2017-11-21 - 18:10
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, "Torba tasarı" olarak bilinen, Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın, dördüncü bölümünde yer alan 17 maddesi daha kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, NATO tatbikatındaki "Atatürk ve Erdoğan düşmanlığı" skandalıyla ilgili, "Türkiye'nin kurucu önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanına karşı saygısızlık nasıl yapılmıştır? Bu şahsın mutlaka bağlı olduğu bir emir komuta zinciri vardır. O zincirin de soruşturulmasını istiyoruz." dedi.
Genel Kurulda HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım Adıyaman'da artan intihar vakaları, CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın Bursa'da işsizlik, AK Parti Mardin Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ise Mardin'in "Onur Günü" konularında gündem dışı söz aldı.
Çankırı konuşmasında, 21 Kasım'ın Mardin'in "Onur Günü" olduğunu hatırlatarak, başta Kurtuluş Savaşındaki mücadelesi dolayısıyla bu kente, cesaret ve kararlılık madalyası verilmesi talebini dile getirdi.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, yerinden yaptığı konuşmada, 20 Kasım'ın Dünya Çocuk Hakları Günü olduğunu anımsatarak, "Yarının umutları çocukların haklarının korunması konusunda TBMM olarak üzerimize düşeni yapmak zorundayız." diye konuştu.
Usta, olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu eski milli halterci Naim Süleymanoğlu'nun vefatı dolayısıyla Süleymanoğlu'na Allah'tan rahmet, Türk halkına başsağlığı diledi.
Süleymanoğlu'nun geçmişte MHP'den milletvekili adayı olduğunu da hatırlatan Usta, tüm dünyanın hayranlıkla izlediği bu sporcuyu minnet ve şükranla andıklarını belirtti.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, dün gerçekleştirilen Meclis Başkanı seçimini hatırlatarak, partisinin tutuklu milletvekillerinin bu seçimde oy kullanamadığını söyledi. Bu milletvekillerinin oy kullanabilmesinin sağlanması için Meclis Başkanlığına başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını aktaran Yıldırım, bu durumu kınadı.
HDP'nin Meclis Başkan Adayı olan tutuklu Hakkari Milletvekili Selma Irmak'ın kendisi için bile oy kullanamadığını belirten Yıldırım, bunun millet iradesinin üzerine düşürülmüş bir kara leke olduğunu öne sürdü.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Naim Süleymanoğlu'nun Türkiye'ye çok büyük gurur, onur ve şeref yaşatan, en zor zamanlarda bile başarılarıyla milletin yüzünü güldüren bir sporcu olduğunu söyledi.
Süleymanoğlu'nun Cumhuriyet tarihinin gelmiş geçmiş en başarılı sporcusu olarak, kendisine yakışır bir cenaze töreni ile defnedildiğini ifade eden Altay, "Naim Süleymanoğlu'nun başarılarının gelecek nesillere örnek olması bakımından, ilgili bakanlığın onun manevi hatırasına yakışır hamleleri yapmasını bekliyoruz, takipçisi olacağız." diye konuştu.
Altay, dün gerçekleştirilen seçimde Meclis Başkanlığına yeniden seçilen AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Kahraman'ı tebrik ederek, geçmiş dönemde Meclis Başkanlığının uygulamalarına yönelik eleştirilerini hatırlattı ve bu sorunların yeni dönemde çözülmesini beklediklerini söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise Türkiye'nin terörle amansız bir mücadele verdiğini ifade ederek, "Vatan evlatları şehit ve gazi olurken HDP milletvekillerinin terörist cenazelerinde boy göstererek, terör örgütü PKK adına taziyeleri kabul etmeleri tam bir utanç vesikasıdır." dedi.
Asker ve polis katili teröristlere verilen her desteğin, millete kurşun ve bomba olarak döndüğünü, bu desteği verenlerin de suçun ortağı ve iştirakçisi olduğunu belirten Muş, "Bu suçu işliyorsanız ondan sonra sızlanmayacaksınız. 'Bizi neden bağımsız Türk yargısı yargılıyor' demeyeceksiniz. Çünkü bütün bu yapılanların hukuk devletinde karşılığı ortadadır." değerlendirmesinde bulundu.
