2017-05-30 - 16:35
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.

Genel Kurulda gündem dışı söz alan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, cezaevinde anneleri ile kalan çocuklar konusundaki konuşmasında, söz konusu çocukların geleceklerinin ellerinden alındığını söyledi.

Türkiye'de 0-6 yaş arasında 560 çocuğun, anneleriyle birlikte cezaevlerinde kaldıklarını aktaran Beştaş, bu çocukların dört duvar ardında kalmaması için hep birlikte bir şeyler yapılması gerektiğini dile getirdi.

CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, ilin sorunlarına ilişkin konuşmasına başlarken, oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Bahçekapılı'ya, Samandağ'da üretilen bir ipek şal hediye etti. Suriye'deki savaştan en çok etkilenen şehrin Hatay olduğunu belirten Topal, Yayladağ Sınır Kapısı'nın bir an önce açılması gerektiğini ifade etti.

AK Parti Hatay Milletvekili Orhan Karasayar ise Hatay'ın, AK Parti hükümetleri döneminde en fazla yatırımı aldığını kaydetti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı, İstanbul'un fethi konusundaki konuşmada, fethin sıradan bir kuşatma değil büyük bir inkılap olduğunu belirtti. Çamlı, fetihle birlikte Batı'nın, insan hakları, vicdan hürriyeti ve adalet kavramlarıyla tanıştığını söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Manisa'da meydana gelen depremlerin, bu gerçeğin hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini akıllara getirdiğini, depremle mücadelenin sadece deprem yarasını sarmakla sınırlı kalmaması, buna hazır olunması için stratejiler geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Akçay, Manisa?nın Kırkağaç İlçesi'nde, geçen hafta 6. Jandarma Komando Eğitim Alayı'nda, akşam yemeğinden zehirlenen askerlere geçmiş olsun, yaşamını yitiren bir askere de rahmet dileğinde bulundu.

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, dün, Çorum olaylarının yıl dönümü olduğunu anımsatarak, bu olayın Türkiye'nin tarihine kara bir leke olarak geçtiğini dile getirdi.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, bugün Meclis'te bulunduğu sırada göndere Cumhurbaşkanlığı forsu bulunan Türk bayrağının çekilmesini eleştirdi.

"Burası, Cumhurbaşkanının, AK Parti Genel Başkanlığına hükmedeceği bir yer değildir." ifadesini kullanan Gök, söz konusu uygulama nedeniyle TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ı kınadı. Gök, ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meclis'e gelişinde ve burada bulunduğu sırada alınan güvenlik önlemlerinden de bir milletvekili olarak rahatsızlık duyduğunu kaydetti.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, AK Parti'nin yeni dönemi iyi okuyan, ne yaptığını iyi bilen, ayakları yere sağlam basan, hukuk zemininde ve kanunlar çerçevesinde işini yapmaya çalışan bir parti olduğunu belirtti.

Turan, 16 Nisan'dan sonra yeni döneme ayak uydurmanın herkesin görevi olduğunu belirterek, bayrak söz konusu olduğunda hassas olunması gerektiğini söyledi. Bülent Turan, 1985 tarihli Türk Bayrağı Tüzüğü uyarınca Cumhurbaşkanının bulunduğu her yerde, mekanda ve makamda forsun dalgalanmasının kanun gereği olduğunu ifade etti.

Başkanvekili Bahçekapılı "Sayın Cumhurbaşkanının, Meclis'e bir Genel Başkan konumuyla, statüsüyle gelmesinde hiçbir mahsur yok. Çünkü 16 Nisan'da halkımız bu konuda bir karar verdi. 'Cumhurbaşkanının, parti ile ilişiği kesilecek olan Anayasa hükmünün iptal edilmesine ben evet diyorum' dedi. Burada hiçbir problem yok. Halkımız bu yönde karar verdi." diye konuştu.

