2009-05-21 - 14:00
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınan Phileas marka metrobüslerin, süratle Hollandalı firmaya iade edilmesi ve bu konuda yapılan tüm sözleşmelerin kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, düzenlediği basın toplantısında,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınan Phileas
marka metrobüslerle ilgili iddialarda bulundu.
İstanbul'un trafik sorununu çözmek için tercihli yol yapıldığını, bu
yollarda kullanılmak üzere Hollanda'dan Phileas marka otobüslerin satın
alındığını anımsatan Kılıçdaroğlu, ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesince
''teknoloji harikası'' olarak tanıtılan bu otobüslerin, İstanbul halkına hizmet
etmediğini ileri sürdü.
Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın,
eleştiriler üzerine firma yetkililerince açıklama yapılacağını söylediğini
belirterek, otobüsleri satın alanın da şartnameyi hazırlayanın da İBB olduğunu,
ancak belediyenin kamuoyunun yanıt beklediği sorulara yanıt vermek için firma
yetkililerinden medet umduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, ''Niçin? Çünkü İstanbul
Büyükşehir Belediyesi suçluluğunun farkında olduğu için olabildiğince kamuoyunun
önüne çıkmamaya özen gösteriyor'' dedi.
Firma yetkililerinin, ''İstanbul trafiğindeki insan yoğunluğunun, bu
araçların kaldırabileceği bir yoğunluk olmadığını'' açıkladıklarını bildiren
Kılıçdaroğlu, ''teknoloji harikası'' olarak tanıtılan araçların önemli bir
kısmının İETT garajlarında onarım ve bakım için beklediğini'' gündeme getirdi ve
''Bu nasıl bir teknoloji harikası?'' diye sordu.
Kılıçdaroğlu, Kadir Topbaş'ın 23 Nisan 2009 tarihinde ''Metrobüs
araçlarının tamamı gelecek aybaşında devreye girebilecek. Hiçbir problem
olmayacak...'' şeklinde açıklama yaptığını dile getirerek, ''Yani bu araçların
tümü 1 Mayıs 2009'da seferde olacaktı. Bugün 21 Mayıs, değişen hiçbir şey yok. O
zaman biz, bu araçlara İstanbullular olarak niçin 60 milyon Avro ödedik?''
dedi.
-''NİÇİN BU ARAÇLAR ÇALIŞMIYOR?''-
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının yaptığı resmi açıklamada
''Araçlar direk üreticiden alınmıştır. Üretimin her aşamasında 2 makine mühendisi
ve 6 adet usta işçi tarafından firma denetlenmiş ve şartnameye aykırı herhangi
bir şekilde imalata izin verilmemiştir. Menşe ülkeden gemiye yüklenmeden her
türlü testler yapılmış ve öyle gemiye yüklenmiştir'' denildiğini anlatan
Kılıçdaroğlu, ''bu açıklamanın doğruları yansıtmadığını'' ileri sürdü. Firma
yetkililerinin, bakım ve onarım çalışmalarının devam ettiğini dün açıkladıklarına
işaret eden Kılıçdaroğlu, ''Madem daha Hollanda'dayken üretim aşamasından gemiye
yükleninceye kadar bu araçların testi yapıldıysa, Türkiye'de yapılanlar nedir?
Niçin bu araçlar çalışmıyor? Çünkü gerçek ortadadır ve araçlar İETT'nin garajında
tamir ve onarım beklemektedir'' ifadesini kullandı.
