2012-10-12 - 15:22
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında eski BDP Milletvekili Sevahir Bayındır hakkında yargılandığı bir dava nedeniyle mahkemece yakalama kararı çıkarılması ve Haklarında düzenlenen fezlekeler ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında eski BDP Milletvekili Sevahir Bayındır hakkında yargılandığı bir dava nedeniyle mahkemece yakalama kararı çıkarılması ve Haklarında düzenlenen fezlekeler ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, "Bu gördüğünüz fezleke listeleri cumhuriyet tarihinin kuruluşundan bu yana hiçbir hükümet döneminde görülmemiş bir siyasi baskının belgeleridir. Hiçbir dönemde tek parti iktidar dönemleri yaşandı, darbe dönemleri yaşandı ama hiçbir yönetim şeklinde bu iktidarın uyguladığı baskı kadar olmamıştır." dedi
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, sözlerinde şunları kaydetti:
"Bugün basında yer alan bir habere göre Şırnak eski milletvekili Sevahir Bayındır hakkında Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin yakalama kararı çıkarttığı belirtiliyor. Bu arkadaşımız polis saldırıları yüzünden Türkiye'de iki kez ameliyat oldu. Ancak bir netice alamadığı için şimdi üçüncü kez yurtdışında ameliyat oldu ve tedavisi sürmektedir. Ancak bu saldırılar ile ilgili tek bir görevli hakkında soruşturma açılmazken biz milletvekilleri hakkında soruşturma açıldı ve bu fezlekeler meclise gönderiliyor.
Biz burada öyle bir hukuk devletinde yaşıyoruz ki saldırganlar hem suçlu hem güçlü konumunda. Hem vuruyor hem kemikleri kırıyor hem yaralıyor hem de üstüne soruşturma açarak yakalama kararı çıkartıyorlar. Böylesine bir adaletsizlik, hukuksuzluk, başıboşluk hiçbir demokraside yoktur.
Bu nedenle siyasallaşmış yargının ve özel yetkili mahkemelerin ki bu son çıkarılan yasa ile özel ağır ceza mahkemelerinin ne kadar yönetenlerin ve iktidarın, siyasi iradenin etkisi altında hareket ettiğinin çok açık bir göstergesidir bu fezlekeler.
Fezleke rekoru bizdedir. Fezleke rekoru BDP'dedir. Sizler bana soru sorabilirsiniz ama ben size cevap verdiğim zaman fezleke konusu oluyor. Burası meclisin çatısıdır. Hatırlarsınız siz bana bir soru sormuştunuz? "İçişleri bakanımız tükürükle boğmaktan" bahsetmişti ve bu kullandığı yakışıksız kelimeler nedeni ile bir gazeteci arkadaşımız bana soru sormuştu. Bende "Bu halkın da bir sabrı vardır. Bu sabır taştığı zaman böylelerini tsunami de götürür." demiştim. Bu konuşmamım da fezleke yapıp göndermişler.
Kürtçe konuşmalardan tutun Silopi deki ilçe binası ile belediyenin arası 200 metredir. İlçe binasında partililerle beraberiz oradan iniyoruz ve belediye binasına yürümek için gidiyoruz. İzinsiz gösteri düzenlediniz diye bize fezleke gönderdiler. Yani bizim sokakta yürümemiz hükümetin ve güvenlik güçlerinin, güvenlik konseptine göre izinsiz gösteri olarak görülmektedir. Yani sokakta yürümek için valilerin, kaymakamların ve emniyet müdürlerinin bize izin vermesi gerekiyor.
01. Ekim.2012 tarihi itibarı savcılıklar o kadar çok çalışmış ki; bunun sonucunda hakkımızda tomarla fezleke düzenlenmiştir. Sadece bizim partimize ve milletvekillerimize tam 833 tane fezleke gönderilmiş. İlginç olan şey ise Bakana cevap veriyorsunuz, Başbakan'a cevap veriyorsunuz, bir görevliye cevap veriyorsunuz kamu yöneticisine hakaretten sürekli adınıza fezleke gönderiyorlar. Başbakan her gün her yerde istediği küfürü edebiliyor, istediğini söyleyebiliyor zaman zaman ona muhalefet eden benzer şeyler oluyor ama bir tane hakkında fezleke düzenlenmemiştir.
Bakanların hepsi kamu görevlisi de memur mu bunlar. KPSS ile gidip Bakan mı oldular. Bunlar siyasi bir partinin temsilcileri değil mi! Biz muhalefet partisi değil miyiz! Bunların yaptıkları icraatlara ve sözlere iki laf etme hakkımız yok mu! Maalesef onlara söz söylemek suç ve yasak onların söz söylemesi sonuna kadar özgürlük ve düşünce özgürlüğü.