Muş, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın da NATO tatbikatındaki "Atatürk ve Erdoğan düşmanlığı" skandalı sonrasında yaptığı bir açıklamada, "Bu bir tezgahtır." ifadesini kullandığını, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici'nin de katıldığı bir televizyon programında 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında FETÖ olduğunu bir türlü söyleyemediğini dile getiren Muş, Kesici'yi de eleştirdi.
Daha sonra sataşma nedeniyle kürsüye gelen HDP Grup Başkanvekili Yıldırım, "HDP'li hiçbir milletvekili PKK adına taziye kabul etmemiştir. Bu yalan." dedi.
Taziyenin dini ve toplumsal açıdan ne anlama geldiğini bilmeyenlerle vakit kaybetmek istemediklerini söyleyen Yıldırım, dünyadaki hükmü üzerinden kalkmış olan ölülere, nasıl yaklaşılması gerektiğini ayetler ve hadislerden öğrenmelerini önerdi.
Yıldırım, "YPG'lilerin hayatını kaybettikten sonra taziyesine giden milletvekillerinize aynı söylemlerde bulunma cesaretiniz var mı? Yoksa yüzyıllık bir toplumsal vaka olan bu sosyolojik vakayı anlamadan, ancak bu Genel Kurul gündemi işgal edilebilir." diye konuştu.
CHP'li Altay da Muş'un sözleri üzerine sataşma nedeniyle kürsüye geldi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun NATO tatbikatında yaşanan skandaldan sonra verdiği tepkiyi hatırlatarak, kendisinin de bu görüşte olduğunu belirtti.
NATO tatbikatındaki "Atatürk ve Erdoğan düşmanlığı" skandalına neden olanların seceresinin ortaya çıkarılması gerektiğini vurgulayan Altay, şunları kaydetti:
"Türkiye bu özürü yeterli bulursa da ben bulmam dedim. Bunun dibine kadar inmek araştırmak lazım dedim. Arkasında kimin olup olmadığı araştırılmıyorsa o zaman akla bunun bir mizansen olduğu gelir dedim. Sözümün arkasındayım. Orada Atatürk değil de sadece Erdoğan olsaydı da bu şekilde bir saygısızlık olsaydı, şerefimle temin ediyorum, CHP'nin tepkisi aynı olurdu."
CHP'nin 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili tavrının da tartışma götürmeyecek kadar açık olduğunu belirten Altay, "15 Temmuz adi, aşağılık, alçak bir Fetullah Gülen darbesidir. Bu, CHP'nin görüşüdür. Ancak madem öyle, Fetullah Gülen cemaatinden bir FETÖ üretilmesinde de bu ülkede herkesten çok AK Parti'nin dahli vardır." diye konuştu.
AK Parti'li Muş tekrar kürsüye gelerek, sıradan bir vatandaşın cenazesinin söz konusu olmadığını söyledi.
Siyaset yapanların terörle bağlantılı kişilerin cenazesine katılmasının bu kişileri cesaretlendireceğine işaret eden Muş, meselenin dini boyutunu tartışmadıklarını dile getirdi.
HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise sataşma nedeniyle yaptığı konuşmada, söz konusu olayda taziye kabul etme değil, taziye bildirme olduğunu kaydederek, "Hukuken halka yasak olmayan bir şeyin vekile nasıl yasak olacağını birisi çıksın izah etsin. O cenazeye sıradan yurttaşlar katıldı. Kanunlarımızda cenazeye katılmak diye bir suç var mı?" diye sordu.
Genel Kurul'da bulunan AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik de söz alarak NATO tatbikatındaki "Atatürk ve Erdoğan düşmanlığı" skandalı ile ilgili konuştu.
Olayın bilgisini Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile Kanada'ya giderken yakıt ikmal için durdukları İrlanda'da öğrendiklerini aktaran Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu durum haber alınır alınmaz bir saniye bile tereddüt edilmeden askerlerimizin derhal tatbikattan çekilmesi gerektiği ifade edildi. Hatta tatbikatın son gününe girildiği için fiilen bitiyordu ama bunun bile beklenmemesi gerektiği ifade edildi. Karşı tarafa da bu durumu güçlü bir şekilde protesto ettiğimiz ifade edildi. Halifax'a gittiğimizde Güvenlik Forumunun başlangıcında NATO Genel Sekreteri de oradaydı. NATO Genel Sekreteri ile hem ben hem Genelkurmay Başkanımız ayrı ayrı görüştük. Genel Sekreter güçlü bir şekilde her birimize ayrı ayrı özür dilediklerini ifade etti."
