2012-02-29 - 13:16
İSTANBUL BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ TÜZEL'İN BASIN TOPLANTISI?
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, işçilerle parlamentoda düzenlediği basın toplantısında İstanbul'da bir tekstil firmasından 420 işçinin gerekçe gösterilmeden işten atıldığını belirterek işçilerin fabrika önünde 20 gündür eylem yaptıklarını, aralarında AK Parti İstanbul İl Başkanlığı da olmak üzere birçok yere başvurmalarına rağmen sonuç alamadıklarını söyledi.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, işçilerle parlamentoda düzenlediği basın toplantısında İstanbul'da bir tekstil firmasından 420 işçinin gerekçe gösterilmeden işten atıldığını belirterek işçilerin fabrika önünde 20 gündür eylem yaptıklarını, aralarında AK Parti İstanbul İl Başkanlığı da olmak üzere birçok yere başvurmalarına rağmen sonuç alamadıklarını söyledi.

İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel," ''İşçilerin ücretleri ve tazminatları ödenmeden kapı önüne konulmasında Hükümetin ve Meclis'in sorumluluğu vardır. Ne Hükümet ne de Meclis, işçilerin emeklerinin gasp edilmesine seyirci kalamaz'' diye konuştu.

Toplantıya katılan işçiler de yaşadıkları sıkıntıları dile getirdiler.

İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, sözlerinde şunları kaydetti:

"Hatırlayacağınız gibi 18 Ocak 2012 tarihinde, Batman'dan gelen işçilerle birlikte, HEY Tekstil patronu Aynur Bektaş'ın işçilerin ücret ve tazminat haklarını gasp ettiğini açıklamıştım. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını, Maliye Bakanlığını ve Meclisi göreve çağırmıştım.

Ne yazık ki, ilgili Bakanlıklar ve Meclis sorumluluğunu yerine getirememiştir. Siyasi iktidarın kayıtsız kalmasından cesaret alan HEY Tekstil patronu, Batman'dan sonra, İstanbul 'da da işçileri sokağa atmaktan çekinmemiştir.

Yirmi gündür, fabrika önünde direnişlerini sürdüren işçiler, gasp edilen haklarını elde etmek için çalmadık kapı bırakmadılar. AK Parti il örgütüne gittiler. Çünkü hükümet, işçileri atan patrona yıllardır devlet arazilerini, binalarını ücretsiz tahsis etmiş, defalarca vergi ve sigorta muafiyeti getirmiş, hazineden teşvikler vermişti.

Sorunların çözümü için İstanbul Valisine, Bağcılar Belediye Başkanına ve direnişlerini görmeyen medya kurumlarına gittiler. Ama ne var ki, sorunlarına bir çözüm bulamadılar. Meclise geldiler, çünkü, HEY Tekstil patronu Aynur Bektaş'a, istihdamı arttırdığı iddiasıyla, TBMM Başkanlığınca "üstün hizmet ödülü" verilmiştir.

HEY Tekstil işçilerinin ücretleri ve tazminatları ödenmeden kapı önüne konulmasında Hükümetin ve Meclisin sorumluluğu vardır. Ne Hükümet ne de Meclis işçilerin emeklerinin gasp edilmesine seyirci kalamaz. Patron Bektaş'a teşvik veren hükümet, üstün hizmet ödülü veren Meclis, bu işçilerin sorunlarına çözüm bulmak zorundadır.

Bakınız Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, daha önce ne demiş; " Aynur Hanım'dan Allah razı olsun. Geliyor burada kadınlara iş ve aş üretiyor. Aynur Bektaş gibi sanayicilere hizmet etmek lazım. Çünkü onlar ülkeye hizmet ediyor. Bu model güzel bir örnek. Keşke bu örnekler çok daha çoğalsa. İşsizliğin farkındayız. Yeni bir teşvik paketi üzerinde çalışıyoruz. Aynur Hanım'dan Allah razı olsun." demiş

Sayın Bakan, işçiler işten atılmış, karda kışta sokaktalar, günlerdir haklarını arıyorlar. Şimdi de " Aynur Hanım'dan Allah razı olsun diyor musunuz? Demiyorsanız gereğini yapın!

Bu olayda göstermektedir ki, dert işsizliği önlemek, yatırım yapmak değil, yeni zenginler üretmektir.

Meclis çatısı altından bir kez daha ifade ediyoruz ki ; bizler Halkların Demokratik Kongresi olarak direnişteki bütün işçilerle dayanışma içinde olacağız, işçilerin hak arama mücadelesini sonuna kadar destekleyeceğiz.

Buradan HEY Tekstil işçileriyle birlikte TBMM'yi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nı bir kez daha göreve çağırıyoruz.

Ya ödülü geri alın! ya da işçiler işe geri alınsın!"

Bir gazetecinin, Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş'ın cezasının onanmasına ilişkin sorusu üzerine ise Tüzel, ''Bu yargılama kararı anti-demokratiktir, demokrasi ile bağdaşmaz. Öncelikle seçilmiş milletvekili hakkında bu kararın yasama döneminin sonuna kadar askıda kalmasını, Meclis Genel Kuruluna getirilmemesini ve bu süreç içinde düşünce ve özgürlüklerin ifadesi önündeki suç tanımlamalarını ortadan kaldırmak, bunları suç olmaktan çıkartacak düzenlemeleri hükümetten bekliyoruz'' diye konuştu. (13:16)