteği en az 10 kuruşa yükseltilmelidir. Bu desteklerin artması kuraklığın ve salgının yaşandığı bu yılda üreticiye önemli katkı sağlayacaktır. Üreticilerimiz gübre, elektrik ve tohum fiyatlarına ilişkin de bir düzenleme yapılmasını beklemektedir. Artan girdi maliyetleri nedeniyle üretim zorlaşmaktadır. Yer altı suyu kullanan ve bu kurak dönemde kullanımını daha da artırmak zorunda kalan çiftçimizin, sulama maliyetleri katlanılamaz boyutlara yükselmiştir. Tarımda kullanılan elektrik fiyatlarında ve sulama ücretlerinde indirime gidilmeli, elektrikte tarımsal abone grubuna uygulanan KDV mutlaka indirilmelidir. Tüm bu hususlar dikkate alınarak, çiftçimiz için kapsamlı bir destek paketi uygulamaya konulmalıdır."

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Türkiye'de, yakın tarihe bakılınca "bugüne kadar çok sayıda siyasi dava olduğunun görüleceğini" savunarak, "Ama herhalde ilk defa, uzun yıllardır ilk defa bir mahkeme salonunda bir iktidar ittifakı bir başka partiyi, bir muhalefet partisini, HDP'yi yargılıyor." görüşünü savundu.

Büyük bir hukuksuzlukla karşı karşıya olduklarını ileri süren Oluç, "Büyük suçlarla karşı karşıyayız, bağımlı ve taraflı talimatlarla hareket eden bir yargıyla karşı karşıyayız. Hukuk cinayetinin adımları atılıyor, kararı çoktan verilmiş bir yargılama yapılıyor, adil yargılama değil hızlı yargılama yapılıyor." dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, muhalefet olarak yaptıkları önerilerin kabul görmediğini, düzenlemelerin ilgili ihtisas komisyonlarında görüşülmediğini söyledi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunun, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yarattığı arızaların sonucu olarak artık bir "tadilat komisyonuna dönüştüğünü" öne süren Emecan, şunları kaydetti:

"Yönetim sisteminin getirdiği arızalar ve bu yönetim anlayışınız nedeniyle yapboz oyunu oynuyoruz sanki. Deneme yanılmayla ülke yönetilir hale geldi. Artık alarm veriyoruz. Ülke, ekonomik ve sosyal anlamda birçok sorunla boğuşurken şimdi sanki 90'lardaki devlet-mafya-siyaset şeytan üçgeni geri döndü hatta dörtgen oldu, bir de medya ayağı eklendi buna. Hele ki son bir haftadan beri mafya iddialarıyla çalkanıp duruyoruz, korkunç iddialar var ve konunun muhataplarının da gereğini yapması gerekiyor. En başta da her gün hakkında yeni bir iddia çıkan İçişleri Bakanı Soylu?nun gereğini yapmasını bekliyoruz. 'Beni soruşturun.' dedi ama istifa etmeyi unuttu Sayın Bakan. Bu arada gazetecileri ve muhalifleri eleştirmekten yine geri durmadı. Televizyon kanallarına demeç vermek yerine aklanmak istiyorsa bir an öne o koltuğu terk edip iddiaların araştırılması için TBMM?ye başvurmalıdır."

AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, kovid-19 pandemisinin hayatları tehdit ettiği gibi yaşam şekli ve ekonomileri de etkilediğini ifade etti.

Hükümetin esnafa, çiftçiye, sanayiciye, KOBİ'lere, turizm sektörüne ve dar gelirlilere 186 milyar lira doğrudan destek sağladığını, ödemelerin ertelenmesi, uygun kredi imkanlarının sağlanması, istihdam destekleri gibi pek çok paketi hayata geçirerek toplamda 660 milyar lira destekle vatandaşın yanında olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın salgının yarattığı yaraları sarmayı ve salgın sonrası dönemde sürdürülebilir, güçlü ve kaliteli büyümeyi ana hedef alan 2021 Yılı Yeni Ekonomik Reform Eylem Planı'nı açıkladığını anımsatan Güneş, makroekonomik politikalar ve yapısal politikalar olmak üzere iki ana başlık altında toplanan yeni Ekonomik Reform Eylem Planı takviminin de açıklandığını belirtti.

Güneş, kanun teklifinde Erdoğan'ın mart ayında açıkladığı reform paketinde takvime bağlanmış 7 maddeyi de içeren Sigortacılık Kanunu başta olmak üzere bazı kanunlarda ve kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasının öngörüldüğünü söyledi.

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****