Türkiye'nin özür meselesi ile yetinip yetirmeyeceği yönündeki eleştirilere yanıt vermek istediğini dile getiren Çelik, "İfade ettiğimiz şey şudur; bu şahsın NATO tatbikatından atılmasını yeterli bulmuyoruz. Bu şahsın cezalandırılması için bir soruşturma açılmasını bekliyoruz ve cezalandırılması konusunu takip edeceğiz diye ifade ettik. Cezalandırma konusunun tek bir kişiye indirilerek dosyanın kapanmasını istemiyoruz." dedi.
NATO'nun üye ülkelerin güvenliğini sağlamak için kurulan bir örgüt olduğunun altını çizen Çelik, şunları kaydetti:
"NATO kendi tatbikatının güvenliğini nasıl sağlayamıyor? Türkiye'nin kurucu önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanına karşı saygısızlık nasıl yapılmıştır? Bu şahsın mutlaka bağlı olduğu bir emir komuta zinciri vardır. O zincirin de soruşturulmasını istiyoruz. Bundan sonra benzer şeyler olmaması için ne tür tedbirler alınacaktır? NATO'dan da bununla ilgili güçlü bir şekilde bildirim yapılmasını istediğimizi belirttik. Olay sadece bir özürle geçiştirilmiyor. Tarafımızdan bunlar da ifade edilmiştir."
CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici, AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş'un kendisine yönelik eleştirileri nedeniyle söz aldı.
15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili bir televizyon programındaki sözlerinin, başka bir televizyon kanalında başı ve sonu kesilerek yayınlandığını anlatan Kesici, "FETÖ'nün 15 Temmuz darbe kalkışmasının arkasında olduğuna dair bir şüphe var mı? Türkiye'nin böyle bir şüphesi olabilir mi? Benim hiçbir şüphem yok. Türkiye'nin hiçbir şüphesi yok. Bana göre dünyadaki hiçbir devletin de bir şüphesi yok." ifadesini kullandı.
Kesici'nin açıklamalarının ardından bazı AK Partili ve CHP'li milletvekilleri arasında sözlü tartışma yaşandı.
TBMM Genel Kurulu, "torba tasarı"nın görüşmelerinin tamamlanmaması halinde cuma günü de çalışacak.
AK Parti'nin, Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerine ilişkin grup önerisi görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerine konuşan AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın dördüncü bölümünü bugün bitirmeyi planladıklarını söyledi.
Yarın ise tasarının beşinci bölümünün görüşmelerinin bitimine kadar Genel Kurulun çalışmasını önerdiklerini belirten Can, "Perşembe günü ise kanunun tamamının görüşülmesi halinde, Genel Kurulu kapatmayı, eğer kanunun görüşmeleri tamamlanmazsa cuma günü saat 14.00'de başlayarak kanunun görüşmelerinin tamamlanmasına kadar Genel Kurul'un çalışmasını öneriyoruz." diye konuştu.
Can ayrıca, Genel Kurulun 28, 29, 30 Kasım ile 5,6,7 Aralık tarihlerinde de saat 24.00'e kadar çalışması ve 5, 12, 19 ile 26 Aralık 2017 tarihlerindeki birleşimlerde sözlü soruların görüşülmemesi önerisinde bulunduklarını kaydetti.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, ülkenin gündemi ile TBMM Genel Kurulunun gündeminin epeydir birbirinden koptuğunu savundu.
Yoksulluğu azaltabilecek, ekonomik refah düzeyini artırabilecek yasa tasarıları üzerinde çalışma yapılamadığını ileri süren Yıldırım, bunlar yapılamadığı için de işsizliğin arttığını, enflasyonun yükseldiğini, dövizin ateşinin söndürülemediğini savundu.
CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen, 14 milyon kadının şiddete maruz kaldığı bir ülkede Meclis'in ne yaptığı sorusunu yöneltti.
AK Partinin grup önerisi, oylamanın ardından kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda ayrıca, Meclis Başkanlık Divanı ve komisyon üyeliklerinin sayı ve dağılımlarına ilişkin Danışma Kurulu önerisi de kabul edildi.
