2013-05-03 - 13:18
Oktay Ekşi: "Gazeteciler ülkemizdeki durumu her fırsattan yararlanıp dışarıdaki meslektaşlarına, düşünce kuruluşlarına, lobi şirketlerine, siyasetçilere anlatmalıdır. Öncelikle ülkemizde hukukun da bağımsız ve tarafsız bir yargının da artık kalmadığını açık açık söylememiz gerekir. Hukukun ve adaletin olmadığı yerde özgürlükten zaten söz edilemez."
CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında tüm basın mensuplarının Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü kutladı.
Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün 2013 yılında 178 ülke arasında Türkiye'nin özgürlük yönünden 154. sırada olduğunu ilan etmesini hatırlatan Oktay Ekşi, Özgürlük Evi isimli düşünce kuruluşunun da 197 ülke arasında Türkiye'nin 120. sırada olduğunu açıkladığını belirtti.
Türk medyasının 182 yıllık tarihinin en karanlık günlerini yaşadığı görüşünü savunan Oktay Ekşi şunları kaydetti:
"Sadece hapiste bulunan gazetecilerin dünyada rekor düzeye ulaşması nedeniyle bunu söylemiyorum. Sadece 'istediğimiz gibi yazmazsanız batarsınız' diyen gaddar bir zihniyetin baskısı altında olduğumuz için de bunu söylemiyorum. Daha önce de gazetelere, gazetecilere kızan, hapse atan çok iktidar geldi ama hiçbir dönemde gazetecileri 'tasmalı köpeğe' benzeten olmadı. Demek ki bugün gazetecilerin sadece özgürlüğü değil, onurları da yok edilmek isteniyor. Öyle bir dönemi yaşıyoruz."
Türkiye'deki tüm medyalarda "oto-sansür" uygulandığını öne süren Oktay Ekşi, bunun "sansürlerin en aşağılığı, en ahlaksızı" olduğunu, oto-sansürün yetmediği yerlerde de "iç sansür mekanizmalarının" devreye sokulduğunu ifade etti.
Basın mensuplarının böyle bir ortamda görevlerini yapmadıkları için kınanamayacağını belirten Ekşi, "kabul edelim ki beynine tabanca dayanmış hiç kimse başka türlü davranamaz" şeklinde konuştu.
Kahramanca davrananların takdir edilmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Oktay Ekşi, içinde bulunulan ortamda nelerin yapılması gerektiğini şöyle açıkladı:
"Gazeteciler ülkemizdeki durumu her fırsattan yararlanıp dışarıdaki meslektaşlarına, düşünce kuruluşlarına, lobi şirketlerine, siyasetçilere anlatmalıdır. Öncelikle ülkemizde hukukun da bağımsız ve tarafsız bir yargının da artık kalmadığını açık açık söylememiz gerekir. Hukukun ve adaletin olmadığı yerde özgürlükten zaten söz edilemez. Yapılacak ikinci şey, her koşulda gerçeği ama sadece gerçeği yazmaktır."
F. Banu Doğan
Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün 2013 yılında 178 ülke arasında Türkiye'nin özgürlük yönünden 154. sırada olduğunu ilan etmesini hatırlatan Oktay Ekşi, Özgürlük Evi isimli düşünce kuruluşunun da 197 ülke arasında Türkiye'nin 120. sırada olduğunu açıkladığını belirtti.
Türk medyasının 182 yıllık tarihinin en karanlık günlerini yaşadığı görüşünü savunan Oktay Ekşi şunları kaydetti:
"Sadece hapiste bulunan gazetecilerin dünyada rekor düzeye ulaşması nedeniyle bunu söylemiyorum. Sadece 'istediğimiz gibi yazmazsanız batarsınız' diyen gaddar bir zihniyetin baskısı altında olduğumuz için de bunu söylemiyorum. Daha önce de gazetelere, gazetecilere kızan, hapse atan çok iktidar geldi ama hiçbir dönemde gazetecileri 'tasmalı köpeğe' benzeten olmadı. Demek ki bugün gazetecilerin sadece özgürlüğü değil, onurları da yok edilmek isteniyor. Öyle bir dönemi yaşıyoruz."
Türkiye'deki tüm medyalarda "oto-sansür" uygulandığını öne süren Oktay Ekşi, bunun "sansürlerin en aşağılığı, en ahlaksızı" olduğunu, oto-sansürün yetmediği yerlerde de "iç sansür mekanizmalarının" devreye sokulduğunu ifade etti.
Basın mensuplarının böyle bir ortamda görevlerini yapmadıkları için kınanamayacağını belirten Ekşi, "kabul edelim ki beynine tabanca dayanmış hiç kimse başka türlü davranamaz" şeklinde konuştu.
Kahramanca davrananların takdir edilmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Oktay Ekşi, içinde bulunulan ortamda nelerin yapılması gerektiğini şöyle açıkladı:
"Gazeteciler ülkemizdeki durumu her fırsattan yararlanıp dışarıdaki meslektaşlarına, düşünce kuruluşlarına, lobi şirketlerine, siyasetçilere anlatmalıdır. Öncelikle ülkemizde hukukun da bağımsız ve tarafsız bir yargının da artık kalmadığını açık açık söylememiz gerekir. Hukukun ve adaletin olmadığı yerde özgürlükten zaten söz edilemez. Yapılacak ikinci şey, her koşulda gerçeği ama sadece gerçeği yazmaktır."
F. Banu Doğan
