2019-06-20 - 15:19
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, yeni askerlik sistemi teklifinin üçüncü bölümünde yer alan 61, 62, 63. maddeleri ile Geçici 1. maddesi kabul edildi. TBMM Başkanvekili Bilgiç, birleşimi 25 Haziran Salı günü toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı.
Bilgiç, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, Uşak'ın bir sanayi kenti olduğunu, bu özelliği ile Türkiye ekonomisine katkıda bulunduğunu kaydetti.
Güneş, "Uşak demek tarlasız pamuk, koyunsuz yün demektir. Çevre illerin nüfusuna kayıtlı çok sayıda vatandaşımız Uşak'ta yaşamaktadır. Uşak iline yakın olan ilçelerde yaşayan vatandaşlar da tüm ihtiyaçlarını Uşak'tan karşılamaktadır. Bu bakımdan çevre illere bağlı birçok ilçe Uşak'a bağlanmak istemektedir. Bunun takdirini sizlere bırakıyorum." ifadelerini kullandı.
CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal da eğitim sistemi ve öğretmenlerin sorunları hakkında konuştu.
17 yıllık AK Parti iktidarında, eğitim sisteminin göreve gelen her bakan tarafından değiştirilmeye çalışıldığını ileri süren Topal, "Her gelen bakan sorunların çözümü noktasında kendi formülünü hayata geçirmeye çalıştı ama sorun hala olduğu yerde durmaktadır. Okullarda ikili eğitim kalmayacak deniyor ama 21. yüzyıl Türkiyesinde biz hala birleştirilmiş sınıf sorunu ile karşı karşıyayız. Tüm siyasi partilerin seçim vaatlerinde yer alan 3600 ek göstergenin getirilmesini diliyoruz. Sözleşmeli öğretmen sorununu çözmemiz gerekiyor. Gelin hep birlikte eğitimin sorunlarını birlikte çözelim." dedi.
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de seçim bölgesinde yaşanan sel felaketi ve çiftçilerin durumu hakkında söz aldı.
Yurdun dört bir yanında yaşanan kuvvetli yağışlardan Eskişehir'in de etkilendiğini, ani yağışlar nedeniyle binlerce çiftçinin büyük zarara uğradığını vurgulayan Çakırözer, "7 ilçenin 36 köyünde bin 500 çiftçi ani yağışlar nedeniyle büyük zarar görmüştür. Bölgedeki zarar 100 milyon lirayı bulmaktadır. Çiftçinin yaralarının sarılması gerekiyor. Selden etkilenen alanlar acilen afet bölgesi ilan edilmelidir. Yaraların kısa sürede sarılmasını temenni ediyorum." diye konuştu.
Genel Kurulda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin olarak yürütülen Genelkurmay çatı davasında kararların sabah saatlerinde açıklandığını anımsattı.
Aralarında eski Orgeneral Akın Öztürk'ün de bulunduğu 17 sanığa 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının verildiğini ifade eden Türkkan, şöyle konuştu:
"Milletimizin geleceğine kastedenler hak ettikleri cezayı bulmuştur fakat geldiğimiz bu nokta FETÖ'yle mücadele için yeterli değildir. Darbelerin ülkeyi getirdiği nokta ortadadır. Askeri ya da sivil darbeyi haklı kılacak hiçbir sebep yoktur. İYİ Parti olarak her zaman darbelerin karşısında durduk, durmaya da devam edeceğiz. Ülkenin totaliter bir rejime sürüklenmesine de asla müsaade etmeyeceğiz. Demokrasi her zaman vazgeçilmezimiz olmuştur, bundan sonra da olacaktır."
Türkkan, birkaç gün önce İYİ Parti Erzurum Tekman İlçe Başkanı Turan Çetinkaya'nın uğradığı saldırı sonrasında dün de İstanbul il kurucu yönetim kurulu üyesi Metin Bozkurt'un saldırıya uğradığını, hastaneye kaldırılan Bozkurt'a acil şifa dileklerinde bulundu.