MHP'nin, itfaiyecilerin sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda, partisinin grup önerisi üzerine söz alan MHP Adana Milletvekili Mevlüt Karakaya, itfaiyeciliğin riskli bir meslek olduğunu belirterek, bu kişilerin vatandaşların can ve mal güvenliğini canları pahasına koruduklarını kaydetti.

Uzun yıllarca görev yapıp da yaralanmayan veya büyük riskler atlatmayan itfaiyeci sayısının çok az olduğuna dikkati çeken Karakaya, itfaiyecilerin yıllardır bekleyen sorunlarının bulunduğunu söyledi.

Karakaya, itfaiyecilerin yıpranma tazminatlarını tam olarak alamadıklarını, özlük haklarının da tam ve yeterince belirlenmediğini ifade etti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Hüseyin Bürge, canı pahasına alevlerle mücadele eden itfaiyecilerin vatandaşların canını ve malını koruduğunu ve kurtardığını söyledi.

İtfaiyecilerin özlük haklarının daha da iyileştirilmesinin önemine işaret eden Bürge, ancak bu konuda yapılanların da gözardı edilmemesi gerektiğini kaydetti. Bürge, ayrıca AK Parti döneminde yapılan düzenlemeyle itfaiyeciliğin, genel hizmetler sınıfına alındığını da anımsattı.

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, itfaiyeciliğin bir meslek grubu sayılması gerektiğini dile getirerek, itfaiyecilerin özlük haklarını da tam olarak alamadıklarını söyledi.

İtfaiyeciliğin, dünyada tehlikeli meslekler arasında yer aldığını aktaran Sertel, bu kişilerin 2 bin 800 lira ile 5 bin lira arasında maaş aldıklarını, en fazla maaşın da CHP'li belediyelerde çalışanlara verildiğini savundu.

Konuşmaların ardından oylanan öneri kabul edilmedi.

HDP'nin, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yapılan kamulaştırmalara ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda partisinin grup önerisi üzerine söz alan HDP Diyarbakır Milletvekili İmam Taşçıer, Diyarbakır Sur ilçesinde yapılan kamulaştırmaları eleştirerek, bölgedeki tarihi dokunun tahrip edildiğini savundu.

TOKİ tarafından bölgede yapılan çalışmalar sırasında sivil toplum kuruluşlarından bilgi ve yardım alınmadığını da ileri süren Taşçıer, 7 bin yıllık bir tarihin yok edildiğini öne sürdü.

AK Parti Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, bölgede terör örgütünün faaliyetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, Sur ilçesinde kentsel dönüşüm kapsamında yapılanlardan gurur duyduklarını dile getirdi.

Kentsel dönüşüm kapsamındaki kamulaştırmaların geçmişe dayandığını hatırlatan Karaaslan, kamulaştırma çalışmalarının bazılarında ise dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı olan HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir'in imzasının bulunduğunu da aktardı.

Diyarbakır'a yakışanları yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini söyleyen Karaaslan, "Hiçbir şey lafla olmuyor. Biz bugün Diyarbakır için koyduğumuz hedeflerin gereğini yapıyoruz." dedi.

Çiğdem Karaaslan, Diyarbakırlı bir dostunun kendisine, Diyarbakırlıların, evini başına yıkanı asla affetmeyeceğini söylediğini aktararak, Diyarbakır insanının, evinin başının üzerine yıkanın teröristler ve bunlara sessiz kalanlar olduğunu bildiğini ifade etti.

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Diyarbakır'da, sokağa çıkma yasağının 6 mahallede neden hala devam ettiği sorusunu yöneltti.

