2018-03-15 - 16:45
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.

HDP Van Milletvekili Lezgin Botan, 16 Mart Halepçe katliamının 30. yılı nedeniyle yaptığı gündem dışı konuşmada, Zeytin Dalı Harekatı'na değindi.

Afrin'de kadınlar ve sivillerin öldürüldüğünü iddia eden Botan, "Afrin işgaline son verin, yaşananlar savaş ve insanlık suçudur." diye konuştu.

Bu sözlere tepki gösteren Başkanvekili Bahçekapılı, "Böyle bir şey yok, Afrin'de terörle mücadele ediliyor." ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da terör örgütünün Afrin'de sivilleri kalkan yaptığını işaret ederek, şunları söyledi:

"Terör örgütü sivil halkı araçsallaştırmakta, onları kalkan yapmak istemektedir, sivil insanların şehirden çıkışına izin vermemektedir. Bütün sivil halkın kanı üzerinden kendi pozisyonunu oluşturmak istemektedir. Nasıl Halepçe katliamına karşı çıkmak insani ve meşru ise Afrin'de bir terör örgütünün her şeyi araçsallaştırarak yürüttüğü silahlı teröre son verilmesini istemek de o kadar meşrudur."

CHP Çanakkale Milletvekili Bülent Öz, Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümü nedeniyle yaptığı gündem dışı konuşmada, Çanakkale Türküsü söylenince herkesin yüreğinin titrediğini dile getirdi. Öz, "Nereli olduğunuzun önemi yoktur, herkes Anafartalıdır, Conkbayırlıdır." değerlendirmesinde bulundu.

CHP'li Öz, kendisinin kaleme aldığını söylediği Çanakkale şiirini okudu.

AK Parti Kayseri Milletvekili Sami Dedeoğlu ise Çanakkale Zaferi'nin, dünya tarihinde örneğine pek az rastlanan savaşlardan birisi olduğunu vurguladı. Çanakkale Zaferi'nin, yabancıların siyasi ve askeri hesaplarının hüsrana uğratıldığı bir savaş olduğunu anlatan Dedeoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun yolunu açmıştır." dedi.

Dedeoğlu, Çanakkale şehidi torunu olduğunu ifade ederek, "Çanakkale'de bazı katılımcıların siyasi amaçla, sözde adalet kurultayı yaparak gerçekleştirdikleri nahoş hareketler, hem şehitlerimizin ruhlarını incitmiş hem de biz şehit yakınlarını derinden üzmüştür. Bu ve benzeri davranış ve gösterilere izin verilmemesi konusunda, devletimizin bundan sonra daha da hassas davranacağına inanıyorum." şeklinde konuştu.

Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Çanakkale Zaferi'nin, bağımsızlık, özgürlük, kardeşlik, vatan sevgisi ve inanç gücüyle, imkansızın başarıldığı, tarihe sığmayacak kadar büyük bir kahramanlık mücadelesinin verildiği eşsiz bir destan olduğuna dikkati çekti. Bahçekapılı, şöyle devam etti:

"Çanakkale Zaferi süreci, aynı kardeşlik duygusunun, diğer ülkelerin insanları için hissettiğimizi ispat ettiğimiz dünya tarihinde örnek olan bir destandır. Çanakkale'de verdiğimiz büyük mücadele, ulus olma bilincinin tohumlarının atıldığının göstergesidir. Başkanlık Divanındaki arkadaşlarımla birlikte, Çanakkale Zaferi'ne giden yolda kurulan kardeşliğin geleceğimize ışık tutmasını diliyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm şehitlerimizi gururla anıyorum. Onlarla onur duyuyorum ve anıları önünde saygıyla eğiliyorum."

Yerlerinden söz alan grup başkanvekilleri ve milletvekilleri de 18 Mart Çanakkale Zaferi ile diğer bazı konularda açıklamalarda bulundu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Çanakkale Zaferi'nin, Türk milletinin kazandığı büyük kahramanlık destanlarından ve Türk milletinin emperyalizme karşı verdiği en muhteşem cevaplardan birisi olduğuna işaret etti.

Zeytin Dalı Harekatı'na değinen Akçay, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Afrin kent merkezini 3 taraftan kuşattığını, sadece güney kesiminde bir koridor oluşturularak sivillerin çıkışının sağlandığını ancak terör örgütünün buna vermediğini bildirdi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Mavi Marmara gemisi hakkında bugün gazetelerde okudukları bir haberin yüreklerini dağladığını söyledi.