İsteyenin istediğini sokak ortasında sopalarla dövdüğü ve ceza almadığı bir ülke haline gelindiğini ileri süren Türkkan, "Sayın İçişleri Bakanı sağa sola laf atmak yerine asli işi olan güvenliği sağlamalıdır. Askerimize 'eşşek' diyen Akit muhabirini dövenleri tutuklayan adalet sistemi, Bozkurt'a saldıran 8 kişi hakkında ne karar verecek merakla bekliyoruz." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da usulsüzlükler sebebiyle YSK tarafından yenilenme kararı verilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin 23 Haziran Pazar günü gerçekleşeceğini hatırlattı.
İstanbul'da organize usulsüzlükler tespit edildiğini, sandıklara düşürülen gölgenin 23 Haziran'da ortadan kalkacağını aktaran Akçay, şunları kaydetti:
"31 Mart'ta milletimizin çalınan iradesi 23 Haziran'da kesin bir şekilde sandıkta tecelli edecektir. İstanbul seçiminin içerideki ve dışarıdaki yansımaları göstermiştir ki mesele sadece bir belediye başkanı seçimi değildir. ABD'nin, AB'nin hatta Yunanistan'ın dahi gözü kulağı İstanbul seçimindedir. PKK ve FETÖ gibi terör örgütleri açıktan görüş ve destek ilan etmektedir. İstanbul, Türkiye'nin kalbidir, kaderidir, değeridir, özetidir, öz güvenidir. 23 Haziran'da İstanbul ve Türkiye kazanacak, İstanbullu huzura kavuşacaktır. Buradan Sayın Binali Yıldırım'a selamlarımızı ve sevgilerimizi gönderiyorum. 23 Haziran'da iş ehlinin, karar milletindir."
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da 2017 yılında Şırnak'ta kontrolden çıkan panzerin bir evin duvarına çarparak Muhammet ve Furkan adlı iki kardeşin ölümüne neden olduğunu vurguladı.
Açılan davanın karar duruşmasında tutuksuz yargılanan sürücüye iki yıl bir ay hapis cezası veren mahkemenin bu cezayı da 19 bin lira paraya çevirdiğini belirten Oluç, "Mahkeme aslında cezasızlık politikasını uyguluyor. Bu cezasızlık ve ödüllendirme politikasının sona ermesi gerekiyor. Yargı bu alanda ne yazık ki üstüne düşeni yapmıyor ve bu ırkçı anlayışa bir ölçüde destek olmuş oluyor." görüşünü dile getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, 15 Temmuz 2016 günü Türkiye'nin menfur bir darbe girişimine maruz kaldığını, hain girişimin, yurtsever asker ve polislerini yanı sıra halkın darbecilere karşı tavizsiz karşı duruşuyla bertaraf edildiğini söyledi.
15 Temmuz'da darbecilere karşı en etkin mukavemeti gösteren kurumlardan birinin de TBMM olduğunun altını çizen Özkoç, şöyle devam etti:
"TBMM, parlamenter sistemi ve Anayasa'yı ortadan kaldırmayı amaçlayan darbecilere kahramanca direnmiştir. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılabilmesi için aradan geçen yaklaşık üç yıllık sürede sağlıklı bir çalışma ortaya koyulamamıştır. Bu tablo TBMM'ye yakışmamaktadır. Fetullahçı terör örgütünün 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi ve bu örgütün faaliyetlerinin tüm yönleriyle araştırmaya alınması amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonunun çalışmaları hayret verici bir şekilde kadük kalmıştır. TBMM'nin sorumluluğu ortadan kalkmış değildir. Darbe girişimi karşısında dik duran TBMM, FETÖ ve tüm terör örgütleriyle topyekûn mücadeleyi sağlayacak bir altyapıyı oluşturmak zorundadır."
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise Genelkurmay Çatı Davasının bugün ilk derece mahkemesi tarafından karara bağlandığını söyledi.
Yargı makamının kararının hukuk tarihi ve demokrasi tarihi açısından önemli ve anlamlı olduğunu vurgulayan Özkan, "Karar vesilesiyle, 15 Temmuz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum, mekanları cennet olsun." diye konuştu.
