2011-12-14 - 14:38
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında ''HES ihalesinde yeğenine fırsat sağladığı'' iddialarının gerçekdışı olduğunu belirterek, ''Ortada bir HES yok, ihale yok, bir ihale ilanı yok, verilmiş bir HES ihalesi söz konusu değil. Benim hiçbir yeğenim, hiçbir şekilde, hiçbir ihaleye katılmadı, hiçbir ihaleye müracaatı dahi olmadı'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında ''HES ihalesinde yeğenine fırsat sağladığı'' iddialarının gerçekdışı olduğunu belirterek, ''Ortada bir HES yok, ihale yok, bir ihale ilanı yok, verilmiş bir HES ihalesi söz konusu değil. Benim hiçbir yeğenim, hiçbir şekilde, hiçbir ihaleye katılmadı, hiçbir ihaleye müracaatı dahi olmadı'' dedi.
Canikli, bugün bir gazetede çıkan ''al yeğenim sana bir HES'' başlıklı haberdeki iddialara yanıt verdi.
''Ortada bir HES yok, ihale yok, bir ihale ilanı yok, verilmiş bir HES ihalesi söz konusu değil'' diyen Canikli, haberin başlığıyla içeriğinin de çelişkili olduğunu savundu.
Haberde, kendisinin,''Doğu Karadeniz'de yapılacak HES kurulumu ve işletmesi ihalesine yaptığı müdahaleyle Giresun'un kapsama alınarak yeğeninin ihaleye katılımını sağlandığının'' öne sürüldüğünü anlatan Canikli, ''Benim hiçbir yeğenim, hiçbir şekilde hiçbir ihaleye katılmadı, hiçbir ihaleye müracaatı dahi olmadı. Müdahale edilerek Giresun'un kapsama alınması diye bir durum söz konusu değil, böyle bir olay yok'' dedi.
Geçen dönem Yenilenebilir Enerji Kanunun çıkarıldığını, buna bağlı olarak EPDK'nın 21 Temmuz 2011'de bir yönetmelik yayınlandığını hatırlatan Canikli, Meclise gelmiş bir durumun olmadığını kaydetti.
Canikli, ''Hiçbir şekilde, hiçbir yeğinimin böyle bir müracaatı söz konusu olmamıştır. Buna başvurular vardır ama yeğenimin ya da ticari ilişkide olduğu hiçbir kimsenin müracaatı söz konusu değil'' diye konuştu.
Yönetmeliğin, Türkiye'nin her yerinde 0,5 megavatın altında mikro HES'lerle ilgili başvuruları düzenlediğini ve EPDK tarafından çıkarıldığını anlatan Canikli, bununla uzaktan yakından alakası olmadığını ve müdahalesinin de bulunmadığını ifade eti.
Yönetmelikteki geçici madde konulmasının kimseye bir avantajı olmadığını belirten Canikli, şöyle konuştu:
''Yönetmelik, bu şekilde mikro HES müracaatları yapılmış ise bunları iptal ediyor, yeniden başvuru sürecini başlatıyor. Bugüne kadar ihale verilmesi söz konusu değildir. Giresun'daki yetkililerle görüştüm, bugüne kadar bu kapsamda Giresun'da 102 HES müracaatının yapıldığını söylediler. Bunlar içerisinde ne yeğenim ne de bir akrabamın adı geçiyor. Kimlerin başvurduğunu bilmiyorum. DSİ yetkilisinden aldığım bilgiye göre, Giresun'un mikro HES kapasitesi 150-200 arasında. Başvuran 102 kişi. Dolayısyla şu ana kadar ki başvurular, Giresun'un kapasitesinin de altında. Yani, en az 100 kişilik müracaatı karşılayacak kapasite var Giresun'da. İsteyen başvurabilir, buna hiçbir engel yok. Bunların nasıl verileceği, nasıl dağıtılacağına ilişkin DSİ mevzuatı tamamlanmamış. Bunlar sadece müracaat aşamasında.''
Haberde yeğenine ve kendisine atfedilen iddiaların hiçbirinin gerçek olmadığını ifade eden Canikli, ''Haberi yazan kişiyle görüştüm, bana 'başlıklar bana ait değil, içerik bana ait' dedi. Mikro HES bir rant alanı değil. İsteyen başvurusunu yapabilir. Ranta konu olması mümkün olmayan bir konuda, olmayan bir ihalede, başvuru yapılmayan bir olaydan yola çıkarak böyle bir iddiada bulunmak, çok büyük haksızlık ve saygısızlıktır. Tepeden tırnağa iftiradır. Elbette yargı sürecini başlatacağız. Böyle gazetecilik olmaz, ahlaki değil' dedi.
