2010-07-02 - 15:50
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
Yakut, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, tüm
sanayi tesislerinin Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) çatısı altında toplanmasını
arzu ettiklerini, konuyla ilgili yasal düzenleme için de çalışma yaptıklarını
bildirdi.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, tüm
sanayi tesislerinin Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) çatısı altında toplanmasını
arzu ettiklerini, konuyla ilgili yasal düzenleme için de çalışma yaptıklarını
bildirdi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
Yakut, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, OSB'lerin hükümetin desteğine
ihtiyacı olduğunu söyledi. Doğru, girdi maliyetlerinin pahalı olması ve vergi
yükü nedeniyle bu bölgelerdeki sanayi kuruluşlarının üretim yapamaz hale
geldiğini ifade etti.
Hükümet adına söz alan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'nin
OSB'lerle ilgili 50 yıllık bir tecrübesinin olduğunu söyledi. Ergün, OSB'lerin
sayısının 263'e yükseldiğini, 58 bin 708 sanayi parselinin 39 bininde üretime
geçildiğini ve yaklaşık 1 milyon kişinin bu bölgelerde istihdam edildiğini
belirtti.
OSB ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı arasında kurumsal ilişkilerin
sağlıklı şekilde yürüdüğünü anlatan Ergün, OSB Yönetim Kurulu Başkanları ve Bölge
Müdürleriyle, düzenlenen bir çalıştayda bir araya geldiklerini ve eylem planı
hazırladıklarını ifade etti. Bakan Ergün, hükümetin, OSB'lere ciddi destek
sağladığını, kuruluşundan kamulaştırılmasına kadar uzun vadeli, düşük faizli
kredilendirmeler yapıldığını söyledi.
OSB'lerin dışındaki sanayileşme konusuna değinen Ergün, amaçlarının tüm
sanayi tesislerinin OSB çatısı altında toplanmasını sağlamak olduğunu ifade etti.
Ergün, böylece bütün sanayi kuruluşlarının OSB'de sağlanan altyapı ve diğer
imkanlardan birlikte faydalanabileceklerini ifade etti. Bakan Ergün, bu konuda
yasal hazırlık içinde olduklarını, çalışmalarını yakında TBMM'ye de
getireceklerini kaydetti.
Sektörde İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri kavramının da benimsendiğini
anlatan Ergün, bu bölgelerin tercih edilme oranının arttığını dile getirdi.
Özellikle uygun olmayan yerlerde kurulan bazı OSB'lerin bulunduğunu
belirten Ergün, atıl durumdaki bu OSB'leri canlandırmak için de çaba sarf
ettiklerini ifade ederek, şunları söyledi:
''Mümkün olsa bütün OSB'lerde sanayicilerimize arsa tahsisini bedelsiz
yapmaktan yanayız. Sanayici yatırım yaparken arsa tahsisi için ayrıca bir
finansman ayırmak mecburiyetinde bulunmasın diye. Ancak bunu bazı OSB'lerde tam
olarak yapmak mümkün değil. Fakat 57 ilde bunu yaptığımız zaman, yaklaşık bu
bölgelerdeki arsaların maliyeti 1 milyar liranın üzerindedir. Büyükşehirlerdeki
OSB'leri dışarıda tutarsak 76 ildeki OSB'lerde ise 1 milyar 650 milyon gibi arsa
bedeli maliyeti var. Bunlar çok yüksek değil aslında. Bu tahsislerden elde
edilecek yatırım, istihdam ve üretim düşünüldüğünde, bunlar kolayca sanayiciye
arsa tahsisi yapılabilmesine imkan sağlıyor. Bunun yasal hazırlığı da bir noktaya
getirildi.''
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, tarım
sigortacılığının gelişmesi için, çiftçinin ürününe yaptırdığı sigorta bedelinin
yüzde 50'sini devletin ödediğini, bunun, çiftçiye yapılabilecek en hayırlı destek
olduğunu söyledi.