CHP İstanbul Milletvekili Gülay Yedekci, Sur ilçesinde aslına uygun şekilde restorasyon çalışmalarının yapılması ve koruma amaçlı imar planına sadık kalınması gerektiğini vurguladı. İlçedeki vatandaşların mağdur edilmemesi gerektiğini de dile getiren Yedekci, Sur'daki acele kamulaştırmanın amacının rant sağlama amaçlı olup olmadığı sorusunu sordu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Hurşit Yıldırım, Sur'un önemli bir tarihi miras olduğuna dikkati çekerek, terör nedeniyle bunun büyük zarar gördüğünü söyledi. Alınan acil kamulaştırma kararının zaruri olduğuna işaret eden Yıldırım, Sur'un tarihi ve kültürel dokusuna göre yapılacak çalışmalardan sonra da buradaki vatandaşların yeniden eski yerlerinde yaşayacaklarını aktardı.

Konuşmaların ardından oylanan öneri kabul edilmedi.

HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk'ün devamsızlık yaptığı birleşimlerin aralıksız 3 ay, HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız'ın devamsızlık yaptığı birleşimlerin ise aralıksız 4 ay 21 gün olması sebebiyle, her iki milletvekiline ödenek ve yolluğunun verilmemesi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Öztürk ve Sarıyıldız'dan, bu tarihler için verilen ödenek ve yolluklar geri alınacak.

Genel Kurulda, TBMM Başkanlık Divanının 24 Mayıs'taki toplantısında, milletvekillerine verilen ödenek ve yolluklar ile devamsızlıklara ilişkin aldığı kararlar oylandı.

Okunan Başkanlık Divanı kararına göre, HDP Van Milletvekili Tuğba Öztürk hakkında 2. Yasama Yılı ekim, kasım, aralık aylarına ilişkin olarak Genel Kurulun toplam 47 birleşimine katılmadığına dair düzenlenen cetvelle bu cetvele ilişkin Öztürk tarafından yapılan itiraz değerlendirilerek; Öztürk'ün belirtilen bu dönemlerde yurt dışında bulunduğunun sabit olduğu tespit edildi.

Öztürk'e yönelik 24 Ekim 2016 tarihli dikkat çekme yazısı, HDP Genel Merkezinin yurt dışı görevlendirmelerinin Anayasa ve İçtüzük çerçevesinde devamsızlığa mazeret oluşturan resmi görev sayılmaması, ayrıca yasama görevinin uzun süre yerine getirilmemesinin kamu yararına ters düşmesi dikkate alınarak; devamsızlığı tespit edilen birleşimlerin aralıksız iki ayı aşması (aralıksız 3 ay olması) sebebiyle İçtüzüğün 154. maddesi kapsamında Başkanlık Divanının Öztürk'e, ödenek ve yolluğunun verilmemesi kararı, Genel Kurulda kabul edildi.

Başkanlık Divanının HDP'li Öztürk'ün yurt dışı görevlendirmesi sebebiyle 3 Ocak 2017 tarihi itibarıyla ardışık 13 gün süreli, 22 Şubat 2017 itibarıyla ardışık 23 gün süreli, 2 Mayıs 2017 itibarıyla ardışık 10 gün süreli izin talebinin reddi kararı da kabul edildi.

Başkanlık Divanı kararına göre HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız hakkında 2. Yasama Yılı ekim, kasım, aralık aylarına ilişkin olarak, Genel Kurulun toplam 47 birleşimine katılmadığına dair düzenlenen cetvel ile bu cetvele ilişkin Sarıyıldız tarafından yapılan itiraz değerlendirilerek; Sarıyıldız'ın belirtilen bu dönemlerde yurt dışında bulunduğunun sabit olduğu tespit edildi.

Sarıyıldız'ın TBMM Başkanlığına sunduğu 21 Kasım 2016 tarihli 3 ay süreli "seyahat edemez" raporunun, bu dönemde birçok siyasi faaliyete katılımının bulunması, rapor süresiyle çakışan ve daha sonra verilen HDP Genel Merkezinin geriye dönük görevlendirmesi ile çelişen nitelik arz etmesi, Sağlık Bakanlığı aracılığıyla Hakem Hastanesinin "seyahat edemez" raporunun fenne uygun olmadığına ilişkin bildirimi, yasama görevinin uzun süre yerine getirilmemesinin kamu yararına ters düştüğü gerekçesiyle Başkanlık Divanının, Sarıyıldız'ın izin isteminin reddi kararı da kabul edildi.