-''ADRESE TESLİM İHALEYİ, İBB İTİRAF ETMİŞTİR''-
Metrobüslerin alımına ilişkin İBB'nin internet sitesinde ''Uluslararası
piyasalarda ve yurt içinde yapılan araştırmalarda hatta en uygun aracın
Phileaslar olacağı konusu tespit edilmiştir'' şeklinde açıklama yer aldığını
belirten Kılıçdaroğlu, daha şartname hazırlanmadan satın alınacak otobüslerin
marka ve firmasının belirlendiğini iddia etti. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
''İşin garip tarafı aynı açıklamada İBB diyor ki 'İhale teknik
şartnamesinde hiçbir şekilde araç tarifi, ismi, modeli veya herhangi bir markayı
çağrıştıracak ifadelere yer verilmemiştir. Şartnamede tamamen teknik
spesifikasyonları belirtilmiştir.' Hem hiçbir aracın tarifini yapmadık
diyeceksiniz, hem de aynı açıklamada en uygun aracın Phileaslar olacağını
söyleyeceksiniz. Açıkça söylemek gerekirse şartname Phileaslar'a göre
hazırlanmış, yani adrese teslim ihale yapılmıştır. Bu adrese teslim ihaleyi de
İBB açıkça resmi internet sitesinde itiraf etmiştir.''
-''HANGİ GÜÇ, RAPORUN GEREĞİNİ ENGELLEDİ?''-
Kadir Topbaş'ın, Phileas marka otobüslerin İstanbul için en uygun araçlar
olduğunu söylediğini savunan Kılıçdaroğlu, İETT Genel Müdürlüğünün, İTÜ Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Haluk Gerçek'e 2007 yılında hazırlattığı fizibilite raporunda,
''Metrobüs projesi için değerlendirilen iki otobüs seçeneğinden Capacity
otobüsünün finansal değerlendirme göstergeleri, Phileas otobüsüne göre önemli
ölçüde daha iyidir'' denildiğini söyledi. Haluk Gerçek'in, Phileas marka
araçların uygun olmadığını açıkça saptamasına karşın, Kadir Topbaş'ın, 60 milyon
Avro ödeyerek otobüsleri satın aldığını belirten Kılıçdaroğlu, ''Bu rapor açıkça
ortada iken niçin raporun gereği yapılmamıştır? Hangi güç bu raporun gereğinin
yerine getirilmesini engellemiştir?'' diye sordu.
-''AYIPLI MAL NİÇİN İADE EDİLMİYOR?''-
Kılıçdaroğlu, Phileas marka otobüslerin satın alınmasıyla ilgili
skandalların sadece bunlarla sınırlı olmadığını ileri sürerek, şunları
kaydetti:
''İBB'den yapılan resmi açıklamada '...sözleşmede (...) ayıplı, kusurlu
mal vermenin müeyyideleri belirlenmiştir. Araçlardaki kusurun durumuna, önemine
veya düzeltilip düzeltilemeyeceğine göre müeyyideler getirilmiştir' denmektedir.
Peki, bugüne kadar depolarda bekletilen bu araçların bekletilme nedeni nedir? Bu
konuda niçin İstanbullulara sağlıklı bilgi verilmiyor? İstanbul Makine
Mühendisleri Odasına istenen bilgiler niçin verilmemektedir? Ayıplı bir mal niçin
iade edilmiyor?
'Son teknoloji ürünü' diye metrobüs alacaksınız, bu teknoloji harikası
otobüsler yolda kalacak, çekici ile depolara taşınacak, yani çalışmayan
metrobüslerin bedelini İstanbullu ödeyecek. Niçin? İstanbulluya dünyanın en
pahalı hurdasının sahibi olduğu anlatılmayacak mı? Unutulmamalıdır ki Türkiye
Avrupa'nın en büyük otobüs üretim merkezidir. Türkiye dünyanın pek çok ülkesine
otobüs ihraç eden bir ülkedir. Kendi ülkesinde üretilen ve ihraç edilen otobüsler
varken, İBB, niçin ve hangi akılcı gerekçe ile yurt dışından dünyanın en pahalı
otobüslerini alır? İBB, Hollanda'nın ekonomik krizini çözmeye memur edilmiş bir
Belediye değildir. Milyonlarca gencin iş bulamadığı Türkiye'de kendi ürettiği
körüklü otobüsleri almak yerine Hollanda'dan Türkiye koşullarına uymayan
otobüsleri alarak milyonlarca Avro ödeyen bir belediyeden hesap sormayacak mıyız?
Burada yapılacak ilk şey, bu ayıplı malların süratle Hollanda'daki firmaya iade
edilmesi ve bu konuda yapılan tüm sözleşmelerin kamuoyuna açıklanmasıdır.''
