2011-08-26 - 12:18
CHP Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Deniz Feneri davasına ve kömür yardımları ile ilgili yolsuzluklara ilişkin açıklamalarda bulundu.
CHP Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Deniz Feneri davasına ve kömür yardımları ile ilgili yolsuzluklara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kart, Deniz Feneri davasıyla ilgili olarak "Savcılar müdahalelere rağmen hukuku uygulamaya çalıştılar. Hiç önyargı içine girmeden; bir yerlere servis yapmadan şüphelilere ulaşma yöntemini uyguladılar. Adalet Bakanlığının delillerin bir yerlere ulaşacağından endişe ettiğini görüyoruz. Adalet bakanlığı; soruşturmayla ilgili olarak en son başsavcı vekilini değiştirdi: Adım adım titiz savunmayı sürdüren mevcut savcıların görev yeri değişikliği, yada başka yöntemlerle dosyadan uzaklaştırılmasının bir anlamı olabilir. O da şudur; siyasi iktidar soruşturmanın dahada büyümesinden gerçeklerin ortaya çıkmasından endiye duymaktadır. Tüzel kişilik olarak suçlu duruma geleceğinin paniğini yaşamaktadır." diye konuştu.
hsyk
kömür yardımları üzerinden yolsuzluklar yapıldığını söyleyen Kart, "2003- 2008 yılları arasında yapılmış yolsuzluklar ile ilgili rapor var. Raporda yolsuzluğun hangi firmalar eliyle yapıldığı anlatılıyor. Genel Kurulda bu konuyu ısrarla dile getirdik. Enerji Bakanının özel gayretiyle bu raporun gereği bugüne kadar yapılmadı. Raporun akıbetini iki yıldan beri takip ediyorum. Raporun savcılık kayıtlarına ulaşamıyoruz. Resmi bir evrakı birileri; devletin savcısı gayri resmi olarak tutuyor. Devletin savcılarına talimat yoluyla suç işleten bir siyasi iktidardan bahsediyorum. Görev ve yetkilerini kötüye kullanan savcı hakkında HSYK'ya suç duyurusunda bulunduk. HSYK hükümetin talimatları doğrultusunda görev yaptığını bir kez daha gösterdi ve suç duyurumuz hakkında 25 Mayısta işlem yapılmaması kararı verildi." şeklinde konuştu.
Kart sözlerini şöyle sürdürdü:
"Halkın yardım duygularını istismar eden; kazanç elde edilen kömür yardımı üzerinden bile yolsuzluk mekanizması oluşturan bir siyasi iktidar. Bu tabloyu anlatmaya devam edeceğiz: hem önergeler yoluyla hem suç duyuruları yoluyla kararlılıkla takip edeceğiz:
Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Kart; Genelkurmaş Başkanı'nın dinlenmesi ile ilgili olarak; "Bu T.C.'yi yönetenlerin sorumsuzluğudur. Yabancı istismar gelip senin genel kurmayını dinliyorsa; sen buna karşı bir şey yapmayacakmısın? Senin bu noktada bir sorumlulugun yok mu? senin istihbaratın ne yapıyor? birilerinin illegal karargah kurmasına zemin hazırladın. Cumhurbaşkanının bu süreçte görev ve sorumluluk üstlendiğini duydunuz mu? Cumhurbaşkanı başkomutanı olduğukarargahın dinlenmesinden rahatsız değil mi? Başkomutanı olduğu karargahi dinleyenleri ortaya çıkarmak konusunda cumhurbaşkanı devletin bayı olarak neden harekete geçmiyor? sorgulamamız gereken bu değil mi? Cumhurbaşkanı neden bu tabloyu görmüyor; görmezden geliyor? yoksa Cumhurbaşkanı bu mekamizmanın üstüne gidecek cesarete sorumluluk anlayışına sahip değil mi? yada bu mekanizma Cumhurbaşkanlığını da kuşatmış mıdır?" dedi.
(12.18)
Kart, Deniz Feneri davasıyla ilgili olarak "Savcılar müdahalelere rağmen hukuku uygulamaya çalıştılar. Hiç önyargı içine girmeden; bir yerlere servis yapmadan şüphelilere ulaşma yöntemini uyguladılar. Adalet Bakanlığının delillerin bir yerlere ulaşacağından endişe ettiğini görüyoruz. Adalet bakanlığı; soruşturmayla ilgili olarak en son başsavcı vekilini değiştirdi: Adım adım titiz savunmayı sürdüren mevcut savcıların görev yeri değişikliği, yada başka yöntemlerle dosyadan uzaklaştırılmasının bir anlamı olabilir. O da şudur; siyasi iktidar soruşturmanın dahada büyümesinden gerçeklerin ortaya çıkmasından endiye duymaktadır. Tüzel kişilik olarak suçlu duruma geleceğinin paniğini yaşamaktadır." diye konuştu.
hsyk
kömür yardımları üzerinden yolsuzluklar yapıldığını söyleyen Kart, "2003- 2008 yılları arasında yapılmış yolsuzluklar ile ilgili rapor var. Raporda yolsuzluğun hangi firmalar eliyle yapıldığı anlatılıyor. Genel Kurulda bu konuyu ısrarla dile getirdik. Enerji Bakanının özel gayretiyle bu raporun gereği bugüne kadar yapılmadı. Raporun akıbetini iki yıldan beri takip ediyorum. Raporun savcılık kayıtlarına ulaşamıyoruz. Resmi bir evrakı birileri; devletin savcısı gayri resmi olarak tutuyor. Devletin savcılarına talimat yoluyla suç işleten bir siyasi iktidardan bahsediyorum. Görev ve yetkilerini kötüye kullanan savcı hakkında HSYK'ya suç duyurusunda bulunduk. HSYK hükümetin talimatları doğrultusunda görev yaptığını bir kez daha gösterdi ve suç duyurumuz hakkında 25 Mayısta işlem yapılmaması kararı verildi." şeklinde konuştu.
Kart sözlerini şöyle sürdürdü:
"Halkın yardım duygularını istismar eden; kazanç elde edilen kömür yardımı üzerinden bile yolsuzluk mekanizması oluşturan bir siyasi iktidar. Bu tabloyu anlatmaya devam edeceğiz: hem önergeler yoluyla hem suç duyuruları yoluyla kararlılıkla takip edeceğiz:
Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Kart; Genelkurmaş Başkanı'nın dinlenmesi ile ilgili olarak; "Bu T.C.'yi yönetenlerin sorumsuzluğudur. Yabancı istismar gelip senin genel kurmayını dinliyorsa; sen buna karşı bir şey yapmayacakmısın? Senin bu noktada bir sorumlulugun yok mu? senin istihbaratın ne yapıyor? birilerinin illegal karargah kurmasına zemin hazırladın. Cumhurbaşkanının bu süreçte görev ve sorumluluk üstlendiğini duydunuz mu? Cumhurbaşkanı başkomutanı olduğukarargahın dinlenmesinden rahatsız değil mi? Başkomutanı olduğu karargahi dinleyenleri ortaya çıkarmak konusunda cumhurbaşkanı devletin bayı olarak neden harekete geçmiyor? sorgulamamız gereken bu değil mi? Cumhurbaşkanı neden bu tabloyu görmüyor; görmezden geliyor? yoksa Cumhurbaşkanı bu mekamizmanın üstüne gidecek cesarete sorumluluk anlayışına sahip değil mi? yada bu mekanizma Cumhurbaşkanlığını da kuşatmış mıdır?" dedi.
(12.18)
