2011-01-14 - 15:37
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL'IN BASIN TOPLANTISI?
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Anayasa Mahkemesinin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili tasarıda, ''Türk milleti önünde yemin edilmesinin'' ifadesinin çıkarıldığını belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, CMK'nın 102.
maddesi çerçevesinde yapılan tahliyelerle ilgili, ''Adeta gözlerini kapattılar ve
şimdi de yakalama kararı çıkarmışlar, günaydın'' dedi.

Vural, düzenlediği basın toplantısında, Anayasa Mahkemesinin yeniden
yapılandırılmasıyla ilgili tasarıda, ''Türk milleti önünde yemin edilmesinin''
ifadesinin çıkarıldığını belirtti.

Vural, ''Bu, 'Türk Milleti' kavramına yapılan açık saldırıdır, yok
saymadır'' dedi.

CMK'nın 102. maddesi çerçevesinde yapılan tahliyelerin ''vicdanları
yaraladığını'' ifade eden Vural, şimdi nerede olduklarının dahi bilinmediğini
savundu. Vural, ''Böyle hükümet olur mu? Ey hükümet, ey İçişleri Bakanı neredesin
sen? MHP'ye laf atacağına suçluları yakala'' diye konuştu. Vural, şunları
söyledi:

''Yakalanmaları için mücadele eden güvenlik güçleri, serbest
bırakıldıktan sonra bunların nerede olduğunu neden tespit etmedi? Bunları takip
edeniniz yok mu? Ne yapacaklar, nereye gidecekler, hiç merak etmediniz mi?
Böylelikle adeta gözlerini kapattılar ve şimdi de yakalama kararı çıkarmışlar,
günaydın. Bu durum, İslam'ı terör ve şiddeti yan yana koyanların ekmeğine yağ
sürdü. Bu tahliyeler aracılığıyla İslam ve şiddeti aynı kefeye koyan bir
yaklaşımın propagandasının yapılmasına nasıl izin verirsin? Bu süreçten herkes
rahatsızdır. Bu rahatsızlığı hükümetin de duymasını bekliyoruz. İçişleri Bakanı
nerede, ne yapıyor? Araştırma şirketiyle mi uğraşıyor sadece? Biraz da
Türkiye'nin düzeniyle ilgilensin. Terör örgütüyle müzakere edeceğine suçla
mücadele et. Şu anda yakalama müzekkeresi çıkıyor. O zaman ben de İçişleri
Bakanı'nı yan gelip yatan bir Bakan olarak sorguluyor ve istifaya davet
ediyorum.''

Başbakan Erdoğan'ın ''Başörtüsü sorununa ilişkin mahkeme kapısını adres
gösterdiğini'' ifade eden Vural, ''Gelin bunu çözelim. İstismar etmeyin. Gel,
bugün adımını at. İrade var. Bunu siyasi malzeme yapmaktan çıkartalım'' dedi.

Bir milletvekilinin ''19 Mayıs, hep aynı şeyler'' dediğini belirten
Vural, ''Bu iradeyi aynı şekilde terennüm etmekten niye rahatsız oluyorsunuz?
Neredeyse (Kurban Bayramı'nda da aynı şeyler, Ramazan Bayramı'nda da aynı
şeyler...) Milletin milli ve manevi değerlerini kutladığı bu günleri böyle
yozlaştırarak anlamsızmış gibi göstermeye kimsenin hakkı yok. Atatürk'ün o
iradesinin kararlılıkla vurgulanmasından niye rahatsız oluyorsunuz? Hep böyle
anlamsızlaştırılıyor. İnsanın kanına dokunuyor. Çanakkale Savaşı'nın yıl
dönümünde Başbakan gidiyor, Söğüt'e her sene gidiyoruz da oraya gitmeyelim mi,
kutlamayalım mı, anlamsız mıdır bu günler?'' diye konuştu.

1960'larda ABD'de zencilere yapılan muamelenin Türkiye ile mukayese
edildiğini ifade eden Vural, ''Böyle bir mukayese haksızdır. Türk milleti
hayatının hiç bir noktasında ırkçı olmamıştır. Bu teşbihleri yaparken herkes
dikkatli olmalıdır'' dedi.

Vural, bazı firmaların kırmızı et üretiminden çekildiğini belirterek,
''Bu ülkede hayvancılık çökmüştür'' diye konuştu.

''Hükümetin hayvancılığı yasakladığını, yok ettiğini'' ileri süren Vural,
Başbakan'ın, ''Türkiye'deki değil yurt dışındaki hayvan üreticilerini dostu''
olduğunu savundu.

Vural, ''CHP ile koalisyon yapar mısınız?'' sorusu üzerine, ''Bizim
hedefimiz; tek başına iktidar'' dedi.

AK Parti ve CHP'nin bugün belli politikalarda birbirine yaklaştığını
savunan Vural, ''Özellikle açılım politikaları ekseninde 2011 seçimlerinden sonra
bir birlikteliğin yol haritası bugünlerden belirlenmektedir'' diye konuştu.

MHP'nin bir koalisyon beklentisi ya da bununla ilgili bir
değerlendirmesinin olmadığını ifade eden Vural, ''MHP, AKP ve CHP'nin korkulu
rüyası haline gelmiştir'' dedi.

Vural, ''MHP'nin baraj altında olduğu söyleniyor. MHP'nin baraj altında
kalması neden önemli?'' sorusuna ''MHP'nin yükselen trendini önlemeye yönelik
hususlar. Anlamsız, sanal bir tartışma'' karşılığını verdi.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında Gensoru verip vermeyecekleri sorusu
üzerine Vural, ''Maalesef Gensoru'da vicdan yerine parmaklar kalkıyor'' dedi.

''Başbakan'ın (ucube) açıklamalarından sonra Kültür ve Turizm Bakanı
Ertuğrul Günay sizce ne yapmalı?'' sorusu üzerine Vural, şunları kaydetti:

''Bence hiç bir şey yapamaz. Çünkü bir şey yapabilecek iradesi yok. Sayın
Başbakan'a hayret ediyorum. 4 senedir o heykelin oradan kaldırılması için MHP il
başkanlığının girişimleri olmuş 4 defa karar aldırmıştır. Peki 4 yıl önce bu
heykeli diken hangi partiden belediye başkanıydı, AKP'den değil miydi? Bu
başbakan 4 yıl önce Başbakan değil miydi?

Sayın Günay herhalde 'doğrudan sayın Başbakan'a ileteceğim' dediğine göre
iki kelimelik bir irade beyanı olacaktır. Tahminim odur. Bu hep böyle oldu. Akif
Beki de hep 'Başbakan bunu dememiştir' dedi ama sonuçta Akif Beki gitti. Herhalde
sayın Günay da iki satırlık bir dilekçeyi sayın Başbakan'a özel olarak
iletecektir.''

Vural, bir gazetecinin, ''Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç'ın (Allah adamı Günay'ın durumuna düşürmesin) sözlerini nasıl
değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna, ''Hiç kimseyi de Arınç'ın yerinde olmaya
düşürmesin. Özür dilerim ama al birini vur ötekine. Kabinede görevli bir kadronun
birbiri hakkında bu sözleri söylemesini nezaketsiz buluyorum'' karşılığını
verdi. (15.37)