2010-10-07 - 15:24
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri süren Devlet Yardımlarının
İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde milletvekillerinin
sorularını cevapladı.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali
Babacan, vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarının yeniden yapılandırması
üzerinde çalıştıklarını bildirerek, ''Gelir idaremizin, Gümrük Müsteşarlığımızın,
Sosyal Güvenlik Kurumumuzun birikmiş alacaklarının faizlerinin düşürülmesi ve
alacakların tahsilinde vadede kolaylık sağlanması suretiyle yeni bir yasal
düzenleme yapmak istiyoruz. Bunu, en kısa zamanda TBMM'ye sunacağız'' dedi.
Babacan, TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri süren Devlet Yardımlarının
İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde milletvekillerinin
sorularını cevapladı.
Tasarının, AB ile müzakerelerde rekabet politikası faslının açılış
kriteri olduğuna dikkati çeken Babacan, tasarının yasalaşmasıyla 3 açılış
kriterini tamamlamış olacaklarını söyledi.
Babacan, bu düzenlemenin, AB süreci için gerekliliğine işaret ederek,
tasarının, devlet yardımlarını tek elden derleyip, toparlamak, raporlamak,
merkezi izlemeye almak açısından da yararlı olduğunu belirtti.
Tasarıyla kurulacak birimin AB'ye tam üye olununcaya kadar çalışacağını
ifade eden Babacan, AB'ye tam üyelikle birlikte bu birime ihtiyaç kalmayacağını
dile getirdi.
Babacan, vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarıyla ilgili yeniden
yapılandırma çalışmasını şu anda yaptıklarını, üzerinde çalıştıklarını
belirterek, ''Burada hem Gelir İdaremizin hem Gümrük Müsteşarlığımızın hem de
Sosyal Güvenlik Kurumumuzun birikmiş alacaklarının faizlerinin düşürülmesi ve
alacakların tahsilinde vadede kolaylık sağlanması suretiyle yeni bir yasal
düzenleme yapmak istiyoruz. Bunu da en kısa zamanda TBMM'ye sunacağız'' diye
konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, Devlet Yardımlarının
İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun Tasarısının tümü üzerinde görüşmeler
sürüyor.
Tasarı üzerinde CHP grubu adına söz alan Tekirdağ Milletvekili Faik
Öztrak, tasarıda, tanımlanan görevlerin işlevsel bağımsızlığa sahip bir kurul
aracılığıyla yerine getirilmesinin öngörüldüğünü anımsattı. Ancak, bu
düzenlemeyle eşine rastlanmayan bir uygulamaya imza atılacağını ifade eden
Öztrak, devlet yardımlarını düzenleme, yardımları inceleme, gerektiğinde
yardımları durdurma ve geri alma konularında kesin karar yetkisiyle donatılan
Kurulun, Hazine Müsteşarlığında kurulduğunu, başına da müsteşara bağlı bir genel
müdürün getirildiğini anlattı. Öztrak, ''Oysa, aynı müsteşarlık bünyesinde
teşviklerden sorumlu bir genel müdürlük de bulunuyor. Bu durumda müsteşarlığa
bağlı bu genel müdürden, devlet yardımlarına ilişkin Hazine Müsteşarlığının
yaptığı iş ve işlemleri incelemesi, denetlemesi nasıl beklenmektedir? Atanacak
genel müdürün sicil amirinin Hazine Müsteşarı olduğu düşünüldüğünde, bu genel
müdürün bağımsız karar alması mümkün mü?'' diye sordu.
Öztrak, geçen yılın ilk yarısında yüzde 11 daralan ekonominin, bu
şiddette bir daralmanın üzerine, bu yılın ilk yarısında yüzde 11 büyüdüğünü
belirterek, bunun sevindirici olduğunu vurguladı. Öztrak, ancak bu büyüme
rakamlarını abartmamak ve istismar etmemek gerektiğini belirterek, ''Çin, küresel
krize rağmen 2008'in ilk yarısına göre yüzde 19 büyürken, Türkiye'nin geliri hala
2008'in altındadır. Çin, 100 metre yarışında bize 20 metre fark atmış, Hükümet 20
metre geriden ipi kendinin göğüslediğini iddia ediyor'' dedi.