Bir gazetecinin, ''metrobüslerin, doğrudan İBB tarafından mı, yoksa başka
şirketler aracılığıyla mı alındığını'' sorması üzerine Kılıçdaroğlu, İBB'nin
yaptığı resmi açıklamada, ''doğrudan ilgili firmadan alındığının'' belirtildiğini
söyledi. Kılıçdaroğlu, ''O zaman, doğrudan ilgi firma Türkiye'ye ürün satıyorsa,
Türkiye'de temsilci bulundurmasının anlamı ne? Türkiye'deki temsilciden şuana
kadar hiçbir açıklama gelmedi. Niçin, Türkiye'deki temsilci devreye
girmemiştir?'' diye konuştu.
-''İSTANBUL'DA BÖYLE BİR YOL VAR MI?''-
Kılıçdaroğlu, metrobüs alımına ilişkin ihalenin ne zaman yapıldığı, hangi
firmaların katıldığı ve verdikleri tekliflere yönelik soruyu yanıtlarken de bu
konuda hazırlanan teknik şartnameye uyan tek firmanın, Hollanda'daki firma
olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, ''Başka hiçbir üreticinin bu ihaleye girme şansı
yok. Çünkü şartnameye uygun değil'' dedi.
Metrobüslere ''teknoloji harikası'' denildiğini anımsatan Kılıçdaroğlu,
''Şoförler olmadan da bu otobüslerin yolda gideceği söyleniyor. İstanbul'da böyle
bir yol var mı? İstanbul'da böyle bir yol varsa, niçin şoförler bu araçları
kullanıyorlar. İstanbul'da böyle bir yol yoksa, bu kadar pahalı bir aracı,
işsizliğin bu kadar yoğun yaşandığı bir ülkede niçin alınmasına karar verilir?''
sorularını yöneltti.
''Türkiye'deki temsilcilik ile AK Parti arasında siyasi bağlantı var
mı?'' şeklindeki soru üzerine Kılıçdaroğlu, ''O konuda Türkiye'deki temsilcinin
devrede olmadığı söylendiği için bir şey söyleyemiyorum'' diye konuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınan Phileas
marka metrobüslerle ilgili iddialarda bulundu.
İstanbul'un trafik sorununu çözmek için tercihli yol yapıldığını, bu
yollarda kullanılmak üzere Hollanda'dan Phileas marka otobüslerin satın
alındığını anımsatan Kılıçdaroğlu, ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesince
''teknoloji harikası'' olarak tanıtılan bu otobüslerin, İstanbul halkına hizmet
etmediğini ileri sürdü.
Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın,
eleştiriler üzerine firma yetkililerince açıklama yapılacağını söylediğini
belirterek, otobüsleri satın alanın da şartnameyi hazırlayanın da İBB olduğunu,
ancak belediyenin kamuoyunun yanıt beklediği sorulara yanıt vermek için firma
yetkililerinden medet umduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, ''Niçin? Çünkü İstanbul
Büyükşehir Belediyesi suçluluğunun farkında olduğu için olabildiğince kamuoyunun
önüne çıkmamaya özen gösteriyor'' dedi.
Firma yetkililerinin, ''İstanbul trafiğindeki insan yoğunluğunun, bu
araçların kaldırabileceği bir yoğunluk olmadığını'' açıkladıklarını bildiren
Kılıçdaroğlu, ''teknoloji harikası'' olarak tanıtılan araçların önemli bir
kısmının İETT garajlarında onarım ve bakım için beklediğini'' gündeme getirdi ve
''Bu nasıl bir teknoloji harikası?'' diye sordu.
Kılıçdaroğlu, Kadir Topbaş'ın 23 Nisan 2009 tarihinde ''Metrobüs
araçlarının tamamı gelecek aybaşında devreye girebilecek. Hiçbir problem
olmayacak...'' şeklinde açıklama yaptığını dile getirerek, ''Yani bu araçların
tümü 1 Mayıs 2009'da seferde olacaktı. Bugün 21 Mayıs, değişen hiçbir şey yok. O
zaman biz, bu araçlara İstanbullular olarak niçin 60 milyon Avro ödedik?''
dedi.
