2026-01-14 - 18:09
TBMM PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNDA TÜRKİYE VARLIK FONU DENETİMİ GÖRÜŞÜLÜYOR
Plan ve Bütçe Komisyonunda, Türkiye Varlık Fonu Yönetim Anonim Şirketi ile Türkiye Varlık Fonunun 2024 Yılı Mali Tabloları ve Faaliyetleri ile İlgili Denetim Raporlarının Sunulduğuna Dair Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi'nin görüşülmesine başlandı.

Komisyon, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı.

Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Uyarınca, Türkiye Varlık Fonu Yönetim Anonim Şirketi ile Türkiye Varlık Fonunun 2024 Yılı Mali Tabloları ve Faaliyetleri ile İlgili Denetim Raporlarının Sunulduğuna Dair Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi'nin görüşülmesi öncesi usul tartışması açıldı.

Söz alan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Türkiye Varlık Fonunda "denetimsizlik" olduğunu savundu.

Devlet Denetleme Kurulu Denetçisi İlkay Çelenay da denetim sürecine ilişkin bilgi ve detayları paylaştı.

Toplantıda, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Arda Ermut, sunumunu gerçekleştiriyor.

Komisyon üyelerine sunum yapan Ermut, bağımsız denetim ve Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporlarına yönelik bilgi verdi.

Ermut, Fon tarafından 14 Mart 2025'te Hazine garantisi bulunmayan sendikasyon kredisi anlaşmasının başarıyla tamamlandığına işaret ederek, "Bu işlem itibarıyla Türkiye Varlık Fonunun finansman işlemlerinin hiçbirisinde teminat veya Hazine garantisi bulunmamaktadır." dedi.

Bağımsız denetim ve DDK'nin raporlama sürecine değinen Ermut, TVF olarak küresel varlık fonlarıyla ilgili güncel gelişmeleri takip ettiklerini söyledi. Son birkaç yılda ulusal varlık fonlarının ekosistemi açısından dikkati çekici gelişmelere sahne olduğunu anlatan Ermut, farklı ekonomik yapılara sahip ülkeler tarafından yeni kurulan ulusal varlık fonlarını örnek gösterdi.

Ermut, TVF'nin ülke menfaatleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü dile getirerek, şöyle konuştu:

"2025 yılı itibarıyla portföyümüzde 7 farklı sektörde 34 şirket, 2 lisans ve 46 gayrimenkul bulunmaktadır. Türkiye Varlık Fonunun kurulduğu günden itibaren portföyünde yer alan şirketlerin faaliyet gösterdiği sektörlerde katma değer oluşturduğunun ve gerçekleştirdiği iş ve işlemler sayesinde portföyünü büyüttüğünün altını çizmek isterim. Türkiye Varlık Fonumuz kuruluşundan bu yana yapmış olduğu sermaye artışları, birleşme ve satın alma işlemleri ve sıfırdan yatırımlarla toplam 18 milyar dolar yeni yatırım gerçekleştirmiştir."

- "TVF, ulusal varlık fonları sıralamasında ilk 10'a girdi"

Stratejik alanlarda faaliyet gösteren Fon'un, sürdürülebilir yatırımlar ve stratejik işlemler sayesinde sağlam bilanço ve sağlıklı nakit akışıyla güçlü yapıya kavuştuğunu vurgulayan Ermut, şöyle devam etti:

"Konsolide mali raporlara göre, Türkiye Varlık Fonu varlıklara değer katma hedefi doğrultusunda önemli büyüme kaydetmiş, toplam varlıklar 2023 yılı sonunda 9,4 trilyon lira seviyesinden yaklaşık yüzde 36 artışla 12,7 trilyon liraya ulaşmıştır. Aynı dönemde dolar bazında varlık büyüklüğü de 318 milyar dolardan 360 milyar dolara yükseldi. Bu büyümede finansal hizmetler, enerji ve maden ile ulaştırma ve lojistik sektörleri öncü rol oynamıştır. Türkiye Varlık Fonu olarak ulaştığımız 360 milyar dolarlık aktif büyüklükle varlık fonlarının global düzeydeki monitör eden kurum olan Global SWF'in uluslararası ulusal varlık fonları sıralamasında da ilk 10 varlık fonu arasına girdi."