Hükümetin, Mali Kuralı bir kenara ittiğini, Mali Kuralı çıkarmayarak
mevcut mali kuralları da bir kenara ittiğini öne süren Öztrak, orta vadeli
program ve orta vadeli mali programın halen olmadığını söyledi. Öztrak, kamu
kurumlarına bütçe çağrısı yapılmadığını, bütçenin gizlenerek, saklanarak
yapılmaya çalışıldığını öne sürerek, bunun ciddiyetle bağdaşmadığını söyledi.
Öztrak, iktidarın, bir an önce ekonominin gündemine dönmesini ve
ekonomide alınması gereken önlemlerin bir an önce yerine getirilmesini istedi.
Öztrak, ''Ekonomi yönetimi, mali disiplinin geleceğini Sayın Başbakan'ın iki
dudağının arasından çıkan sözlere emanet etmiştir'' iddiasında bulundu.
Ekonomideki kırılganlığın her geçen gün attığını öne süren Öztrak,
''Böyle giderse seçimlerden sonra gelecek iktidar, ateşten gömleği giymek zorunda
kalacaktır'' diye konuştu.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan da grubunun görüşlerini
açıklarken, devlet yardımlarının izleme ve denetlenmesinin, bir kurul tarafından
yapılması gerektiğini söyledi. Ayhan, ''Yeni bir Genel Müdürlük ve AKP'nin arzu
ettiği bir kadrolaşma olacaktır'' dedi.
''Bu tasarının aciliyeti mi var? Komisyonda iki ayağımızı bir pabuca
soktunuz'' diyen Ayhan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın, Mali
Kural ile ilgili ''sesinin kesildiğini'' öne sürdü. Ayhan, ''Sesinizi kısan ne
var, neden vazgeçtiniz?'' diye sorarak, Bakanın konuşmamasının, ızdırap verici
olduğunu belirtti. Ayhan, Babacan'ın Meclisi bilgilendirmesi gerektiğini
söyledi.
Mali Kural Tasarısının, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla
TBMM'ye sunulduğuna işaret eden Ayhan, bakanların bu konuyla ilgili farklı şeyler
söylediğini belirtti.
BDP Grubu adına söz alan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, 1995 yılından
bu yana Türkiye'de ekonomik kayıplar, devlet yardımları gibi konularda net bir
fotoğraf bulunmadığını söyledi. Hükümetin ekonomi politikasını eleştiren Kaplan,
Türkiye'nin ekonomik politika konusunda bir stratejisinin bulunmadığını öne
sürdü. Ekonominin canlanmasının toplumsal barışa bağlı olduğunu belirten Kaplan,
''Savunmaya harcanan pay, bu toplumun yaralarını sarmaya yeter'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, AB'ye yönelik, ''Eğer Türkiye'yi
istemiyorsanız çıkın bunu söyleyin. Bizi oyalamayın'' şeklinde eleştiride
bulunduğunu anımsatan Kaplan, demokrasi ve hukuk faslı kapsamında hayata
geçirilemeyen çok sayıda unsur varken böyle bir eleştirinin yapılamayacağını
iddia etti. Kaplan, ''Gizli dinlemelerle mi, hayali çeteler yaratarak mı AB'ye
kafa tutacaksınız?'' sorusunu yöneltti.
AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Halil Aydoğan da devlet
yardımlarının izlenmesi ve denetlenmesinin önemine değindi. Tasarıyla, yardımları
izleme ve denetleme görevini yerine getirecek yeni bir birim oluşturulacağını
belirten Aydoğan, böylece yardımlarla ilgili karar alma ve uygulama sürecinin
daha etkin hale geleceğini kaydetti.
Mevcut sistemde devlet yardımlarının farklı kurumlarda ayrı ayrı
mevzuatlarla yönetildiğini anlatan Aydoğan, tasarının yasalaşması ile birlikte bu
yardımların tek bir merkezden yönetileceğini, bunun da yardımlarda ölçülebilirlik
sağlayacağını ifade etti. Halil Aydoğan, yeni düzenlemeyle, mükerrer yardımların
da önüne geçileceğini vurguladı.