Genel Kurulda, MHP'nin, Behçet hastalarının ve ailelerinin sorunlarının araştırılması konusundaki araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerine konuşan MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul, kronik bir hastalık olan Behçet hastalığının erken teşhis edilebildiğini ancak bunun için bazı önlemlerin alınması gerektiğini söyledi.
Kullanılan bütün ilaçların SGK tarafından karşılanması ve bürokratik mevzuatın azaltılmasına ihtiyaç duyulduğunu aktaran Yurdakul, hastalar ve aileler için sosyal programların uygulanmasının gereğine işaret etti.
HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım, halk sağlığı ve koruyucu hekimliğin önemine dikkati çekerek, son yıllarda sağlık alanındaki yanlış uygulamaların bu alanda çeşitli sorunlara yol açtığını söyledi.
CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak, Behçet hastalığının genellikle öldürmeyen ancak "süründüren" bir hastalık olduğunu, Türkiye'de her bin kişiden 1 ile 4'ünün bu hastalığa yakalandığını vurguladı.
Hastalıkla ilgili farkındalık yaratmanın önemine değinen Çamak, Türkiye'de şu anda kaç Behçet hastasının bulunduğuna ilişkin bilgiye ulaşamadığını dile getirdi.
AK Parti Mersin Milletvekili Yılmaz Tezcan, Behçet hastalığı tanısının 20 ile 40 yaşları arasında konulduğunu, bunun bulaşıcı bir hastalık olmadığını söyledi. Bu hastalığa ilişkin tahlillerin ücretsiz yapıldığını anımsatan Tezcan, ilaç ve tanı noktasında ise hastalar için önemli katkıların sağlandığını ifade etti.
Genel Kurulda, HDP'nin, Hükümetin ekonomi politikaları kapsamında, hane halkı, bireyler ve kobileri finansal sisteme çekme niyetiyle borçlandırma mekanizmalarının ve uygulamaların araştırılmasına ilişkin önergesinin gündeme alınması önerisi de ele alındı.
Partisinin önerisi üzerine konuşan HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, uluslararası endeks kuruluşlarının yaptıkları değerlendirmede Türkiye ekonomisinin kırılganlık listesinde yer almaya devam ettiğini aktardı.
Doların ve avronun, Türk lirası karşısında son yılların en yüksek değerine çıktığını ifade eden Kürkcü, ekonominin apansız çökme tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu savundu.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, son yıllarda tüketimin pompalandığını, cari açığın artış gösterdiğini, şu anda ise bir borç sarmalına girildiğini öne sürdü.
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, kobilerin ekonominin yüzde 90'ını oluşturduğunu anımsatarak, 322 bin kobinin icralık olduğunu, bunların adeta kan ağladığını söyledi.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Abdullah Nejat Koçer, ekonomiyi daha da iyi düzeye getirmek için Meclis'te onlarca yasanın çıkarıldığını anımsatarak, Kredi Garanti Fonunun performansının artırılmasına yönelik çalışmaların da yapıldığını hatırlattı.
Ekonomideki büyüme hızının arttığına ve istikrarlı bir sürece girildiğine işaret eden Koçer, ihracattaki artışın sürdüğünü ve işsizlikte geriye doğru gidişatın gözlendiğini söyledi.
Genel Kurulda CHP'nin, asker zehirlenmelerinin araştırılmasına ilişkin önergesinin gündeme alınması önerisi de görüşüldü.
Partisinin önerisi üzerine konuşan CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, askeri birliklerde ve kamu kurumlarında "yandaş" yemek firmalarına ihalelerin verildiğini savundu.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, 2017 yılında toplu gıda ve beslenme hizmeti verilen bazı askeri kışla ve okullarda zehirlenme olaylarının yaşandığını hatırlatarak, yemek ihaleleri kuralına uygun yapılmadığı müddetçe bu tür olayların meydana gelmeye devam edeceğini savundu.
HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, zehirlenme olaylarının gereğince incelenerek aydınlatılmasını istedi.
AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, bazı kışlalarda meydana gelen asker zehirlenmeleri üzerine yapılan soruşturmalar sonucunda ilgili firmaların yetkilileri hakkında adli sürecin başlatıldığını anımsattı.
MHP, HDP ve CHP'nin önergelerinin gündeme alınması önerileri kabul edilmedi.
