2010-04-26 - 14:31
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TBMM GENEL KURULUNDA...
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 19. maddesine 337 kabul, 69 ret oyu çıktı.
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 19. maddesine 337 kabul,
69 ret oyu çıktı.

Genel Kuruldaki gizli oylamaya 407 milletvekili katıldı. Oylamada 337
kabul, 69 ret oyu kullanıldı; 1 üye de çekimser kaldı.

Teklifin 19. maddesiyle Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini
düzenleyen 148. maddesinde değişiklik yapılarak, kişisel başvuru hakkı tanınıyor.
Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilmesi imkanı
sağlanıyor. Ayrıca, Meclis Başkanı, Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları ile
Jandarma Genel Komutanının da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda
yargılanması hükme bağlanıyor

TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin, Anayasa Mahkemesinin
görev ve yetkilerini düzenleyen 19. maddesi üzerindeki görüşmelere başlandı.

TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil'in yerine TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin
birleşimi yönetmek üzere başkanlık koltuğuna oturdu. Daha sonra teklifin 19.
maddesi üzerindeki görüşmelere geçildi.

Teklifin 19. maddesiyle Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini
düzenleyen 148. maddesinde değişiklik yapılarak, kişisel başvuru hakkı tanınıyor.
Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilmesi imkanı
sağlanıyor. Ayrıca, Meclis Başkanı, Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları ile
Jandarma Genel Komutanının da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda
yargılanması hükme bağlanıyor.

Madde üzerinde gruplar adına ilk sözü CHP Konya Milletvekili Atilla Kart
aldı.

TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin, Anayasa Mahkemesinin
görev ve yetkilerini düzenleyen 19. maddesi üzerindeki görüşmeler sürüyor.

Madde üzerinde CHP Grubu adına söz alan Konya Milletvekili Atilla Kart,
maddeyle, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkının getirildiğini
anımsatarak, bu düzenlemenin hukuk sistemiyle irtibatlandırılmasının
yapılmadığını savundu. Kart, ''Bu durum, yargı sistemine kaos getirecektir''
dedi.

Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun bir makalesinden ''Anayasa
Mahkemesinin Yüce Divan yetkisinin olmaması gerekir'' şeklindeki kısmını okuyan
Kart, bu sözlerin, Kuzu'nun bugünkü tutumuyla 'çelişkili'' olduğunu söyledi.

Kart'ın, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'e de eleştiriler yöneltmesi
üzerine, Şahin, Kart'ı ''sizi temiz bir dille konuşmaya davet ediyorum'' diyerek
uyardı.

Kart, dokunulmazlık dosyalarını ele almak üzere Karma Komisyonun tüm
çağrılarına rağmen toplanmadığını ifade etti. Meclis Başkanının da bu konuda
görevini yapmadığını ve komisyonun toplanmasını sağlamadığını savunan Kart,
Şahin'e yönelik ''Sizi görevinizi yapmaya davet ediyorum'' dedi.

Sataşma sebebiyle söz isteyen Kuzu da ''İnşallah bir gün ülkeme başkanlık
sistemi gelir. Bu, benim hayalimdi'' diye konuştu.

Kart'a yönelik, ''Hırsızlık, yolsuzluk çıkarmış gibi burada
konuşuyorsun'' diyen Kuzu, yazdıklarının bir kısmından alıntı yapıldığını,
düşüncelerinde tezat olmadığını ifade etti.

Kuzu, ''Benim farklı bir düşüncem olamaz mı?'' diye sordu.

Bu sırada Kuzu'nun MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'a ''Size ne
oluyor?'' diye sataşması sonucu, Kuzu ile Oktay arasında bir süre oturdukları
yerden tartışma yaşandı.

Şahin, iki milletvekilini de uyardı.

Kuzu'nun sözleri üzerine yeniden söz alan Kart, Şahin'i taraflı
davrandığı için eleştirdi.

Kart, ''Sayın Kuzu akademik kararını açıklamış, siyasi kararı da açık.
İnsanlar, siyasiler, yakın dönemdeki sözlerini inkar etmek, ayaklar altına almak
pahasına Anayasa değişikliğini canla başla savunuyorlarsa, onun hukuk ve yargıyla
ilgili olmayan boyutu ortaya çıkıyor'' dedi.

