2023-12-18 - 23:24
ULAŞTIRMA VE ALTYAPI İLE TARIM VE ORMAN BAKANLIKLARININ 2024 YILI BÜTÇELERİ TBMM GENEL KURULUNDA
Ulaştırma ve Altyapı ile Tarım ve Orman Bakanlıklarının 2024 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder başkanlığında toplandı.

Genel Kurulda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının bütçelerinin yanı sıra Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Karayolları Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Türkiye Su Enstitüsünün bütçeleri ele alınıyor.

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti milletvekilleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının 2024 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı.

AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol, 2053 vizyonu kapsamında ulaşım alanında yatırımların planlandığını dile getirdi.

Milletin taleplerini yerine getirmek için çalıştıklarını belirten Akyol, "Dev eserlerle ulaşım güvenliği son derece artmıştır. Mesafeler ve süreler kısalmıştır. Her şeyden önemlisi, kaliteli yolların sayesinde trafik kazaları yüzde 82 oranında azalmıştır." dedi.

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Ömer Oruç Bilal Debgici, ulaştırmanın, ekonominin en temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.

Türkiye'nin ulaşımda çağ atladığını ifade eden Debgici, 21 yıldır verdikleri bütün sözleri yerine getirdiklerini vurguladı.

AK Parti'li Debgici, büyük ve güçlü Türkiye hedefinde, pusulalarının millet olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Küresel güç odaklarının ve her şeye 'istemeyiz' anlayışıyla yaklaşan muhalefetin tüm karşı çıkmalarına rağmen İstanbul Havalimanı'nı yaptık; bugün Avrupa'da birinci, dünyada ise yedinci sırada. Bugün Türkiye, hava yolu yolcu trafiğinde Avrupa üçüncüsü, dünya altıncısı konumundadır. Türkiye'mizi il il, bölge bölge birbirine bağlarken, bununla da yetinmeyerek dünyayı Türkiye'ye bağladık."

AK Parti Gümüşhane Milletvekili Celalettin Köse, reform niteliğinde hizmet ve yatırımların hayata geçirildiğini kaydetti.

İktidarları öncesinde 26 olan havalimanı sayısının 57'ye yükseldiğini dile getiren Köse, bölünmüş yollar sayesinde yıllık yaklaşık 101 milyar lira tasarruf sağlandığını aktardı.

AK Parti İstanbul Milletvekili Büşra Paker, milli teknoloji hamlesinin, dijitalin yüzyılını yansıttığını ifade etti.

Fiber abone sayısının 1 milyondan 6,5 milyona çıktığını anlatan Paker, internet abonelerinin üçte birinin fiber abonesi olduğunu söyledi. Büşra Paker, şunları kaydetti:

"Milli teknoloji hamlesi çerçevesinde iletişimi güçlendiren altyapıları, mobil iletişim hizmetleriyle birleştirerek ülkemizin bir ucundan diğerine kesintisiz iletişimi sağlamaya kararlılıkla devam ediyoruz. Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi'ni hayata geçiriyoruz. 5G teknolojisinde dışa bağımlılığı ortadan kaldıracağız. Söz konusu bu projeyle geliştirilen yerli ve milli 5G ürünleri kullanarak test şebekesi kurduk ve bu şebeke üzerinden 5G teknolojisine ilişkin çeşitli demo gösterimlerini de yaptık."

- "Yollarımızı ve yatırımlarımızı hızlandırdık"

AK Parti Burdur Milletvekili Mustafa Oğuz, ulaşım ve iletişim alanında önemli yatırımların yapıldığını söyledi.

İktidarları döneminde yolların daha güvenli hale getirildiğini belirten Oğuz, zor bölgelerin tünellerle ve viyadüklerle aşıldığını ifade etti. Mustafa Oğuz, "'Türkiye Yüzyılı'nda Türkiye hızlanıyor' dedik. Yollarımızı ve yatırımlarımızı da hızlandırdık." diye konuştu.

AK Parti Ardahan Milletvekili Kaan Koç, kara yollarında bir devrim gerçekleştirildiğini belirtti.

Türkiye'yi yüksek standartlı yol ağıyla kuşattıklarını aktaran Koç, bölünmüş yol uzunluğunun 29 bin 319 kilometreye; köprü ve viyadük uzunluğunun da 771 kilometreye ulaştığını söyledi.

AK Parti Nevşehir Milletvekili Süleyman Özgün, iktidarları dönemindeki politikalarla hava yolunun "halkın yolu" haline geldiğini ifade etti.

Türkiye'nin dünya çapında sivil havacılıkla ilgili kararlar alan ve onaylayan ülkelerden biri haline geldiğini vurgulayan Özgün, 2003 yılından 2023 Kasım ayı sonu itibarıyla hava aracı sayısında yüzde 276, uçak sayısında yüzde 309, koltuk kapasitesinde yüzde 367, kargo kapasitesinde de yüzde 730 artış sağlandığını bildirdi.

- "Ülkenin her tarafına hizmet ağımızı yaydık"

AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin, son 20 yılda atılan adımlarla her alanda gurur duyulacak hizmetlerin yapıldığını belirtti.

Türkiye Yüzyılı'na başlandığını ifade eden Yegin, bu yüzyılda Türkiye'nin daha iyi noktaya taşınacağını söyledi.