Eker, TBMM Genel Kurulunda, dolu yağışının Isparta ve çevresinde
oluşturduğu zararla ilgili gündem dışı söz alan MHP Isparta Milletvekili Nevzat
Korkmaz'ın soru ve eleştirilerini yanıtladı.
Türkiye'de tabii afetlerle karşılaşan çiftçilere yönelik, AK Parti
hükümetlerinden önce çıkarılmış iki kanun bulunduğunu anımsatan Eker, bunlardan
biri olan ''muhtaç çiftçilere tohumluk yardımı'' ile ilgili kanunun, 2001 yılında
yürürlükten kaldırıldığını ifade etti. Söz konusu kanunun yerine yeni bir
düzenleme de getirilmediğini anlatan Eker, çiftçilerin bu alanda savunmasız
bırakıldığını ifade etti.
Diğer kanunun da canlı hayvanlarla ilgili olduğunu kaydeden Eker, 1977
yılında çıkarılan bu kanun kapsamında, 1996 yılına kadar hiç bir ödeme
yapılmadığını, 1996 yılından 2002 yılına kadar yalnızca 2,5 milyon lira ödemede
bulunulduğunu söyledi. Eker, AK Parti Hükümeti döneminde ise bu kanuna işlerlik
kazandırıldığını, çiftçiye toplam 264 milyon lira ödeme yapıldığını bildirdi.
Bakan Eker, 1 Haziran 2006 tarihinde yürürlüğe giren tarım sigortası ile
ilgili kanunun uygulamasını, her yıl çiftçi lehine genişletmeye çalıştıklarını
söyledi. Bu kapsamda, tarım sigortalarının bedelinin yüzde 50'sini hibe desteği
olarak devletin ödediğini belirten Eker, bunun ciddi bir destek olduğuna dikkati
çekti.
Bakan Eker, 1 milyon 129 bin 850 tarım sigortası poliçesi düzenlendiğini,
81 il 807 ilçe, 15 bin 860 köyün devlet destekli tarım sigortası ile tanıştığını,
20 milyon 160 bin 7 dekar alanda, 9 milyar 586 milyon liralık tarımsal varlık
sigortalandığını kaydetti. Eker, sigorta kapsamında ödenen hasar tazminatının ise
190 milyon 944 bin 407 lira olduğunu dile getirdi.
Türkiye'de tarım sigortacılığının geliştirilmesi gerektiğini belirten
Eker, bu nedenle sigorta bedelinin yüzde 50'sini devletin ödediğini, bunun, Türk
çiftçisine yapılabilecek en hayırlı destek olduğunu söyledi.
Gündem dışı söz alan CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer de Sivas
olaylarının 17. yılının geride bırakılmasına rağmen olayın üzerindeki sis
perdesinin aydınlatılamadığını, bunda, şimdiye kadarki hükümetlerin hepsinin
sorumluluğu olduğunu vurguladı. Hükümetin, olayın yaşandığı Madımak Oteline
kütüphane yapmayı planladığını, yalnızca otelin bir katının anı evi olarak
düzenlenmek istendiğini belirten Seçer, bunun yanlış bir tercih olacağını ifade
etti. Seçer, burada hayatını kaybedenlerin ailelerinin de istediği gibi otelin
müzeye dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti.
AK Parti Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk,
''Bazı belediyeler kaldırım yapmayı, İşçi Bulma Kurumu gibi çalışmayı bıraksın,
çevre projelerine önem versin'' dedi.
MHP, Danışma Kurulunun toplanamaması nedeniyle belediyelerin altyapı,
katı atık ve atık su yönetimindeki sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin
bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak TBMM Genel Kuruluna getirdi.
