CHP Grup Başkanı Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasında, zor zamanlardan geçtiklerini ancak baskıya, zorbalığa ve karanlığa teslim olmadıklarını söyledi.
Geçen hafta olağanüstü kurultay talebine ilişkin imzaları CHP Genel Merkezi'ne teslim ettiğini anımsatan Özel, "O günden itibaren de kurultayı bekliyoruz. Tabii bir tedbir kararı var. 'Bu kurultayı yapamayız, normalini yaparız. Biz biraz inceleriz, sonra söyleriz' gibi bu tip, kamuoyunun, partililerimizin hiç tahammül edemediği... Delege mi delege, imza mı imza, onu alıp gereğini yapıp ilçe seçim kuruluna bildirmek görev. Ondan sonrasını ilçe seçim kurulu söyleyecek." diye konuştu.
Mahkemenin tedbir kararının olağanüstü kurultay yapılmasına engel olmadığını öne süren Özel, kamu ve seçim hukuku alanında önemli isimlerin de bu görüşü savunduğunu anlattı.
Özgür Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama maalesef buna rağmen imzaları elde tutup ilçe seçim kuruluna yollayıp da 'Bakalım ilçe seçim kurulu, Yüksek Seçim Kurulu ne diyor?' Buna bile mani olmaya çalışan bir tutum var. Bu tutumu dikkatle, sabırla, ibretle takip ediyoruz. Ancak Türkiye'ye sandığı getirmiş partinin yaptığı 4 kurultayda seçilmiş, mazbatasını almış genel başkanını, 6 yıl önceki bir seçime gidip aradaki 4 tane seçimin sonucunu, saymayarak partiyi bir atamayla yönetmeye çalışmanın izah edilebilir hiçbir tarafı yok."
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na çağrı yapan Özel, "Bu ülkeye sandığı, demokrasiyi getirmiş, bu ülkeyi yeniden demokrasiye taşımayı vaat eden bir partinin bu ayıptan derhal ama derhal kurtulması lazımdır. Bunu bir tarihi çağrı olarak 2 milyon üyemiz adına, gençlerin umutları adına, bu ülkede yaşayan ve yaşamından memnun olmayan, iktidarı değiştirmek isteyen herkes adına, her yönüyle, hocaların görüşleriyle, delegelerin imzasıyla, sokağın öfkesiyle, inancıyla, kararlılığıyla ama bu partinin bir evladı olarak Kemal Bey'i bugün bu tarihi kararı almaya, ülkeyi ve partiyi bu cenderenin içinde daha fazla tutmamaya davet ediyorum." ifadelerini kullandı.
- "Asla ve asla bundan bir adım geri durmamalıyız"
Geçen hafta Ankara, Denizli ve Burdur'da yaptığı ziyaretlere ilişkin izlenimlerini aktaran Özel, karanlıktan aydınlığa çıkış umudunun salonlarda değil sokakta olduğunu söyledi.
"Denizli'de, Burdur'da gördüğümüz şudur: Millet ağır bir ekonomik krizin girdabında sürükleniyor. Borcu borçla kapatmaya çabalıyor, kapatamıyor." diyen Özel, işçinin ay sonunu getiremediğini, emeklinin geçinemediğini, üreticinin kazanamadığını, tüketicinin pazarda filesini dolduramadığını, pazarcının da sattığıyla evini geçindiremediğini savundu.
Şartlara bakmadan, kararlılıkla millete gitmeye, sokakta olmaya ve ülkeyi nasıl yöneteceklerini anlatmaya mecbur olduğunu dile getiren Özel, "Asla ve asla bundan bir adım geri durmamalıyız." dedi.
Türkiye'nin yüksek enflasyonda Avrupa'da birinci, dünyada da beşinci sırada olduğunu ifade eden Özel, yoksulluk sınırının 114 bin 500 liraya yükseldiğini iddia ederek, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi.
Asgari ücrete zam yapılması gerektiğini ifade eden Özel, "İşçinin insanca yaşayabilmesi, evlatlarına bakabilmesi, karnını doyurması, kirasını ödeyebilmesi için ara zam şarttır. Önerimiz 6 aylık enflasyon nedeniyle ortaya çıkan reel ücret kaybının telafisine yıllık enflasyonun eklenmesi ve yüzde 2,5'luk refah payının verilmesidir. En adilane, 39 bin lira diye önerdiğimiz rakam, bu rakamlar uygulandığında CHP iktidarda olsaydı elbette çok daha iyi bir noktaya yürüyecektik." diye konuştu.
Özel, AK Parti iktidara geldiğinde en düşük emekli aylığıyla 8 çeyrek altın satın alınırken bugün en düşük emekli aylığı ile 2 çeyrek altın alınabildiğini söyledi. Özel, "Öyle bir noktadayız ki hani 'kurbanlık' deyince eskiden 7 kişi bir olup danaya falan giriyorlardı, şimdi 5 emekli bir olup yoksulluktan kurtulamıyor. Memlekette 5 emekli maaşlarını birleştiriyor, yoksulluktan kurtulamıyor ancak 6 emekliyi bir araya gelirse yoksulluk sınırının üzerine çıkabiliyor." dedi.