Türkiye'nin ekonomik politikasına da değinen Aydoğan, AK Parti
hükümetinin ekonomi ve siyasette sağladığı istikrar sayesinde krizin bertaraf
edildiğini sözlerine ekledi.
AK Parti Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı da kriz döneminde
Türkiye'nin kredi notunun arttığını söyledi.
Kızılcıklı, ''Mali Kuralımız yok ama 8 yıldır mali disiplinden taviz
vermeden ekonomideki bu başarıları yakalıyoruz'' dedi.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Tunceli'de depremde evleri zarar
görenlerin kış aylarında açıkta kaldıklarını ve çok zor durumda oldukların ifade
etti. Buna dikkat çekmek için Başbakanlığa gittiğini ve bir polisin çelengini
arabasının bagajından ''gasbettiğini'' ileri süren Genç, ''Bunun sorumlusu
Başbakandır. Benim çelengimi bana geri getirin. Ben ona para verdim'' diye
konuştu.
Genç, ''Bu insanlara çare bulunamazsa ciddi bir eylem yapacağım'' dedi.
Kamer Genç, ayrıca bugün KİT Komisyonunun, Başkanlık Divanının kararı
olmadan çalıştığını iddia etti.
Bunun üzerine söz alan KİT Komisyonu Başkanı Ünal Kacır, Komisyonun
çalışabilmesi için Başkanlık Divanının karar aldığını açıkladı.
CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt
Aslanoğlu, kadavradan yapılan organ nakillerinin sayısının artırılması
gerektiğini söyledi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.
Akşener, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, Türkiye'de, başta
karaciğer ve böbrek olmak üzere organ nakli konusunda ciddi mesafe alındığını
söyledi. Özellikle Malatya'da bu konuda başarılı çalışmalar yapıldığına işaret
eden Aslanoğlu, Malatya'nın, organ nakli operasyonlarında Türkiye ve Avrupa'da
bir merkez haline geldiğini kaydetti.
Organ nakillerinin genellikle canlıdan canlıya yapıldığını belirten
Aslanoğlu, kadavradan yapılan nakil oranının, diğer ülkelere göre çok düşük
olduğunu söyledi. Aslanoğlu, Sağlık Bakanlığının bu konunun üzerinde durması ve
kadavradan yapılan nakil sayısının artmasını sağlaması gerektiğini sözlerine
ekledi.
MHP Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay da Türkiye'de uygulanan hayvancılık
politikasını eleştirdi. Ertugay, çayır, mera ve hayvan zenginliği açısından yakın
bir zamana kadar dünyanın sayılı ülkelerinden olan Türkiye'nin, şimdi canlı
hayvan ithal eder duruma geldiğini söyledi.
Özellikle girdi maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle hayvancılık
sektörünün bitme noktasına geldiğini ifade eden Ertugay, kasapların, kesecek
canlı hayvan bulamadıklarını kaydetti.
Ertugay ayrıca, Türkiye'nin şap tehdidi altında olduğunu, bu yüzde 24
ilde hayvan pazarlarının kapatıldığını belirterek, en kısa sürede önlem alınması
gerektiğini söyledi.
AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz de Malatya'nın kültürel
yapısından bahsetti. Öz, Malatya'nın tarihi eser, sanat, folklor açısından
önemli bir zenginliğe sahip olduğunu ifade etti. Dünyadaki kayısı tüketiminin
büyük bölümünün Malatya'da yapıldığını belirten Öz, bunun, kentin tanıtımına
ciddi katkı sağladığını söyledi. Öz, 7-10 Ekim tarihleri arasında Malatya'da,
''Malatya Günleri'' adı altında etkinlik yapılacağını bildirerek,
milletvekillerini etkinliğe davet etti.
Genel Kurulda daha sonra, Devlet Yardımlarının İzlenmesi ve Denetlenmesi
Hakkında Kanun Tasarısının görüşmelerine başlandı.