MHP Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı, öneri lehinde yaptığı
konuşmada, belediyelerin hepsinin, kendine özgü sorunlarının bulunduğunu, Çevre
Kanununa göre belediyelerin 2012 yılına kadar altyapı, atık su ve katı atık
tesislerini yapması gerektiğini anımsattı. Belediyelerin, yaptırımı olmadığı için
Çevre Kanunu'nu yeterince ciddiye almadığını savunan Nalcı, ''Belediyeler
konserler, sünnet şölenleri, futbol karşılaşmaları düzenliyor; kaldırım yapıyor
Ama belediyelerin yüzde 85'i, ilk yapılması gereken altyapıyla, çevreyle ilgili
işlerde ne yapacaklarını bilmiyor ya da yapmak istemiyor'' dedi.
BDP Muş Milletvekili Nuri Yaman, belediyelerin yüzde 67'sinde içmesuyu
tesisinin yetersiz olduğunu, yüzde 80-85'inde kanalizasyon, yüzde 90-95'inde katı
atık depolama sorunlarının bulunduğunu söyledi. En büyük yetersizliğin kaynak
olduğunu anlatan Yaman, teknik personel ve ekipman eksikliğinin de bulunduğunu
dile getirdi.
CHP Malatya Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu ''Adalet duygunuz, neden
belediyelere karşı kabarmıyor? Maaş ödemeyen belediyeler var, orada çalışanların
günahı ne? İçişleri Bakanlığı, belediyelere nasıl yardım ediyor?'' sorularını
yöneltti.
Öneri aleyhinde söz alan AK Parti Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk,
belediyelerin yüzde 88'inde kanalizasyon sisteminin bulunduğunu, atık suların
yüzde 68'inin arıtıldığını, 2003'te ise bu miktarın yüzde 32 olduğunu kaydetti.
Öztürk, ''Bazı belediyeler kaldırım yapmayı, İşçi Bulma Kurumu gibi çalışmayı
bıraksın, çevre projelerine önem versin. Bazı belediyeler, proje hazırlamaktan
dahi imtina ediyorlar'' dedi.
Mustafa Öztürk, Güneydoğu'daki belediyelere, ''İçme suyu şebekesinin
yüzde 60-80'inde kaçak, kayıp var. Bununla belediyelerin, vatandaşlara temiz su
ulaştırması mümkün değil. Rica ediyorum, başka işleri bırakın, temiz, sağlıklı su
verin'' diye seslendi.
Konuşmaların ardından MHP Grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra CHP'nin, emeklilerin sorunları hakkındaki araştırma komisyonu
kurulması görüşmelerinin bugün yapılmasına dair grup önerisi ele alındı.
CHP Kırklareli Milletvekili Tansel Barış, emeklilerin, Hükümetten intibak
yasasının çıkarılmasını, emekliler arasındaki maaş farklarının giderilmesini
beklediğini söyledi. Avrupa'daki emeklilerin, maaşlarıyla dünya turuna çıktığını,
Türkiye'deki emeklilerin ise evden dışarı çıkamadığını ifade eden Barış,
emeklilere ''Sizler AKP'yi sandıkta malulen emekli edeceksiniz'' diye seslendi.
AK Parti Ordu Milletvekili Ayhan Yılmaz, ev ve araba anahtarı, her
mahallede bir milyarder vaat eden, mazotu 1 liraya indireceğini söyleyenler
olduğunu, ancak bunların yerinde yeller estiğini kaydetti. Emeklilerin
durumlarını iyileştirmede ''devrim niteliğinde düzenlemeler'' yaptıklarını
anlatan Yılmaz, ''Herkes, bol keseden atıyor. Bekara karı boşamak kolay'' dedi.
Yılmaz, 2002'de 252 lira düzeyindeki SSK emekli maaşının bugün 683 lira olduğunu,
BAĞ-KUR esnaf emeklilerinin 2002'de 142 lira alırken şimdi 555 lira aldığını
ifade etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Ünal Kacır, ''Emeklilere 'çok verdik'
diyemiyoruz, bu kadar verebildik diyoruz. Daha çoğunu yine biz veririz.
Emekliler, siz bize yine güvenmeye devam edin'' diye konuştu.
