2013-02-11 - 16:00
Oktay Vural: "Başbakan, günü kurtarmak uğruna geleceği tehlikeye atmaktadır. Başkanlık adı altında, muhtemel bir referandumda PKK ve BDP'nin desteğiyle başkan olmak hülyasıyla seçim dönemine kadar olan süreci PKK ile işbirliği yaparak geçirmek üzeredir.''
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MHP'li Vural, hükümetin 'İmralı ile görüşme sürecini millete nimetmiş gibi kabul ettirmeye çalıştığını' söyledi. "Anayasa yapma iradesi terör örgütüne ve İmralı'ya teslim edildi" şeklinde konuşan Oktay Vural, terör örgütüyle mücadelenin, 'siyasi uzantılarıyla müzakere sürecinden terör örgütüyle müzakere ve mütareke, siyasi uzantılarıyla da anayasa sürecine gittiğini' söyledi.
Hükümetin açıklamalarının birbiriyle çeliştiğini sözlerine ekleyen Vural, yaşanılan süreçte tek taraflı propaganda yapıldığını belirtti. Oktay Vural şunları kaydetti:
''Maskeli siyasetin maskeleri indirilmediği sürece milletimizin serbest ve hür tercihlerinin ortaya çıkması mümkün değildir. İmralı'daki bebek katili, yalnızca BDP'yi değil, AKP'yi de yönetmeye başlamış gözükmektedir. Televizyonun yanına bilgisayarı da vermişler yeni anayasayı bebek katili İmralı'da yazmaya başlamış. Herhalde raportörlüğünü, Numan Kurtulmuş ile Osman Can yapıyor olabilir. Bugün maalesef bu anayasa AKP'nin anayasası dahi değildir. Bu anayasa, doğrudan doğruya bebek katilinin, Kandil'in, PKK, KCK ve BDP'nin anayasası olma yolunda ilerlemektedir. Anayasa yapma iradesi PKK'ya ve İmralı'ya teslim edilmiştir. Başbakan, günü kurtarmak uğruna geleceği tehlikeye atmaktadır. Başkanlık adı altında, muhtemel bir referandumda PKK ve BDP'nin desteğiyle başkan olmak hülyasıyla seçim dönemine kadar olan süreci PKK ile işbirliği yaparak geçirmek üzeredir.''
Vural, terör örgütü üyelerinin silahlarıyla Türkiye'yi terk etmesinin konuşulduğunu belirterek, ''Hükümet, karşılama ve uğurlama törenleriyle terör örgütü silahını Türk milletine dayatmaya razı olmuştur'' dedi.
İktidarın milletin aklıyla oynadığını savunan Vural, bu dönemde AK Parti'nin kazanacağını, uzun vadede Türkiye'nin kaybedeceğini ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Mavi Marmara olayından sonra Başbakan'ın "İsrail özür dilemeden ilişkilerimiz düzelmez" sözlerini hatırlatarak Başbakan'ın Davos'taki "one minute" çıkışından dolayı İsrail'den özür dilediğini, "Şimon Peres olayının olumsuz bir hatıra olduğunu" söylediğini kaydetti.
Vural, İsrail'in Suriye'yi vurduğunu ve Suriye'yi suçlayanların alkışlandığını dile getirdi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Suriye ile ilgili ''Suriye'de Müslüman Müslüman'ı öldürüyorsa İran taraf olmamalı'' dediğini de anımsatan Vural, ''Peki sen? İran'a yaptığın tavsiyeyi kendine niye yapmıyorsun?'' ifadelerine yer verdi.
MHP Grup Başkanvekili Vural, Erdoğan'ı öven söylemlerin de arttığını belirterek, Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'ın ''Rize, İstanbul ve Siirt mübarektir. Bu üç şehir Türkiye'nin en büyük liderinin doğmasına vesile olmuştur'' dediğini aktardı.
Vural, Başbakan Erdoğan'ın Balyoz davasında tutukluyken kalp ameliyatı olan emekli orgeneral Ergin Saygun'u ziyaret etmesi ile ilgili sorulan bir soruya, ''Ziyaret, siyasi reklam amacıyla pazarlanan bir husus. Madem iyi tanıyordun hapisteyken niye ziyaret etmedin?'' şeklinde cevap verdi. Vural, Saygun hakkındaki adli tıp raporu ve tahliye kararının siyasi olduğunu söyledi.