-''NİÇİN BU ARAÇLAR ÇALIŞMIYOR?''-
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının yaptığı resmi açıklamada
''Araçlar direk üreticiden alınmıştır. Üretimin her aşamasında 2 makine mühendisi
ve 6 adet usta işçi tarafından firma denetlenmiş ve şartnameye aykırı herhangi
bir şekilde imalata izin verilmemiştir. Menşe ülkeden gemiye yüklenmeden her
türlü testler yapılmış ve öyle gemiye yüklenmiştir'' denildiğini anlatan
Kılıçdaroğlu, ''bu açıklamanın doğruları yansıtmadığını'' ileri sürdü. Firma
yetkililerinin, bakım ve onarım çalışmalarının devam ettiğini dün açıkladıklarına
işaret eden Kılıçdaroğlu, ''Madem daha Hollanda'dayken üretim aşamasından gemiye
yükleninceye kadar bu araçların testi yapıldıysa, Türkiye'de yapılanlar nedir?
Niçin bu araçlar çalışmıyor? Çünkü gerçek ortadadır ve araçlar İETT'nin garajında
tamir ve onarım beklemektedir'' ifadesini kullandı.
-''ADRESE TESLİM İHALEYİ, İBB İTİRAF ETMİŞTİR''-
Metrobüslerin alımına ilişkin İBB'nin internet sitesinde ''Uluslararası
piyasalarda ve yurt içinde yapılan araştırmalarda hatta en uygun aracın
Phileaslar olacağı konusu tespit edilmiştir'' şeklinde açıklama yer aldığını
belirten Kılıçdaroğlu, daha şartname hazırlanmadan satın alınacak otobüslerin
marka ve firmasının belirlendiğini iddia etti. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
''İşin garip tarafı aynı açıklamada İBB diyor ki 'İhale teknik
şartnamesinde hiçbir şekilde araç tarifi, ismi, modeli veya herhangi bir markayı
çağrıştıracak ifadelere yer verilmemiştir. Şartnamede tamamen teknik
spesifikasyonları belirtilmiştir.' Hem hiçbir aracın tarifini yapmadık
diyeceksiniz, hem de aynı açıklamada en uygun aracın Phileaslar olacağını
söyleyeceksiniz. Açıkça söylemek gerekirse şartname Phileaslar'a göre
hazırlanmış, yani adrese teslim ihale yapılmıştır. Bu adrese teslim ihaleyi de
İBB açıkça resmi internet sitesinde itiraf etmiştir.''
-''HANGİ GÜÇ, RAPORUN GEREĞİNİ ENGELLEDİ?''-
Kadir Topbaş'ın, Phileas marka otobüslerin İstanbul için en uygun araçlar
olduğunu söylediğini savunan Kılıçdaroğlu, İETT Genel Müdürlüğünün, İTÜ Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Haluk Gerçek'e 2007 yılında hazırlattığı fizibilite raporunda,
''Metrobüs projesi için değerlendirilen iki otobüs seçeneğinden Capacity
otobüsünün finansal değerlendirme göstergeleri, Phileas otobüsüne göre önemli
ölçüde daha iyidir'' denildiğini söyledi. Haluk Gerçek'in, Phileas marka
araçların uygun olmadığını açıkça saptamasına karşın, Kadir Topbaş'ın, 60 milyon
Avro ödeyerek otobüsleri satın aldığını belirten Kılıçdaroğlu, ''Bu rapor açıkça
ortada iken niçin raporun gereği yapılmamıştır? Hangi güç bu raporun gereğinin
yerine getirilmesini engellemiştir?'' diye sordu.
-''AYIPLI MAL NİÇİN İADE EDİLMİYOR?''-
Kılıçdaroğlu, Phileas marka otobüslerin satın alınmasıyla ilgili
skandalların sadece bunlarla sınırlı olmadığını ileri sürerek, şunları
kaydetti:
''İBB'den yapılan resmi açıklamada '...sözleşmede (...) ayıplı, kusurlu
mal vermenin müeyyideleri belirlenmiştir. Araçlardaki kusurun durumuna, önemine
veya düzeltilip düzeltilemeyeceğine göre müeyyideler getirilmiştir' denmektedir.