CHP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.
Genel Kurulda, daha sonra Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşülmesine geçildi. (15.50)
sanayi tesislerinin Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) çatısı altında toplanmasını
arzu ettiklerini, konuyla ilgili yasal düzenleme için de çalışma yaptıklarını
bildirdi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
Yakut, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, OSB'lerin hükümetin desteğine
ihtiyacı olduğunu söyledi. Doğru, girdi maliyetlerinin pahalı olması ve vergi
yükü nedeniyle bu bölgelerdeki sanayi kuruluşlarının üretim yapamaz hale
geldiğini ifade etti.
Hükümet adına söz alan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'nin
OSB'lerle ilgili 50 yıllık bir tecrübesinin olduğunu söyledi. Ergün, OSB'lerin
sayısının 263'e yükseldiğini, 58 bin 708 sanayi parselinin 39 bininde üretime
geçildiğini ve yaklaşık 1 milyon kişinin bu bölgelerde istihdam edildiğini
belirtti.
OSB ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı arasında kurumsal ilişkilerin
sağlıklı şekilde yürüdüğünü anlatan Ergün, OSB Yönetim Kurulu Başkanları ve Bölge
Müdürleriyle, düzenlenen bir çalıştayda bir araya geldiklerini ve eylem planı
hazırladıklarını ifade etti. Bakan Ergün, hükümetin, OSB'lere ciddi destek
sağladığını, kuruluşundan kamulaştırılmasına kadar uzun vadeli, düşük faizli
kredilendirmeler yapıldığını söyledi.
OSB'lerin dışındaki sanayileşme konusuna değinen Ergün, amaçlarının tüm
sanayi tesislerinin OSB çatısı altında toplanmasını sağlamak olduğunu ifade etti.
Ergün, böylece bütün sanayi kuruluşlarının OSB'de sağlanan altyapı ve diğer
imkanlardan birlikte faydalanabileceklerini ifade etti. Bakan Ergün, bu konuda
yasal hazırlık içinde olduklarını, çalışmalarını yakında TBMM'ye de
getireceklerini kaydetti.
Sektörde İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri kavramının da benimsendiğini
anlatan Ergün, bu bölgelerin tercih edilme oranının arttığını dile getirdi.
Özellikle uygun olmayan yerlerde kurulan bazı OSB'lerin bulunduğunu
belirten Ergün, atıl durumdaki bu OSB'leri canlandırmak için de çaba sarf
ettiklerini ifade ederek, şunları söyledi:
''Mümkün olsa bütün OSB'lerde sanayicilerimize arsa tahsisini bedelsiz
yapmaktan yanayız. Sanayici yatırım yaparken arsa tahsisi için ayrıca bir
finansman ayırmak mecburiyetinde bulunmasın diye. Ancak bunu bazı OSB'lerde tam
olarak yapmak mümkün değil. Fakat 57 ilde bunu yaptığımız zaman, yaklaşık bu
bölgelerdeki arsaların maliyeti 1 milyar liranın üzerindedir. Büyükşehirlerdeki
OSB'leri dışarıda tutarsak 76 ildeki OSB'lerde ise 1 milyar 650 milyon gibi arsa
bedeli maliyeti var. Bunlar çok yüksek değil aslında. Bu tahsislerden elde
edilecek yatırım, istihdam ve üretim düşünüldüğünde, bunlar kolayca sanayiciye
arsa tahsisi yapılabilmesine imkan sağlıyor. Bunun yasal hazırlığı da bir noktaya
getirildi.''
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, tarım
sigortacılığının gelişmesi için, çiftçinin ürününe yaptırdığı sigorta bedelinin
yüzde 50'sini devletin ödediğini, bunun, çiftçiye yapılabilecek en hayırlı destek
olduğunu söyledi.
