2009-02-20 - 14:00
CHP KONYA MİLLETVEKİLİ ATİLLA KART'IN BASIN TOPLANTISI?
Kart: " Bürokratları, kendi işledikleri suçlara iştirak etmek zorunda bırakan ve suç ortağı haline getiren bir iktidar anlayışıyla karşı karşıyayız."
TBMM Haber Sitesi- CHP Konya Milletvekilli Atilla Kart, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında 'Uygulanamayan Yargı Kararları' hakkında görüş ve düşüncelerini basın mensuplarıyla paylaştı.

Onlarca yargı kararını uygulamayan Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığı Müsteşarları gibi birçok bürokratın 23. yasama döneminde Milletvekili yapılmak ve böylece dokunulmazlık zırhına büründürülmek suretiyle, yargı kararlarının uygulanmama sürecinin fiili bir hale getirildiğini iddia eden CHP'li Kart, bu yolla TBMM'nin milli iradenin mabedi, kanun kaçaklarının sığınma mercii haline getirildiğini sözlerine ekledi.

Anayasa'nın 129/5 maddesinin, Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarında kişisel olarak sorumlu olma zorunluluğunu düzenlediğini hatırlatan Kart, "Mağdur olan kişi, ilgili kurumdan zararını tazmin ettiği taktirde, muhatap kurumun, bu tazminata yol açan kamu görevlisine rücu etmesi Anayasal bir gerekliliktir." dedi

CHP Konya Milletvekilli Atilla Kart, bu anlam ve kapsamda Danıştay'ın hukuk ve hukuka saygılı kamu yönetimi adına tarihi önemi olan kararlara imza attığını, Yürütme organının, kamu gücü ve yetkisini kararlı bir şekilde kullanması üzerine, Danıştay'ın Anayasada mevcut olan ve esasen bağlı bir takım mevzuatta da yeri olan rücu hükümlerini dava dosyalarına yansıtmaya başladığını ifade etti.

CHP Konya Milletvekilli Atilla Kart, sözlerine şöyle devam etti;

"Kamu gücü ve yetkisini kötüye kullanan Hükümet, bürokratlar üzerinde baskı ve tehdit yoluyla ve kanunsuz emir yoluyla, Anayasa'nın ve mevzuatın ilgili hükümlerini uygulanamaz hale getirmiştir.Ançak, Danıştay'ın açıklık ve istikrar kazanan kararları karşısında, artık bu istismarın önü alınacaktır.

Yargı kararlarını kurumsal olarak uygulamayan, bu kararları uygulamayan kanun kaçaklarını TBMM bünyesinde bulunduran ve dokunulmazlık zırhına büründüren Hükümetin, hukuk devleti yapılanması konusunda ve hesap verme konusunda samimi ve dürüst olmadığı, hukuk sistemini araç olarak kullandığı, bu süreçten sonra artık açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Önemle ifade ediyoruz ki; hukuk devleti yapılanmasının en önemli ayaklarından birisini teşkil eden rücuen tazmin prosedürü istisnasız olarak uygulanmalıdır. Bu konu tarafımızdan kararlılıkla takip edilmektedir.

KART: "BAŞBAKAN VE İÇİŞLERİ BAKANI GÖREV VE YETKİLERİNİ KÖTÜ KULLANIYOR?"

Kart, Danıştay 10. Dairesinin, trafik kazasında hayatını kaybeden
Kızılayın eski Genel Başkanı Ertan Gönen ile ilgili iade ve iptal kararlarını
uygulamayan Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı ve Ankara Valiliğinden 30 bin lira
manevi tazminatın tahsiline karar verdiğini bildirdi.

Bu tazminatın, masraflarıyla birlikte İçişleri Bakanlığı Ankara Dernekler
Müdürlüğünden 46 bin lira olarak tahsil edildiğini vurgulayan Kart, bu paranın,
Danıştay kararı doğrultusunda ve rücu yoluyla, davalı idareler bünyesinde, kamu
yetkisini kötüye kullanan kişilerden alınması gerektiğini öne sürdü.

Bu kişilerin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Beşir Atalay
ve Ankara Valisi Kemal Önal olduğunu ifade eden Kart, ''Danıştayın açık olan ve
kesinleşen bu kararına rağmen, Başbakan ve İçişleri Bakanı, Ankara Valiliği
Dernekler İl Müdürlüğü tarafından davacıya ödenen bu parayı halen Hazineye
ödemedi. Başbakan ve İçişleri Bakanı, görev ve yetkilerini kötüye kullanmaya
devam ediyor. Bir taraftan hukuk ve yasa tanımaz tavırlarını sürdürmekte, diğer
taraftan Hazineden haksız ödeme yapılmasına yol açmaktadırlar'' diye konuştu.

Kart, bürokratlara, uygulanmayan yargı kararlarını bildirmeleri
çağrısında da bulundu.

Kart, Erdoğan ve Atalay'a, ''Danıştay 10. Dairesinin kesinleşen kararına
rağmen, 46 bin lirayı, İçişleri Bakanlığı Ankara Dernekler İl Müdürlüğüne neden
ödemiyorsunuz? İçişleri Bakanlığının ya da Ankara Valiliğinin, bu paranın tahsili
için sizlere dava açması yakışık alır mı?'' diye sordu.

ETİK İHLALİ ve SEVİGEN?

Kart, daha sonra, Sevigen'e yönelik iddialara ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kesinlikle etik ihlalinin söz konusu olduğunu ifade eden Kart, ''Ama CHP bünyesindeki arkadaşlarımız, bu etik ihlali görmezden gelmediler. Çıktılar, yüreklice o düşüncelerini ifade ettiler. Bizim, AKP'den ayrılan farkımız budur'' dedi.

Bu etik ihlali nedeniyle sürecin işleyeceğini, bundan kimsenin kuşkusunun olmaması gerektiğini belirten Kart, Sevigen'in, partideki görevlerinden istifasını istedi.

Doğan Grubuna kesilen vergi cezasına ilişkin bir soruyu yanıtlarken Kart, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin dün konuyla ilgili düzenlediği basın toplantısını ibretle izlediğini bildirdi. Kart, Hükümetin devlet ile nasıl özdeşleştiğini gösteren bir suç üstü hali olduğunu öne sürerek, denetim elemanlarının çalışmasının, Hükümetin çalışması şeklinde ifade edildiğini savundu.