Özkan, demokrasinin olmazsa olmazlarından birinin de seçimler olduğunu, Pazar günü yenilenecek İstanbul seçimlerinde sandığa gidecek vatandaşların iradesini ortaya koyacağını dile getirdi.
Seçimlerin bir demokrasi bayramı olduğunu belirten Özkan, "Sandığa ne kadar çok vatandaşımız gidiyorsa milli iradenin gerçekleşmesi, vücut bulması o kadar çok hayata geçer. Onun için pazar günü gerçekleştirilecek seçimlerde İstanbul dışında olan vatandaşlarımızın, İstanbul'a oy kullanmaya gitmeleri için devletimiz her türlü seferberliği yerine getirmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda ilk olarak İYİ Parti'nin Doğu Türkistan'daki Uygur Türklerinin yaşadığı sorunların araştırılmasına ilişkin grup önerisi ele alındı.
İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur Türklerinin Çin'in ağır insan hakları ihlalleri nedeniyle zor zamanlar geçirdiğini söyledi.
Tecrit ve baskı kamplarında bir milyon civarında Uygur Türk'ünün tutulduğunu ifade eden Sezgin, "Çin diktatörlüğü, bu kampları saklama ihtiyacı bile duymamaktadır. Bu sorunun ele alınmasını ve ülkemizin ne şekilde çözüme katkı sunacağının araştırılmasını istiyoruz. Konudan kendini sorumlu tutması gereken Türkiye, Çin'e karşı ürkek hareket ediyor. Esef verici gelişmelere gerekli tepkiyi gösteremiyoruz. Yüce Meclisi soydaşlarımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz." dedi.
HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da Çin'in Uygur Tüklerine karşı zulüm yaptığını söyledi.
"BBC'nin haberine göre toplama kamplarında soydaşlara namaz kılmak bile yasaklanmış." diyen Gergerlioğlu, çok sayıda kişinin yaşadıkları eziyet sonrasında öldüğünü belirtti. Uygur Türklerine yönelik son derece hukuksuz uygulamaların söz konusu olduğunu dile getiren Gergerlioğlu, bu konunun üzerinde durulması gerektiğini ifade etti.
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de Doğu Türkistan'ın açık bir cezaevine dönüştüğünü belirtti.
Çin kamplarında kimine göre bir milyon, kimine göre 3 milyon insanın tutulduğunun ifade edildiğine dikkati çeken Çakırözer, "Bu kamplarda sadece Çin vatandaşları değil Türk vatandaşları da bulunuyor. Tepki gösterilmekte neden geç kalınıyor? Soydaşlarımızın eziyete maruz kalması kesinlikle kabul edilemez." diye konuştu.
AK Parti Aksaray Milletvekili Cengiz Aydoğdu ise parlamentodaki Uygur hassasiyetinin kendisini memnun ettiğini dile getirdi.
Doğu Türkistan'dan 1950'li yıllarda haberdar olunduğunu, Çin zulmünün hiçbir değişikliğe uğramadan devam ettiğinin bilindiğinin altını çizen Aydoğdu, "Bugün konu ile ilgili olarak birtakım sosyal medya kanallarından haber alabiliyoruz. Zulüm hiçbir şekilde kabul edilemez. Toplama kampı mantığı Çin'de hala devam ediyor. Dünya tarihinde İslam düşmanlığı hiç bu kadar fazla olmadı. Dış politika, imkanlarla ideallerin çakıştığı yerde yapılıyor. Çin'deki bir zulme buradan tepki vermenin mümkün hale gelmesi gelişmiş bir Türkiye ile olur. Dışişleri bu konuda zaman zaman Meclisi bu konuda bilgilendirmesi olumlu olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
İYİ Parti'nin önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra CHP'nin FETÖ terör örgütünün siyasi ayağının araştırılmasına ilişkin grup önerisinin görüşmelerine geçildi.
CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Genelkurmay "çatı" davasında yargılanan sanıklardan 17'sine 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesinin memnuniyet verici olduğunu söyledi.
141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan sanıklardan Mehmet Dişli'nin kardeşinin de bu örgütün siyasi ayaklarından olduğunu defalarca dile getirdiklerini belirten Altaca, "Kandırıldık dediniz, defalarca dile getirdiniz. Olabilir, kandırılmış olabilirsiniz. Diyelim ki öyle olsun, o halde samimiyetinizi ortaya koyun, bugünkü cezalarla birlikte topyekun değerlendirelim ve hep beraber siyasi ayağı araştıralım, samimiyetle çözelim." dedi.
İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral da devletin bütün istihbarat bilgilerinin iktidarın elinde olduğunu belirterek, FETÖ'ye mensup bürokratları, memurları da hükümetin atadığını öne sürdü.
Bürokratların cezaevinde olduğunu, siyasi ayağın hala ortada olmadığını savunan Oral, "Neden korkuyorsunuz? Yoksa FETÖ'nün siyasi ayağının sizin partinize dokunmasından mı korkuyorsunuz? Yoksa 'Bu hasret niye?' diye Türkiye'ye davet ettiğiniz terörist başıyla kirli ilişkilerinizin ortaya çıkmasından mı korkuyorsunuz? Ya da Hakan Şükür gibi FETÖ'cü başka milletvekillerinizin olmasından mı endişe ediyorsunuz?" diye konuştu.
AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya ise bugün geniş bir milletvekili katılımıyla Genelkurmay "çatı" davasını takip etmek için Sincan'da olduklarını belirtti.
Türk yargılama tarihinde en fazla müebbet ağır hapis cezasının verildiğine tanıklık ettiklerini aktaran Özkaya, şunları kaydetti:
"FETÖ terör örgütü milletimize, vatanımıza, Meclisimize karşı yapmış olduğu hareketin karşılığını 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla aldı. Yargılamayı yapan hakimlerimize, savcılarımıza, orada görev alan emniyet görevlilerinden jandarmaya, cezaevi görevlilerine kadar herkese teşekkür ediyoruz. Tarihi bir sorumluluk yerine getirdiler. Bu vatana ve millete karşı işgal girişiminde ajanlık yapanlar, Türk devletinin yargısı tarafından kendilerine mutlak surette hesap sorulacağını öğrenmiş oldular."
Özkaya, FETÖ'nün siyasi ayağının kasıtlı şekilde ortaya çıkarılmadığı yönündeki iddialara ilişkin olarak da örgüte üye askerin, polisin, memurun soruşturmasını Meclisin yapmadığına işaret etti.
Meclisin yargılama yetkisi bulunmadığını vurgulayan Özkaya, şöyle devam etti:
"Meclisin, Anayasa gereğince Cumhuriyet savcısı görevini yaptığı bir tek alan vardır, o da Yüce Divan. Bunun dışındaki tüm soruşturmaları Cumhuriyet başsavcılarının koordinasyonunda yargı teşkilatı yapar, adli kolluk yapar. Meclis soruşturma yapmaz. İddialarınızla ilgili gidersiniz savcılığa suç duyurusunda bulunursunuz. Elinizden tutan mı var, niye gidip de suç duyurusunda bulunmuyorsunuz? Biz, bunlara yerli ve milli olduğu zaman yakın duruyorduk, terör örgütü olduğunu görünce karşısına geçtik ama sizler, koşa koşa terör örgütü olunca yanına gidiyorsunuz. MİT tırlarının belgelerini yayınlamayı gazetecilik sayıyorsunuz, oteldeki kumpasta basılmayı şahsi mahremiyet kabul ediyorsunuz. Dolayısıyla FETÖ terör örgütü hepimizin düşmanıdır, bu milletin düşmanıdır. Araştırma önergesiyle FETÖ terör örgütü ortaya çıkmaz, FETÖ terör örgütünü ortaya çıkaracak bu memleketin yürekli savcılarıdır."
CHP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.
