2010-07-09 - 11:40
DSP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI MACİT'İN BASIN TOPLANTISI...
DSP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Macit parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, kurulacak nükleer santral ile birlikte Akkuyu'nun Rus toprağı haline getirileceğini belirtti.
DSP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Macit parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, kurulacak nükleer santral ile birlikte Akkuyu'nun Rus toprağı haline getirileceğini belirtti.

"Türkiye ile Rusya arasında, nükleer santral yapımını öngören uluslararası anlaşma, konunun asıl muhatabı olan TBMM Enerji Komisyonu'nda görüşülmeden TBMM Dışişleri Komisyonu'ndan geçmiş ve Genel Kurul'a indirilmiştir" diyen Macit, Mersin'de kurulacak nükleer santralin yüzde 100'ünün, Rus şirketine ait olacağını kaydetti.

Mersin santralinde kullanılacak nükleer yakıtı, Rusya'nın yeniden işleyebileceğini söyleyen Macit, Türkiye'nin bu santralde üretilecek elektriğin kilovatsaatini KDV hariç 12.35 Cent'e almaya mecbur olacağını belirtti.

Türkiye'nin "Bu yıl çok yağmur yağdı, benim barajlarım doldu, Rus şirketinden elektrik almayacağım" diyemeyeceğini söyleyen Macit, Türkiye'nin kendi topraklarında kurulan bir santralin ürettiği enerjiyi dünya fiyatlarının iki katına almasının ilginç olduğunu ifade etti.

"Enerji uzmanlarının söylediğine göre, dünyada şu anda nükleer santrallerden elde edilen elektriğin fiyatı 6-7 cent, Türkiye ise 7 Centlik elektriği, Rus şirketinden 12.35 cente 15 yıl süreyle alma garantisi verecek. Neden?" diye konuşan Macit, Türkiye yararına olacak işler yapılmak yerine, kişilerin kârı için işler yapıldığını kaydetti.

Rusların, Samsun-Ceylan petrol boru hattına petrol akıtma sözü verdiklerini söyleyen Macit, Samsun-Ceylan Petrol Boru hattının, Başbakan'ın damadının Genel Müdür olduğu Çalık Holding'in İtalyan petrol şirketi ENI ile birlikte sahibi olduğu özel bir proje olduğunu vurguladı.

Hattın lisansının da Çalık Holding'e ihalesiz verildiğini belirten Macit, 2006 yılından beri bu hattan akacak petrol bulunamadığını ve Rusların "Petrolü akıtırız" demesi üzerine, karşılığında nükleer santral yapımının onlara altın tabakta sunulduğunu söyledi.

Akkuyu'nun Rus toprağı haline getirildiğini iddia eden Macit, Santral tamamen Ruslar'a ait olduğu için, AR-GE'nin, üniversitelerin ve TAEK'in santralden yararlanamayacağını kaydetti.

Hükümetin bu anlaşmayı derhal geri çekmesi gerektiğini söyleyen Macit, Türkiye'nin nükleer enerji ile ilgili olarak politikalarının üç temele dayanması gerektiğini belirtti. Macit bu üç temeli şu şekilde açıkladı:

"Yeni ve ileri teknolojiler kullanılarak en yüksek güvenlik ve en düşük çevre kirliliği garanti edilmelidir. Uygulanacak model ile Türkiye'ye 'knowhow' sağlanmalıdır. Uygulanacak projeler maliyet/etkinlik ve maliyet/fayda ilkeleri doğrultusunda, ülkemizin menfaatine ise olumlu olarak değerlendirilebilmelidir."

Macit, bir soru üzerine, Anayasa değişiklik paketinde, halkın yararına maddeler olduğu gibi ''kuvvetler ayrığı ilkesini zedeleyen tuzak maddelerin de bulunduğunu'' ifade etti.

Halkın yararına olan bazı maddelerin Anayasa değişikliğine ihtiyaç duyulmadan da düzenlenebileceğini belirten Macit, ''Anayasa Mahkemesi kaygılarımızı giderecek bir düzenleme yapmamıştır'' dedi.

Macit, 12 Eylül'deki referandumun ''AK Parti iktidarının oylanması'' haline dönüştüğünü öne sürerek, referandumda ''hayır'' oyu kullanacaklarını bildirdi.

(11.40)