(15.24)
Babacan, vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarının yeniden yapılandırması
üzerinde çalıştıklarını bildirerek, ''Gelir idaremizin, Gümrük Müsteşarlığımızın,
Sosyal Güvenlik Kurumumuzun birikmiş alacaklarının faizlerinin düşürülmesi ve
alacakların tahsilinde vadede kolaylık sağlanması suretiyle yeni bir yasal
düzenleme yapmak istiyoruz. Bunu, en kısa zamanda TBMM'ye sunacağız'' dedi.
Babacan, TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri süren Devlet Yardımlarının
İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde milletvekillerinin
sorularını cevapladı.
Tasarının, AB ile müzakerelerde rekabet politikası faslının açılış
kriteri olduğuna dikkati çeken Babacan, tasarının yasalaşmasıyla 3 açılış
kriterini tamamlamış olacaklarını söyledi.
Babacan, bu düzenlemenin, AB süreci için gerekliliğine işaret ederek,
tasarının, devlet yardımlarını tek elden derleyip, toparlamak, raporlamak,
merkezi izlemeye almak açısından da yararlı olduğunu belirtti.
Tasarıyla kurulacak birimin AB'ye tam üye olununcaya kadar çalışacağını
ifade eden Babacan, AB'ye tam üyelikle birlikte bu birime ihtiyaç kalmayacağını
dile getirdi.
Babacan, vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarıyla ilgili yeniden
yapılandırma çalışmasını şu anda yaptıklarını, üzerinde çalıştıklarını
belirterek, ''Burada hem Gelir İdaremizin hem Gümrük Müsteşarlığımızın hem de
Sosyal Güvenlik Kurumumuzun birikmiş alacaklarının faizlerinin düşürülmesi ve
alacakların tahsilinde vadede kolaylık sağlanması suretiyle yeni bir yasal
düzenleme yapmak istiyoruz. Bunu da en kısa zamanda TBMM'ye sunacağız'' diye
konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, Devlet Yardımlarının
İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun Tasarısının tümü üzerinde görüşmeler
sürüyor.
Tasarı üzerinde CHP grubu adına söz alan Tekirdağ Milletvekili Faik
Öztrak, tasarıda, tanımlanan görevlerin işlevsel bağımsızlığa sahip bir kurul
aracılığıyla yerine getirilmesinin öngörüldüğünü anımsattı. Ancak, bu
düzenlemeyle eşine rastlanmayan bir uygulamaya imza atılacağını ifade eden
Öztrak, devlet yardımlarını düzenleme, yardımları inceleme, gerektiğinde
yardımları durdurma ve geri alma konularında kesin karar yetkisiyle donatılan
Kurulun, Hazine Müsteşarlığında kurulduğunu, başına da müsteşara bağlı bir genel
müdürün getirildiğini anlattı. Öztrak, ''Oysa, aynı müsteşarlık bünyesinde
teşviklerden sorumlu bir genel müdürlük de bulunuyor. Bu durumda müsteşarlığa
bağlı bu genel müdürden, devlet yardımlarına ilişkin Hazine Müsteşarlığının
yaptığı iş ve işlemleri incelemesi, denetlemesi nasıl beklenmektedir? Atanacak
genel müdürün sicil amirinin Hazine Müsteşarı olduğu düşünüldüğünde, bu genel
müdürün bağımsız karar alması mümkün mü?'' diye sordu.
Öztrak, geçen yılın ilk yarısında yüzde 11 daralan ekonominin, bu
şiddette bir daralmanın üzerine, bu yılın ilk yarısında yüzde 11 büyüdüğünü
belirterek, bunun sevindirici olduğunu vurguladı. Öztrak, ancak bu büyüme
rakamlarını abartmamak ve istismar etmemek gerektiğini belirterek, ''Çin, küresel
krize rağmen 2008'in ilk yarısına göre yüzde 19 büyürken, Türkiye'nin geliri hala
2008'in altındadır. Çin, 100 metre yarışında bize 20 metre fark atmış, Hükümet 20
metre geriden ipi kendinin göğüslediğini iddia ediyor'' dedi.