Öte yandan CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel'in Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Yönelik Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınma önergesi kabul edilmedi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, NATO tatbikatındaki "Atatürk ve Erdoğan düşmanlığı" skandalıyla ilgili, "Türkiye'nin kurucu önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanına karşı saygısızlık nasıl yapılmıştır? Bu şahsın mutlaka bağlı olduğu bir emir komuta zinciri vardır. O zincirin de soruşturulmasını istiyoruz." dedi.
Genel Kurulda HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım Adıyaman'da artan intihar vakaları, CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın Bursa'da işsizlik, AK Parti Mardin Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ise Mardin'in "Onur Günü" konularında gündem dışı söz aldı.
Çankırı konuşmasında, 21 Kasım'ın Mardin'in "Onur Günü" olduğunu hatırlatarak, başta Kurtuluş Savaşındaki mücadelesi dolayısıyla bu kente, cesaret ve kararlılık madalyası verilmesi talebini dile getirdi.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, yerinden yaptığı konuşmada, 20 Kasım'ın Dünya Çocuk Hakları Günü olduğunu anımsatarak, "Yarının umutları çocukların haklarının korunması konusunda TBMM olarak üzerimize düşeni yapmak zorundayız." diye konuştu.
Usta, olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu eski milli halterci Naim Süleymanoğlu'nun vefatı dolayısıyla Süleymanoğlu'na Allah'tan rahmet, Türk halkına başsağlığı diledi.
Süleymanoğlu'nun geçmişte MHP'den milletvekili adayı olduğunu da hatırlatan Usta, tüm dünyanın hayranlıkla izlediği bu sporcuyu minnet ve şükranla andıklarını belirtti.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, dün gerçekleştirilen Meclis Başkanı seçimini hatırlatarak, partisinin tutuklu milletvekillerinin bu seçimde oy kullanamadığını söyledi. Bu milletvekillerinin oy kullanabilmesinin sağlanması için Meclis Başkanlığına başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını aktaran Yıldırım, bu durumu kınadı.
HDP'nin Meclis Başkan Adayı olan tutuklu Hakkari Milletvekili Selma Irmak'ın kendisi için bile oy kullanamadığını belirten Yıldırım, bunun millet iradesinin üzerine düşürülmüş bir kara leke olduğunu öne sürdü.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Naim Süleymanoğlu'nun Türkiye'ye çok büyük gurur, onur ve şeref yaşatan, en zor zamanlarda bile başarılarıyla milletin yüzünü güldüren bir sporcu olduğunu söyledi.
Süleymanoğlu'nun Cumhuriyet tarihinin gelmiş geçmiş en başarılı sporcusu olarak, kendisine yakışır bir cenaze töreni ile defnedildiğini ifade eden Altay, "Naim Süleymanoğlu'nun başarılarının gelecek nesillere örnek olması bakımından, ilgili bakanlığın onun manevi hatırasına yakışır hamleleri yapmasını bekliyoruz, takipçisi olacağız." diye konuştu.
Altay, dün gerçekleştirilen seçimde Meclis Başkanlığına yeniden seçilen AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Kahraman'ı tebrik ederek, geçmiş dönemde Meclis Başkanlığının uygulamalarına yönelik eleştirilerini hatırlattı ve bu sorunların yeni dönemde çözülmesini beklediklerini söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise Türkiye'nin terörle amansız bir mücadele verdiğini ifade ederek, "Vatan evlatları şehit ve gazi olurken HDP milletvekillerinin terörist cenazelerinde boy göstererek, terör örgütü PKK adına taziyeleri kabul etmeleri tam bir utanç vesikasıdır." dedi.
Asker ve polis katili teröristlere verilen her desteğin, millete kurşun ve bomba olarak döndüğünü, bu desteği verenlerin de suçun ortağı ve iştirakçisi olduğunu belirten Muş, "Bu suçu işliyorsanız ondan sonra sızlanmayacaksınız. 'Bizi neden bağımsız Türk yargısı yargılıyor' demeyeceksiniz. Çünkü bütün bu yapılanların hukuk devletinde karşılığı ortadadır." değerlendirmesinde bulundu.