Ermut, konsolide verilere bakıldığında toplam hasılatta yaklaşık olarak yüzde 72'lik büyüme görüldüğüne dikkati çekerek, konsolide net dönem karının da 321 milyar liradan 371 milyar liraya yükseldiğini vurguladı. 2023'te 535 milyar lira olan faiz, amortisman ve vergi öncesi karın (FAVÖK), 2024'te yüzde 57'lik artışla 839 milyar liraya ulaştığını bildiren Ermut, "Bu artış dolar bazında ise yaklaşık yüzde 14'e tekabül ediyor. Fonun öz kaynakları incelendiğinde konsolide öz kaynakların 1,5 trilyon liradan 2 trilyon liraya ulaştığı ve öz kaynakların her geçen yıl daha da güçlendiği görülüyor." ifadelerini kullandı.

- İzmir Limanı geliştirme projesi kapsamında yatırım öncesi çalışmalar tamamlandı"

Kamu sigorta ve emeklilik şirketlerinin birleşme sürecinden kaynaklanan borç yükümlülüklerinin tamamen kapatıldığını belirten Ermut, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İzmir Limanı geliştirme projesi kapsamında yatırım öncesi çalışmalar tamamlanmıştır. Yerli ve yabancı firmalarla yapılan görüşmelerde yatırımın işletici firma tarafından yapılacağı alternatifle ilgili beklentileri karşılayan teklifler alınmaması üzerine kamu menfaatinin korunması amacıyla yatırımın TVF tarafından yapılması, işletmenin devredilmesi seçeneği değerlendirilmektedir. Ayrıca PTT'nin de finansal olarak sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amacıyla yeniden yapılandırma çalışmalarına devam edilmektedir."

- "Yatırımlar belli stratejik amaçlar çerçevesinde gerçekleşiyor"

Ermut, TVF'nin bugüne kadar üzerinde çalıştığı yatırımları belli stratejik amaçlar çerçevesinde gerçekleştirdiğine işaret ederek, TVF'nin söz konusu stratejik amaçlarına ilişkin bilgi verdi.

Gerçekleştirdikleri bazı yatırımların finansal performanslarına değinen Ermut, TVF'nin portföyünde yer alan şirketlerin değerini artırması hedefi dikkate alındığında somut yansımalara ilişkin örnekler verdi.

Ermut, TVF altında tek çatı altında birleştirilen kamu sigorta şirketlerinin Türkiye Sigorta markası altında güncel durumda sektör lideri olarak faaliyetlerini sürdürdüğüne işaret ederek, "Birleşme işlemi 285 milyon dolara mal olarak gerçekleşmiş, güncel durumda şirketin piyasa değeri yaklaşık 2,7 milyar dolar seviyesine ulaşmış bulunmaktadır. Türkiye Varlık Fonunun yüzde 81 oranındaki payı dikkate alındığında söz konusu hisselerin bugünkü değerinin yaklaşık 2,2 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtilmekte olup, yaklaşık 2 milyar dolarlık bir değer artışından bahsedilmektedir." değerlendirmelerinde bulundu.

- "Türk Telekom'un geleceğindeki belirsizlikler giderildi"

Yatırım faaliyetlerinde ticari anlamda da karlı yatırımlar olmasına özen gösterdiklerini belirten Ermut, "Ülkemizdeki stratejik sektörlere yatırım yapma amacımız doğrultusunda attığımız diğer bir adım Türk Telekom'un yüzde 55'ine karşılık gelen payların satın alınarak portföyümüze dahil edilmesi olmuştur." dedi.

Ermut, işlem sonrasında öncelikli olarak kamu menfaatleriyle uyumlu bir yönetişim mekanizması ve öngörülebilir bir strateji tesis edildiğine dikkati çekerek, "Bu sayede şirketin hem operasyonel karar alma süreçleri hem de uzun vadeli stratejik planlaması sağlıklı bir zemine oturtulmuştur. Türk Telekom'un geleceğindeki belirsizlikler giderilerek Sabit Hizmetler İmtiyaz Sözleşmesi 2050 yılına kadar uzatılmıştır. Sözleşme kapsamında Türk Telekom'un yapacağı yatırımlar ile 2,5 milyar doları doğrudan Hazine olmak üzere ekonomiye toplam 20 milyar dolar katkı sağlanacaktır." diye konuştu.