Orhan Yegin, AK Parti'nin, kendisinden önceki dönemlerden daha fazla yatırımları hayata geçirdiğini dile getirerek, "Ülkenin her tarafına hizmet ağımızı yaydık. Ayrım yapmadan, herkesi bir ve bütün görerek, kimseyi ayırt etmeden hizmet götürdük. 21 yılda hizmetleri yaparken 'Ülkeyi batırdınız, tarımı bitirdiniz, gidiyorsunuz' dendi. Bugün Türkiye'yi, tarımsal gayrisafi yurt içi hasıla bakımından Avrupa'da lider ülke haline getirdik." dedi.

- "Kürtlerin ve Türklerin devleti Türkiye Cumhuriyeti'dir"

AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, Türkiye'nin kalkınması için tüm engelleri ortadan kaldırdıklarını vurguladı.

Üreticileri desteklemeye devam edeceklerini belirten Çalkın, tarımsal üretim yapanlara da çeşitli imkanların sunulduğunu aktardı.

Adem Çalkın, bazı milletvekillerinin, Kürtlerin inançları, kültür ve kimliğiyle özdeşleşmeyen ifadeler kullandığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Ülkemizde temel hak ve hürriyetlerin korunması, demokratik adımlar konusunda Cumhuriyet tarihimizin en köklü adımları AK Parti iktidarları döneminde atılmıştır. Tarih ve vicdan karşısında kabul etmek gerekir ki bu bir devrimdir. DEM Parti Grup Başkanvekili, Gazi Meclisimizin çatısı altında, Kürtlerin temsilcisi olarak, Kürtlerin gelenek, görenek, milli ve manevi değerlerine aykırı, katliamcı, suikastçı, İmralı'daki terörist başını göstererek, elde edilen demokratik kazanımları ona mal etme yalanını ortaya atmıştır. Bu asla kabul edilemez. Biz Kürtler bunu kabul etmiyoruz. Bunlar sizin Kürtlere dayatmanızdır. Kürtlerin temsili söz konusuysa, bu temsil, Gazi Meclisimizin milletvekillerindedir. Bugün karşı karşıya kaldığımız esas sorun, Kürtlerin varlığının inkarı değildir, yaşanan bu devrimin inkar ediliyor olmasıdır... 'Kürtlerin devleti yoktur' diyorlar. Kürtlerin ve Türklerin devleti Türkiye Cumhuriyeti'dir. Allah'ın izniyle de ilelebet yaşayacaktır."

- "Türkiye, orman varlığını artıran sayılı ülkelerden birisi"

AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan, Türkiye Yüzyılı'nın "üreticinin yüzyılı" olacağını söyledi.

Türkiye'nin orman varlığını artıran sayılı ülkelerden birisi olduğunun altını çizen Özcan, en çok ağaçlandırma yapan ülkeler sıralamasında Türkiye'nin dünyada 6'ncı, Avrupa'da ise birinci olduğunu söyledi.

AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün (DSİ) bugüne kadar önemli yatırımları hayata geçirdiğini belirtti.

Kilerci, DSİ'nin tarım alanında, damlama ve yağmurlu sistemlerini geliştirerek su kullanımında tasarrufu ve verimliliği öncelediğini anlattı.

AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete, İsrail'in Gazze'deki saldırılarına karşı insan hakları savunucularının ve uluslararası örgütlerin sessizliğini koruduğunu ifade etti.

Türkiye'nin, su konusundaki projelerle bölgesinde lider konuma geldiğini aktaran Mete, Türkiye Su Enstitüsünün önemli eğitimler düzenlediğini belirtti.

Saadet Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, Türkiye'deki ekonomik kriz ve buna paralel olarak ortaya çıkan enflasyonun tüm vatandaşların belini büktüğünü ileri sürdü.

Gıda enflasyonun 37 aydır kesintisiz yükseliş gösterdiğini, bu süreçte gıda enflasyonunun genel enflasyonun üzerinde seyir izlediğini belirten Bilici, "Bereketli tarım arazilerine sahip ülkemizde gıda enflasyonunun önünü alamamak iktidarın eseridir." dedi.

Hükümetin gerçek enflasyonun uzağında ürün alım rakamları açıklayarak üreticiyi küstürdüğünü iddia eden Bilici, şöyle konuştu:

"İktidar, buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden kiraza, pamuğa kadar çiftçilerimizin alın terini hiçe saydı. Bu enflasyonist ortamda elinizdeki ürün geçen senenin ürününden daha ucuza gidiyor. Bu durumun akılla, vicdanla bağdaşır hiçbir yanı yoktur. İktidar alenen üreticiye 'Üretmeyin' demektedir. Geçtiğimiz 20 yılda şeker pancarı eken çiftçi sayımız 492 binden 86 bine geriledi. Ülkemiz ilk kez 2022 yılında Rusya'dan şeker ithal edecek duruma düştü. Şeker pancarı üreticimizin seslenişini, yakarışını duyan, umursayan maalesef yine olmadı. Fındık üreticimiz yıllardır adaletsiz fiyatlar ile mücadele ediyor. Kiraz üreticimiz, ürünü dalında bırakıyor, kayısı üreticimiz ürünü yerlere döküyor, eylem yapıyor. Markette 25 lira olan limonu 3 liraya satmak zorunda kalan üretici ağaçlarını kesiyor. Bu durumu bilen yok, duyan yok, umursayan yok."

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, yaşamını yitiren partisinin Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez'e Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm milli görüş camiasına sabır ve başsağlığı dileklerini iletti.

