2010-07-08 - 13:40
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, gazetecilerin, Anayasa Mahkemesinin kararına ilişkin sorularına, Anayasa Mahkemesinin esas denetimi yapamayacağı, şekli denetim yapabileceği yönündeki düzenlemenin açık olduğunu söyledi. Çelik, Anayasa Mahkemesinin yetki aşımına gittiğini, TBMM'nin yetkisinde, iradesinde olan bir meseleyi, kendi yetkisine alarak karar verdiğini ifade etti.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik,
Anayasa Mahkemesinin kararını değerlendirirken, ''Anayasa Mahkemesinin üzerinde
olan halkın, vicdan mahkemesine müracaat zamanıdır'' dedi.
Gazetecilerin, Anayasa Mahkemesinin kararına ilişkin sorularını
cevaplayan Çelik, Anayasa Mahkemesinin esas denetimi yapamayacağı, şekli denetim
yapabileceği yönündeki düzenlemenin açık olduğunu söyledi. Çelik, Anayasa
Mahkemesinin yetki aşımına gittiğini, TBMM'nin yetkisinde, iradesinde olan bir
meseleyi, kendi yetkisine alarak karar verdiğini ifade etti.
Hukuk devletinde keyfiliğin söz konusu olamayacağına işaret eden Çelik,
hukukun üstünlüğü kavramının öncelikle Anayasa Mahkemesi tarafından gözetilmesi
gerektiğini kaydetti. Anayasa Mahkemesinin bütün mahkeme ve kurumlara bu yönüyle
örnek olmasını dile getiren Çelik, ''İşin usulü açısından eleştirilerimiz var.
Ama bütün bu usul tartışmalarına rağmen, Anayasa Mahkemesinin, yetkisinde olmayan
bir meseleyi kendi yetkisine alması ve karar vermesini eleştiriyoruz. Ancak bu
paket önemli, ciddi bir pakettir. 12 Eylül Anayasasından bu ülkenin kısmen de
kurtulması için 12 Eylül de halkımız sandık başına gidecek ve kararını
verecektir'' diye konuştu.
Anayasa Mahkemesinin üzerinde başka bir mahkeme olmadığını, temyize
gidilmesinin söz konusu olamayacağını, verilen kararın herkes tarafından ciddiye
alınması ve uygulanması gerektiğini ifade eden Çelik, ''Anayasa Mahkemesinin
üzerinde olan bir mahkeme var. o da halkın vicdan mahkemesidir. O mahkemeye şimdi
müracaat zamanıdır ve o mahkeme de ümit ediyorum ki gereken kararı verecektir''
dedi.
Çelik, ''CHP'nin, seçim barajının yüzde 7'ye indirilmesi yönünde öneri
getireceği''ne ilişkin soru üzerine şunları söyledi:
''Bu konu, TBMM'de partiler tarafından konuşulur, görüşülür; bu ayrı bir
olay. Ama Sayın Kılçdaroğlu bu sabah, referandumda 'hayır' oyu kullanacaklarını
söyledi. TBMM'deki müzakerelerde de Genel Kurulda bu tavırlarını ortaya koydular.
Kabinlere girip oy kullanma cesareti bile gösteremediler. CHP pakete 'hayır'
diyecektir, halkımız da CHP'ye, bugüne kadar olduğu gibi 'hayır' diyecektir. 60
senedir CHP'ye millet 'hayır' diyor. Sayın Kılıçdaroğlu, CHP'yi değiştirip
dönüştürmek istiyorsa, 'istemezükçü ' tavırdan vazgeçmesi gerekiyor''
Hüseyin Çelik, referandumun, milletvekili ya da bir yerel seçim
olmadığını, belli bir konuda halkın kararını almak anlamına geldiğini söyledi.
Referandumun ''güvenoyu'' olduğu kanaatini taşımadığını belirten Çelik,
''Çünkü AK Parti'li olmayıp da bu referandumda 'evet' oyu kullanacak çok sayıda
insan biliyorum. Bunu açıkça ifade edenler var. Diyelim ki; referandumda ''yüzde
60 evet'' dedik. Bu AK Parti'nin oyu olmayacaktır. Bunu herkes biliyor. CHP, MHP,
BDP ya da başka siyasi partilerin yönetimleri, 'öyle' ya da 'böyle' deseler de
hiç kimse milletin vicdanına ipotek koyamaz. Bunu güvenoyu olarak değerlendirmek,
kesinlikle doğru yaklaşım değil'' diye konuştu.
Öte yandan, AK Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Başkanı
Haluk Özdalga da yaptığı yazılı açıklamada, ''Anayasayı ihlal etmekte ısrar eden
bir Anayasa Mahkemesinin'' olduğunu öne sürdü. Özdalga, açıklamasında şu
ifadelere yer verdi:
''Anayasa Mahkemesinin bu tuhaf ve çelişkili tutumu, hukuki anlamda
ciddiye alınacak hiç bir yönü bulunmayan hükümler tesis etmesine de neden
olmaktadır. Anayasa Mahkemesinin bu yaklaşımı, hukuk devleti ilkelerinin değil,
ideolojik bağnazlığın sonucudur. Bu noktada TBMM'ye de önemli görevler
düşmektedir. TBMM'nin, ihtiyaç duyulduğunda, yeterli oy çokluğu ile yapacağı bir
Anayasa değişikliği ile tamamen yeni bir Anayasa Mahkemesi yapısı oluşturmak ve
yasanın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla, mevcut Anayasa Mahkemesini feshetmek
yetkisine sahip olduğu unutulmamalıdır.'' (13.40)
Anayasa Mahkemesinin kararını değerlendirirken, ''Anayasa Mahkemesinin üzerinde
olan halkın, vicdan mahkemesine müracaat zamanıdır'' dedi.