Hükümetin, Mali Kuralı bir kenara ittiğini, Mali Kuralı çıkarmayarak
mevcut mali kuralları da bir kenara ittiğini öne süren Öztrak, orta vadeli
program ve orta vadeli mali programın halen olmadığını söyledi. Öztrak, kamu
kurumlarına bütçe çağrısı yapılmadığını, bütçenin gizlenerek, saklanarak
yapılmaya çalışıldığını öne sürerek, bunun ciddiyetle bağdaşmadığını söyledi.
Öztrak, iktidarın, bir an önce ekonominin gündemine dönmesini ve
ekonomide alınması gereken önlemlerin bir an önce yerine getirilmesini istedi.
Öztrak, ''Ekonomi yönetimi, mali disiplinin geleceğini Sayın Başbakan'ın iki
dudağının arasından çıkan sözlere emanet etmiştir'' iddiasında bulundu.
Ekonomideki kırılganlığın her geçen gün attığını öne süren Öztrak,
''Böyle giderse seçimlerden sonra gelecek iktidar, ateşten gömleği giymek zorunda
kalacaktır'' diye konuştu.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan da grubunun görüşlerini
açıklarken, devlet yardımlarının izleme ve denetlenmesinin, bir kurul tarafından
yapılması gerektiğini söyledi. Ayhan, ''Yeni bir Genel Müdürlük ve AKP'nin arzu
ettiği bir kadrolaşma olacaktır'' dedi.
''Bu tasarının aciliyeti mi var? Komisyonda iki ayağımızı bir pabuca
soktunuz'' diyen Ayhan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın, Mali
Kural ile ilgili ''sesinin kesildiğini'' öne sürdü. Ayhan, ''Sesinizi kısan ne
var, neden vazgeçtiniz?'' diye sorarak, Bakanın konuşmamasının, ızdırap verici
olduğunu belirtti. Ayhan, Babacan'ın Meclisi bilgilendirmesi gerektiğini
söyledi.
Mali Kural Tasarısının, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla
TBMM'ye sunulduğuna işaret eden Ayhan, bakanların bu konuyla ilgili farklı şeyler
söylediğini belirtti.
BDP Grubu adına söz alan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, 1995 yılından
bu yana Türkiye'de ekonomik kayıplar, devlet yardımları gibi konularda net bir
fotoğraf bulunmadığını söyledi. Hükümetin ekonomi politikasını eleştiren Kaplan,
Türkiye'nin ekonomik politika konusunda bir stratejisinin bulunmadığını öne
sürdü. Ekonominin canlanmasının toplumsal barışa bağlı olduğunu belirten Kaplan,
''Savunmaya harcanan pay, bu toplumun yaralarını sarmaya yeter'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, AB'ye yönelik, ''Eğer Türkiye'yi
istemiyorsanız çıkın bunu söyleyin. Bizi oyalamayın'' şeklinde eleştiride
bulunduğunu anımsatan Kaplan, demokrasi ve hukuk faslı kapsamında hayata
geçirilemeyen çok sayıda unsur varken böyle bir eleştirinin yapılamayacağını
iddia etti. Kaplan, ''Gizli dinlemelerle mi, hayali çeteler yaratarak mı AB'ye
kafa tutacaksınız?'' sorusunu yöneltti.
AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Halil Aydoğan da devlet
yardımlarının izlenmesi ve denetlenmesinin önemine değindi. Tasarıyla, yardımları
izleme ve denetleme görevini yerine getirecek yeni bir birim oluşturulacağını
belirten Aydoğan, böylece yardımlarla ilgili karar alma ve uygulama sürecinin
daha etkin hale geleceğini kaydetti.
Mevcut sistemde devlet yardımlarının farklı kurumlarda ayrı ayrı
mevzuatlarla yönetildiğini anlatan Aydoğan, tasarının yasalaşması ile birlikte bu
yardımların tek bir merkezden yönetileceğini, bunun da yardımlarda ölçülebilirlik
sağlayacağını ifade etti. Halil Aydoğan, yeni düzenlemeyle, mükerrer yardımların
da önüne geçileceğini vurguladı.