Canikli, geçici maddeyle iptal edilen başvuruların yeniden yapılabileceğini, bir çoğunun da başvurduğunu anlattı. Canikli, 'Ne kimsenin bir mağduriyeti var ne de kimseye sağlanmış bir avantaj var. Bütün bunlar ortadayken böyle bir haber yapmak...Pes diyorum'' diye konuştu.
Bir gazetecinin, ''Daha önce şike iddianamesinde, Giresunspor'un eski iki başkanı arasında geçen bir telefon konuşmasında adınız geçmişti, bu iki olayın özel sebebi var mı-'' sorusuna Canikli, ''Her iki konu da gerçekdışı, hayali. Mahiyet ve yaklaşım açısından ikisi de aynı'' karşılığını verdi.
Gazetecilerin, ''Cumhurbaşkanın görev süresi'' ile ilgili sorularına da yanıt veren Canikli, şöyle konuştu:
''Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ilişkin yasa, önümüzdeki haftalarda TBMM'ye getirilecek. Anayasamıza bir geçiş hükmü konulmasına ilişkin herhangi bir çalışmamız, şu an itibariyle yok. Böyle bir çalışmada ancak diğer siyasi partilerle görüşüldükten ve mutabakat sağlandıktan sonra yapılabilir. Tabii aslında bütün tartışmalar böyle bir geçiş hükmün konulmamasından kaynaklanıyor.''
Canikli, Cumhurbaşkanlığı seçim süreci konusunda, ''Müracaatlarla ilgili seçim sürecini başlatacak olan TBMM Başkanlığıdır'' dedi.
Bir gazetecinin ''Cumhurbaşkanı'nın süresine ilişkin yasal bir adım atacak mısınız-'' sorusuna karşılık Canikli, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ilişkin yasa tasarısını, önümüzdeki haftalarda TBMM'ye getireceklerini bildirdi.
''Anayasamıza bir geçiş hükmü konulmasına ilişkin herhangi bir çalışmamız şu an itibariyle yok'' diyen Canikli, böyle bir çalışmanın ancak diğer siyasi partilerle görüşüldükten ve mutabakat sağlandıktan sonra yapılabileceğini vurguladı.
Tartışmaların böyle bir geçiş hükmün konulmamasından kaynaklandığını belirten Canikli, şöyle konuştu:
''Bununla ilgili anayasa değişikliği yapılırken, böyle bir intikal hükmü konulmuş olsaydı, yani 5 yıl mı, 7 yıl mı, sadece bugünkü Cumhurbaşkanı'nın süresi ile ilgili bir intikal hükmü konulsaydı, bugünkü durum yaşanmazdı. İki farklı görüş var. Halen bu tartışmalar devam ediyor. Her iki tarafın da taraftarları var. Süreci başlatacak olan TBMM Başkanlığı'dır. Dolayısıyla bizim yada herhangi bir siyasi partinin adımı ya da kararıyla, bir talebiyle böyle bir sürecin başlatılması gözükmüyor.''
Canikli, bir soru üzerine, ''Benim şahsi görüşüm, Sayın Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin 7 yıl olduğu. Aksi mümkün olmadığı sürece lehe yorumlanması uygulanması gerektiğini inanıyorum'' dedi.
Bir gazetecinin ''Milletvekilliğinde neden 4 yıl oldu-'' sorusuna ise Canikli şunları kaydetti: ''Orada o tartışmalar devam ederken, teknik olarak bir erken seçim kararı alındı. Dolayısıyla fiilen bizim sonucu tam olarak görme imkanımız olmadı. Erken seçim kararı olmadan, bir müdahale etmeden erken seçim kararı almadan süre dolmuş olsaydı, ne olacaktı- 5 yıl mı olacaktı, 4 yıl mı olacaktıyı göremeden erken seçim kararı alındı. Süre gelmeden tartışmalar bitti.''
Bir başka soru üzerine, sürenin belirlenmesine ilişkin YSK'nın sürecin içerisinde olduğunu zannetmediğini ifade eden Canikli, ''Müracaatlarla ilgili süreci başlatacak olan TBMM Başkanlığıdır. Bu benim kanaatim...'' dedi.
''Mevcut Cumhurbaşkanı'nın durumu ne olacak- Yasaya 7 yıl diye konulacak mı-'' sorusuna Canikli, ''Bunu yasaya koyamayız. Bu Anayasanın konusu. Bu ancak Anayasaya geçici bir madde konulması veya eklenmesiyle olur. Onu da bizim tek başımıza yapma imkanımız yok. Ancak diğer siyasi partilerle birlikte yapılabilir. Bana göre, yasada yapılacak değişiklikle olmaz, Anayasal bir konu, ancak Anayasada olabilir'' diye konuştu.
Canikli, ''Konuyla ilgili belirsizliği ortadan kaldırmak amacıyla diğer siyasi partilerle bir girişiminiz olacak mı-'' sorusuna, bu konuda bir çalışmaları ya da talepleri olmadığını ifade etti. (14:38)