Bitmez'in ömrünü yaşanabilir bir Türkiye ve yeni bir dünyanın kurulması adına milli görüş davasına adadığını vurgulayan Kılıç, "Şüphesiz ki Allah'tan geldik ve yine ona döneceğiz. Bütün çabamız şerefli bir ölüm içindir. Hasan Bitmez kardeşim son nefesine kadar hakikati haykırmış ve 54 yıllık hayatı şerefli bir ölümle taçlanmıştır. Ne mutlu ona ki hepimizin imrendiği bir sonla ruhunu teslim etmiştir. Onu ve ifade ettiği hakikatleri hiçbir zaman unutmayacak ve unutturmayacağız." dedi.

Kılıç, üreticilerin, nasırlı elleriyle toprağına bağlı, ülkesine olan sevdasıyla her daim azmini ortaya koyarak her türlü takdiri hak ettiğini söyledi.

2024 yılı bütçe giderinin 11 trilyon 89 milyar lira olduğunu, bütçeden 1 trilyon 254 milyar liranın ise faize ayrıldığını belirten Kılıç, "Tarım ve Orman Bakanlığının 2024 yılı bütçesi ise 283 milyar lira olarak belirlenmiştir. Bütçeden Tarım ve Orman Bakanlığının tamamına ayırdığımız pay, faize ayırdığımız payın beşte biridir. Bütçe sunumu yapan bakanların bu kürsüde çizdikleri toz pembe tablolara şaşırmamak elde değil. Burada gerçek olan vahim tabloları konuşmuyorlar. Son 20 yıldır yapılan bütçelerde olduğu gibi bu bütçede de tarım ve hayvancılık yok sayılmıştır." diye konuştu.

- Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in dün akşamki sözleri tartışma yarattı

Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Demir, dün akşam Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin görüşmelerinde Bakan Yusuf Tekin'in, tarikat ve cemaatlerle protokol yaptıklarını ifade ederek utanılacak kelimeler sarf ettiğini söyledi.

Bakan Tekin'in "çocukların dağa gitmemesi için böyle bir önlem alındığını" belirttiğini dile getiren Demir, "15 Temmuz'da buraları kim bombaladı? Türkiye Cumhuriyeti, kendi vatandaşını, çocuklarını koruyamıyorsa, bu korumayı tarikat ve cemaat eliyle sağlıyorsa vay halimize bizim." dedi.

Saadet Partisi Grubu'nun konuşmalarının ardından söz isteyen AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in sözlerinin çarpıtılarak kamuoyuna yansıtıldığını kaydetti. Akbaşoğlu, şöyle devam etti:

"Milli Eğitim Bakanı'mızın söyledikleri ortada, 'Sizin cemaat dediğiniz ama bizim STK olarak bildiğimiz 500'ün üzerinde STK ile işbirliklerimiz var. Kızılay, Yeşilay, İlim Yayma Cemiyeti, Anadolu Gençlik Derneği gibi dernekler, TEMA gibi vakıflarla işbirlikleri var. Dağa kaçırılan, camı penceresi kırılan, onları teşvik edenlerle değil, gençlerimize hizmet eden STK'lerle protokollere devam edeceğiz.' dedi. Bunun neresi eleştirilecek bir şeydir. Sonuç itibarıyla bu olay çarpıtılmamalı. Hakikate herkes saygılı olmalı." ifadelerini kullandı.

Akbaşoğlu, bir başka konuşmacının ise "Millet uzaya gidiyor, biz nelerle uğraşıyoruz." dediğini anımsatarak, "Siz nelerle uğraşıyorsunuz o sizin meseleniz ama biz hakikaten uzaya gidiyoruz. 9 Ocak 2024'te ay yıldızlı bayrağımızı uzayda temsil edeceğiz. Dolayısıyla bu konuda herkesi hakikate saygılı olmaya davet ediyorum." diye konuştu.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin AK Parti üyeleri tarafından anlaşılmadığını öne sürerek, şöyle konuştu:

"Burada iktidar ya da muhalefet partileri diye bir ayrım yok. Arkadaşlarımızın partisi bu seçimde yüzde 35 oy aldı. Yüzde 35 ile iktidar olunmaz, Her ne kadar kendileri de bu orandan rahatsız olsalar da iktidar olabilmek için 50 +1 gerekli. Yürütme gelir ve cevabını verir. Sayın Akbaşoğlu, AK Parti'ye bir sataşma olursa elbette cevap verme hakkına sahiptir ama ne Milli Eğitim Bakanı'mızın komiseridir ne de diğer bakanlarımızın komiseridir. O açıdan AK Parti'li arkadaşlar kendilerini hükümetin savunucusu olarak görmesinler. Elbette iktidarın politikalarını övebilirler ama kendilerini hükümetin komiseri olarak görmekten vazgeçsinler. Çarpıtma iddiası ise inkar edemedikleri hakikatleri 'Bu bağlamından koparılmış ya da çarpıtılmış' gibi sözlerle ifade etmeye çalışıyorlar. Biz hakikati ortaya koyarız onlar da bu belgeler ya da iddialar yalansa ortaya koymuş olurlar. Biz kimlerin Beyaz Saray'da hangi dönemde ağırlandığını, hangi büyükelçilerle, Soros ile hangi masalarda oturulduğunu çok iyi bilen bir siyasi gelenekten geliyoruz."