Muş, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın da NATO tatbikatındaki "Atatürk ve Erdoğan düşmanlığı" skandalı sonrasında yaptığı bir açıklamada, "Bu bir tezgahtır." ifadesini kullandığını, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici'nin de katıldığı bir televizyon programında 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında FETÖ olduğunu bir türlü söyleyemediğini dile getiren Muş, Kesici'yi de eleştirdi.
Daha sonra sataşma nedeniyle kürsüye gelen HDP Grup Başkanvekili Yıldırım, "HDP'li hiçbir milletvekili PKK adına taziye kabul etmemiştir. Bu yalan." dedi.
Taziyenin dini ve toplumsal açıdan ne anlama geldiğini bilmeyenlerle vakit kaybetmek istemediklerini söyleyen Yıldırım, dünyadaki hükmü üzerinden kalkmış olan ölülere, nasıl yaklaşılması gerektiğini ayetler ve hadislerden öğrenmelerini önerdi.
Yıldırım, "YPG'lilerin hayatını kaybettikten sonra taziyesine giden milletvekillerinize aynı söylemlerde bulunma cesaretiniz var mı? Yoksa yüzyıllık bir toplumsal vaka olan bu sosyolojik vakayı anlamadan, ancak bu Genel Kurul gündemi işgal edilebilir." diye konuştu.
CHP'li Altay da Muş'un sözleri üzerine sataşma nedeniyle kürsüye geldi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun NATO tatbikatında yaşanan skandaldan sonra verdiği tepkiyi hatırlatarak, kendisinin de bu görüşte olduğunu belirtti.
NATO tatbikatındaki "Atatürk ve Erdoğan düşmanlığı" skandalına neden olanların seceresinin ortaya çıkarılması gerektiğini vurgulayan Altay, şunları kaydetti:
"Türkiye bu özürü yeterli bulursa da ben bulmam dedim. Bunun dibine kadar inmek araştırmak lazım dedim. Arkasında kimin olup olmadığı araştırılmıyorsa o zaman akla bunun bir mizansen olduğu gelir dedim. Sözümün arkasındayım. Orada Atatürk değil de sadece Erdoğan olsaydı da bu şekilde bir saygısızlık olsaydı, şerefimle temin ediyorum, CHP'nin tepkisi aynı olurdu."
CHP'nin 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili tavrının da tartışma götürmeyecek kadar açık olduğunu belirten Altay, "15 Temmuz adi, aşağılık, alçak bir Fetullah Gülen darbesidir. Bu, CHP'nin görüşüdür. Ancak madem öyle, Fetullah Gülen cemaatinden bir FETÖ üretilmesinde de bu ülkede herkesten çok AK Parti'nin dahli vardır." diye konuştu.
AK Parti'li Muş tekrar kürsüye gelerek, sıradan bir vatandaşın cenazesinin söz konusu olmadığını söyledi.
Siyaset yapanların terörle bağlantılı kişilerin cenazesine katılmasının bu kişileri cesaretlendireceğine işaret eden Muş, meselenin dini boyutunu tartışmadıklarını dile getirdi.
HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise sataşma nedeniyle yaptığı konuşmada, söz konusu olayda taziye kabul etme değil, taziye bildirme olduğunu kaydederek, "Hukuken halka yasak olmayan bir şeyin vekile nasıl yasak olacağını birisi çıksın izah etsin. O cenazeye sıradan yurttaşlar katıldı. Kanunlarımızda cenazeye katılmak diye bir suç var mı?" diye sordu.
Genel Kurul'da bulunan AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik de söz alarak NATO tatbikatındaki "Atatürk ve Erdoğan düşmanlığı" skandalı ile ilgili konuştu.
Olayın bilgisini Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile Kanada'ya giderken yakıt ikmal için durdukları İrlanda'da öğrendiklerini aktaran Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu durum haber alınır alınmaz bir saniye bile tereddüt edilmeden askerlerimizin derhal tatbikattan çekilmesi gerektiği ifade edildi. Hatta tatbikatın son gününe girildiği için fiilen bitiyordu ama bunun bile beklenmemesi gerektiği ifade edildi. Karşı tarafa da bu durumu güçlü bir şekilde protesto ettiğimiz ifade edildi. Halifax'a gittiğimizde Güvenlik Forumunun başlangıcında NATO Genel Sekreteri de oradaydı. NATO Genel Sekreteri ile hem ben hem Genelkurmay Başkanımız ayrı ayrı görüştük. Genel Sekreter güçlü bir şekilde her birimize ayrı ayrı özür dilediklerini ifade etti."
