2012-03-09 - 15:30
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ OKTAY VURAL'IN BASIN TOPLANTISI?
Vural: ''Ceviz ağacının dibinde röportaj yapmak için gazetecileri gönderiyorsunuz, adamların görüşlerini alıyorsunuz, Oslo'da masa kuruyorsunuz, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünü onlarla müzakere ediyorsunuz, yanı başınızda kırmızı bültenle aranan adamlar duruyor şimdi başlarına ödül koyuyorsunuz. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. Ödülü sen hak et ey devlet, senin kesenden de çıkmamış olur.''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hiçbir konuya vakıf olmadığını öne süren Oktay Vural şunları söyledi: "Başbakan İl Başkanları toplantısında yine coştu. 'Adını sen koy' diyor, 'mesele benim meselem' diyor, sonra da 'mesele ne' diye soruyor. Müslüm Babanın şarkılarını dinleye dinleye Türkiye'nin sorunlarına bakış açısı geliştiriyor. Kürt meselesi, ardından Kürt açılımı, önce terörle mücadele, sonra müzakere. Başbakan aslında ne dediğini bilmiyor. Sam amcadan hangi pusula gönderilirse onu alıyor tekrar ediyor. Esad'la önce can ciğer kuzu sarması, ardından Esad'a 'katil' diyor. Anadolu'da bir söz vardır: "Şaşıran ördek geri geri yüzer." Başbakan'ın bulunduğu durum bu."

Başbakan'ın odasının ''CIA ajanlarından geçilmediğini'' öne süren Vural, ''Dünyanın neresinde gölge CIA adamlarıyla Başbakan'ın danışmanları birbirini etkileyebilir? Millet sana bunu için oy vermedi'' diye konuştu. Vural, "Kirli çamaşırlar çarşaf çarşaf saçıldı ortaya. Senin bu gölge CIA ajanlarıyla, ABD patronlarıyla ne işin var? Bu millet sana CIA'e bilgi ver diye oy vermedi" dedi.

Türkiye'nin politikalarının milli merkezlerde oluşmadığını ileri süren Vural, ''Başbakan'ın kılavuzları ya hedonist ya şeytanla görüşen ya da gölge CIA ile içli dışlı olanlar. Başbakan bu kılavuzlarla yönlendiriliyor ve ülkeyi yönetiyor'' diye konuştu.

Tunus'ta ''Suriye'nin dostları'' toplantısı yapıldığını hatırlatan Oktay Vural, ''Türkiye bugün elinde Suriye'de Kürt özerk bölgesi oluşması için hazırlanmış bir tezgahla dolaşıyor. Aynısını senin ülkende de yap derlerse ne diyeceksin? Bu proje bumerang gibi Türkiye'yi de vuracaktır. Oysa Türkiye taşeronluğunu sürdürüyor. Türkiye'nin bütünlüğüne zarar verecek bir proje eşliğinde Suriye'nin etnik bir kimlikle tanımlanmasına zemin hazırlıyor'' dedi.

Başbakan'ın ''demokratik açılım konusunda muhalefet yardımcı olmadı'' dediğini belirten Vural, ''İyi ki bu rezalete ortak olmadık. Şehitlerin ruhunu ayaklar altına aldın. Yüreğin varsa devam ettir. Çık açıkla 'Oslo'daki görüşmelerle ilgili talimatı ben verdim' de. Kurduğun masalarda yapılan protokollerin arkasında olduğunu çık açıkla millete. Arkamda millet var diyorsun ya bak bakalım bunları açıkladıktan sonra millet arkanda var mı yok mu? diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Vural, Türkiye'de bugün kimin ne yaptığının belli olmadığını öne sürerek ''Türkiye, Osmanlı'daki paşalar iktidarına benziyor. Başbakan'ın etrafındaki kılavuzlar kimin jetonunu atıyorsa, Türkiye onun peşinde koşuyor. AKP hükümetinin Ali ve Mustafa Reşit Paşalarından farkı yoktur. Onlar da ülkeyi felakete sürüklemişlerdi.'' dedi.

Başbakan Erdoğan'ın, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu ''muhalefetin engellediğini'' söylediğini aktaran Vural, tasarının oybirliği ile çıktığını, bütün siyasi partilerin destek verdiğini hatırlattı. Vural, ''Dinin yarısı insaftır. Biraz insaf. Bu ifadenin neresinde insaf var? Böyle bir konuyu muhalefetin engellediğini söyleyecek kadar gözünü ihtiras bürümüş bir zihniyet Türkiye'yi nereye götürür? 'Beraber çıkardık teşekkür ederiz' diyemiyor. Allah bizi konuştuğunda yalan söyleyenlerden, söz verdiğinde sözünden dönenlerden, haksızlık yapanlardan korusun'' diye konuştu.

Merve Kavakçı'nın milletvekili maaş ve emeklilik parasını talep ettiğinin hatırlatılması üzerine Vural, ''Hala Amerikan vatandaşı zannederim. Amerikan vatandaşlığından çıksın, Türk vatandaşlığa girsin ve bu tür hakları varsa verilsin. Kendisi de Engin Alan gibi seçilmiş bir milletvekilidir. Maaştan ziyade egemenlik hakkının kullanılması mühimdir'' dedi.

Savcılığın MİT Müsteşarı ile bazı MİT görevlilerinin ifadesi için Başbakan'dan izin istemesini soran gazetecilere de Vural, ''Başbakan izin vermelidir'' yanıtını verdi.

''Bazı terör örgütü yöneticilerinin başlarına ödül konulduğunu'' ifade eden Vural, ''Ceviz ağacının dibinde röportaj yapmak için gazetecileri gönderiyorsunuz, adamların görüşleri alıyorsunuz, Oslo'da masa kuruyorsunuz, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünü onlarla müzakere ediyorsunuz, yanı başınızda kırmızı bültenle aranan adamlar duruyor şimdi başlarına ödül koyuyorsunuz. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. Ödülü sen hak et ey devlet, senin kesenden de çıkmamış olur'' dedi.

Vural, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın MİT Müsteşarının ifadeye çağrılmasını ''manidar bulduğunu'' söylediğinin hatırlatılması üzerine, ''Savcılar, KCK paralel devlet yapılanmasını sorguluyor, soruşturma yapacak, izin istiyor beyefendiler manidar buluyor. Asıl Başbakan'ın MİT görevlileri için izin vermemesi, hukuksuzlukla üstünü örtmeye çalışması manidar olur'' görüşünü öne sürdü.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ''rövanşizm çok yanlış'' açıklamasının da sorulması üzerine Vural, ''Cumhurbaşkanı böyle bir düşünceye sahipse, bu durumda herhalde üç çarpı dört ile ilgili teklifi veto edeceğini, rövanşist davranmayacağını da bir şekilde ifade etmiş oluyor'' karşılığını verdi. (15:30)