HDP'nin "sığınmacıların karşılaştığı sorunlar" konusunda verdiği araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de kabul edilmedi.
Grup önerilerinin görüşülmesinin ardından Askeralma Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Bilgiç, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, Uşak'ın bir sanayi kenti olduğunu, bu özelliği ile Türkiye ekonomisine katkıda bulunduğunu kaydetti.
Güneş, "Uşak demek tarlasız pamuk, koyunsuz yün demektir. Çevre illerin nüfusuna kayıtlı çok sayıda vatandaşımız Uşak'ta yaşamaktadır. Uşak iline yakın olan ilçelerde yaşayan vatandaşlar da tüm ihtiyaçlarını Uşak'tan karşılamaktadır. Bu bakımdan çevre illere bağlı birçok ilçe Uşak'a bağlanmak istemektedir. Bunun takdirini sizlere bırakıyorum." ifadelerini kullandı.
CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal da eğitim sistemi ve öğretmenlerin sorunları hakkında konuştu.
17 yıllık AK Parti iktidarında, eğitim sisteminin göreve gelen her bakan tarafından değiştirilmeye çalışıldığını ileri süren Topal, "Her gelen bakan sorunların çözümü noktasında kendi formülünü hayata geçirmeye çalıştı ama sorun hala olduğu yerde durmaktadır. Okullarda ikili eğitim kalmayacak deniyor ama 21. yüzyıl Türkiyesinde biz hala birleştirilmiş sınıf sorunu ile karşı karşıyayız. Tüm siyasi partilerin seçim vaatlerinde yer alan 3600 ek göstergenin getirilmesini diliyoruz. Sözleşmeli öğretmen sorununu çözmemiz gerekiyor. Gelin hep birlikte eğitimin sorunlarını birlikte çözelim." dedi.
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de seçim bölgesinde yaşanan sel felaketi ve çiftçilerin durumu hakkında söz aldı.
Yurdun dört bir yanında yaşanan kuvvetli yağışlardan Eskişehir'in de etkilendiğini, ani yağışlar nedeniyle binlerce çiftçinin büyük zarara uğradığını vurgulayan Çakırözer, "7 ilçenin 36 köyünde bin 500 çiftçi ani yağışlar nedeniyle büyük zarar görmüştür. Bölgedeki zarar 100 milyon lirayı bulmaktadır. Çiftçinin yaralarının sarılması gerekiyor. Selden etkilenen alanlar acilen afet bölgesi ilan edilmelidir. Yaraların kısa sürede sarılmasını temenni ediyorum." diye konuştu.
Genel Kurulda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin olarak yürütülen Genelkurmay çatı davasında kararların sabah saatlerinde açıklandığını anımsattı.
Aralarında eski Orgeneral Akın Öztürk'ün de bulunduğu 17 sanığa 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının verildiğini ifade eden Türkkan, şöyle konuştu:
"Milletimizin geleceğine kastedenler hak ettikleri cezayı bulmuştur fakat geldiğimiz bu nokta FETÖ'yle mücadele için yeterli değildir. Darbelerin ülkeyi getirdiği nokta ortadadır. Askeri ya da sivil darbeyi haklı kılacak hiçbir sebep yoktur. İYİ Parti olarak her zaman darbelerin karşısında durduk, durmaya da devam edeceğiz. Ülkenin totaliter bir rejime sürüklenmesine de asla müsaade etmeyeceğiz. Demokrasi her zaman vazgeçilmezimiz olmuştur, bundan sonra da olacaktır."
Türkkan, birkaç gün önce İYİ Parti Erzurum Tekman İlçe Başkanı Turan Çetinkaya'nın uğradığı saldırı sonrasında dün de İstanbul il kurucu yönetim kurulu üyesi Metin Bozkurt'un saldırıya uğradığını, hastaneye kaldırılan Bozkurt'a acil şifa dileklerinde bulundu.