Peki, bugüne kadar depolarda bekletilen bu araçların bekletilme nedeni nedir? Bu
konuda niçin İstanbullulara sağlıklı bilgi verilmiyor? İstanbul Makine
Mühendisleri Odasına istenen bilgiler niçin verilmemektedir? Ayıplı bir mal niçin
iade edilmiyor?
'Son teknoloji ürünü' diye metrobüs alacaksınız, bu teknoloji harikası
otobüsler yolda kalacak, çekici ile depolara taşınacak, yani çalışmayan
metrobüslerin bedelini İstanbullu ödeyecek. Niçin? İstanbulluya dünyanın en
pahalı hurdasının sahibi olduğu anlatılmayacak mı? Unutulmamalıdır ki Türkiye
Avrupa'nın en büyük otobüs üretim merkezidir. Türkiye dünyanın pek çok ülkesine
otobüs ihraç eden bir ülkedir. Kendi ülkesinde üretilen ve ihraç edilen otobüsler
varken, İBB, niçin ve hangi akılcı gerekçe ile yurt dışından dünyanın en pahalı
otobüslerini alır? İBB, Hollanda'nın ekonomik krizini çözmeye memur edilmiş bir
Belediye değildir. Milyonlarca gencin iş bulamadığı Türkiye'de kendi ürettiği
körüklü otobüsleri almak yerine Hollanda'dan Türkiye koşullarına uymayan
otobüsleri alarak milyonlarca Avro ödeyen bir belediyeden hesap sormayacak mıyız?
Burada yapılacak ilk şey, bu ayıplı malların süratle Hollanda'daki firmaya iade
edilmesi ve bu konuda yapılan tüm sözleşmelerin kamuoyuna açıklanmasıdır.''
Bir gazetecinin, ''metrobüslerin, doğrudan İBB tarafından mı, yoksa başka
şirketler aracılığıyla mı alındığını'' sorması üzerine Kılıçdaroğlu, İBB'nin
yaptığı resmi açıklamada, ''doğrudan ilgili firmadan alındığının'' belirtildiğini
söyledi. Kılıçdaroğlu, ''O zaman, doğrudan ilgi firma Türkiye'ye ürün satıyorsa,
Türkiye'de temsilci bulundurmasının anlamı ne? Türkiye'deki temsilciden şuana
kadar hiçbir açıklama gelmedi. Niçin, Türkiye'deki temsilci devreye
girmemiştir?'' diye konuştu.
-''İSTANBUL'DA BÖYLE BİR YOL VAR MI?''-
Kılıçdaroğlu, metrobüs alımına ilişkin ihalenin ne zaman yapıldığı, hangi
firmaların katıldığı ve verdikleri tekliflere yönelik soruyu yanıtlarken de bu
konuda hazırlanan teknik şartnameye uyan tek firmanın, Hollanda'daki firma
olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, ''Başka hiçbir üreticinin bu ihaleye girme şansı
yok. Çünkü şartnameye uygun değil'' dedi.
Metrobüslere ''teknoloji harikası'' denildiğini anımsatan Kılıçdaroğlu,
''Şoförler olmadan da bu otobüslerin yolda gideceği söyleniyor. İstanbul'da böyle
bir yol var mı? İstanbul'da böyle bir yol varsa, niçin şoförler bu araçları
kullanıyorlar. İstanbul'da böyle bir yol yoksa, bu kadar pahalı bir aracı,
işsizliğin bu kadar yoğun yaşandığı bir ülkede niçin alınmasına karar verilir?''
sorularını yöneltti.
''Türkiye'deki temsilcilik ile AK Parti arasında siyasi bağlantı var
mı?'' şeklindeki soru üzerine Kılıçdaroğlu, ''O konuda Türkiye'deki temsilcinin
devrede olmadığı söylendiği için bir şey söyleyemiyorum'' diye konuştu.
