2016-04-01 - 14:55
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısının sağlanmadığını belirterek, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu hakkında verilen gensoru önergelerinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeleri yapmak üzere saat birleşimi, 4 Nisan Pazartesi günü saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, İstanbul'un sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşmasında, tarihi ve kültürel değerleriyle dünyanın en önemli kentlerinden olan İstanbul'da işsizlik, kontrolsüz göç ve güvenlik gibi alanlarda sıkıntılar yaşandığını söyledi.
Aksu, hükümeti ve İstanbul'un yöneticilerini bu sorunları çözmeye çağırdı.
CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal da Hatay'ın sorunlarına ilişkin gündem dışı söz aldı.
Konuşmasına şehitlere başsağlığı dileyerek başlayan Topal, terör sorununun çözümünde izlenecek yöntem konusunda hükümeti defalarca uyardıklarını, ancak bunların dikkate alınmadığını ifade etti. Vatandaşların güvenlik endişesi içinde olduğunu söyleyen Topal, iktidarın iç ve dış politikada farklı görüşleri dikkate alarak yeni bir yol çizmesi gerektiğini savundu.
AK PARTİ Burdur Milletvekili Reşat Petek ise Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın ölümünün birinci yılı nedeniyle yaptığı gündem dışı konuşmada, teröristlerce şehit edilen Kiraz'ın meslek hayatına başlarken yanında olduğunu anlattı.
Terörle mücadelenin sadece silahla yapılmayacağını, bunun bilinciyle bataklığı kurutmanın esas olduğunu düşünen AK PARTİ'nin, devrim niteliğinde değişikliklere imza attığını dile getiren Petek, iktidarın terörün bitmesi yönünde gereken gayreti gösterdiğini, ancak terör örgütünün saldırmayı sürdürdüğünü kaydetti.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, gündem dışı konuşmaların ardından yerinden söz alarak dün Diyarbakır'da ve Nusaybin'de şehit olan güvenlik güçlerine Allah'tan rahmet diledi.
Herkesin ciddi bir kararlılıkla terörün üzerine gitmesi gerektiğinin altını çizen Gök, "Bu acılara daha ne kadar katlanacağız?" diye sordu. Siyaset kurumunun evine acı düşen anne ve babalara karşı sorumluluğu olduğunu dile getiren Gök, Meclisin sorunun çözümü konusunda ortak bir duruş sergilemesinin önemli olduğunu belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da şehitlere Allah'tan rahmet dileyerek, terör sorununun geldiği noktada hükümetin sorumluluğu bulunduğunu ileri sürdü. Akçay, "Çağrım hükümete; terörle mücadele vatan, millet, devlet mücadelesidir. Bu mücadele amasız, fakatsız, lakinsiz teröre karşı dik durmakla olur." ifadelerini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de Türkiye'nin sıkıntılı bir süreç ve coğrafyada olduğunu belirterek, beklentilerin siyasetin sorunlara çözüm üretmesi olduğunu savundu. Baluken, üzüntü duygularını aktarmanın ötesine geçilmesi ve ortaya çözüm önerileri konulması, barışın savunulması gerektiğini söyledi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır da şehitlere rahmet, yaralılara şifa diledi.
"Buradan sürekli taziyede bulunmak yüreğimizi yakıyor. Allah'tan dileğimiz odur ki tekrar etmek zorunda kalmayalım." diyen Çakır, terörün evrensel bir sorun olduğuna işaret etti.
Terörle mücadelede kararlılık ve tutarlılığın önemli olduğunu vurgulayan Çakır, çözüm sürecinin de tutarlılık, kararlık ve çaba içerdiğini belirtti. Çakır, terörle mücadeledeki kararlılığın bugün de sürdüğünü ifade ederek, siyaset kurumunun sorunun değil, çözümün parçası olması gerektiğini, tüm siyasetçilerin bu anlayış içinde olması gerektiğini söyledi.
Meclis Başkanvekili Bahçekapılı da divan olarak terörü bir kez daha şiddetle lanetlediklerini vurgulayarak, "Bu Meclis, teröre karşı dik durmalı, ortak bir davranış sergilemedir. Bu konuda sorumluluğu neyse bütün milletvekillerimizin o ölçüde dikkatli ve bilinçli davranması gerektiğine inanıyoruz." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanun Tasarısının 2. bölümü üzerinde görüşmeler sürüyor.