Buna göre, Faysal Sarıyıldız'ın izin istemi Genel Kurulca reddedildiği için, Sarıyıldız'ın devamsızlığı sebebiyle milletvekilliğinin düşürülmesi talebi Başkanlık Divanı tarafından Karma Komisyona yollanabilecek.

HDP'li Sarıyıldız'ın devamsızlık yaptığı birleşimlerin aralıksız iki ayı aşması (aralıksız 4 ay 21 gün olması) sebebiyle, Sarıyıldız'a ödenek ve yolluğunun verilmemesi kararı da milletvekilleri tarafından kabul edildi.

HDP'li Öztürk ve Sarıyıldız'dan, bu tarihler için verilen ödenek ve yolluklar geri alınacak.

TBMM Genel Kurulunda, bazı milletvekillerinin izin talepleri ise bu milletvekillerinin yasama faaliyetine katılımı dikkate alınarak kabul edildi.

Bu milletvekilleri ve kabul edilen izin talepleri şöyle:

HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü'nün 48 gün ve 20 gün süreli ayrı ayrı iki izin talebi, HDP Şırnak Milletvekili Aycan İrmez'in 13 gün ve 15 gün süreli ayrı ayrı iki izin talebi, HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş'ın 11 gün, 31 gün ve 17 gün süreli ayrı ayrı üç izin talebi ile HDP Batman Milletvekili Saadet Becerekli'nin 16 gün süreli, CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan'ın 11 gün süreli, CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan'ın 12 gün süreli, HDP Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman'ın 14 gün süreli, HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat'ın 38 gün süreli, MHP Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir'in 12 gün süreli, HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca'nın 16 gün süreli, HDP Mardin Milletvekili Ali Atalan'ın 16 gün süreli, HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar'ın 11 gün süreli, HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul'un 23 gün süreli, CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç'un 24 gün süreli, HDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan'ın 16 gün süreli, HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir'in 17 gün süreli, HDP Şanlıurfa Milletvekili Dilek Öcalan'ın 38 gün süreli, HDP Tunceli Milletvekili Alican Önlü'nün 38 gün süreli, AK Parti Iğdır Milletvekili Nurettin Aras'ın 28 gün süreli, HDP Diyarbakır Milletvekili Ziya Pir'in 17 gün süreli, HDP Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman'ın 17 gün süreli izin talebi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Türkiye'de kriz öncesi yıl olan 2007'ye kıyasla 2016 yılında istihdamın 6 milyon 466 bin kişi arttığını belirtti.

Müezzinoğlu, TBMM Genel Kurulunda, milletvekillerinin sözlü sorularını yanıtladı.

TÜİK verilerine göre, 2005-2016 yılları arasında sektörler bazında istihdam artışlarının tarımda yüzde 5,8, sanayide yüzde 24,9, hizmet sektöründe yüzde 57,5, inşaat sektöründe ise yüzde 81,7 olduğunu ifade eden Müezzinoğlu, 2014-2016 yılları arasında kadın istihdamının yüzde 6,7, genç istihdamının yüzde 2,8 arttığını söyledi.

Bakan Müezzinoğlu, istihdam paketleri ile kadın ve genç istihdamını teşvik edici düzenlemeler geliştirildiğini dile getirdi.

OECD verilerine göre, Türkiye'de kriz öncesi yıl olan 2007'ye kıyasla 2016'da istihdamın 6 milyon 466 bin kişi arttığını vurgulayan Müezzinoğlu, bu çerçevede Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında, 2007'ye kıyasla 2016 yılında istihdam edilen kişi sayısını en fazla artıran ikinci ülke olduğunu kaydetti.