İsteyenin istediğini sokak ortasında sopalarla dövdüğü ve ceza almadığı bir ülke haline gelindiğini ileri süren Türkkan, "Sayın İçişleri Bakanı sağa sola laf atmak yerine asli işi olan güvenliği sağlamalıdır. Askerimize 'eşşek' diyen Akit muhabirini dövenleri tutuklayan adalet sistemi, Bozkurt'a saldıran 8 kişi hakkında ne karar verecek merakla bekliyoruz." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da usulsüzlükler sebebiyle YSK tarafından yenilenme kararı verilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin 23 Haziran Pazar günü gerçekleşeceğini hatırlattı.
İstanbul'da organize usulsüzlükler tespit edildiğini, sandıklara düşürülen gölgenin 23 Haziran'da ortadan kalkacağını aktaran Akçay, şunları kaydetti:
"31 Mart'ta milletimizin çalınan iradesi 23 Haziran'da kesin bir şekilde sandıkta tecelli edecektir. İstanbul seçiminin içerideki ve dışarıdaki yansımaları göstermiştir ki mesele sadece bir belediye başkanı seçimi değildir. ABD'nin, AB'nin hatta Yunanistan'ın dahi gözü kulağı İstanbul seçimindedir. PKK ve FETÖ gibi terör örgütleri açıktan görüş ve destek ilan etmektedir. İstanbul, Türkiye'nin kalbidir, kaderidir, değeridir, özetidir, öz güvenidir. 23 Haziran'da İstanbul ve Türkiye kazanacak, İstanbullu huzura kavuşacaktır. Buradan Sayın Binali Yıldırım'a selamlarımızı ve sevgilerimizi gönderiyorum. 23 Haziran'da iş ehlinin, karar milletindir."
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da 2017 yılında Şırnak'ta kontrolden çıkan panzerin bir evin duvarına çarparak Muhammet ve Furkan adlı iki kardeşin ölümüne neden olduğunu vurguladı.
Açılan davanın karar duruşmasında tutuksuz yargılanan sürücüye iki yıl bir ay hapis cezası veren mahkemenin bu cezayı da 19 bin lira paraya çevirdiğini belirten Oluç, "Mahkeme aslında cezasızlık politikasını uyguluyor. Bu cezasızlık ve ödüllendirme politikasının sona ermesi gerekiyor. Yargı bu alanda ne yazık ki üstüne düşeni yapmıyor ve bu ırkçı anlayışa bir ölçüde destek olmuş oluyor." görüşünü dile getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, 15 Temmuz 2016 günü Türkiye'nin menfur bir darbe girişimine maruz kaldığını, hain girişimin, yurtsever asker ve polislerini yanı sıra halkın darbecilere karşı tavizsiz karşı duruşuyla bertaraf edildiğini söyledi.
15 Temmuz'da darbecilere karşı en etkin mukavemeti gösteren kurumlardan birinin de TBMM olduğunun altını çizen Özkoç, şöyle devam etti:
"TBMM, parlamenter sistemi ve Anayasa'yı ortadan kaldırmayı amaçlayan darbecilere kahramanca direnmiştir. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılabilmesi için aradan geçen yaklaşık üç yıllık sürede sağlıklı bir çalışma ortaya koyulamamıştır. Bu tablo TBMM'ye yakışmamaktadır. Fetullahçı terör örgütünün 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi ve bu örgütün faaliyetlerinin tüm yönleriyle araştırmaya alınması amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonunun çalışmaları hayret verici bir şekilde kadük kalmıştır. TBMM'nin sorumluluğu ortadan kalkmış değildir. Darbe girişimi karşısında dik duran TBMM, FETÖ ve tüm terör örgütleriyle topyekûn mücadeleyi sağlayacak bir altyapıyı oluşturmak zorundadır."
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise Genelkurmay Çatı Davasının bugün ilk derece mahkemesi tarafından karara bağlandığını söyledi.
Yargı makamının kararının hukuk tarihi ve demokrasi tarihi açısından önemli ve anlamlı olduğunu vurgulayan Özkan, "Karar vesilesiyle, 15 Temmuz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum, mekanları cennet olsun." diye konuştu.
