Adan, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
Yeni Yol Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Antalya'nın sorunlarını anlatarak, bunların sadece belediyenin değil hükümetin de gündeminde yer alması gerektiğini söyledi. Kılıç, "Antalya bugün içme su ihtiyacının önemli bir kısmını sondaj kuyularından karşılıyor. Bu durum hem yeraltı rezervlerini tüketiyor hem de belediyeye ağır enerji maliyeti bindiriyor. 'Sondaj ile idare' anlayışı sürdürülebilir değildir." diye konuştu.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, Diyarbakır'a yeterli yatırım yapılmadığını, ilde eğitimden sağlığa, ulaşımdan ekonomiye kadar her alanda sorunlar olduğunu, gençlerin işsizlikle boğuştuğunu savundu.
AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı ise Elazığ'a yapılan yatırımları anlattı.
Açıkkapı, CHP'nin yatırımlarla ilgili gerçekleri anlatmak yerine algıya başvurduğunu belirtti.
TBMM Genel Kurulunda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, çiftçilerin sorunlarına değinerek, geçen sene dolu ve sel baskını gibi bazı nedenlerle ürün miktarı ve kalitesinde düşüş yaşandığını anımsattı.
Çiftçilerin borçlarını ödemek için krediye ihtiyaç duyduğunu ancak bazı bankaların çiftçilerden borçlarının bulunmadığına dair belge istediğini aktaran Özdağ, "Borcu olmayan çiftçi mi var Allah aşkına? Bunu yapacağınıza, kredilerin önünü açın, bir yandan borçlarını ödesinler, bir yandan tarlalarını eksinler, bir yandan üretsinler. Hem ihracat yapalım hem de ithalatı durduralım." diye konuştu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, ülke kurumlarının herkes tarafından özenle korunması ve doğru yönetilmesi gerektiğini belirtti.
Daha önce İstanbul'da Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının emanet kasasından altın ve gümüş çalındığını aktaran Çömez, şimdi de İstanbul Adalar Cumhuriyet Başsavcılığındaki adli emanetten çok sayıda silah çalındığına yönelik haberlerin olduğunu söyledi.
"Allah aşkına adli emanetteki silahlar nasıl çalınır? Bunu biri bana izah edebilir mi? Nasıl çalınır? Sizin herhangi bir koruyucu önleminiz yok mu? Kameranız yok mu?" sorularını yönelten Çömez, konuyla ilgili soru önergesi verdiğini ancak ilgili bakanlığın soru önergesine cevap vermediğini belirtti.
Hükümetin uyuşturucuya karşı verdiği mücadeleye değinen Çömez, şu ifadeleri kullandı:
"Şimdi torbacıları, fenomenleri 'uyuşturucu kullanıyor' diye yakalıyorsunuz. İyi de yapıyorsunuz. Sabahtan akşama televizyonlarda 'harika işler yaptık' diye propaganda yapıyorsunuz. Fakat baronlara ne oluyor? Baronlar nerede Allah aşkına? Bu baronların arkasındakiler nerede? Niye bunlar hiç konuşulmuyor?"
- "Süleyman Şah Türbesi, Türk tarihinin manevi mührü"
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, küresel ekonomik darboğazlara, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgede yaşanan savaşlara ve finansal kuşatmalara rağmen devletin tüm imkanlarını sonuna kadar zorlayarak bütçeyi millet için seferber ettiğini kaydetti.
Kılıç, Cumhur İttifakı'nın vatandaşları enflasyona ezdirmemek için her türlü tedbiri almaya devam edeceğini, devletin milletiyle bir ve bütün olduğunu, bu birlikteliği ve huzuru hiçbir ekonomik manipülasyonun sarsamayacağını vurguladı.
Suriye'deki gelişmelere işaret eden Kılıç, "İnşallah güçlü tarihi bağlarımızın olduğu sınır komşumuzda da biz, barışın sağlandığını ve güçlü bir devlet otoritesinin ülkeye hakim olduğunu hep birlikte göreceğiz." ifadesini kullandı.