Türkiye'nin ekonomik politikasına da değinen Aydoğan, AK Parti
hükümetinin ekonomi ve siyasette sağladığı istikrar sayesinde krizin bertaraf
edildiğini sözlerine ekledi.
AK Parti Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı da kriz döneminde
Türkiye'nin kredi notunun arttığını söyledi.
Kızılcıklı, ''Mali Kuralımız yok ama 8 yıldır mali disiplinden taviz
vermeden ekonomideki bu başarıları yakalıyoruz'' dedi.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Tunceli'de depremde evleri zarar
görenlerin kış aylarında açıkta kaldıklarını ve çok zor durumda oldukların ifade
etti. Buna dikkat çekmek için Başbakanlığa gittiğini ve bir polisin çelengini
arabasının bagajından ''gasbettiğini'' ileri süren Genç, ''Bunun sorumlusu
Başbakandır. Benim çelengimi bana geri getirin. Ben ona para verdim'' diye
konuştu.
Genç, ''Bu insanlara çare bulunamazsa ciddi bir eylem yapacağım'' dedi.
Kamer Genç, ayrıca bugün KİT Komisyonunun, Başkanlık Divanının kararı
olmadan çalıştığını iddia etti.
Bunun üzerine söz alan KİT Komisyonu Başkanı Ünal Kacır, Komisyonun
çalışabilmesi için Başkanlık Divanının karar aldığını açıkladı.
CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt
Aslanoğlu, kadavradan yapılan organ nakillerinin sayısının artırılması
gerektiğini söyledi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.
Akşener, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, Türkiye'de, başta
karaciğer ve böbrek olmak üzere organ nakli konusunda ciddi mesafe alındığını
söyledi. Özellikle Malatya'da bu konuda başarılı çalışmalar yapıldığına işaret
eden Aslanoğlu, Malatya'nın, organ nakli operasyonlarında Türkiye ve Avrupa'da
bir merkez haline geldiğini kaydetti.
Organ nakillerinin genellikle canlıdan canlıya yapıldığını belirten
Aslanoğlu, kadavradan yapılan nakil oranının, diğer ülkelere göre çok düşük
olduğunu söyledi. Aslanoğlu, Sağlık Bakanlığının bu konunun üzerinde durması ve
kadavradan yapılan nakil sayısının artmasını sağlaması gerektiğini sözlerine
ekledi.
MHP Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay da Türkiye'de uygulanan hayvancılık
politikasını eleştirdi. Ertugay, çayır, mera ve hayvan zenginliği açısından yakın
bir zamana kadar dünyanın sayılı ülkelerinden olan Türkiye'nin, şimdi canlı
hayvan ithal eder duruma geldiğini söyledi.
Özellikle girdi maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle hayvancılık
sektörünün bitme noktasına geldiğini ifade eden Ertugay, kasapların, kesecek
canlı hayvan bulamadıklarını kaydetti.
Ertugay ayrıca, Türkiye'nin şap tehdidi altında olduğunu, bu yüzde 24
ilde hayvan pazarlarının kapatıldığını belirterek, en kısa sürede önlem alınması
gerektiğini söyledi.
AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz de Malatya'nın kültürel
yapısından bahsetti. Öz, Malatya'nın tarihi eser, sanat, folklor açısından
önemli bir zenginliğe sahip olduğunu ifade etti. Dünyadaki kayısı tüketiminin
büyük bölümünün Malatya'da yapıldığını belirten Öz, bunun, kentin tanıtımına
ciddi katkı sağladığını söyledi. Öz, 7-10 Ekim tarihleri arasında Malatya'da,
''Malatya Günleri'' adı altında etkinlik yapılacağını bildirerek,
milletvekillerini etkinliğe davet etti.
Genel Kurulda daha sonra, Devlet Yardımlarının İzlenmesi ve Denetlenmesi
Hakkında Kanun Tasarısının görüşmelerine başlandı.
(15.24)