Mehmet Müezzinoğlu, Bakanlığının çocuk işçiliğinin önlenmesi için kamu kurum ve kuruluşları, işçi ve işveren kuruluşları ile STK'lar arasında koordinasyon ve iş birliğini sağladığını belirtti.

2016'da 9 bin 650 programlı, 14 bin 634 program dışı olmak üzere toplam 24 bin 284 teftiş yapıldığını anlatan Müezzinoğlu, denetimlerde çocuk işçi çalıştırıldığının tespit edilmesi halinde, bu durumun çalışma ve iş kurumu il müdürlüklerine bildirildiğini söyledi.

Müezzinoğlu, 2016 kasım ayı itibarıyla, 18 yaş altında çalışan sayısının (çırak, aday çırak ve işletmelerde mesleki eğitim görenlerden bakmakla yükümlü olanlar hariç), 101 bin 650 kişi olduğunu vurguladı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Müezzinoğlu, bazı illerdeki iş başvuruları ve işe yerleştirme sayıları hakkında bilgi verdi.

Niğde'de başvuru sayısının bin 78, işe yerleştirme sayısının 455, işsizlik ödeneği hak eden kişi sayısının 467 olduğunu anlatan Müezzinoğlu, "Aksaray'da başvuru sayısı bin 199, işe yerleştirme sayısı 205, işsizlik ödeneği hak eden sayısı 238. Çankırı başvuru sayısı 724, işe yerleştirme sayısı 642, işsizlik ödeneği hak eden sayısı 144. Van'da başvuru sayısı 2 bin 483, işe yerleştirme sayısı 288, işsizlik ödeneği hak eden sayısı 418." dedi.

Mehmet Müezzinoğlu, sendikalı işçi bulunan, toplamda 50'den fazla işçi çalıştıran iş yeri sayısının 17 bin 768 olduğunu bildirdi.

"1 Ocak 2016-31 Aralık 2016 tarihleri arasında, KOBİ'lerde 1 milyon 141 bin 964 işten çıkarma bildirilmiştir." diyen Müezzinoğlu, tarımda kendi adına ve hesabına sigortalı olarak 717 bin 876 çiftçinin çalıştığını söyledi.

Bakan Müezzinoğlu, 2010-2016 yılları arasında 90 bin 763 iş yerinin teftiş edildiğini, 6 bin 831 iş yerinde işin durdurulmasına karar verildiğini ifade etti.

TÜİK verilerine göre, gençlerde 2017 yılı ocak ayında yüzde 24,5 olan işsizlik oranının, şubat ayında yüzde 23,3'e düştüğünü belirten Müezzinoğlu, genç istihdamının artırılması, işsizliğin azaltılmasına yönelik düzenlemeler yapıldığını dile getirdi.

Türkiye'de 1 milyon 768 bin 762 iş yerinin faaliyet yürüttüğünü aktaran Müezzinoğlu, bunlardan 1 milyon 20 bin 179'unun az tehlikeli, 390 bin 413'ünün tehlikeli, 357 bin 670 iş yerinin ise çok tehlikeli sınıfta yer aldığını söyledi.

İş sağlığı ve güvenliği teftişlerinin, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri dikkate alınarak programlı ve program dışı olarak yürütüldüğü belirten Müezzinoğlu, 2016'da 788 iş müfettişi ile toplam 24 bin 284 iş yerinde teftişlerin gerçekleştirildiğini kaydetti. Müezzinoğlu, bu teftişlerden 14 bin 287'sinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden yapıldığı bilgisini paylaştı.

e-Üyelik hizmetinin, e-devlet kapısı üzerinden yürütülen yeni hizmetler arasına girdiğini hatırlatan Müezzinoğlu, bu sistem ile işçi ve işveren sendikalarına üyelik işlemlerinde noter şartının kaldırıldığını anımsattı.