Süleyman Şah Türbesi'nin önemine vurgu yapan Kılıç, şu değerlendirmede bulundu:
"Süleyman Şah Türbesi yalnızca Suriye'de bizim için tarihi bir yapı değil, Türk tarihinin manevi mührü, ecdadımızın bize emanet ettiği dokunulmaz bir vatan toprağıdır. Orada dalgalanan şanlı bayrağımız Türk milletinin egemenliğinin ve caydırıcı gücünün sınır ötesindeki en net ifadesidir. Dedemiz, atamız Süleyman Şah'ın aziz istirahatgahının terör unsurlarından tamamen temizlenmiş olması, sınırlarımızda ve gönül coğrafyamızda 'teröre geçit yok' iradesinin mutlak zaferi ve bizim en büyük mutluluklarımızdan biridir. Sınır ötesinde de ecdadımızın huzuruna kirli ellerin uzanmasına izin verilmemiş, tarihin omuzlarımıza yüklediği görev bir kez daha şerefle yerine getirilmiştir."
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Suriye'deki gelişmelere değinerek "IŞİD çeteleri yaşam hakkımıza, yaşam anlayışımıza saldırmaktadır." dedi.
Temelli, Süleyman Şah Türbesi'ni daha önce Türkiye ile Suriye'deki Kürtlerin birlikte kurtardığını, Meclis'in Suriye'de yaşananlara karşı sessiz kalmaması gerektiğini belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Türkiye'nin gündeminin sayısı 17 milyonu bulan emekli vatandaşlar olduğunu, onların eş, torun ve çocuklarının gözünün Meclis'e çevrildiğini söyledi.
Emekli aylıkları arasında adaletin sağlanmasına ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Emir, "Memur emeklileri için de yapılacak şey, göstergeyle yani 15 bin 965 rakamıyla aylık katsayısını çarpalım, 22 bin 157 lirayı bulalım, bunu da 20 bin liralık kök maaşa ekleyelim ve memur emeklimizin en düşük maaşı 42 bin 157 lira olsun." önerisinde bulundu.
Suriye'deki gelişmeleri kaygıyla takip ettiklerini belirten Emir, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Suriye'de Alevilere, Kürtlere ve başka gruplara dönük asla kabullenemeyeceğimiz insanlık dışı zulümler yapıldığına dair bilgiler, belgeler, resimler ve feryatlar geliyor. Bir defa, şunu açıklıkla söylemek gerekir ki Suriye'de Kürtlerin, Alevilerin veya başka grupların sadece insan olmalarından kaynaklı olarak bütün insan haklarının korunması her birimize düşen bir ödevdir. Onlar aynı zamanda bizim kardeşlerimiz ve akrabalarımızdır. Dolayısıyla bize daha çok görev düşüyor. Türkiye Cumhuriyeti'ne düşen, bir ve bütün Suriye'nin anayasal bir çatı altında, demokratik bir siyasi zeminde, herkesin hakkının korunduğu, barış içinde yaşayacağı bir devlet oluşumuna katkı vermektir, bu nedenle de sorumlu ve yapıcı davranmalıdır ve Türkiye Cumhuriyeti böylesine insanlık dışı saldırıların yapılmasına engel olacak kudrettedir, o kapasitededir, o cesareti ve kararlılığı da göstermelidir."
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, emekli aylıklarına ilişkin yapılan eleştirilere cevap verdi.
Zengin, Türkiye'yi bir muhakeme ve hesap içerisinde yönettiklerini, maaşların bir defaya mahsus ödenmediğini, bir karar aldıklarında bunun yıllara sarih olarak devam ettiğini, daha önce çok dağınık bir emeklilik modeli olduğunu, hepsini bir çatı altında topladıklarını kaydetti.
Kahramanmaraş merkezli depremlerle birlikte ülkeye çok büyük bir ekonomik yük bindiğine işaret eden Zengin, "Emeklimiz başımızın tacı, biz bütün gücümüzle onların refahını artırmak için gayret sarf ediyoruz. Bunu yaparken de daha fazla konut yaparak, kiralık konutları çoğaltarak yeni modeller geliştiriyoruz. Refahla alakalı yaptığımız bir çalışma var, aile refahını tamamlamak üzerine yeni bir sosyal yardım modeli çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
Özlem Zengin, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve bazı ilçe belediyelerinde çalışan personelin maaşlarını alamadığını belirterek, CHP'nin önce yereldeki icraatlarına bakması gerektiğini söyledi.