"Temel kanun" olarak ele alınan tasarının ikinci bölümü üzerinde söz alan MHP Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir, AB'ye uyum adına yapılan bu düzenlemenin, TBMM AB Uyum Komisyonunda görüşülmediğini, oylama yaptıkları maddeler konusunda çok azının bilgisi olduğunu söyledi.
Koçdemir, AB'ye uyum adına yapılan düzünlemelerde kurum ve kurulların teşkilinde AB mantığına aykırı davranmakta ısrar edildiğini savundu.
CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, tasarıda cezasızlıkla mücadeleye karşı herhangi atfın bulunmadığını, ölenlerin öldükleriyle kaldığını savundu. İlgezdi, "İşkenceyle mücadele edeceğiz derken pratikte uygulanması mümkün olmayan bir şey söylüyorsunuz. Bu haliyle geçerse işkencede, hak ihlalleri konusunda 1990'lı yıllara dönülür." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, tasarının bu haliyle geçtiği takdirde BM tarafından kabul edilemeyeceğini, kadük olacağını ileri sürdü.
AK PARTİ İstanbul Milletvekili Hulusi Şentürk, tasarıyla, insan hakları ve ayrımcılıkla mücadelede önemli bir adım atılacağını ancak bunun nihai değil, nihaiden önceki atılacak adımlar olduğunu kaydetti.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerinde toplantı yeter sayısı sağlanamadığı için TBMM Genel Kurulu kapandı.
Tasarının ikinci bölümünde yer alan 17 ve 18. maddelerin kabulünün ardından19. maddeye geçildi.
19. maddenin görüşmelerinde muhalefetin talebi üzerine yoklama yapıldı.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısının sağlanmadığını belirterek, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu hakkında verilen gensoru önergelerinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeleri yapmak üzere saat birleşimi, 4 Nisan Pazartesi günü saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
Genel Kurulda kabul edilen 17. ve 18. maddeler, ayrımcılık yasağı ihlalinden zarar gördüğü iddiasında bulunan herkesin kuruma başvurabilmesini öngörüyor. Başvurular, valilikler ve kaymakamlıklar aracılığıyla da yapılabilecek. Başvurular için herhangi bir ücret alınmayacak.
Kabul edilen maddelere göre, ilgililer, kuruma başvurmadan önce bu düzenlemeye aykırı olduğunu iddia ettikleri uygulamanın düzeltilmesini ilgili taraftan talep edecek. Bu taleplerin reddedilmesi veya 30 gün içerisinde cevap verilmemesi halinde kuruma başvuru yapılabilecek.
"Yasama ve yargı yetkilerinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) kararları ile Anayasa'nın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler", başvurunun konusu olamayacak.
İş Kanunu'nun kapsamına giren konularda iş ilişkisinde ayrımcılık iddialarına ilişkin başvurular, İş Kanunu ve ilgili mevzuatında belirlenen şikayet usulleri izlendikten sonra herhangi bir yaptırım kararı alınmaması halinde yapılabilecek.
Yapılacak başvurularda, vesayet ya da koruma altında olanlar ve çocuklar ile talepleri üzerine mağdurların kimlik bilgileri gizli tutulacak.
Kurum, başvuruları ve resen yaptığı incelemeleri, başvuru ve resen inceleme kararı tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde sonuçlandıracak. Bu süre, başkan tarafından bir defaya mahsus olmak üzere en fazla 3 ay uzatılabilecek.
Kurum, ihlal iddiasına muhatap olan taraftan yazılı görüşünün sunulmasını isteyecek. Yazılı görüş, istemin tebliğinden itibaren 15 gün içinde kuruma ulaştırılacak. Başkan, incelemenin özelliğine göre görüşlerin alınmasından sonra, resen veya talep üzerine tarafları uzlaşmaya davet edebilecek. Uzlaşma, insan hakları veya ayrımcılık yasağı ihlali olduğu iddia olunan uygulamaya son verilmesi veya mağdur açısından bu sonucu sağlayacak çözümleri içerebileceği gibi, mağdura belli bir tazminatın ödenmesi biçiminde de olabilecek. Uzlaşma en geç 1 ay içinde sonuçlandırılacak.
Uzlaşma müzakereleri sırasında yapılan tespitler, alınan beyanlar veya açıklamalar, herhangi bir soruşturma veya davada delil olarak kullanılamayacak.
