2011-09-21 - 12:10
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında,, ''55 bin
öğretmen alacağız'' sözünü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiğini belirterek,
''Özür dilemesi gereken birisi varsa o da Ömer Dinçer değil Recep Erdoğan'dır''
dedi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında,
yeni bir eğitim-öğretim yılına kronik sorunlarla birlikte başlandığını ileri sürdü. Bu kronik
sorunların yanı sıra bu yıla ayrıca ''ikinci 12 Eylül mantığıyla başlandığını'' iddia eden İnce,
1992 yılında çıkarılan Milli Eğitim Teşkilat Kanunu'nun, Kanun Hükmünde Kararname
ile değiştirildiğini söyledi. İnce, şunları söyledi:
''Yapılan düzenlemeyle artık MEB'nin görevleri arasında Atatürk devrimi ve
ilkelerine bağlı bireyler yetiştirme yoktur. Ailesini, vatanını, milletini seven
bireyler yetiştirme görevi de yoktur. Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı görev ve
sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getiren bireyler yetiştirme
görevi de yoktur. Kendi ülkesini sevmeyi görev olmaktan çıkaran dünyada başka bir
ülke var mıdır? Yeni düzenlemede şöyle yazıyor: 'Uluslararası veya yerli iş
dünyasına uygun insan yetiştirmek.' Burası tuzun koktuğu yerdir. Devletin amacı
artık yurttaş değil piyasa adamı, bağımsız devlet değil sömürge anlayışı,
sorgulayan değil biat eden insan yetiştirmektir.''
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in ''Önceki bakanın '55 bin öğretmen
alacağız' sözünü gerçekleştiremediğimiz için özür dilerim'' dediğini belirten
İnce, ''Bu palavra bir açıklamadır. Bu sözü Başbakan Erdoğan, TBMM'de bütçe
konuşmasında vermişti. Özür dilemesi gereken birisi varsa o da Ömer Dinçer değil
Recep Erdoğan'dır'' diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanlığı'nda öğretmenlerin esas olduğunu, yapılan
düzenlemelerle öğretmenlerin haklarının ellerinden alındığını ve ''öğretmen
olmayan yönetici sınıfının cebinin doldurulduğunu'' ileri süren İnce, ''Elit,
seçkinci bir sınıf oluşturmaktadırlar. Öğretmenlerle seçkinci sınıf arasında maaş
uçurumu oluşturulmaktadır. Ek ders ücretlerini yönetici sınıfın doğrudan
maaşlarına ekliyorlar'' dedi.
''Talim Terbiye Kurulu'nun, Cumhuriyetin en temel kurumlarından biri
olduğunu ancak bu kurumun artık bitirildiğini'' öne süren İnce, yeni ilçe olan
Arnavutköy'de 2 bin öğretmen olması gerekirken bin öğretmen olduğunu ve 288'de
ücretli öğretmen bulunduğunu söyledi. 300 bin öğretmenin işsiz olduğunu, 155 bin
öğretmen açığının bulunduğunu ifade eden İnce, ''Ama tarla bitkileri mezunu,
hayvan yetiştiriciliği mezunu sınıf öğretmenlerimiz var'' dedi. CHP'li İnce,
şöyle devam etti:
''Peki Ömer Dinçer bunları bilir mi? Bu sorunları çözebilir mi? Çözmek
için mi gelmiştir? Hayır. Sayın Ömer Dinçer'in ne bu sorunları bildiği vardır ne
bu sorunları çözme yeteneği vardır ne de bu sorunları çözmek gibi bir derdi
vardır. O özel görevlidir. Geçmişte 'Cumhuriyet bitmiştir' diye yazdığı
makaleler ortadadır. Onun bir görevi vardır ve görevi, Cumhuriyet eğitimini
yıkmaktır. Profesörlüğü tartışmalıdır, intihalden suçlu bulunmuştur. Onu, YÖK
belki yeniden profesörlüğe geri iade edebilir ama AKP'nin beyin takımı, onu
ordinaryüs yapacaktır hiç kuşkunuz olmasın.
2004'de başlayan eğitim kuşatmasının ikinci saldırı hamleleri gelecektir.
2004'de başlanmıştı Cumhuriyetin temel değerleriyle uğraşılmaya. Bir mesafe
almışlardı. Sonra yargıyı önlerinde engel gördüler. Yargıyı bitirdiler, diz
çöktürdüler, teslim aldılar. Şimdi eğitime ikinci kuşatma harekatı
gelmektedir.'' (12:10)