Eker, TBMM Genel Kurulunda, dolu yağışının Isparta ve çevresinde
oluşturduğu zararla ilgili gündem dışı söz alan MHP Isparta Milletvekili Nevzat
Korkmaz'ın soru ve eleştirilerini yanıtladı.
Türkiye'de tabii afetlerle karşılaşan çiftçilere yönelik, AK Parti
hükümetlerinden önce çıkarılmış iki kanun bulunduğunu anımsatan Eker, bunlardan
biri olan ''muhtaç çiftçilere tohumluk yardımı'' ile ilgili kanunun, 2001 yılında
yürürlükten kaldırıldığını ifade etti. Söz konusu kanunun yerine yeni bir
düzenleme de getirilmediğini anlatan Eker, çiftçilerin bu alanda savunmasız
bırakıldığını ifade etti.
Diğer kanunun da canlı hayvanlarla ilgili olduğunu kaydeden Eker, 1977
yılında çıkarılan bu kanun kapsamında, 1996 yılına kadar hiç bir ödeme
yapılmadığını, 1996 yılından 2002 yılına kadar yalnızca 2,5 milyon lira ödemede
bulunulduğunu söyledi. Eker, AK Parti Hükümeti döneminde ise bu kanuna işlerlik
kazandırıldığını, çiftçiye toplam 264 milyon lira ödeme yapıldığını bildirdi.
Bakan Eker, 1 Haziran 2006 tarihinde yürürlüğe giren tarım sigortası ile
ilgili kanunun uygulamasını, her yıl çiftçi lehine genişletmeye çalıştıklarını
söyledi. Bu kapsamda, tarım sigortalarının bedelinin yüzde 50'sini hibe desteği
olarak devletin ödediğini belirten Eker, bunun ciddi bir destek olduğuna dikkati
çekti.
Bakan Eker, 1 milyon 129 bin 850 tarım sigortası poliçesi düzenlendiğini,
81 il 807 ilçe, 15 bin 860 köyün devlet destekli tarım sigortası ile tanıştığını,
20 milyon 160 bin 7 dekar alanda, 9 milyar 586 milyon liralık tarımsal varlık
sigortalandığını kaydetti. Eker, sigorta kapsamında ödenen hasar tazminatının ise
190 milyon 944 bin 407 lira olduğunu dile getirdi.
Türkiye'de tarım sigortacılığının geliştirilmesi gerektiğini belirten
Eker, bu nedenle sigorta bedelinin yüzde 50'sini devletin ödediğini, bunun, Türk
çiftçisine yapılabilecek en hayırlı destek olduğunu söyledi.
Gündem dışı söz alan CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer de Sivas
olaylarının 17. yılının geride bırakılmasına rağmen olayın üzerindeki sis
perdesinin aydınlatılamadığını, bunda, şimdiye kadarki hükümetlerin hepsinin
sorumluluğu olduğunu vurguladı. Hükümetin, olayın yaşandığı Madımak Oteline
kütüphane yapmayı planladığını, yalnızca otelin bir katının anı evi olarak
düzenlenmek istendiğini belirten Seçer, bunun yanlış bir tercih olacağını ifade
etti. Seçer, burada hayatını kaybedenlerin ailelerinin de istediği gibi otelin
müzeye dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti.
AK Parti Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk,
''Bazı belediyeler kaldırım yapmayı, İşçi Bulma Kurumu gibi çalışmayı bıraksın,
çevre projelerine önem versin'' dedi.
MHP, Danışma Kurulunun toplanamaması nedeniyle belediyelerin altyapı,
katı atık ve atık su yönetimindeki sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin
bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak TBMM Genel Kuruluna getirdi.