Kurul, konusu suç teşkil eden insan hakları veya ayrımcılık yasağı ihlallerini tespit ettiği takdirde, bunlarla ilgili suç duyurusunda bulunacak.
MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, İstanbul'un sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşmasında, tarihi ve kültürel değerleriyle dünyanın en önemli kentlerinden olan İstanbul'da işsizlik, kontrolsüz göç ve güvenlik gibi alanlarda sıkıntılar yaşandığını söyledi.
Aksu, hükümeti ve İstanbul'un yöneticilerini bu sorunları çözmeye çağırdı.
CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal da Hatay'ın sorunlarına ilişkin gündem dışı söz aldı.
Konuşmasına şehitlere başsağlığı dileyerek başlayan Topal, terör sorununun çözümünde izlenecek yöntem konusunda hükümeti defalarca uyardıklarını, ancak bunların dikkate alınmadığını ifade etti. Vatandaşların güvenlik endişesi içinde olduğunu söyleyen Topal, iktidarın iç ve dış politikada farklı görüşleri dikkate alarak yeni bir yol çizmesi gerektiğini savundu.
AK PARTİ Burdur Milletvekili Reşat Petek ise Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın ölümünün birinci yılı nedeniyle yaptığı gündem dışı konuşmada, teröristlerce şehit edilen Kiraz'ın meslek hayatına başlarken yanında olduğunu anlattı.
Terörle mücadelenin sadece silahla yapılmayacağını, bunun bilinciyle bataklığı kurutmanın esas olduğunu düşünen AK PARTİ'nin, devrim niteliğinde değişikliklere imza attığını dile getiren Petek, iktidarın terörün bitmesi yönünde gereken gayreti gösterdiğini, ancak terör örgütünün saldırmayı sürdürdüğünü kaydetti.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, gündem dışı konuşmaların ardından yerinden söz alarak dün Diyarbakır'da ve Nusaybin'de şehit olan güvenlik güçlerine Allah'tan rahmet diledi.
Herkesin ciddi bir kararlılıkla terörün üzerine gitmesi gerektiğinin altını çizen Gök, "Bu acılara daha ne kadar katlanacağız?" diye sordu. Siyaset kurumunun evine acı düşen anne ve babalara karşı sorumluluğu olduğunu dile getiren Gök, Meclisin sorunun çözümü konusunda ortak bir duruş sergilemesinin önemli olduğunu belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da şehitlere Allah'tan rahmet dileyerek, terör sorununun geldiği noktada hükümetin sorumluluğu bulunduğunu ileri sürdü. Akçay, "Çağrım hükümete; terörle mücadele vatan, millet, devlet mücadelesidir. Bu mücadele amasız, fakatsız, lakinsiz teröre karşı dik durmakla olur." ifadelerini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de Türkiye'nin sıkıntılı bir süreç ve coğrafyada olduğunu belirterek, beklentilerin siyasetin sorunlara çözüm üretmesi olduğunu savundu. Baluken, üzüntü duygularını aktarmanın ötesine geçilmesi ve ortaya çözüm önerileri konulması, barışın savunulması gerektiğini söyledi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır da şehitlere rahmet, yaralılara şifa diledi.
"Buradan sürekli taziyede bulunmak yüreğimizi yakıyor. Allah'tan dileğimiz odur ki tekrar etmek zorunda kalmayalım." diyen Çakır, terörün evrensel bir sorun olduğuna işaret etti.
Terörle mücadelede kararlılık ve tutarlılığın önemli olduğunu vurgulayan Çakır, çözüm sürecinin de tutarlılık, kararlık ve çaba içerdiğini belirtti. Çakır, terörle mücadeledeki kararlılığın bugün de sürdüğünü ifade ederek, siyaset kurumunun sorunun değil, çözümün parçası olması gerektiğini, tüm siyasetçilerin bu anlayış içinde olması gerektiğini söyledi.
Meclis Başkanvekili Bahçekapılı da divan olarak terörü bir kez daha şiddetle lanetlediklerini vurgulayarak, "Bu Meclis, teröre karşı dik durmalı, ortak bir davranış sergilemedir. Bu konuda sorumluluğu neyse bütün milletvekillerimizin o ölçüde dikkatli ve bilinçli davranması gerektiğine inanıyoruz." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanun Tasarısının 2. bölümü üzerinde görüşmeler sürüyor.