Türkiye'nin özür meselesi ile yetinip yetirmeyeceği yönündeki eleştirilere yanıt vermek istediğini dile getiren Çelik, "İfade ettiğimiz şey şudur; bu şahsın NATO tatbikatından atılmasını yeterli bulmuyoruz. Bu şahsın cezalandırılması için bir soruşturma açılmasını bekliyoruz ve cezalandırılması konusunu takip edeceğiz diye ifade ettik. Cezalandırma konusunun tek bir kişiye indirilerek dosyanın kapanmasını istemiyoruz." dedi.
NATO'nun üye ülkelerin güvenliğini sağlamak için kurulan bir örgüt olduğunun altını çizen Çelik, şunları kaydetti:
"NATO kendi tatbikatının güvenliğini nasıl sağlayamıyor? Türkiye'nin kurucu önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanına karşı saygısızlık nasıl yapılmıştır? Bu şahsın mutlaka bağlı olduğu bir emir komuta zinciri vardır. O zincirin de soruşturulmasını istiyoruz. Bundan sonra benzer şeyler olmaması için ne tür tedbirler alınacaktır? NATO'dan da bununla ilgili güçlü bir şekilde bildirim yapılmasını istediğimizi belirttik. Olay sadece bir özürle geçiştirilmiyor. Tarafımızdan bunlar da ifade edilmiştir."
CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici, AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş'un kendisine yönelik eleştirileri nedeniyle söz aldı.
15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili bir televizyon programındaki sözlerinin, başka bir televizyon kanalında başı ve sonu kesilerek yayınlandığını anlatan Kesici, "FETÖ'nün 15 Temmuz darbe kalkışmasının arkasında olduğuna dair bir şüphe var mı? Türkiye'nin böyle bir şüphesi olabilir mi? Benim hiçbir şüphem yok. Türkiye'nin hiçbir şüphesi yok. Bana göre dünyadaki hiçbir devletin de bir şüphesi yok." ifadesini kullandı.
Kesici'nin açıklamalarının ardından bazı AK Partili ve CHP'li milletvekilleri arasında sözlü tartışma yaşandı.
TBMM Genel Kurulu, "torba tasarı"nın görüşmelerinin tamamlanmaması halinde cuma günü de çalışacak.
AK Parti'nin, Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerine ilişkin grup önerisi görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerine konuşan AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın dördüncü bölümünü bugün bitirmeyi planladıklarını söyledi.
Yarın ise tasarının beşinci bölümünün görüşmelerinin bitimine kadar Genel Kurulun çalışmasını önerdiklerini belirten Can, "Perşembe günü ise kanunun tamamının görüşülmesi halinde, Genel Kurulu kapatmayı, eğer kanunun görüşmeleri tamamlanmazsa cuma günü saat 14.00'de başlayarak kanunun görüşmelerinin tamamlanmasına kadar Genel Kurul'un çalışmasını öneriyoruz." diye konuştu.
Can ayrıca, Genel Kurulun 28, 29, 30 Kasım ile 5,6,7 Aralık tarihlerinde de saat 24.00'e kadar çalışması ve 5, 12, 19 ile 26 Aralık 2017 tarihlerindeki birleşimlerde sözlü soruların görüşülmemesi önerisinde bulunduklarını kaydetti.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, ülkenin gündemi ile TBMM Genel Kurulunun gündeminin epeydir birbirinden koptuğunu savundu.
Yoksulluğu azaltabilecek, ekonomik refah düzeyini artırabilecek yasa tasarıları üzerinde çalışma yapılamadığını ileri süren Yıldırım, bunlar yapılamadığı için de işsizliğin arttığını, enflasyonun yükseldiğini, dövizin ateşinin söndürülemediğini savundu.
CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen, 14 milyon kadının şiddete maruz kaldığı bir ülkede Meclis'in ne yaptığı sorusunu yöneltti.
AK Partinin grup önerisi, oylamanın ardından kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda ayrıca, Meclis Başkanlık Divanı ve komisyon üyeliklerinin sayı ve dağılımlarına ilişkin Danışma Kurulu önerisi de kabul edildi.