MHP'li Vural, hükümetin 'İmralı ile görüşme sürecini millete nimetmiş gibi kabul ettirmeye çalıştığını' söyledi. "Anayasa yapma iradesi terör örgütüne ve İmralı'ya teslim edildi" şeklinde konuşan Oktay Vural, terör örgütüyle mücadelenin, 'siyasi uzantılarıyla müzakere sürecinden terör örgütüyle müzakere ve mütareke, siyasi uzantılarıyla da anayasa sürecine gittiğini' söyledi.
Hükümetin açıklamalarının birbiriyle çeliştiğini sözlerine ekleyen Vural, yaşanılan süreçte tek taraflı propaganda yapıldığını belirtti. Oktay Vural şunları kaydetti:
''Maskeli siyasetin maskeleri indirilmediği sürece milletimizin serbest ve hür tercihlerinin ortaya çıkması mümkün değildir. İmralı'daki bebek katili, yalnızca BDP'yi değil, AKP'yi de yönetmeye başlamış gözükmektedir. Televizyonun yanına bilgisayarı da vermişler yeni anayasayı bebek katili İmralı'da yazmaya başlamış. Herhalde raportörlüğünü, Numan Kurtulmuş ile Osman Can yapıyor olabilir. Bugün maalesef bu anayasa AKP'nin anayasası dahi değildir. Bu anayasa, doğrudan doğruya bebek katilinin, Kandil'in, PKK, KCK ve BDP'nin anayasası olma yolunda ilerlemektedir. Anayasa yapma iradesi PKK'ya ve İmralı'ya teslim edilmiştir. Başbakan, günü kurtarmak uğruna geleceği tehlikeye atmaktadır. Başkanlık adı altında, muhtemel bir referandumda PKK ve BDP'nin desteğiyle başkan olmak hülyasıyla seçim dönemine kadar olan süreci PKK ile işbirliği yaparak geçirmek üzeredir.''
Vural, terör örgütü üyelerinin silahlarıyla Türkiye'yi terk etmesinin konuşulduğunu belirterek, ''Hükümet, karşılama ve uğurlama törenleriyle terör örgütü silahını Türk milletine dayatmaya razı olmuştur'' dedi.
İktidarın milletin aklıyla oynadığını savunan Vural, bu dönemde AK Parti'nin kazanacağını, uzun vadede Türkiye'nin kaybedeceğini ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Mavi Marmara olayından sonra Başbakan'ın "İsrail özür dilemeden ilişkilerimiz düzelmez" sözlerini hatırlatarak Başbakan'ın Davos'taki "one minute" çıkışından dolayı İsrail'den özür dilediğini, "Şimon Peres olayının olumsuz bir hatıra olduğunu" söylediğini kaydetti.
Vural, İsrail'in Suriye'yi vurduğunu ve Suriye'yi suçlayanların alkışlandığını dile getirdi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Suriye ile ilgili ''Suriye'de Müslüman Müslüman'ı öldürüyorsa İran taraf olmamalı'' dediğini de anımsatan Vural, ''Peki sen? İran'a yaptığın tavsiyeyi kendine niye yapmıyorsun?'' ifadelerine yer verdi.
MHP Grup Başkanvekili Vural, Erdoğan'ı öven söylemlerin de arttığını belirterek, Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'ın ''Rize, İstanbul ve Siirt mübarektir. Bu üç şehir Türkiye'nin en büyük liderinin doğmasına vesile olmuştur'' dediğini aktardı.
Vural, Başbakan Erdoğan'ın Balyoz davasında tutukluyken kalp ameliyatı olan emekli orgeneral Ergin Saygun'u ziyaret etmesi ile ilgili sorulan bir soruya, ''Ziyaret, siyasi reklam amacıyla pazarlanan bir husus. Madem iyi tanıyordun hapisteyken niye ziyaret etmedin?'' şeklinde cevap verdi. Vural, Saygun hakkındaki adli tıp raporu ve tahliye kararının siyasi olduğunu söyledi.