Bunun üzerine yeniden söz isteyen Akbaşoğlu, "Hakikat çarpıtılınca ve yalan söylenince buna hepimizin duyarlı olması gerekiyor. Yürütme de bu yasamanın denetimi altında. Biz AK Parti Grubu'yuz ve hükümetimiz de AK Parti'nin hükümeti. Yalan, yanlış, hakikat dışı her türlü eleştiriye grup başkanvekili olarak hepimiz adına sorumluluğum söz konusu. Biz her türlü soruya cevabı verdik. Bu konuda hiçbir tehdide, şantaja ne içeriden birtakım ulusal vesayetin odakları namına ne de uluslararası vesayet odaklarına boyun eğmedik. Hepsine gereken cevabı her daim verdik, vermeye devam edeceğiz. Bu konuda kimsenin tehdidi, şantajı bizi ilgilendirmez. Biz hakikatler nazarında meselelerimizi değerlendirmek ve bütün halkımızın esenliği noktasında hizmet ve eser siyaseti için buradayız." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, İYİ Parti milletvekilleri Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının 2024 yılı bütçelerine ilişkin söz aldı.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, tüm dünyada kamu özel işbirliği modeliyle yürütülen projelerin tutarının 3 trilyon dolara yaklaştığını söyledi.

1986-2021 yılları arasında Türkiye'de 262 kamu özel işbirliği projesinden 181'nin AK Parti döneminde yapıldığını bildiren Beyaz, bu projelerden 42'sinin yol, 18'nin havaalanı ve birinin de demir yolu projesi olduğunu söyledi. Beyaz, "Kara yolu projeleri yetersiz, hava yolu projelerinin verimsiz yapılmasının yanında demir yolu projelerine neredeyse hiç önem verilmemiştir." diye konuştu.

Türkiye ile aynı nüfusa sahip ülkelerde demir yolu ağının daha uzun olduğuna işaret eden Beyaz, iktidarın demir yoluna hak ettiği değeri vermediğini savundu. Beyaz, "Demir yolları diğer yatırımlara mukayeseyle arka planda kalmakla birlikte, kullanım konusunda yıl içerisinde vatandaşın cebini zorlayacak şekilde pahalanmaktadır. Yüksek hızlı tren yatırımlarının davam ederek artması gerekmedir. Mevcut hızlı tren seferleri yetersiz. Yolculuk yapan vatandaşlarımızın en çok yakındığı konu, 9 ayda 5 kere zam gelen bilet tarifeleri. Bu, ekonominin ne kadar kötü yönetildiğinin göstergesi." ifadelerini kullandı.

- "İnternet hızının artması gerekmekte"

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Ersagun Yücel, Türkiye'nin internet hızında gelişmemiş Afrika ülkeleriyle aynı ligde olduğunu iddia etti.

Ekim 2023 yılı itibariyle, mobil internet hızında Türkiye'nin dünyada 72. sırada yer aldığını kaydeden Yücel, Türkiye'nin geniş bant internet medya indirme hızında 109. sırada bulunduğunu söyledi. Yücel, "Kongo dahi internet hızında Türkiye'yi geçmiştir." dedi.

Sanayi ve hizmet sektörü alanında Türkiye'nin mevcut internet indirme hızının yetersiz olduğunu dile getiren Yücel, "Türkiye'nin ülkeyi fiber ağlarla örmesi, internet hızının artması gerekmektedir." sözlerini sarf etti.

Yücel, Türkiye'nin internet hızında Afrika ülkeleriyle, internet ücreti konusunda ise Avrupa ülkeleriyle yarıştığını söyledi.

- "Türk çiftçisine haklarını vermiyorsunuz"

İYİ Parti Aksaray Milletvekili Turan Yaldır, 2024 yılında Tarım ve Orman Bakanlığına ayrılan toplam bütçenin 384 milyar lira olduğunu, bu tutarın 91,6 milyar lirasının tarımsal desteklemeye ayrıldığını aktardı. Yaldır, bütçede faize ayrılan tutarın, tarımsal desteklemeye ayrılan tutardan daha fazla olduğunu kaydetti.

2006 yılında "tarımsal desteklemelerin milli gelirin yüzde 1'inden az olamayacağını" içeren bir kanunun çıkarıldığını bildiren Yaldır, "Kendi yaptığınız kanuna uymayarak, Türk çiftçisine haklarını vermiyorsunuz." dedi.

Tarımda, Türkiye'nin kendi kendine yetmediğini söyleyen Yaldır, Türkiye'nin pirinci Hindistan ve Çin'den, mercimeği Kanada ve Rusya'dan, kuru fasulyeyi Arjantin'den, barbunyayı Özbekistan'dan, kırmızı eti Sırbistan, Polonya ve Fransa'dan, ceviz ve bademi ise Şili ve ABD'den ithal ettiğini kaydetti. Yaldır, "Oysa bu ürünler, cennet vatanımızın bereketli topraklarında, yüzyıllardır yetiştirdiğimiz ürünler. Türkiye, kendi kendine yetebilen bir tarım ülkesiyken, yanlış tarım politikaları sonucunda az bir kuraklığın yaşandığı dönemlerde, tarımsal planlama olmamasından kaynaklı, arpa, buğday, mısır gibi tarımsal ürünleri ithal eden bir ülke haline geldi." ifadelerini kullandı.

Tarım ve hayvansal üretimde kooperatifçiliğin yaygınlaşmasını isteyen Yaldır, bu alanda üretime ilişkin şu önerilerde bulundu:

" Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) işletmeleri, bulunduğu illerde üniversitelere devredilmeli böylelikle tarım ve hayvancılık, AR-GE merkezi haline gelmeli. Stratejik bir alan olan hayvancılığı, tarımın alt sektörü olmaktan çıkarıp, hayvancılık bakanlığı kurulmalı. Sektörün 5,10, 20 ve 50 yıllık planları yapılarak, gelecekte dünyaya canlı hayvan satabilen bir milli hayvancılık planı inşa edilmeli. Milli tohum ve aşı çalışmalarının önü açılmalı."