5G ihalesinde Türk Telekom'un pazardaki toplam frekans bandı sahiplik oranını artırdığını da söyleyen Ermut, diğer portföy şirketleri Turkcell ile TVF portföyündeki telekomünikasyon şirketlerinin 2,7 milyar dolar 5G yatırımı yapacağını aktardı.

Ermut, finansal göstergeler tarafından bakıldığında Türk Telekom'un toplam cari piyasa değerinin yaklaşık 4,8 milyar dolar seviyesine ulaştığını bildirerek, "TVF'nin satın aldığı yüzde 55'lik paya gelen karşılık hisse değeri de yaklaşık 2,7 milyar dolar seviyesindedir. Satın alma işleminin Türkiye Varlık Fonuna maliyetinin 1,65 milyar dolar olduğu dikkate alındığında söz konusu yatırım sonrasında yaklaşık 1 milyar dolarlık değer artışı sağlanmıştır." dedi.

- "İstanbul Finans Merkezi'nin tahmini değeri yaklaşık 2,9 milyar dolar"

Ermut, bir diğer katma değer oluşturdukları projenin İstanbul Finans Merkezi (İFM) olduğuna işaret ederek, merkezin halihazırda 20 bin çalışana ev sahipliği yaptığını ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile Borsa İstanbul'un da ilerleyen dönemde İFM'ye taşınması çalışmalarının devam ettiğini anlattı.

Projenin tahmini değerinin 2024 sonu itibarıyla yaklaşık 2,9 milyar dolar olduğuna işaret eden Ermut, "Günümüz piyasa koşullarında İFM gibi bir yatırımın sıfırdan hayata geçirilmesi, çok daha yüksek maliyetle karşılaşılması kaçınılmazdır. Yaptığımız yaklaşık 1,5 milyar dolarlık yatırım düşünüldüğünde İFM projesinin TVF tarafından katma değer oluşturan önemli yatırım olduğu ortadadır." diye konuştu.

Ermut, maden sektöründeki yatırımlarına ilişkin bilgi vererek, Türkiye Maden'in, TVF portföyünde yer alan maden ruhsatları kapsamında arama ve geliştirme faaliyetlerine odaklanan, stratejik yapı olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü kaydetti.

- Türkiye Teknoloji Fonu tarafından yaklaşık 140 milyon dolar üzerinde katkı

Türkiye Teknoloji Fonu ile ilgili de çalışmalarının hızla devam ettiğine işaret eden Ermut, şu ifadeleri kullandı:

"2023'te faaliyete geçen Türkiye Teknoloji Fonu programı kapsamında yatırım kriterlerini sağlayan fonlara destek verilmeye başlanmıştır. Bu çerçevede Türkiye Teknoloji Fonu tarafından bugüne kadar yaklaşık 140 milyon dolar üzerinde katkıda bulunulmuştur. Programın yatırım odağında Türkiye merkezli tohum öncesi geç aşamaya kadar teknoloji girişimlerine yatırım yapan girişim sermayesi fonları yer almakta olup bu fonlar aracılığıyla Türkiye stratejik ve teknolojik bağımsızlığını destekleyen öncü şirketlerin yetiştirilmesi amaçlanmaktadır."

- "PTT'nin mali yapısının güçlendirilmesi için süreç yürütülüyor"

Ermut, PTT'nin mali yapısının güçlendirilmesi ve faaliyetlerinin sürdürülebilir bir finansal çerçeveye kavuşturulması amacıyla kapsamlı bir yeniden yapılandırma süreci yürütüldüğünü belirterek, PTT'nin kamu hizmeti sorumluluğunu etkin biçimde yerine getirebilecek sağlıklı mali yapıya ulaştırılmasının temel hedef olarak belirlendiğini söyledi.