Özkan, demokrasinin olmazsa olmazlarından birinin de seçimler olduğunu, Pazar günü yenilenecek İstanbul seçimlerinde sandığa gidecek vatandaşların iradesini ortaya koyacağını dile getirdi.
Seçimlerin bir demokrasi bayramı olduğunu belirten Özkan, "Sandığa ne kadar çok vatandaşımız gidiyorsa milli iradenin gerçekleşmesi, vücut bulması o kadar çok hayata geçer. Onun için pazar günü gerçekleştirilecek seçimlerde İstanbul dışında olan vatandaşlarımızın, İstanbul'a oy kullanmaya gitmeleri için devletimiz her türlü seferberliği yerine getirmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda ilk olarak İYİ Parti'nin Doğu Türkistan'daki Uygur Türklerinin yaşadığı sorunların araştırılmasına ilişkin grup önerisi ele alındı.
İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur Türklerinin Çin'in ağır insan hakları ihlalleri nedeniyle zor zamanlar geçirdiğini söyledi.
Tecrit ve baskı kamplarında bir milyon civarında Uygur Türk'ünün tutulduğunu ifade eden Sezgin, "Çin diktatörlüğü, bu kampları saklama ihtiyacı bile duymamaktadır. Bu sorunun ele alınmasını ve ülkemizin ne şekilde çözüme katkı sunacağının araştırılmasını istiyoruz. Konudan kendini sorumlu tutması gereken Türkiye, Çin'e karşı ürkek hareket ediyor. Esef verici gelişmelere gerekli tepkiyi gösteremiyoruz. Yüce Meclisi soydaşlarımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz." dedi.
HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da Çin'in Uygur Tüklerine karşı zulüm yaptığını söyledi.
"BBC'nin haberine göre toplama kamplarında soydaşlara namaz kılmak bile yasaklanmış." diyen Gergerlioğlu, çok sayıda kişinin yaşadıkları eziyet sonrasında öldüğünü belirtti. Uygur Türklerine yönelik son derece hukuksuz uygulamaların söz konusu olduğunu dile getiren Gergerlioğlu, bu konunun üzerinde durulması gerektiğini ifade etti.
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de Doğu Türkistan'ın açık bir cezaevine dönüştüğünü belirtti.
Çin kamplarında kimine göre bir milyon, kimine göre 3 milyon insanın tutulduğunun ifade edildiğine dikkati çeken Çakırözer, "Bu kamplarda sadece Çin vatandaşları değil Türk vatandaşları da bulunuyor. Tepki gösterilmekte neden geç kalınıyor? Soydaşlarımızın eziyete maruz kalması kesinlikle kabul edilemez." diye konuştu.
AK Parti Aksaray Milletvekili Cengiz Aydoğdu ise parlamentodaki Uygur hassasiyetinin kendisini memnun ettiğini dile getirdi.
Doğu Türkistan'dan 1950'li yıllarda haberdar olunduğunu, Çin zulmünün hiçbir değişikliğe uğramadan devam ettiğinin bilindiğinin altını çizen Aydoğdu, "Bugün konu ile ilgili olarak birtakım sosyal medya kanallarından haber alabiliyoruz. Zulüm hiçbir şekilde kabul edilemez. Toplama kampı mantığı Çin'de hala devam ediyor. Dünya tarihinde İslam düşmanlığı hiç bu kadar fazla olmadı. Dış politika, imkanlarla ideallerin çakıştığı yerde yapılıyor. Çin'deki bir zulme buradan tepki vermenin mümkün hale gelmesi gelişmiş bir Türkiye ile olur. Dışişleri bu konuda zaman zaman Meclisi bu konuda bilgilendirmesi olumlu olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
İYİ Parti'nin önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra CHP'nin FETÖ terör örgütünün siyasi ayağının araştırılmasına ilişkin grup önerisinin görüşmelerine geçildi.
CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Genelkurmay "çatı" davasında yargılanan sanıklardan 17'sine 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesinin memnuniyet verici olduğunu söyledi.