Genel Kurulda, MHP'nin, Behçet hastalarının ve ailelerinin sorunlarının araştırılması konusundaki araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerine konuşan MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul, kronik bir hastalık olan Behçet hastalığının erken teşhis edilebildiğini ancak bunun için bazı önlemlerin alınması gerektiğini söyledi.
Kullanılan bütün ilaçların SGK tarafından karşılanması ve bürokratik mevzuatın azaltılmasına ihtiyaç duyulduğunu aktaran Yurdakul, hastalar ve aileler için sosyal programların uygulanmasının gereğine işaret etti.
HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım, halk sağlığı ve koruyucu hekimliğin önemine dikkati çekerek, son yıllarda sağlık alanındaki yanlış uygulamaların bu alanda çeşitli sorunlara yol açtığını söyledi.
CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak, Behçet hastalığının genellikle öldürmeyen ancak "süründüren" bir hastalık olduğunu, Türkiye'de her bin kişiden 1 ile 4'ünün bu hastalığa yakalandığını vurguladı.
Hastalıkla ilgili farkındalık yaratmanın önemine değinen Çamak, Türkiye'de şu anda kaç Behçet hastasının bulunduğuna ilişkin bilgiye ulaşamadığını dile getirdi.
AK Parti Mersin Milletvekili Yılmaz Tezcan, Behçet hastalığı tanısının 20 ile 40 yaşları arasında konulduğunu, bunun bulaşıcı bir hastalık olmadığını söyledi. Bu hastalığa ilişkin tahlillerin ücretsiz yapıldığını anımsatan Tezcan, ilaç ve tanı noktasında ise hastalar için önemli katkıların sağlandığını ifade etti.
Genel Kurulda, HDP'nin, Hükümetin ekonomi politikaları kapsamında, hane halkı, bireyler ve kobileri finansal sisteme çekme niyetiyle borçlandırma mekanizmalarının ve uygulamaların araştırılmasına ilişkin önergesinin gündeme alınması önerisi de ele alındı.
Partisinin önerisi üzerine konuşan HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, uluslararası endeks kuruluşlarının yaptıkları değerlendirmede Türkiye ekonomisinin kırılganlık listesinde yer almaya devam ettiğini aktardı.
Doların ve avronun, Türk lirası karşısında son yılların en yüksek değerine çıktığını ifade eden Kürkcü, ekonominin apansız çökme tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu savundu.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, son yıllarda tüketimin pompalandığını, cari açığın artış gösterdiğini, şu anda ise bir borç sarmalına girildiğini öne sürdü.
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, kobilerin ekonominin yüzde 90'ını oluşturduğunu anımsatarak, 322 bin kobinin icralık olduğunu, bunların adeta kan ağladığını söyledi.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Abdullah Nejat Koçer, ekonomiyi daha da iyi düzeye getirmek için Meclis'te onlarca yasanın çıkarıldığını anımsatarak, Kredi Garanti Fonunun performansının artırılmasına yönelik çalışmaların da yapıldığını hatırlattı.
Ekonomideki büyüme hızının arttığına ve istikrarlı bir sürece girildiğine işaret eden Koçer, ihracattaki artışın sürdüğünü ve işsizlikte geriye doğru gidişatın gözlendiğini söyledi.
Genel Kurulda CHP'nin, asker zehirlenmelerinin araştırılmasına ilişkin önergesinin gündeme alınması önerisi de görüşüldü.
Partisinin önerisi üzerine konuşan CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, askeri birliklerde ve kamu kurumlarında "yandaş" yemek firmalarına ihalelerin verildiğini savundu.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, 2017 yılında toplu gıda ve beslenme hizmeti verilen bazı askeri kışla ve okullarda zehirlenme olaylarının yaşandığını hatırlatarak, yemek ihaleleri kuralına uygun yapılmadığı müddetçe bu tür olayların meydana gelmeye devam edeceğini savundu.
HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, zehirlenme olaylarının gereğince incelenerek aydınlatılmasını istedi.
AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, bazı kışlalarda meydana gelen asker zehirlenmeleri üzerine yapılan soruşturmalar sonucunda ilgili firmaların yetkilileri hakkında adli sürecin başlatıldığını anımsattı.
MHP, HDP ve CHP'nin önergelerinin gündeme alınması önerileri kabul edilmedi.
Öte yandan CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel'in Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Yönelik Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınma önergesi kabul edilmedi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