Atıl durumdaki gayrimenkullerin ekonomiye kazandırılması yoluyla 6 milyar liralık ilave kaynak sağlandığı bilgisini veren Ermut, şunları kaydetti:

"Bununla birlikte elde edilen iyileşmenin kalıcı hale getirilmesi amacıyla da mali disiplini güçlendirecek yapısal dönüşüm adımları eş zamanlı olarak hayata geçirilmektedir. Bu kapsamda finansman yapısının yeniden dengelenmesiyle faiz yükünün azaltılması, nakit akışının daha öngörülebilir hale getirilmesi ve operasyonel maliyetlerin etkin bir şekilde kontrol altına alınması hedeflenmektedir. Ayrıca PTT'nin ana faaliyet alanı dışında kalan ve zarar üreten iş ve iştiraklerinden çıkılarak daha odaklı kurumsal yapıya geçirmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Söz konusu adımlar hem yönetim odağının güçlendirilmesine hem de ilave finansal kaynak oluşturulmasına katkı sağlamaktadır."

Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen Türkiye Varlık Fonu Yönetim AŞ ile Türkiye Varlık Fonunun (TVF) 2024 Yılı Mali Tabloları ve Faaliyetleri ile İlgili Denetim Raporlarının Sunulduğuna Dair Cumhurbaşkanlığı Tezkeresine ilişkin milletvekilleri görüşlerini dile getirdi.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, TVF'nin bir "yokluk fonu" haline geldiğini ileri sürdü.

TVF'nin varlık değeri olarak dünyadaki varlık fonları arasında ilk 10'da yer aldığını aktaran Ağbaba, ülkenin gayrisafi milli hasılasının yüzde 30'a denk gelen büyüklüğe sahip fonun, Sayıştay denetimine muvafakat kabul etmeyeceğini savundu.

TVF'nin yönetim ve denetim sistemini eleştiren Ağbaba, yıllardır Meclis'e sunulan denetim raporlarının, TVF'nin mali tablolarını etkileyen faaliyetlerin ya da mahkemelere taşınan konulara dair bilgi içermediğini söyledi.

TVF'nin hesapsız bir şekilde borçlandığını iddia eden Ağbaba, bu borçların devlete ve millete maliyetine ilişkin raporun bulunmadığını dile getirdi.

DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, TVF'nin denetim süreci ve şekline ilişkin eleştirilerde bulundu, Türkiye'nin en değerli kuruluşlarının denetiminin kamu yararına yapılması gerektiğini vurguladı.

Denetimi Sayıştay'ın yapması gerektiğini kaydeden Oluç, "Kar amacıyla kurulmuş bir şirket kar amacıyla kurulmuş başka şirketleri denetliyor. Kamusal bir denetimden söz etmek mümkün değil. Halbuki kamusal fayda ve öncelikler temelinde yapılması gerekiyor denetimin esas olarak." ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, Türkiye Varlık Fonundaki denetimin yetersiz olduğunu savunarak, denetim konusundaki yapısal sorunlara değindi.

Usta, "Burayı biz normal kamu kurumu gibi yönetemeyiz, devletin normal birimleri gibi değil. Harcamasında esneklik sağlanmalı, yönetiminde esneklik sağlanmalı, gerektiğinde risk alabilmeli, gerektiğinde para batırabilmeli ama bunların hepsini siyasi müdahaleden uzak piyasa koşulları çerçevesinde yapması lazım." diye konuştu.

Usta, TVF bünyesindeki bazı şirket ve kuruluşların bilançolarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TVF'nin kamu fonu, buraya devredilen şirketlerin de kamu malı olsa da özel hukuk kurallarına tabi olduğuna dikkati çekti, denetim yapısına tepki gösterdi.

Fon bünyesindeki bankalar, limanlar, enerji şirketleri ve iletişim altyapısının sadece ekonomik değil aynı zamanda ulusal güvenlik açısından da stratejik öneme sahip olduğuna işaret eden Kısacık, "Bu varlıkların şeffaf olmayan bir yapı içinde borçlanmaya konu edilmesi Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığı açısından da ciddi riskler oluşmaktadır." açıklaması yaptı.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, TVF'nin denetim yapısı konusundaki eleştirilere değinerek, yapılan denetimin "değersizleştirilmesini" eleştirdi.

TVF'ye devredilen KİT'lerin Sayıştay tarafından kapsamlı bir şekilde denetiminin devam ettiğini belirten Kalaycı, sadece Varlık Fonu ve şirketi tarafından kurulan şirketlerin denetiminin bağımsız denetim üzerinden yapıldığını anlattı.