Genel Kurul'da, Yeni Yol Partisinin "KHK'li kamu görevlileri", İYİ Parti'nin "yükseköğretim öğrenci affı", DEM Parti'nin "medya yayınları" ve CHP'nin "emekliler"e ilişkin grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerine söz alan Manisa Milletvekili Şenol Sunat, yükseköğretimde öğrenci affının en son 2022 yılında yapıldığını anımsatarak, aradan geçen sürede yaşanan toplumsal ve ekonomik değişimlerin yeni ve kapsamlı bir öğrenci affını zorunlu hale getirdiğini savundu.
Öğrenci affının keyfi bir ayrıcalık değil, bir sosyal adalet mekanizması olduğunu ifade eden Sunat, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Yaşanan bu mağduriyet sessiz kalınacak bir mesele değildir. Bu kanayan yarayı görmezden gelmek umutları, geleceği ve gençleri görmezden gelmektir. Öğrenci affı, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirme sorumluluğu, anayasal bir hakkın adil kullanımı, gençler için ikinci bir şanstır. Bu imkan her genç için sağlanmalı, daha fazla ertelenmemeli ve derhal hayata geçirilmelidir. Çözüm de belirli fakültelerle ve sınırlı düzenlemelerle sağlanamaz, bu sorun bütüncüldür."
Yeni Yol Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, ekonomik nedenlerle üniversite kaydını yenileyemeyen, azami süre engeline takılan, sağlık sorunları, ailevi sebepler, deprem ve salgının yarattığı ağır koşullar nedeniyle okuldan kopan binlerce genç için öğrenci affının zorunluluk olduğunu savundu.
DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, öğrenci affının gerekli ancak gerçekçi bir çözüm olmadığını dile getirerek, "Eğitimdeki mevcut durum kamusal olarak tekrar ele alınmadan, demokratik ve bilimsel bir eğitim sistemi kurulmadan sürdürülebilir gibi gözükmüyor." dedi.
CHP Ankara Milletvekili Aylin Yaman, son öğrenci affının üzerinden 4 yıl geçtiğini ve bu süreçte yaşanan ağır toplumsal ve ekonomik koşulların çok sayıda yükseköğretim öğrencisinin ve ailelerinin mağduriyetine neden olduğunu söyledi.
Yükseköğretimde yaşanan sorunların sadece belli fakültelere özgü olmadığını, mühendislik, hukuk, sosyal bilimler, doktora programlarında öğrenim görenlerin, 2022 öncesinden kaydını sildiren binlerce öğrencinin de benzer sorunlar yaşadığını anlatan Yaman, "Bu nedenle çıkarılacak af asla dar değil, geniş kapsamlı düşünülmelidir. Unutulmaması gereken konu, bu gençler çok zor kazanılan bir okulu disiplinli çalışmaları sayesinde kazanmışlardır. Hiç şüphesiz kanunlar kişiye özel değildir fakat gençlerin ruh sağlığının gözetilmesi, her birinin farklı ihtiyaçları olduğunun bilinmesi, ruh sağlığı temelli bir yaklaşım da çok önemlidir." ifadelerini kullandı.
- "Öğrenci affıyla alakalı gereklilik olduğu takdirde adımlar atarız"
AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan, Yükseköğretim Kurumu ile üniversitelerin gerekli görmesi durumunda öğrenci affının değerlendirilebileceğini belirtti.
Baykan, "Mağduriyetlerin yaşanmaması adına biz de geçmişte yaptığımız gibi yine öğrenci aflarıyla alakalı gereklilik olduğu takdirde adımlar atarız, nitekim Meclis gündemine henüz taşınmamış böyle bir çalışmamızın olduğunu da ifade etmek istiyorum." ifadesini kullandı.
Eğitimin kalitesini artırmaya çalıştıklarını belirten Baykan, "Kaliteyi artırmaya çalışırken Boğaziçi Üniversitesi kampüsünde aylardır ara ara dikilen arkadaşlara bu kış günlerinde hastalanmamaları için battaniye ulaştırılmasını ilgili arkadaşlardan rica ediyorum." diye konuştu.
Öte yandan, Yeni Yol Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz, kürsüye gaz lambası ile çıkarak, tüm mağdurlar için adalet arayışını sürdüreceklerini belirtti.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda Yeni Yol Partisi, İYİ Parti, DEM Parti ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra, en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