MHP Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı, öneri lehinde yaptığı
konuşmada, belediyelerin hepsinin, kendine özgü sorunlarının bulunduğunu, Çevre
Kanununa göre belediyelerin 2012 yılına kadar altyapı, atık su ve katı atık
tesislerini yapması gerektiğini anımsattı. Belediyelerin, yaptırımı olmadığı için
Çevre Kanunu'nu yeterince ciddiye almadığını savunan Nalcı, ''Belediyeler
konserler, sünnet şölenleri, futbol karşılaşmaları düzenliyor; kaldırım yapıyor
Ama belediyelerin yüzde 85'i, ilk yapılması gereken altyapıyla, çevreyle ilgili
işlerde ne yapacaklarını bilmiyor ya da yapmak istemiyor'' dedi.
BDP Muş Milletvekili Nuri Yaman, belediyelerin yüzde 67'sinde içmesuyu
tesisinin yetersiz olduğunu, yüzde 80-85'inde kanalizasyon, yüzde 90-95'inde katı
atık depolama sorunlarının bulunduğunu söyledi. En büyük yetersizliğin kaynak
olduğunu anlatan Yaman, teknik personel ve ekipman eksikliğinin de bulunduğunu
dile getirdi.
CHP Malatya Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu ''Adalet duygunuz, neden
belediyelere karşı kabarmıyor? Maaş ödemeyen belediyeler var, orada çalışanların
günahı ne? İçişleri Bakanlığı, belediyelere nasıl yardım ediyor?'' sorularını
yöneltti.
Öneri aleyhinde söz alan AK Parti Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk,
belediyelerin yüzde 88'inde kanalizasyon sisteminin bulunduğunu, atık suların
yüzde 68'inin arıtıldığını, 2003'te ise bu miktarın yüzde 32 olduğunu kaydetti.
Öztürk, ''Bazı belediyeler kaldırım yapmayı, İşçi Bulma Kurumu gibi çalışmayı
bıraksın, çevre projelerine önem versin. Bazı belediyeler, proje hazırlamaktan
dahi imtina ediyorlar'' dedi.
Mustafa Öztürk, Güneydoğu'daki belediyelere, ''İçme suyu şebekesinin
yüzde 60-80'inde kaçak, kayıp var. Bununla belediyelerin, vatandaşlara temiz su
ulaştırması mümkün değil. Rica ediyorum, başka işleri bırakın, temiz, sağlıklı su
verin'' diye seslendi.
Konuşmaların ardından MHP Grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra CHP'nin, emeklilerin sorunları hakkındaki araştırma komisyonu
kurulması görüşmelerinin bugün yapılmasına dair grup önerisi ele alındı.
CHP Kırklareli Milletvekili Tansel Barış, emeklilerin, Hükümetten intibak
yasasının çıkarılmasını, emekliler arasındaki maaş farklarının giderilmesini
beklediğini söyledi. Avrupa'daki emeklilerin, maaşlarıyla dünya turuna çıktığını,
Türkiye'deki emeklilerin ise evden dışarı çıkamadığını ifade eden Barış,
emeklilere ''Sizler AKP'yi sandıkta malulen emekli edeceksiniz'' diye seslendi.
AK Parti Ordu Milletvekili Ayhan Yılmaz, ev ve araba anahtarı, her
mahallede bir milyarder vaat eden, mazotu 1 liraya indireceğini söyleyenler
olduğunu, ancak bunların yerinde yeller estiğini kaydetti. Emeklilerin
durumlarını iyileştirmede ''devrim niteliğinde düzenlemeler'' yaptıklarını
anlatan Yılmaz, ''Herkes, bol keseden atıyor. Bekara karı boşamak kolay'' dedi.
Yılmaz, 2002'de 252 lira düzeyindeki SSK emekli maaşının bugün 683 lira olduğunu,
BAĞ-KUR esnaf emeklilerinin 2002'de 142 lira alırken şimdi 555 lira aldığını
ifade etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Ünal Kacır, ''Emeklilere 'çok verdik'
diyemiyoruz, bu kadar verebildik diyoruz. Daha çoğunu yine biz veririz.
Emekliler, siz bize yine güvenmeye devam edin'' diye konuştu.
CHP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.
Genel Kurulda, daha sonra Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşülmesine geçildi. (15.50)