- "Hayvansal üretim daralıyor"

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Seyithan İzsiz de Türkiye'de çiftçinin üretimden vazgeçtiğini savundu.

Tohum, mazot, gübre ve ilaç maliyetinin ürün getirisine eş değer bile olmadığını söyleyen İzsiz, üreticinin bütün bunları krediyle aldığını kaydetti. İzsiz, "Hayvansal üretim daralıyor. Tarım ve hayvancılık sektörünü kaybediyoruz. Bugün tarım alanlarının korunamadığı, toplam alan içindeki payın yüzde 50'nin gerisine düştüğünü görüyoruz. Türkiye sahip olduğu tarımsal potansiyeli ortaya çıkaracak teknolojik dönüşümü sağlamak zorundadır." dedi.

İzsiz, Tarım ve Orman Bakanlığının 2024 yılı bütçesinin tarım ve hayvansal üretim, orman ve su sorunlarını çözmeyeceğini öne sürdü.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya da İYİ Parti olarak projelere karşı olmadıklarını ranta karşı olduklarını söyledi.

Bir projenin başarılı olabilmesi için etkin ve verimli olması gerektiğini vurgulayan Kaya, "Bugüne kadar yaptığınız projelerde verimlilikte sınıfta kaldınız." ifadesini kullandı.

"Antalya Havalimanı'ndan Gazipaşa Havalimanı'na kadar bir raylı sistem projeniz var mı?" diye soran Kaya, daha önceki Ulaştırma ve Altyapı bakanlarının Antalya için hızlı tren müjdesi verdiğini ancak bunun gerçekleşmediğini söyledi.

TBMM Genel Kurulunda MHP milletvekilleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının 2024 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı.

MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, ulaşımın insan hayatının temel ihtiyaçlarından, ekonomilerin de temel yapı taşlarından biri olduğunu söyledi.

İyi bir ulaştırma altyapısının iş dünyası için verimliliği artırdığını ve ticaretin genişlemesine olanak tanıdığını, toplumları da birbirine bağladığını belirten Işıkver, Türkiye'nin konumu nedeniyle stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.

Işıkver, Türkiye'nin uluslararası kara yolu koridorunun geliştirilmesi için önemli rol üstlendiğini dile getirerek, "Tarihi İpek Yolu'nun yeniden ihya edilmesi projesinin ülkemize birçok faydası olacağı aşikardır. Bu proje, ticaretin artması, lojistik avantajlar, ekonomik işbirliği, enerji güvenliği ve kültürel etkileşim gibi etkilerinin yanı sıra Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeler arasında da ekonomik ve siyasi ilişkilerin gelişmesine destek olacaktır." dedi.

Ulaştırma altyapısının ileri teknolojiyi kullanması, çevreye duyarlı olması, rekabeti tesis etmesi ve sanayiyi iyi yönlendirmesi gerektiğini ifade eden Işıkver, "Yollar, demir yolları, limanlar ve havaalanları güvenlik standartlarına uygun olarak tasarlanmalı, düzenli bakım ile kontrol edilmeli, toplumun farklı kesimlerine erişebilir olmalıdır." diye konuştu.

MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, ulaştırmanın bir ülkenin siyasi, sosyal, kültürel özellikle iktisadi hayatına büyük etki ettiğini anlatarak, bir ülkenin kaynaklarının iyi işletilmesinin, iç ve dış ticaretinin gelişmesinin ancak gelişmiş bir ulaşım ağına sahip olmasıyla mümkün olduğunu söyledi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının stratejisinin Türkiye için büyük önem arz ettiğini belirten Konal, "Son yıllarda Bakanlığımızca gerçekleştirilen pek çok önemli proje ülkemizin hızla gelişen ve ilerleyen kara yolları altyapısına dahil edilmiştir. Onlarca tünel projeleri ile 675 kilometre uzunluğunda 405 adet tünel yapılarak yol ağımızdaki tünellerin sayısı 488'e, toplam uzunlukları 725 kilometreye ulaşmıştır." dedi.

Konal, hava yollarında ise iç hat uçuş nokta sayısının 26'dan 57'ye, hava ulaştırma anlaşması bulunan ülke sayısının da 81'den 173'e yükseldiğini kaydetti.

- Havacılık sektörü

MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal, dünyada uçuş noktası sayısının her geçen gün arttığına işaret ederek, havacılık sektöründeki büyümenin Türkiye'ye de olumlu yansımalarının olduğunu söyledi.

2003 yılında Türk havacılık sektörünün rekabete açılmasıyla birlikte sektörün firma sayısını ve hizmet kalitesini artırdığını anlatan Uysal, son yıllarda havacılık sektöründeki şirketlerin kalite, emniyet ve altyapı çalışmalarına verdiği desteğin kendilerini de gururlandırdığını söyledi.

Uysal, "Türk sivil havacılık sektörü 2022 yılında 230 havacılık işletmesindeki 1800 hava aracıyla 57 iç hat ve 340 dış hat uçuş noktasına 2 milyon adet sefer yapmıştır. Bunun sonucunda 180 milyon yolcuya hizmet vererek Avrupa'da 3'ncü, dünyada 6'ncı sıraya yerleşmiştir. İstanbul Havalimanı lokasyonu, büyüklüğü, pist genişliği ve uçuş sayısı ile ülkemizi bir transfer noktası haline getirmiştir." ifadelerini kullandı.