Bunun genişletilebileceğini ve bu konuda Anayasaya bir aykırılık söz konusu olmadığını bildiren Kalaycı, "Net bir şekilde Meclis denetimi devreye giriyor. Bunu yetersiz görebiliriz, ona saygı duyarım ama çok değersizleştirmek de doğru değil. Bu kapsam yine Sayıştay'a da verilebilir, Meclis'in yetkisindedir bu ama Sayıştayın denetlemesi mecbur değildir Anayasamıza göre." dedi.

- Ülkenin geleceği için "yatırım kumbarası"

AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, TVF'nin ülkenin geleceği için "yatırım kumbarası" olarak kurulduğunu söyledi.

TVF'nin klasik bütçeden farklı olarak parayı harcama değil çoğaltma, ekonomik sıkıntılar, şoklar söz konusu olduğunda "kalkan" görevi bulunduğunu ifade eden Erdem, denetim konusundaki eleştirilere değinerek, fon büyüklüğünün yüzde 81'inin Sayıştay denetiminden geçtiğini bildirdi.

Denetim yapısına ilişkin ağır eleştiriler yapıldığına işaret eden Erdem, şunları kaydetti:

"Bu devletin varlığını, fonunu gelecek nesillere aktarmak üzere hazırlanmış bir kanuna bağlı bu fonu böyle heba edecek ne iktidar ne de muhalefet milletvekili vardır. Bundan da büyük denetim yoktur. Bütün muhalefet milletvekilleri konuşmalarını videoya aldı, sosyal medyada paylaştı. Buradaki gazeteciler her türlü bilgiyi, eleştiriyi not ettiler. Bundan daha büyük denetim var mı halkın denetiminden? Ve bizler de milletvekilleri olarak halk adına buradayız."

Ermut, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, TVF Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca, TVF Yönetimi Anonim Şirketi ile TVF'nin 2024 Yılı Mali Tabloları ve Faaliyetleri ile İlgili Denetim Raporlarının Sunulduğuna Dair Cumhurbaşkanlığı Tezkeresinin görüşmelerinde, milletvekillerinin sorularını cevapladı.

Alt fonlar ve şirketlerin denetim kapsamı içinde olduğunu belirten Ermut, portföy şirketlerinin yönetim kurullarının nasıl seçildiğine ilişkin bilgi verdi.

Ermut, Türkiye Varlık Fonu Yönetimi AŞ ve TVF alt şirketlerinde yönetim kurulu üyelerine herhangi bir huzur hakkı ödemesi yapılmadığına işaret etti.

Ermut, TVF'nin kamu bankalarının kredi verme politikalarına müdahil olmadığını sözlerine ekledi.

TVF Yönetimi AŞ'nin Yönetim Kurulu'nun yılda en az 6 defa toplanması gerektiğini belirten Ermut, "Bugüne kadar gerçekleştirilen yıllık yönetim kurulu toplantı sayısı her seferinde 6'dan fazla olmuştur. Toplantılar gerekli görülen zamanlarda gerçekleştirilmektedir. Şirket Yönetim Kurulu 2024'te 12 kez toplanmış ve tüm toplantılara Sayın Cumhurbaşkanı'mız Yönetim Kurulu Başkanı olarak başkanlık etmiştir. Yönetim Kuruluna bağlı komiteler de her yıl düzenli şekilde en az bir kere toplanmaktadır." bilgisini verdi.

- "Duruşma takvimi belirlemesi beklenmektedir"

Ermut, Halkbank'ın ABD'de Banka aleyhine açılan ceza davasının güncel durumunun sorulması üzerine, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Söz konusu hususların bağımsız denetim raporunda gerekli detaylar yer almakla birlikte Halkbank tarafından ABD'de devam eden ceza davası ile ilgili olarak davanın esastan görüşülmeye başlanması için ABD Güney New York Bölge Mahkemesi'nin duruşma takvimi belirlemesi beklenmektedir. Bununla birlikte ABD ve Türkiye arasındaki mutabakatlar çerçevesinde hukuki bir uzlaşma zemini yakalamaya yönelik girişimler ayrıca olumlu yönde devam etmektedir. İlave olarak banka aleyhine açılan tazminat talepli iki hukuk davasından Mart 2022 tarihinde açılan ilk dava Halkbank lehine sonuçlanarak Ocak 2024'te nihai olarak düşmüştür. Diğer dava Temmuz 2023'te açılmış olup ceza davasında nihai karar verilene kadar askıya alınmıştır. Hukuki süreç devam etmekte olup yakından takip edilmektedir."