141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan sanıklardan Mehmet Dişli'nin kardeşinin de bu örgütün siyasi ayaklarından olduğunu defalarca dile getirdiklerini belirten Altaca, "Kandırıldık dediniz, defalarca dile getirdiniz. Olabilir, kandırılmış olabilirsiniz. Diyelim ki öyle olsun, o halde samimiyetinizi ortaya koyun, bugünkü cezalarla birlikte topyekun değerlendirelim ve hep beraber siyasi ayağı araştıralım, samimiyetle çözelim." dedi.
İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral da devletin bütün istihbarat bilgilerinin iktidarın elinde olduğunu belirterek, FETÖ'ye mensup bürokratları, memurları da hükümetin atadığını öne sürdü.
Bürokratların cezaevinde olduğunu, siyasi ayağın hala ortada olmadığını savunan Oral, "Neden korkuyorsunuz? Yoksa FETÖ'nün siyasi ayağının sizin partinize dokunmasından mı korkuyorsunuz? Yoksa 'Bu hasret niye?' diye Türkiye'ye davet ettiğiniz terörist başıyla kirli ilişkilerinizin ortaya çıkmasından mı korkuyorsunuz? Ya da Hakan Şükür gibi FETÖ'cü başka milletvekillerinizin olmasından mı endişe ediyorsunuz?" diye konuştu.
AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya ise bugün geniş bir milletvekili katılımıyla Genelkurmay "çatı" davasını takip etmek için Sincan'da olduklarını belirtti.
Türk yargılama tarihinde en fazla müebbet ağır hapis cezasının verildiğine tanıklık ettiklerini aktaran Özkaya, şunları kaydetti:
"FETÖ terör örgütü milletimize, vatanımıza, Meclisimize karşı yapmış olduğu hareketin karşılığını 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla aldı. Yargılamayı yapan hakimlerimize, savcılarımıza, orada görev alan emniyet görevlilerinden jandarmaya, cezaevi görevlilerine kadar herkese teşekkür ediyoruz. Tarihi bir sorumluluk yerine getirdiler. Bu vatana ve millete karşı işgal girişiminde ajanlık yapanlar, Türk devletinin yargısı tarafından kendilerine mutlak surette hesap sorulacağını öğrenmiş oldular."
Özkaya, FETÖ'nün siyasi ayağının kasıtlı şekilde ortaya çıkarılmadığı yönündeki iddialara ilişkin olarak da örgüte üye askerin, polisin, memurun soruşturmasını Meclisin yapmadığına işaret etti.
Meclisin yargılama yetkisi bulunmadığını vurgulayan Özkaya, şöyle devam etti:
"Meclisin, Anayasa gereğince Cumhuriyet savcısı görevini yaptığı bir tek alan vardır, o da Yüce Divan. Bunun dışındaki tüm soruşturmaları Cumhuriyet başsavcılarının koordinasyonunda yargı teşkilatı yapar, adli kolluk yapar. Meclis soruşturma yapmaz. İddialarınızla ilgili gidersiniz savcılığa suç duyurusunda bulunursunuz. Elinizden tutan mı var, niye gidip de suç duyurusunda bulunmuyorsunuz? Biz, bunlara yerli ve milli olduğu zaman yakın duruyorduk, terör örgütü olduğunu görünce karşısına geçtik ama sizler, koşa koşa terör örgütü olunca yanına gidiyorsunuz. MİT tırlarının belgelerini yayınlamayı gazetecilik sayıyorsunuz, oteldeki kumpasta basılmayı şahsi mahremiyet kabul ediyorsunuz. Dolayısıyla FETÖ terör örgütü hepimizin düşmanıdır, bu milletin düşmanıdır. Araştırma önergesiyle FETÖ terör örgütü ortaya çıkmaz, FETÖ terör örgütünü ortaya çıkaracak bu memleketin yürekli savcılarıdır."
CHP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.
HDP'nin "sığınmacıların karşılaştığı sorunlar" konusunda verdiği araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de kabul edilmedi.
Grup önerilerinin görüşülmesinin ardından Askeralma Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