Geminin o dönemde müze olacağının söylendiğini anımsatan Özel, "Geminin Ro-Ro gemisine dönüştürülüp yük gemisi olarak kullanılacağını okuduktan sonra, şu şartlar gerçekleşmiş oluyor, müze olmadı Ro-Ro oldu." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hiç gereği yokken İstiklal Marşı ile ilgili gereksiz bir tartışma açtığını ifade eden Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Naim Süleymanoğlu, dünyayı kaldırdığında İstiklal Marşı ile hepimiz ağlarken, milli atletimiz bayrağa sarıldığında İstiklal Marşı okunurken hepimiz ağlarken, ülkenin Cumhurbaşkanı bu marşın yüreğine değmediğini itiraf etmiştir. Aslında yapılmak istenen cumhuriyetle, cumhuriyetin kazanımları ile kurucu kadroları ile hesaplaşmak, onlara dil uzatmak, onlarla boy ölçüşmek, onların yaptıklarına karşı, benzer şeyleri yapıp kendisini yeni Türkiye'nin kurucu lideriymiş gibi tescil ettirmeye çalışmaktan başka bir şey değildir. Erdoğan'ın, cumhuriyetsiz, Atatürksüz, İstiklal Marşsız bir Türkiye tasavvuruna karşı, bütün gücümüzle cumhuriyetin kazanımlarını, Atatürk'ün hedeflerini savunmaya devam edeceğiz."

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise Mehmet Akif Ersoy'un Çanakkale Şehitleri şiirini okudu.

"Çanakkale Zaferi, Anadolu'nun her tarafından gelen insanların ortak bir şekilde yedi düvele karşı sergiledikleri bir duruş ve şanlı bir zaferdir." diyen Bostancı, zaferin sadece kardeşliğin değil, kan kardeşliğinin üzerine kurulu olduğunu anlattı.

Bostancı, "Zafer bir taraftan emperyal dünyaya karşı vakur bir duruş, hayatını hiçe sayan bir tavır, heybetli bir meydan okumadır, diğer taraftan da Anzak askerlerine karşı Atatürk'ün insani, ahlaki ve vicdani tavrıdır." dedi.

İstiklal Marşı ile ilgili tartışmalara da değinen Bostancı, şunları kaydetti:

"Bizim İstiklal Marşımız, milletin ortak marşıdır. Sözleri ve bestesiyle hepimizin hazır ola geçerek saygı gösterdiğimiz bir marştır. İstiklal Marşı'nın bestesine ilişkin geçmişte yapılan bu tartışmalar, bestenin zorluğundan kaynaklanıyor. Elbette bu tartışmalar yapılabilir. Bu tartışmalar yapılırken aranan, milletin ortak bir mutabakatıdır. Eğer milletin ortak bir mutabakatı olursa ancak o zaman bestesine ilişkin bir düzenleme olabilir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesi bu bağlamdadır."

TBMM Genel Kurulunda, HDP, Danışma Kurulu toplanamadığı için temel hak ve özgürlüklere ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurula getirdi.

HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Türkiye'de yolsuzluğun, cinsiyet eşitsizliğin artığını, basın özgürlüğünün ise gerilediğini ileri sürdü.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de Türkiye'nin, "2018 Dünya Özgürlükler Raporunda ilk defa özgür olmayan ülkeler arasında yer aldığını" savundu.

Bugün açıklanan Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Ülkeler Grubu'nun (GRECO) Türkiye'ye ilişkin raporunda yargı bağımsızlığı ve yasama süreçlerine ilişkin eleştiriler bulunduğuna işaret eden Özel, "GRECO'ya belki yarın, bilmiyoruz, Cumhurbaşkanı çıkacak 'Sen kim oluyorsun?' diyecek ama öyle değil. 'Türkiye'ye güven olsun, yabancı yatırımcı gelsin, turizm iyi olsun, cazip hale gelsin' diyorsanız. GRECO'ya öyle 'sen kimsin, bizim için yok hükmündesin' diyemezsiniz." ifadesini kullandı.

AK Parti İstanbul Milletvekili Yıldız Seferinoğlu ise etnik kimliği, mezhebi, inancı ne olursa olsun, herkesi bağrına basan, onlara eşit vatandaşlık ile evrensel ilke ve değerler temelinde, demokratik ortak yaşam bilincine ulaştıran anlayışı, daha güçlü kılmak istediklerini dile getirdi.

Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Daha sonra CHP'nin yerel radyo ve televizyonların yaşadığı sorunların belirlenmesine ilişkin önergesine dair grup önerisinin görüşmelerine geçildi.

