2013-08-23 - 13:15
CHP'Lİ NAZLIAKA'NIN BASIN TOPLANTISI...
CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, Suriye'de kimyasal silah kullanıldığı iddialarına ilişkin, "Bırakın uluslararası anlaşmaları bu her şeyden önce bir insanlık suçudur. Hiçbir vicdana sığmayacak bir suçtur" dedi.
CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, Suriye'de kimyasal silah kullanıldığı iddialarına ilişkin, "Bırakın uluslararası anlaşmaları bu her şeyden önce bir insanlık suçudur. Hiçbir vicdana sığmayacak bir suçtur" dedi.

Nazlıaka, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'de Temmuz ayının da kadınların şiddet sarmalı içinde kaldıkları bir ay olduğunu söyledi.

Bu ayda 9 kadının öldürüldüğünü, 20 kadın ve kız çocuğuna tecavüz edildiğini, 10 kadına şiddet uygulandığını, 19 kadın ve kız çocuğuna cinsel tacizde bulunulduğunu belirten Nazlıaka, Bu tecavüzlerin yüzde 55'inin tanıdıkları erkekler tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi.

Nazlıaka, 2013?ün ilk yedi ayında, erkeklerin 97 kadın öldürdüğünü, 97 kadına tecavüz ettiğini, 127 kadını yaraladığını, 110 kadına cinsel tacizde bulunduğunu ayrıca Mardin?de bir korucunun tecavüzüne uğrayan 20 yaşındaki kadın tecavüzcüsü cezalandırılmayınca intihar ettiğini söyledi.

Nazlıaka, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in dün, "BM Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesinde Din Görevlilerinin Katkısı'nın Sağlanması İşbirliği Protokolü"nün imzalanması aşamasında, "BM kadına karşı şdiddetle uğraşacağına insanlığa karşı cinayetleri önlesin" sözlerini hazin olarak niteleyerek, şöyle devam etti:

"Hangi can diğer candan daha değerlidir? Hangi can diğer candan daha üstündür? Sayın Görmez'e bu sözleri söyleten hangi zihniyettir? Kendisini bu açıdan kınıyorum. Öyle görünüyor ki diğer ölenler can ama Türkiye'de ölen kadınlar patlıcan. Türkiye'de kadınların hiç değeri yok. Görmez bu sözleri sarfederken Aile ve Sosyal Politikalar Yok Bakanı da bu salondaydı ve bu sözlere yönelik olarak en ufak bir kınamada bulunmadı, en ufak bir düzeltme yapma gereği dahi duymadı."

Gazetecilerin Suriye'de kimyasal silah kullanıldığına ilişkin sorusu üzerine de Nazlıaka, bu ülkedeki insanlık dışı görüntüleri ve uygulamaları izleyemediğini söyledi. Nazlıaka, kimyasal silahla yapılan müdahalenin hangi gerekçe ve koşul altında, kim tarafından yapılırsa yapılsın insanlık dışı olduğunu vurguladı. Nazlıaka, şöyle devam etti:

"Onun için bunu kınıyoruz. Bırakın uluslararası anlaşmaları bu her şeyden önce bir insanlık suçudur. Hiçbir vicdana sığmayacak bir suçtur. Bizlerin bu olaylara yaklaşımı acıları yarıştırmak şeklinde değildir. Biz Suriye'de ölenler için de Mısır'da ölenler için de Türkiye'de ölenler için de üzülüyoruz. Dün Sayın Başbakan'ın televizyonda Esma'nın ölümüyle ilgili yaptığı açıklamaları dikkatle izledim. Ben de Esma'nın ölümünden çok etkilendim ve çok üzüldüm. Aynı cümleleri bu ülkede ölen gençlerimiz için de kurabilirim. Sayın Başbakan'ın da o cümleleri bu ülkede ölen gençlerimiz için kurmasını arzu ederim. Çünkü Sayın Başbakan 'Esma'nın önünde uzun bir gelecek vardı' demişti. O gelecek Abdullah Cömert, Mustafa Sarı, Mehmet Ayvalıtaş, Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük için yok muydu?"