"Temel kanun" olarak ele alınan tasarının ikinci bölümü üzerinde söz alan MHP Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir, AB'ye uyum adına yapılan bu düzenlemenin, TBMM AB Uyum Komisyonunda görüşülmediğini, oylama yaptıkları maddeler konusunda çok azının bilgisi olduğunu söyledi.
Koçdemir, AB'ye uyum adına yapılan düzünlemelerde kurum ve kurulların teşkilinde AB mantığına aykırı davranmakta ısrar edildiğini savundu.
CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, tasarıda cezasızlıkla mücadeleye karşı herhangi atfın bulunmadığını, ölenlerin öldükleriyle kaldığını savundu. İlgezdi, "İşkenceyle mücadele edeceğiz derken pratikte uygulanması mümkün olmayan bir şey söylüyorsunuz. Bu haliyle geçerse işkencede, hak ihlalleri konusunda 1990'lı yıllara dönülür." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, tasarının bu haliyle geçtiği takdirde BM tarafından kabul edilemeyeceğini, kadük olacağını ileri sürdü.
AK PARTİ İstanbul Milletvekili Hulusi Şentürk, tasarıyla, insan hakları ve ayrımcılıkla mücadelede önemli bir adım atılacağını ancak bunun nihai değil, nihaiden önceki atılacak adımlar olduğunu kaydetti.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerinde toplantı yeter sayısı sağlanamadığı için TBMM Genel Kurulu kapandı.
Tasarının ikinci bölümünde yer alan 17 ve 18. maddelerin kabulünün ardından19. maddeye geçildi.
19. maddenin görüşmelerinde muhalefetin talebi üzerine yoklama yapıldı.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısının sağlanmadığını belirterek, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu hakkında verilen gensoru önergelerinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeleri yapmak üzere saat birleşimi, 4 Nisan Pazartesi günü saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
Genel Kurulda kabul edilen 17. ve 18. maddeler, ayrımcılık yasağı ihlalinden zarar gördüğü iddiasında bulunan herkesin kuruma başvurabilmesini öngörüyor. Başvurular, valilikler ve kaymakamlıklar aracılığıyla da yapılabilecek. Başvurular için herhangi bir ücret alınmayacak.
Kabul edilen maddelere göre, ilgililer, kuruma başvurmadan önce bu düzenlemeye aykırı olduğunu iddia ettikleri uygulamanın düzeltilmesini ilgili taraftan talep edecek. Bu taleplerin reddedilmesi veya 30 gün içerisinde cevap verilmemesi halinde kuruma başvuru yapılabilecek.
"Yasama ve yargı yetkilerinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) kararları ile Anayasa'nın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler", başvurunun konusu olamayacak.
İş Kanunu'nun kapsamına giren konularda iş ilişkisinde ayrımcılık iddialarına ilişkin başvurular, İş Kanunu ve ilgili mevzuatında belirlenen şikayet usulleri izlendikten sonra herhangi bir yaptırım kararı alınmaması halinde yapılabilecek.
Yapılacak başvurularda, vesayet ya da koruma altında olanlar ve çocuklar ile talepleri üzerine mağdurların kimlik bilgileri gizli tutulacak.
Kurum, başvuruları ve resen yaptığı incelemeleri, başvuru ve resen inceleme kararı tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde sonuçlandıracak. Bu süre, başkan tarafından bir defaya mahsus olmak üzere en fazla 3 ay uzatılabilecek.
Kurum, ihlal iddiasına muhatap olan taraftan yazılı görüşünün sunulmasını isteyecek. Yazılı görüş, istemin tebliğinden itibaren 15 gün içinde kuruma ulaştırılacak. Başkan, incelemenin özelliğine göre görüşlerin alınmasından sonra, resen veya talep üzerine tarafları uzlaşmaya davet edebilecek. Uzlaşma, insan hakları veya ayrımcılık yasağı ihlali olduğu iddia olunan uygulamaya son verilmesi veya mağdur açısından bu sonucu sağlayacak çözümleri içerebileceği gibi, mağdura belli bir tazminatın ödenmesi biçiminde de olabilecek. Uzlaşma en geç 1 ay içinde sonuçlandırılacak.
Uzlaşma müzakereleri sırasında yapılan tespitler, alınan beyanlar veya açıklamalar, herhangi bir soruşturma veya davada delil olarak kullanılamayacak.
Kurul, konusu suç teşkil eden insan hakları veya ayrımcılık yasağı ihlallerini tespit ettiği takdirde, bunlarla ilgili suç duyurusunda bulunacak.