Bu gördüğünüz fezleke listeleri cumhuriyet tarihinin kuruluşundan bu yana hiçbir hükümet döneminde görülmemiş bir siyasi baskının belgeleridir. Hiçbir dönemde tek parti iktidar dönemleri yaşandı, darbe dönemleri yaşandı ama hiçbir yönetim şeklinde bu iktidarın uyguladığı baskı kadar olmamıştır." Dedi
Alper Durmaz
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, "Bu gördüğünüz fezleke listeleri cumhuriyet tarihinin kuruluşundan bu yana hiçbir hükümet döneminde görülmemiş bir siyasi baskının belgeleridir. Hiçbir dönemde tek parti iktidar dönemleri yaşandı, darbe dönemleri yaşandı ama hiçbir yönetim şeklinde bu iktidarın uyguladığı baskı kadar olmamıştır." dedi
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, sözlerinde şunları kaydetti:
"Bugün basında yer alan bir habere göre Şırnak eski milletvekili Sevahir Bayındır hakkında Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin yakalama kararı çıkarttığı belirtiliyor. Bu arkadaşımız polis saldırıları yüzünden Türkiye'de iki kez ameliyat oldu. Ancak bir netice alamadığı için şimdi üçüncü kez yurtdışında ameliyat oldu ve tedavisi sürmektedir. Ancak bu saldırılar ile ilgili tek bir görevli hakkında soruşturma açılmazken biz milletvekilleri hakkında soruşturma açıldı ve bu fezlekeler meclise gönderiliyor.
Biz burada öyle bir hukuk devletinde yaşıyoruz ki saldırganlar hem suçlu hem güçlü konumunda. Hem vuruyor hem kemikleri kırıyor hem yaralıyor hem de üstüne soruşturma açarak yakalama kararı çıkartıyorlar. Böylesine bir adaletsizlik, hukuksuzluk, başıboşluk hiçbir demokraside yoktur.
Bu nedenle siyasallaşmış yargının ve özel yetkili mahkemelerin ki bu son çıkarılan yasa ile özel ağır ceza mahkemelerinin ne kadar yönetenlerin ve iktidarın, siyasi iradenin etkisi altında hareket ettiğinin çok açık bir göstergesidir bu fezlekeler.
Fezleke rekoru bizdedir. Fezleke rekoru BDP'dedir. Sizler bana soru sorabilirsiniz ama ben size cevap verdiğim zaman fezleke konusu oluyor. Burası meclisin çatısıdır. Hatırlarsınız siz bana bir soru sormuştunuz? "İçişleri bakanımız tükürükle boğmaktan" bahsetmişti ve bu kullandığı yakışıksız kelimeler nedeni ile bir gazeteci arkadaşımız bana soru sormuştu. Bende "Bu halkın da bir sabrı vardır. Bu sabır taştığı zaman böylelerini tsunami de götürür." demiştim. Bu konuşmamım da fezleke yapıp göndermişler.
Kürtçe konuşmalardan tutun Silopi deki ilçe binası ile belediyenin arası 200 metredir. İlçe binasında partililerle beraberiz oradan iniyoruz ve belediye binasına yürümek için gidiyoruz. İzinsiz gösteri düzenlediniz diye bize fezleke gönderdiler. Yani bizim sokakta yürümemiz hükümetin ve güvenlik güçlerinin, güvenlik konseptine göre izinsiz gösteri olarak görülmektedir. Yani sokakta yürümek için valilerin, kaymakamların ve emniyet müdürlerinin bize izin vermesi gerekiyor.
01. Ekim.2012 tarihi itibarı savcılıklar o kadar çok çalışmış ki; bunun sonucunda hakkımızda tomarla fezleke düzenlenmiştir. Sadece bizim partimize ve milletvekillerimize tam 833 tane fezleke gönderilmiş. İlginç olan şey ise Bakana cevap veriyorsunuz, Başbakan'a cevap veriyorsunuz, bir görevliye cevap veriyorsunuz kamu yöneticisine hakaretten sürekli adınıza fezleke gönderiyorlar. Başbakan her gün her yerde istediği küfürü edebiliyor, istediğini söyleyebiliyor zaman zaman ona muhalefet eden benzer şeyler oluyor ama bir tane hakkında fezleke düzenlenmemiştir.
Bakanların hepsi kamu görevlisi de memur mu bunlar. KPSS ile gidip Bakan mı oldular. Bunlar siyasi bir partinin temsilcileri değil mi! Biz muhalefet partisi değil miyiz! Bunların yaptıkları icraatlara ve sözlere iki laf etme hakkımız yok mu! Maalesef onlara söz söylemek suç ve yasak onların söz söylemesi sonuna kadar özgürlük ve düşünce özgürlüğü.
Bu gördüğünüz fezleke listeleri cumhuriyet tarihinin kuruluşundan bu yana hiçbir hükümet döneminde görülmemiş bir siyasi baskının belgeleridir. Hiçbir dönemde tek parti iktidar dönemleri yaşandı, darbe dönemleri yaşandı ama hiçbir yönetim şeklinde bu iktidarın uyguladığı baskı kadar olmamıştır." Dedi
Alper Durmaz
