2011-02-10 - 11:58
DSP'Lİ ERÇELEBİ'NİN BASIN TOPLANTISI?
DSP Genel Sekreteri ve Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi, DSP İstanbul Milletvekili Hasan Macit ile parlamentoda düzenlediği basın toplantısında güncel siyasi konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

DSP Genel Sekreteri ve Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi, DSP İstanbul Milletvekili Hasan Macit ile parlamentoda düzenlediği basın toplantısında güncel siyasi konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

DSP Genel Sekreteri ve Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi, " 9 yıldır Türkiye'yi yöneten hükümetin yönetim anlayışı, ülkemizi ekonomik, siyasal ve dış politika alanında büyük sıkıntılara sokmaktadır" dedi

Erçelebi, hükümetin demokratik anlayıştan uzaklaştığını, toplumu ve devleti dönüştürmeye yönelik adımlarına hız verdiğini öne sürdü.

Çözülemeyen sorunların giderek büyüdüğünü ve bunları çözecek olan devlet ve toplum gücünün zayıfladığını savunan Erçelebi, AK Parti hükümetlerinin 9 yıldır yaptığı tahribatın her alanda kendini göstermeye başladığını iddia etti.

DSP Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi, sözlerine şöyle devam etti:

" Geçen hafta Ankara Ostim'deki facialar 20 emekçimizin canını aldı. Kahramanmaraş'ta kömür işletme sahasında meydana gelen göçükte 1 kişi öldü, 10 kişi yaralandı. Ardından Antalya'daki patlamada 2 kişi hayatını kaybetti. Diyarbakır'daki patlamada da 15 kişi yaralandı. Hükümet, yaşanan bu faciaların ardından, önlem olarak çağdışı kalmış yöntemlere başvuruyor. Yaşamını yitiren yurttaşlarımızın yakınlarına verilmesi düşünülen evler, gerekli olmakla birlikte asla işin çözümü olamaz. Vaat edilen evler giden canları geri getirmeyecektir.

Önemli olan, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve bu tür iş kazalarının önüne geçecek tedbirlerin alınmasıdır. Ard arda yaşanan bu acı olaylar bir tesadüf değildir ve ülkemizin denetimden uzak, kayırmacı yönetim anlayışının bir sonucudur.

AK Parti hükümeti ise bunu kavrayacak zihniyette değildir. Biliyoruz ki tıpkı Zonguldak'taki maden faciasında olduğu gibi bunları da bir "kaza" ve "kader" olarak gösterip işin içinden sıyrılacaktır. Hükümet, uzun zamandan beri kamuoyunun gündeminde olan, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili yasal değişiklikleri acilen yapmalıdır.

Hükümet bir telaş içerisindedir ve bu telaşı, devletin her kesimine yansımaktadır. Son iki haftadır Meclis'te görüşülmekte olan Torba Yasa Tasarısı, herhangi bir açıklama dahi yapılmadan geri mi çekildi? Yoksa aramı verildi? Belli değil.

Bu uygulama, AK Parti'nin Türkiye Büyük Millet Meclisini, hükümetin elinde bir yap- boza dönüştürdüğünün göstergesidir.

Hükümet canhıraş bir şekilde çıkarmaya çalıştığı tasarıyı neden geri çekmiştir yada ara vermiştir?

Emekçilerin tepkilerinden mi çekiniliyor?

Başbakanı sokakların, meydanların korkusu mu sardı? Başbakan Hüsnü Mübarek'e akıl vereceğine önce kendi aklını başına toplamalıdır.
Böyle bir aşamada, sendikaların ve meslek örgütlerinin görüşlerini dikkate alacak mıdır?

Biz DSP olarak, Torba Yasanın tekrar gündeme alınması halinde, emekçilerin hak kaybına yol açan maddelerinden arındırılmasını hükümetten istiyor ve bekliyoruz.

Dün gece TBMM'de kabul edilen Yargıtay ve Danıştay'da daire ve üye sayısını artıran düzenlemeyle Türkiye yargı alanında yeni bir evreye giriyor. İktidara geldiği günden beri adaletin hızlanması adına hiçbir adım atmayan hükümet, şimdi 'yargı reformu' ve 'adaletin hızlandırılması' perdesi altında hedefini gerçekleştiriyor. Yakın dönemde hükümete bağımlı bir yüksek yargı sisteminin oluşmasına tanık olacağız. Hükümet, bu yasayla yıllardır hayal ettiğini gerçeğe dönüştürüyor. Yüksek yargıyı Anayasa'ya aykırı olarak ele geçiriyor. Bu gidişi durdurmak için muhalefet partilerine sesleniyorum; gelin, bu yasanın iptal edilmesi için hep beraber Anayasa Mahkemesine gidelim ve bu yasanın zararlarını halkımıza anlatalım.''

Erçelebi, tasarı Meclise sevk edildiğinde Bakanlar Kurulu üyelerinin imzalarının alelacele toplandığını ifade ederek, Bakanlar Kurulu üyelerinin imzalarının bulunduğu 6 sayfayı basın mensuplarına gösterdi. ''Nedir bu acelecilik'' diye soran Erçelebi, 20 maddelik bir tasarının temel yasa olarak görüşülmesini de eleştirdi.

''Başbakan'ın faili meçhul cinayetleri sömürmeye devam ettiğini'' iddia eden Erçelebi, ''aynı ikiyüzlü siyasetin Hrant Dink cinayetinde de yaşandığını'', İçişleri Bakanı'nın açıklamalarıyla bilgi kirliliği sergilerken savcılığı da baskı altına aldığını söyledi. Erçelebi, bu tavırların davanın ilerlemesini engelleme ve üstünü örtme gayreti olduğunu öne sürdü.

Erçelebi, Başbakan Erdoğan'ın, KKTC'de 28 Ocakta yapılan gösteriden dolayı kullandığı sözlerin ''skandal ve akıl tutulması'' olduğunu, düzenlenecek yeni mitinge giderek soydaşlardan özür dilemesi gerektiğini savundu. (12:18)