Müezzinoğlu, 2013 Ocak ayından itibaren yüzde 9,21 olan sendikalaşma oranının, 2017 Ocak ayında yüzde 12,18'e yükseldiğine dikkati çekerek, anayasal bir hak olan sendika özgürlüğünün kanunlarla da güvence altına alındığını kaydetti.

ILO ile birlikte Çalışma Hayatında Sosyal Diyaloğun Geliştirilmesi Projesi'nin yürütüldüğünü aktaran Müezzinoğlu, proje kapsamında ulusal ve uluslararası çalışma standartları ve uygulamalarıyla sosyal diyalog mekanizmaları eğitimlerinin verileceğini söyledi. Müezzinoğlu, ILO sözleşmeleri ve AB müktesebatı temelinde, çalışma ve araştırmaların yürütüleceğini, örgütlenme özgürlüğü, toplu sözleşme yapma ve işçi temsilciliği konularında çalışma grupları oluşturulacağını ifade etti.

Müezzinoğlu, Kamu İhale Kanunu ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yüklenicilerce istihdam edilen personele yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenliği Bakanlığının programlı teftişlerinde çocuk ve genç işçilerin öncelikli risk grubu olarak belirlendiğini belirten Müezzinoğlu, ayrıca çocuk işçiliğine ilişkin şikayet veya ihbarların program dışı teftiş kapsamında öncelikli değerlendirildiğini vurguladı.

Müezzinoğlu, gerçekleştirilen tüm teftişlerde İş Kanunu'nun çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı başlıklı 71. maddesi ile Çocuk Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerini ihlal eden 95 iş yeri hakkında idari para cezasının uygulandığını belirtti.

Bakanlığın çocuk işçiliğine karşı aktif mücadele verdiğini, bu hususta çalışma yapan kamu kurum ve kuruluşları ile işçi ve işveren kuruluşları ve sivil toplum örgütleriyle koordinasyon ve iş birliğini sağladığını aktaran Müezzinoğlu, bu kapsamda Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Ulusal Programı'nın hazırlandığını anlattı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Müezzinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu ulusal program ile birlikte hukuki düzenlemeler ve mevzuat uygulaması ve güncellemesine yönelik önlemler, mevcut kurumsal yapıların güçlendirilmesi ve yeni kurumsal yapıların oluşturulmasına yönelik önlemler, farkındalık artırıcı önlemler, sosyal tarafların ve toplumun katılımının sağlanmasına yönelik önlemler, eğitim ve iyileştirmeye yönelik önlemler, yoksulluğu giderici önlemler, sosyal koruma ve güvenlik ağının geliştirilmesine yönelik önlemler başlıkları altında çocuk işçiliğiyle mücadele programlarımız şekillendirilmektedir."

Müezzinoğlu, 2017 Mart ayı itibarıyla iktisadi faaliyet kolları sınıflandırmasına göre imalat sanayinde çalışan sigortalı sayısının 3 milyon 632 bin 537 olduğunu belirterek, "Sırasıyla ilk beş faaliyet kolu eğitim, perakende ticaret, motorlu taşıt onarımları hariç bina inşaatı, bina ve çevre düzenleme faaliyetleri ve toptan ticaret faaliyetleridir." diye konuştu.

Bu arada CHP'nin, Türkiye'de çay üretimiyle ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun, İfade Özgürlüğünün Eksiksiz Sağlanması Bağlamında Terörle Mücadele Kanunu ile Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınması da kabul edilmedi.

CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, teklif üzerinde, "Hayır bitmedi, mücadeleye devam, gezi 4. yılında" yazılı tişörtle konuşmasını yaptı.

Kamu Denetçiliği Kurumunun 2016, 2015, 2014 ve 2013 yıllık raporları hakkında, Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyelerinden kurulu Karma Komisyon raporları görüşülmedi.

TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, sıradaki tasarı ve teklifler için komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.