İstanbul Havalimanının kurulduğu tarihten bu yana 180 milyon insana hizmet vererek yolcu trafiğinde Avrupa'da 1'nci, dünyada 7'nci olduğunu ve Türkiye ekonomisine 24 milyar dolar katma değer sağladığını vurgulayan Uysal, "Havacılık sektörü gelecek nesillere sürdürülebilir bir dünya bırakmak amacıyla yeşil havacılık faaliyetleriyle ilgili önemli çalışmalar yapmaktadır. Bu kapsamda başlatılan karbonsuz havalimanı projesiyle 50 havalimanımız yeşil sertifika almış, ülkemiz yeşil havacılık alanında dünyada ikinci en çok sertifikası olan ülke konumuna gelmiştir." diye konuştu.

- "Tarımsal üretimde tasarrufa gidilmeli"

MHP Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, tarım sektörünün stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, "Türkiye'nin stratejik ve mukayese üstünlüğü tarımdır. Tarım, cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana ülkemizin ekonomik ve sosyal gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. Tarım, milli gelire, istihdama ve ihracata doğrudan ve dolaylı yoldan katkı sağlaması sebebiyle ekonomimiz için vazgeçilmez bir sektördür." dedi.

Durgun, Türkiye'de tarım ve gıda ürünleri ihracatının 2022'de 30 milyar dolara ulaştığını, ithalatın ise 23,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini dile getirerek, 6,8 milyar dolar dış ticaret fazlası verildiğini aktardı.

Dünya genelindeki nüfus artışı, küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi sebeplerin Türkiye'yi de yakından ilgilendirdiğini söyleyen Durgun, "İklim değişikliğinin tarımsal faaliyetler üzerindeki etkileri üretim ve beslenme ilişkisi nedeniyle ayrı bir öneme sahip. Tarım ve Orman Bakanlığının tarım sektörünün iklim değişikliğinden daha az etkilenmesi bakımından iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı gerekli önlemleri almakta, çiftçilerimizde de farkındalığı artırmak amacıyla çalışmalar yapmaktadır." diye konuştu.

Su ve su yönetiminin stratejik önemine işaret eden Durgun, "Türkiye su zengini bir ülke değildir. Su varlığının rasyonel kullanımı, sınır aşan suların milli hedefler doğrultusunda yönetilmesi, suyun korunması gerekmektedir. Stratejik öneme sahip su kullanımında özellikle tarımsal sulamada tasarrufa gidilmeli, Konya Ovası, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu Projesi gibi projeler bir an önce tamamlanmalı." değerlendirmesinde bulundu.

MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, üretimin desteklenmesi bakımından Tarım ve Orman Bakanlığının çiftçiye vereceği desteklerin önemli olduğunu belirterek, "Çiftçi, ürettiği zaman hem ülkemizi doyuracak hem de yapacağımız ihracatla dünyadaki insanları doyuracak. Soframıza gelen her şey çiftçinin üretimidir. Pandemi sürecini de dikkate alırsak tarımı ve üreticiyi mutlaka desteklememiz lazım." dedi.

Bu yıl mısır, buğday ve pamuk fiyatlarında bir miktar gerileme olduğuna dikkati çeken Varlı, "Çiftçimizin üretim yapabilmesi için tarımsal prim desteklerinin daha da artırılması lazım. Mısır, birçok alanda işlem gören bir bitki. Mısır'ın ekilmesini ve üretilmesini temin etmemiz lazım." ifadesini kullandı.

MHP Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu ise 6 Şubat'ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında kırsal alan ve köylerde de büyük hasarlar meydana geldiğini belirterek, üreticilerin ve çiftçilerin evlerinin, ahırlarının ve tesislerinin depremden etkilendiğini ve yıkıldığını söyledi.

Ağır hasarlı olan yapıların da yıkılacağını dile getiren Fendoğlu, çiftçilerin, soğuk kış ayları öncesinde acilen 50 veya 70 metrekarelik ahır çadırlar dağıtılmasını talep ettiklerini aktardı.

TBMM Genel Kurulunda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının 2024 yılı bütçeleri üzerinde DEM Parti milletvekilleri söz aldı.

DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca yapılan kara yollarının düzgün yapılmadığını; yolların sürekli yama çalışmalarıyla onarıldığını savundu.

İktidarın, milletten aldığı vergilerle yol yaptığını belirten Hülakü, "Zamanında Bakan Mehmet Şimşek, 'Deprem vergileriyle o duble yolları yaptık' diye itiraf etmişti. En son yaşadığımız 6 Şubat deprem felaketinde çöken, yarılan yollar... Belki yolların hakkı verilerek yapılsaydı 6 Şubat depreminde kaybettiğimiz canların birçoğu şimdi aramızda olacaktı. Çöken yollardan dolayı şehirlere girilemedi, yardımlar geç yapıldı. 'Yol yaptık' yerine 'İnsanların canını hiçe sayarak yolsuzluk yaptık' diyemiyorlar." diye konuştu.

Bakanlığın hızlı tren projeleri arasında Doğu ve Güneydoğu'daki illerin yer almadığını; uçak seferlerinin de yetersiz olduğunu öne süren Hülakü, iktidarın, yatırım politikalarında bazı bölgelere ayrımcılık yaptığını savundu.

DEM Parti Siirt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, dünyadaki dijital dönüşüme karşı Türkiye'de otoriter ve yasaklayıcı uygulamaların arttığını; iktidarın, teknolojik araçlarla herkesin her anını takip eden bir dünya inşa etme çabasında olduğunu iddia etti.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun iktidara göbek bağıyla bağlı olduğunu öne süren Sarıtaş, "Özel hayatın gizliliğine aykırı bir şekilde kişilerin suç şüphesi dahi olmadan potansiyel suçlu olarak varsayılıp iletişim, konum ve seyahat geçmişlerini kayıt altında tutmak açıkça hukuksuzluktur, Anayasa'ya aykırıdır. Bu durum BTK'nin toplumun kişisel verilerini koruyan değil, tam aksine insanları gözetleyip iktidara şikayet eden bir kuruma dönüştüğünü gösteriyor." ifadelerini kullandı.