Vergi sistemine ilişkin eleştirilerde bulunan Özel, "Vergiyi az vermesi ya da hiç vermemesi gerekenlerin yüzde 89, esas vergi vermesi gerekenlerin yüzde 11 vergi verdiği bir düzende yaşıyoruz. Bu düzen sürsün diye çabalıyorlar." ifadesini kullandı.
Özgür Özel, şunları kaydetti:
"En önemlisi, hani bunlar diyorlardı ya 'Bayramdan önce vurur, bayramda durulur, bayramdan sonra butlan yönetimi yola koyulur.' Ne oldu? Hep birlikte direndik, kararlılığımızı gösterdik, mücadelemizi sürdürüyoruz. Burada esas bizim meselemiz, seçilmeden orada bulunanlarla değil, onları oraya yetkilendirip, kendilerince, usulsüzce, hukuksuzca bu mücadeleyi kesmeye çalışanlar. Bu mücadeleyi durdurmaya çalışanları esas durduracak olan bizim kararlılığımız, fikri takibimiz ve bu yöntemle bizden kurtulamayacaklarını, aksine çok daha kararlı, azimli ve güçlü olacağımızı görmeleridir."
Özel, istinafın CHP 38. Olağan Kurultayı'na yönelik kararını eleştirerek, buna karşı mücadelelerini sürdürdüklerini söyledi.
Emeklinin ve emekçinin geçim sıkıntısı çektiğini savunan Özel, iktidara gelmeleri durumunda emekliye ve emekçiye "geçim garantisi" için önce "seçim garantisi"ni getireceklerini söyledi.
Geleceğin kurtulmasının sandığın kurulmasına bağlı olduğunu iddia eden Özel, bu noktada siyasi partilerin emeğinin, seçmenin, oyunun, gayretinin kendileri için çok değerli olduğunu ifade etti. Özel, "Yüzde 30'larda olan iki partiden birini adaysızlaştırıp, kurumsuzlaştırıp, lidersizleştirip seçimi seçeneksiz hale getirmeye çalışıyorlar. O yüzden tüm muhalefet partilerinin bu meseleye bir demokrasi meselesi olarak bakması, bu mücadeleyi CHP'yi savunmak değil demokrasiyi, sandığı, dolayısıyla milleti savunmak olarak bakmalarını ve ortaya koyacakları net tavırları çok önemsiyoruz. Gösterilen dayanışmalara minnet duyuyoruz. Daha fazlası için, 'ya hep beraber ya hiçbirimiz, kurtuluş yok tek başına' diyoruz." diye konuştu.
Atama bekleyen öğretmenlerin durumuna değinen Özel, "Ecevit zamanında atama bekleyen 68 bin öğretmen vardı. Rahmetli Ecevit'e 'atamayacaksan ne okuttun be adam' diyordu. Şimdi atanmayan 1 milyon 43 bin öğretmen var. Atamayacaksan ne okuttun be adam. Ecevit'e söylenenler laf, şimdi kendisinin karşısında." görüşünü paylaştı.
Bazı öğretmen sendikalarının Ankara'da düzenledikleri eylemi hatırlatan Özel, öğretmenlerin eylemlerine engel olunmaya çalışılarak, onlara kötü muamelede bulunulduğunu savundu.
Özel, "Buradan bütün milletimize sesleniyorum. Teker teker her birimizi eziyorlar. Bugün bu öğretmenlerin mücadelesine sahip çıkmazsak yarın senin evladının bir başka mücadelesinde yalnız kalınacak. Bir başkası bir başka yerde yalnız bırakılacak. En sonunda hep onlar kazanacak, hep millet ezilecek. Bu oyunu tersine çevirecek bir tane güç var, o da milletin kendisidir. Öğretmenlerinize sahip çıkın." dedi.
Bugüne kadar 33 CHP'li belediye başkanına operasyon yapıldığını söyleyen Özel, bunlardan 3'ünün "savunulacak bir tarafı olmadığı" değerlendirmesiyle partiden atıldığını aktardı.
Özel, 24 belediye başkanının ise tutuklu bulunduğunu belirterek, bunun üzerinden Adalet Bakanı Akın Gürlek'i eleştirdi.
Hukukun sopaya çevrilerek muhaliflerin ve itiraz edenlerin tehdit edildiğini öne süren Özel, büyük zorluklar içerisinde olduklarını söyledi.
Özel, "CHP'lilerin seçtikleri değil, AKP'nin talimatıyla bir yargıcın atadıkları partidedir. Bu partiyi öyle ya da böyle bir kez daha alacağız, açacağız ve bu partiyi hep birlikte iktidar yapacağız. Bunun için yürüyoruz, partide büyük bir mücadele veriyoruz. Sonuna kadar direneceğiz. Ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız ama eninde sonunda iktidara kavuşacağız."