TVF'nin, hesap verilebilirlik ve şeffaflık ilkelerinin tüm iş süreçlerine tam entegrasyonunu sağlamak için gerekli adımları attığını ve kapsamlı uyum projesi yürüttüğünü vurgulayan Ermut, TVF'nin kamu yatırımcısı kimliğiyle şeffaflık ilkesine en üst düzeyde önem vererek faaliyet ve finansal raporlarını internet sitesinde sunduğunu söyledi.

- "Fon yöneticilerinin geçmiş yatırım ve girişim sicilleri inceleniyor"

Ermut, Türkiye Teknoloji Fonu bünyesindeki çalışmaların sürdüğünü, dünyada bu konuda fonların azaldığı dönemde Türkiye Teknoloji Fonu girişim ekosistemine 140 milyon dolar üzerinde yatırım taahhüdünde bulunduğunu belirterek, bu konuda Türkiye'nin genç nüfus olarak potansiyelinin yüksek olduğunu söyledi. Türkiye Teknoloji Fonunun yatırım kriterleri hakkında da bilgi veren Ermut, şöyle devam etti:

"Türkiye Teknoloji Fonu doğrudan girişim şirketlerine değil, yatırım yapan girişim sermayesi fonlarına yatırım yapar, Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu üyelerinin yatırım yaptığı ya da desteklediği şirketlere yatırım yapılması söz konusu değildir. Fonlar seçilirken fon yöneticilerinin geçmiş yatırım ve girişim sicilleri de incelenmektedir. Geçmişte yönettikleri fonların başarılı olması önceliklendirilmektedir."

TVF'nin konsolide yükümlülükleri hakkında bilgi veren Ermut, "TVF'nin mali tabloları konsolide olarak hazırlandığından dolayı belirtilen tutarlar tek başına Türkiye Varlık Fonundan kaynaklanmamakta, 200'e yakın bağlı ortaklıkların toplam yükümlülüklerini temsil etmektedir." diye konuştu.

- Görüşmelerden

Cumhurbaşkanlığı Tezkeresine ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, TVF'yi 360 milyar dolarlık aktif büyüklüğüyle "Türkiye'nin en büyük holdingi" olarak niteledi.

TVF bünyesine alınan bazı kamu kurum ve kuruluşlarının performanslarının istenilen düzeyde olmadığını savunan Akay, bunların bir kısmının da görev zararlarından kaynaklanan sorunlar olduğunu öne sürdü.

DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, Türkiye'deki temel sorunun Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden kaynaklandığını iddia etti.

Tanhan, TVF'nin yönetim ve denetim yapısına ilişkin eleştirilerde bulundu.

İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş, TVF'nin Türk milletinin alın teriyle oluşturulmuş tüm varlıkların toplandığı büyük bir çatı olduğunu ifade etti.

TVF'nin hazinenin, devletin ve milletin ortak varlığı olduğunu dile getiren Türkeş, "Varlık Fonunun Türkiye'de kurulmaması gerektiğine ben de katılıyorum. Neden var olduğunu hala anlamış değiliz." dedi.

Bu kadar büyük bir fonun yönetimindeki aksaklıkların denetimine ilişkin "ciddi endişeleri" bulunduğunu aktaran Türkeş, "Biriktirdiğimiz bütün varlıkları bir şekilde bir şeylere kullanıyoruz ama hem neye kullandığımızı hem de kullanmamızın sonucunda ne elde ettiğimizi bilmiyoruz çünkü bunlar bize açıklanmıyor." şeklinde konuştu.

Görüşmelerin tamamlanmasının ardından Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş, şerhler için 30 Ocak Cuma saat 12.00'ye kadar süre verildiğini bildirdi.