BDP adına Konuşan Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, ''Generallere
neden böyle bir ayrıcalık tanınıyor. Onlar da paşa paşa sivil mahkemelerde
yargılansınlar'' diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Giresun'da bir astsubayın şehit
edildiğini belirterek, şehide Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.
Vural ''İktidarın, açılım politikasının toplumda nasıl bir gerilim doğurduğunun
farkına varması gerekir'' dedi.

Anayasa değişikliği konusunda iktidarın uzlaşma için gayret sarf
etmediğini ileri süren Vural, ''Alelacele, dayatmayla Anayasa değişikliği
getirdiniz'' diye konuştu.

Vural, ''Burada bize uzatmadığınız eli Ermenistan ile uzlaşmak için
uzatınız. Teröristlerle empati kurarken MHP'nin endişeleriyle niye empati
kurmadınız? Kimiz biz, düşman mıyız'' diye sordu.

Vural, yapılmak istenenin ''Habur'daki açılış merasimini devam ettirmek''
olduğunu ileri sürdü.

AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç da Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi'ne Rusya'dan sonra en çok başvurunun Türkiye'den yapıldığını ifade
etti.

Bu değişiklikle Türkiye'nin imajını bozan bu durumun ortadan kalkacağını
belirten Kılıç, madde hakkında bilgi verdi.

Kılıç, ''Düzenleme, demokratik, Avrupa hukukuna paralel bir
düzenlemedir'' dedi.

Anayasa değişiklik paketinin evrensel standartlara göre hazırlandığını
dile getiren Kılıç, ''Anayasa değişikliğinin Habur'la, şurayla burayla ilgisi
yoktur. Hiç bir terör örgütü hukuk devleti ve demokrasi karşısında direnç
gösterememiştir'' diye konuştu.

Kılıç, ''Bu süreçte beni üzen tek şey, bu kürsüye gelip bu kadar
konuştuğu halde, bu kadar eleştirdiği halde ret oyu verme hakkına bile sahip
olmayan ana muhalefet milletvekillerinin varlığıdır. Her milletvekili özgür
iradesiyle oy verme hakkına kavuştuğu gün Türkiye'nin demokrasisi yerel olmaktan
çıkmış evrensel olmaya hak kazanmış olacaktır'' dedi.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Kılıç'ın konuşmasında sataşma
olduğunu gerekçesiyle söz alarak, şunları söyledi:

''Bir partinin içtüzüğü niteliğinde bir taslak, mutabakat aranmadan
sadece bir partinin dayatmasıyla Anayasa maddesi haline getirilmeye çalışılıyor.
Milletvekilleri özgürce hareket ediyor. Oy kullanmamak suçmuş gibi hesap
soracaksınız. Sizden alacak dersimiz yok. Eğer sizin her dediğinize kansaydık, 1
Mart Tezkeresi bu Meclisten geçerdi, 60 bin Amerikan askerinin işgali altında
olurduk, Irak'ta öldürülen 1 milyon Müslümanın sorumluları arasında Türkiye'de
olurdu. İyi ki sizi dinlemedik.''

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Anayasa değişikliği ile 72 milyon insanın
demokratik standartlarının yükseltilmesinin amaçlandığını söyledi.

Yılmaz, Anayasa değişikliği teklifinin ''Anayasa Mahkemesine kişisel
başvuru hakkı tanıyan, Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu
yapılabilmesi imkanı sağlayan ve Meclis Başkanı, Genelkurmay Başkanı, kuvvet
komutanları ile Jandarma Genel Komutanının da görevleriyle ilgili suçlardan
dolayı Yüce Divanda yargılanmasını öngören'' 19. maddesi üzerinde
milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Yılmaz, referanduma, temel hakları kısıtlayıcı değil, genişletici bir
düzenlemenin gittiğini belirterek, ''(Hayır) çıkarsa mevcut durum aynen devam
eder. Böyle bir ayıptan çekiniyorsanız siz de destek olun, referanduma gitmesin''
diye konuştu.

Yılmaz, Anayasa değişikliğiyle 72 milyon insanın demokratik
standartlarının yükseltilmesinin amaçlandığını kaydetti.

Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ise Başbakan Recep Erdoğan'ın
''yeni bir anayasa yapmak için imkan yok'' açıklaması ile ilgili bir soruyu
yanıtlarken, ''Doğrudur. Biz 2007'den bu tarafa yeni bir anayasa için gayret
ettik. 2007'de yeni bir anayasa hazırlandı. Sıfır plaka. İsterseniz onu
getirelim. Şayet muhalefet partilerimiz hakikaten müzakereye açıksa onu da
yapabiliriz. Reel politik olarak demiştir. Yoksa yeni bir anayasa yapmaya hiçbir
engel yok'' dedi.

Maddenin görüşmeleri sırasında milletvekilleri Giresun'da yaşanan saldırı
ile ilgili üzüntülerini dile getirerek, başsağlığı ve geçmiş olsun dileğinde
bulundular.

Oturumu yöneten TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin de bu dileklere katıldığını
ifade etti.

Madde üzerinde konuşan Balıkesir Bağımsız Milletvekili Hüseyin Pazarcı,
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruya ilişkin konunun belirsizlikler içerdiğini
öne sürerek, sorun yaşanacağını söyledi.

Pazarcı, Anayasa Mahkemesinin başvuru yoğunluğu nedeniyle oluşacak yükün
altından kalkamayabileceğini iddia etti.

Verilen önergeler nedeniyle söz alan CHP Konya Milletvekili Atilla Kart,
Anayasa Mahkemesinin geç karar verdiğini belirterek, ''Mahkeme Başkanının
Mahkemenin gündemini tıkadığını'' öne sürdü.

Başkan Şahin'in, ''Burada olmayan kişiler hakkında konuşmayalım'' uyarısı
üzerine Kart, ''Anlamsız bir uyarı. Anayasa Mahkemesini konuşuyoruz.
Söylediklerinizin hiçbir anlamı yok, ciddi bir tarafı yok'' karşılığını verdi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Anayasa Mahkemesi için tanınan
bireysel başvuru hakkının sınırının olmadığını belirterek, ''Terörist başına
Anayasa Mahkemesi bireysel hakkı tanıyor musunuz?' diye sordu.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun Başkan Şahin'in Kart'a
yönelik sözlerini anımsatarak ''tutumu hakkında usul tartışması'' açmasını
istemesi üzerine Şahin, usul tartışması açtı.

Söz alan CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Şahin'in ''burada olmayan
kişiler hakkında konuşmayalım'' dediğini belirterek, ''Başbakan arada sırada
geliyor. Onun hakkında da konuşmayacak mıyız? Bir akrabanızın üstüne aldığınız
Akfırat'taki villanıza gidip biraz dinlenin'' diye konuştu.

Şahin'in tutumunu eleştiren İnce, ''Başbakanın talimatlarıyla hareket
etmek durumunda değilsiniz. Taraflı davranıyorsunuz. Sizi saygın bir konumda
görmek isteriz'' dedi.

Başkan Şahin, İnce'ye ''Benim hiç villam olmadı. Var olduğunu ispat edin
o villayı size bağışlayacağım'' karşılığını verdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Başkan Şahin'in tutumunun doğru
olduğunu belirterek, ''Hatip İçtüzüğe uymuyorsa uyarması doğrudur'' dedi.

Bozdağ, Abdullah Öcalan'ın AİHM'e başvurarak bireysel başvuru hakkını
kullandığını belirterek, bu nedenle, Anayasa Mahkemesine başvurabilmesinin mümkün
olmadığını ifade etti.

CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu da ''Siz AKP'li başkanvekillerinden
daha ileri tarafsınız. Yönetemiyorsunuz, çünkü tarafsız değilsiniz'' görüşünü
dile getirdi.

Başkan Şahin, başkanlık yapmasının çok sık eleştirildiğini belirterek,
''Benim görevimi yapmamı niye eleştiriyorsunuz? Ben görevimi yapıyorum'' şeklinde
konuştu.

Verdikleri önerge nedeniyle söz alan BDP Diyarbakır Milletvekili Akın
Birdal, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruları incelemesi konusunda süre
sınırı getirilmesi gerektiğini, aksi durumda görüşme sürecinin çok
uzayabileceğini, bunun da AİHM'de hak kaybına neden olabileceğini ifade etti.(14.31)