DEM Parti Mardin Milletvekili George Aslan, Karayolları Genel Müdürlüğünü eleştirerek, "Yapıldıktan sonra bir yıl içinde bozulan ve yeniden yapılan yollar kazalara neden olmaktadır. Yol yapıldıktan sonra bir yıl içinde bozuluyorsa müteahhide tekrar yaptırılmalıdır." dedi.

Aslan, konuşmasının sonunda Türkiye'de yaşayan Rum, Ermeni ve Asuri Süryaniler başta olmak üzere Hristiyanların Noel Bayramı'nı, milletvekillerinin de yeni yılını kutladı.

Aslan'ın, Noel kutlamasıyla ilgili sözlerini Süryanice tekrar etmesine bazı İYİ Parti milletvekilleri tepki gösterdi.

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, "Başkan ne oluyor? Evinde gidip konuşsun, sokakta tamam ama burası Türkiye Büyük Millet Meclisi. Türkiye'nin resmi dili Türkçe, burada Türkçe konuşmak zorundasınız. Biz nereden bilelim Noel kutlaması mı yapıyor, başka bir şey mi söylüyor? Böyle bir şey olmaz." diye konuştu.

İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş ile İYİ Parti Aksaray Milletvekili Turan Yaldır da Aslan'ın Türkçe konuşması gerektiğini ifade ederek, duruma tepki gösterdi.

TBMM Başkanvekili Sırrı Sürayya Önder, kendisinin de vefat eden Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez için taziye dilediğini anımsatarak, "Ben burada rahmetli için istirca yaptım, biriniz 'Bunun Türkçesi ne?' dediniz mi? Burada Bakara'dan ayet okunuyor, biriniz 'Türkçesi ne?' dediniz mi? O da kendi diliyle halkını selamlamış." dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta ve AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu da yerlerinden söz alarak, TBMM kürsüsünden sadece Türkçe konuşulması gerektiğini dile getirdi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, yaşanan tartışmanın insanları incittiğini belirterek, "Mecliste İçtüzük değişmediği müddetçe Türkçe konuşacağız zaten ama Meclisin tek Süryani vekilinin konuşmasına da saygı duyalım." ifadesini kullandı.

Tartışmalar üzerine Meclis Başkanvekili Önder, oturuma ara verdi. Aranın ardından milletvekillerine hitap eden Önder, yaşanan tartışmanın bitirilmesi gerektiğini dile getirerek, "Boynumu vursanız, bir insanın rüyasını gördüğü, ninnisini dinlediği ana diline burada müdahale etmem, haya ederim. 'Ne diyor? Bize sövüyor mu acaba?' diyorsunuz. İşte Kürt'ün evladı birinci sınıfa başladığında öğretmeni konuştuğunda, siz Sayın George Aslan'ın konuşmasından ne anladıysanız, Kürtçe konuşan vekillerin konuşmasından ne anladıysanız, sizin anladığınız kadarını anlıyor." diye konuştu.

Önder'in sözlerine bazı İYİ Parti milletvekilleri tepki gösterdi. Bu sırada Başkanlık Divanında bulunan katip üye İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, "Sen Meclis'i kendi başına yönet." diyerek, Divandan ayrıldı.

TBMM Başkanvekili Önder de Başkanlık Divanı eksildiği için oturumuna ara verdi. Ara sırasında İYİ Parti ile DEM Parti milletvekilleri arasında laf atmalar yaşandı.

Önder, aranın ardından Başkanlık Divanı'nda Öztürk'ün yerine katip üye AK Parti Mersin Milletvekili Sibel Söylemez'in yerini almasıyla birleşimi yeniden açtı.

TBMM Genel Kurulunda, CHP milletvekilleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının 2024 yılı bütçelerine ilişkin söz aldı.

CHP İstanbul Milletvekili Altay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmeden önce 4,70 lira olan dolar kurunun 30 liraya çıktığını söyledi.

Bazı kalemlerdeki vergi oranlarına değinen Altay, 1000 liralık akaryakıta 360, 2 bin liralık akaryakıta 720, 2 bin 500 liralık akaryakıta ise 850 lira vergi adı altında "haraç" ödendiğini ifade etti. Altay, "Eskiden vergi dairesi vardı, vergi mükellefleri vardı. Türkiye'de devletin harcadığı paranın yüzde 69'unu direkt vatandaştan alıyorsunuz. Herkes sizin bu ucube ekonomik düzeninizden şikayetçi. Maliyeti 693 bin lira olan bir araba bayide 1 milyon 501 bin liraya satılıyor. Arada 809 bin lira vergi adı altında alınan haraç var." diye konuştu.

Altay, 2024 yılı bütçesinin, adaleti, edebi, cömertliği olmadığını, savunarak, "Bütçenin mantığı hak üzerinedir. Burada fukaradan toplayıp zengine dağıtmak hak değildir, haramdır. Millet zamların, enflasyonun, faizin altında aç açık, inim inim inliyor; siz pembe bir tablo çiziyorsunuz. Tost en kolay işti, öğrenciler tostu unuttu." ifadelerini kullandı.

Savaş halinde olan Ukrayna ve Rusya'da enflasyonun yüzde 20'yi bulmadığını dile getiren Altay, Türkiye'de enflasyonun yüzde 70'ler civarında olduğunu, bunun nedeninin AK Parti'nin yanlış politikaları olduğunu öne sürdü.