Gazetecilerin, Anayasa Mahkemesinin kararına ilişkin sorularını
cevaplayan Çelik, Anayasa Mahkemesinin esas denetimi yapamayacağı, şekli denetim
yapabileceği yönündeki düzenlemenin açık olduğunu söyledi. Çelik, Anayasa
Mahkemesinin yetki aşımına gittiğini, TBMM'nin yetkisinde, iradesinde olan bir
meseleyi, kendi yetkisine alarak karar verdiğini ifade etti.
Hukuk devletinde keyfiliğin söz konusu olamayacağına işaret eden Çelik,
hukukun üstünlüğü kavramının öncelikle Anayasa Mahkemesi tarafından gözetilmesi
gerektiğini kaydetti. Anayasa Mahkemesinin bütün mahkeme ve kurumlara bu yönüyle
örnek olmasını dile getiren Çelik, ''İşin usulü açısından eleştirilerimiz var.
Ama bütün bu usul tartışmalarına rağmen, Anayasa Mahkemesinin, yetkisinde olmayan
bir meseleyi kendi yetkisine alması ve karar vermesini eleştiriyoruz. Ancak bu
paket önemli, ciddi bir pakettir. 12 Eylül Anayasasından bu ülkenin kısmen de
kurtulması için 12 Eylül de halkımız sandık başına gidecek ve kararını
verecektir'' diye konuştu.
Anayasa Mahkemesinin üzerinde başka bir mahkeme olmadığını, temyize
gidilmesinin söz konusu olamayacağını, verilen kararın herkes tarafından ciddiye
alınması ve uygulanması gerektiğini ifade eden Çelik, ''Anayasa Mahkemesinin
üzerinde olan bir mahkeme var. o da halkın vicdan mahkemesidir. O mahkemeye şimdi
müracaat zamanıdır ve o mahkeme de ümit ediyorum ki gereken kararı verecektir''
dedi.
Çelik, ''CHP'nin, seçim barajının yüzde 7'ye indirilmesi yönünde öneri
getireceği''ne ilişkin soru üzerine şunları söyledi:
''Bu konu, TBMM'de partiler tarafından konuşulur, görüşülür; bu ayrı bir
olay. Ama Sayın Kılçdaroğlu bu sabah, referandumda 'hayır' oyu kullanacaklarını
söyledi. TBMM'deki müzakerelerde de Genel Kurulda bu tavırlarını ortaya koydular.
Kabinlere girip oy kullanma cesareti bile gösteremediler. CHP pakete 'hayır'
diyecektir, halkımız da CHP'ye, bugüne kadar olduğu gibi 'hayır' diyecektir. 60
senedir CHP'ye millet 'hayır' diyor. Sayın Kılıçdaroğlu, CHP'yi değiştirip
dönüştürmek istiyorsa, 'istemezükçü ' tavırdan vazgeçmesi gerekiyor''
Hüseyin Çelik, referandumun, milletvekili ya da bir yerel seçim
olmadığını, belli bir konuda halkın kararını almak anlamına geldiğini söyledi.
Referandumun ''güvenoyu'' olduğu kanaatini taşımadığını belirten Çelik,
''Çünkü AK Parti'li olmayıp da bu referandumda 'evet' oyu kullanacak çok sayıda
insan biliyorum. Bunu açıkça ifade edenler var. Diyelim ki; referandumda ''yüzde
60 evet'' dedik. Bu AK Parti'nin oyu olmayacaktır. Bunu herkes biliyor. CHP, MHP,
BDP ya da başka siyasi partilerin yönetimleri, 'öyle' ya da 'böyle' deseler de
hiç kimse milletin vicdanına ipotek koyamaz. Bunu güvenoyu olarak değerlendirmek,
kesinlikle doğru yaklaşım değil'' diye konuştu.
Öte yandan, AK Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Başkanı
Haluk Özdalga da yaptığı yazılı açıklamada, ''Anayasayı ihlal etmekte ısrar eden
bir Anayasa Mahkemesinin'' olduğunu öne sürdü. Özdalga, açıklamasında şu
ifadelere yer verdi:
''Anayasa Mahkemesinin bu tuhaf ve çelişkili tutumu, hukuki anlamda
ciddiye alınacak hiç bir yönü bulunmayan hükümler tesis etmesine de neden
olmaktadır. Anayasa Mahkemesinin bu yaklaşımı, hukuk devleti ilkelerinin değil,
ideolojik bağnazlığın sonucudur. Bu noktada TBMM'ye de önemli görevler
düşmektedir. TBMM'nin, ihtiyaç duyulduğunda, yeterli oy çokluğu ile yapacağı bir
Anayasa değişikliği ile tamamen yeni bir Anayasa Mahkemesi yapısı oluşturmak ve
yasanın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla, mevcut Anayasa Mahkemesini feshetmek
yetkisine sahip olduğu unutulmamalıdır.'' (13.40)