Öneri üzerine söz alan CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, yerel radyo ve televizyonların, ulusal yayın yapanlarla aynı kurallara tabii tutulduğunu ve aynı paraları ödediğini, bu şekilde yerel basının yaşamasının mümkün olmadığını belirtti.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise medyanın sesinin kesilmemesi, tekçi anlayışın engellenmesi gerektiğini savundu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Eseyan da önergede, uydu yayına çıkılmasındaki yüksek fiyatlardan bahsedildiğini, bu konuda Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ başkanlığında, Başbakan Yardımcıları Fikri Işık ve Hakan Çavuşoğlu'nun katılımıyla kurul oluşturulduğuna dikkati çekti.

Yerel radyo ve televizyonların uyduya çıkarken, eşit şartlarda bu imkandan yararlanması için önemli bir çalışma yapıldığını aktaran Eseyan, şunları kaydetti:

"Bu konudaki çalışmalar, nihayete erecek ve bu konudaki sıkıntılar, fiyat yüksekliği noktasında da bir müjde yakında yerel medya kuruluşlarına verilecek. Yani, yerel radyo ve televizyonlara, uydu konusunda bir müjdeyi hükümetimiz yakında açıklayacak."

Genel Kurulda, grup önerilerinin ardından, Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına ilişkin "torba kanun"un görüşmelerine geçildi.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "AK Parti, 16 yıldan bu yana iktidarda ve özelleştirme yaklaşımını bu milletin çıkarları bakımından daha değerli, rasyonel buluyor. Herkesin çıkarına daha uygun olduğunu düşünüyor." dedi

TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümü üzerindeki görüşmeler devam ediyor.

Partisinin önergesi hakkında söz alan CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, "kitaplardan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün isminin çıkartıldığını ya da Atatürk'e hakaret içeren kitapların okullarda okutulduğunu" iddia etti. Arık, Nar Çocuk Yayınları tarafından basılan "Küçük Prens" adlı kitabı, milletvekillerine göstererek, kitapta yer alan bazı bölümlerini okudu.

Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Fransız yazar, şair ve pilot Antoine de Saint-Exupery'nin büyük bir yazar olduğunu ve "Gece Uçuşu", "Savaş Pilotu", "Kale" ve "Küçük Prens" adlı eserlerin her yaştan insanın okuması gereken kitaplar olduğunu belirtti.

Bostancı, şöyle devam etti:

"(Küçük Prensin) okunmaması yahut da şu versiyonunun okunmaması, çocuklara nasıl okutulduğuna ilişkin bir sorgulamanın doğru olmadığı kanaatindeyiz. Sayın Arık'ın ifade ettiği husus, bir cümle olarak eleştirel bir ifade şeklinde orijinal metinde de mevcuttur. Esasen eleştiriler yapılabilir. Orada isim söylenmiyor ama kastedilen kim olursa olsun, hele Atatürk'ün kendisine yönelik bu tür eleştirilerin halkın gözündeki kıymetine herhangi bir halel getirmesi söz konusu olmaz. Tarihi bilenler, Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin banisi olarak silah arkadaşlarıyla birlikte nasıl bir mücadele verdiğini gayet iyi bilirler."

Yeniden söz alan Arık, "Bu kitabın Can Kitapevinde aynı çevirisi var. Orada 'Bir Türk büyüğü' diye hitap edilirken, burada 'Türk diktatörü' diye hitap ediliyor. Çocuklarımıza okullarda tavsiye edilen kitap da budur. Bizim itirazım bunadır. Niçin 'Küçük Prens okullarda okutuluyor' diye değil. Bu versiyonun okullarda okutulmaması, başka yayınların okutulmasıdır." ifadesini kullandı.

TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı da gençliğinde kendisinin okuduğu kitapta da öyle bir tanımlamanın olmadığını, sonradan eklenmiş olabileceğini belirtti.

Partisinin önergesi üzerinde söz alan CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız ise şeker fabrikalarının özelleştirilmesi kararını eleştirerek, "Şeker fabrikalarını satmak vatanı satmak anlamına geliyor. Her şeyimizi sattınız ondan sonra çıkıyorsunuz, 'milliyim' diyorsunuz. Neresi milli bunun? O şeker fabrikalarını sattırmayacağız, sattırmayacağız, sattırmayacağız. Net konuşuyorum." ifadesini kullandı.

Bostancı ise yeryüzünde birçok ülkenin farklı yaklaşımları olduğunu, kimisinin devletçi, kimisinin de özelleştirme yanlısı olduğunu vurguladı. Bostancı, "AK Parti, 16 yıldan bu yana iktidarda ve özelleştirme yaklaşımını bu milletin çıkarları bakımından daha değerli, rasyonel buluyor. Herkesin çıkarına daha uygun olduğunu düşünüyor." dedi.

Bostancı, "Vatan satmak... Fabrikayı satmakla vatan satmak" şeklindeki benzetmenin de talihsiz bir benzetme olduğunu ve bunu yakışıksız bulduklarını kaydetti.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***