- "Halkın beklentilerini karşılayan bir bütçe değil"

CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, 2024 bütçesinin halkın beklentilerini karşılayan ve sorunlara çözüm üreten bir bütçe olmadığını iddia etti.

Türkiye'de adaletsizlik ve eşitsizliğin çığ gibi büyüdüğünü savunan Karasu, "Bu bütçe garantili ihalelerle yandaşların kasasına milyarların aktarıldığı, yeni doğan her bebeğin geleceğinin ipotek altına alındığı ve vurgun düzenine çanak tutan bu bütçedir. Bizim bu bütçeye onay vermemiz mümkün değil. İşçiyi, çiftçiyi, emekliyi, esnafı, memuru unuttunuz. Hazinenin gerçek sahibi olan vatandaşın değil, sermayenin sesi oldunuz." dedi.

CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, yap-işlet-devret modelini eleştirerek "Gelin, bu yap-işlet-devret modeliyle yapılan bütün projeleri kamulaştırın. Çünkü yap-işlet-devret sistemi Türkiye Cumhuriyeti’ni soyan bir sistem. Bunlara 30 yıl para vermememiz gerekiyor. Kamulaştırma yapalım ki bir köprü yerine 12 köprü parası vermeyelim." değerlendirmesinde bulundu.

CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, Türkiye'de yük taşımacılığının yüzde 90'ının, yolcu taşımacılığının ise yüzde 93'ünün kara yollarıyla yapıldığını söyledi.

AK Parti iktidarının 21 yılda ancak 2 bin kilometre demir yolu yapabildiğini belirten Tahtasız, "Onu da beceremediniz. Hatalarınızdan dolayı Çorlu, Ankara ve Sakarya'da onlarca vatandaşımız hayatını kaybetti, birçok vatandaşımız sakat kaldı." diye konuştu.

- "Çiftçilerimiz bitik durumda"

CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut ise tarımın stratejik önemine değinerek gelişmiş ülkelerin tarıma büyük destek verdiğini ancak Türkiye'de bu desteğin yeterince yapılmadığını öne sürdü.

Türkiye ile Avrupa Birliği ülkelerini kıyaslayan Barut, "Yasal bir zorunluluk olarak 2024 yılında tarıma verilecek desteğin 412 milyar lira olması gerekiyordu ancak siz bu desteği 91 milyar lirayla sınırlandırıyorsunuz. AB'nin 168 milyar avro olan 2022 yılındaki bütçesinden tarıma 53 milyar avro ayırıyor. ABD de tarıma verdiği desteği artırıyor. Onlar sürekli tarımı desteklerken Türkiye'de çiftçilerimiz bitik durumda, cayır cayır yanıyor." dedi.

Seçim bölgesindeki narenciye üreticilerinin sorunlarını anlatan Barut, konuşmasına başlarken taktığı kasketini yere attı.

Elindeki pamuk, limon ve portakal gibi ürünleri gösteren Barut, "Mandalina, limon hepsi şu anda dalında çürüyor, çiftçi satamıyor. Milli servet dediğimiz ağaçlar sökülüyor. Üretici zarar ediyor, tüketici de pahalıya tüketiyor." ifadelerini kullandı.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ise Türkiye'de iktidar değişmediği sürece hiçbir sorunun çözülemeyeceğini ileri sürdü.

Sarıbal, "Köylerde bakkallar kapandı, bunların yerine emlakçı ofisleri açıldı. Köylü vatandaşlarımız tarlalarını satıyor. İnsanlar kuru ekmek kuyruğunda. Halkımız pazarlardaki artık ürünlerden besleniyor. Bu bütçe, egemenlerin, ithalat lobilerinin, IMF ve zenginlerin bütçesi. Bu bütçede çiftçi, asgari ücretli, yoksul halk ve emekçiler yok." diye konuştu.

CHP Edirne Milletvekili Ediz Ün, kısıtlı olan su kaynaklarının verimli kullanılması gerektiğini belirtti.

Ün, seçim bölgesinde yapılan sulama projelerinin bitirilmediğini, iktidarın bir an önce bu projeleri bitirmesi gerektiğini dile getirdi.

CHP Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu, bütçede çiftçiye, köylüye, eli nasırlı çalışan vatandaşa güzel bir haber olmadığını iddia etti.

Uluslararası verilere göre, Türkiye'de yaklaşık 15 milyon kişinin yetersiz beslendiğini aktaran Gündoğdu, "Yaklaşık 20 milyon vatandaşımız açlık sınırında, çocuklarımızın artık karnı doymuyor. Üç dört yıl öncesine kadar 1 lira olan ekmek 8 lira olmuş. 70 kuruşa satılan yumurta 4 lira olmuş, 5 liralık süt 25 lira olmuş. Çocuk yoksulluğunda da dünyada ikinci sıraya gelmişiz." dedi.

CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz, plansız ve ölçeksiz yapılan yatırımların ileride Türkiye'ye zarar olarak döneceğini öne sürdü.

Et ve Balık Kurumunun, "Et ve Süt Kurumuna" dönüştüğünü ifade eden Karadeniz, planlamadaki eksikler nedeniyle balık üreticilerinin mağdur olduğunu söyledi.

Karadeniz, Türkiye'de üretilen somonların Rusya ve Japonya'ya ihraç edildiğini ancak çıkan savaş nedeniyle üretim fazlalığının ortaya çıktığını, bu nedenle de balık üreticilerinin zarar ettiğini kaydetti.