2018-03-22 - 16:01
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Maliye Bakanı Naci Ağbal, vergi yükünü azaltması, vergiye uyum maliyetlerini düşürmesi, işletmelere sağladığı kolaylıklar ve adaletli olmayan vergi uygulamalarını kaldırması bakımından KDV Tasarısı'nın bir reform olduğunu belirtti.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Regaip Kandili'nin hayırlara vesile olmasını dileyerek, "İnsanlığı tehdit eden her türlü musibetin yerini bu mübarek günler vesilesiyle barış, sevgi ve kardeşliğin almasını temenni ediyorum." dedi.
Genel Kurulda gündem dışı söz alan CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Yusufeli'nin sorunlarına ilişkin konuşmasında, ilçenin yeni yerleşim yerindeki çalışmaların tamamlanmadığını belirterek, bu bitirilmeden bölgede viyadük yapılmamasını istedi.
AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da terörle mücadeleye verilen halk desteğine ilişkin konuşmasında, Afrin'de yeni bir destan yazıldığını vurgulayarak, ülkenin birliği ve milletin bekası adına canını veren şehitleri rahmetle andığını söyledi.
HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Alevi toplumu ve Diyanet İşleri Başkanlığı hakkında gündem dışı konuşmasında, "Laiklik eğer esas alınacaksa devletin dini olmaz. Ama bugün Diyanet İşleri Başkanlığı tam bir asimilasyon kurumuna dönüşmüştür." iddiasında bulundu.
Başkanvekili Ahmet Aydın mübarek üç ayların başlangıcı ve manevi mutluluğun gönülleri kapladığı Regaip Kandili'nin, tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ederek, "İnsanlığı tehdit eden her türlü musibetin yerini bu mübarek günler vesilesiyle barış, sevgi ve kardeşliğin almasını temenni ediyorum." diye konuştu.
22 Mart Dünya Su Günü çerçevesinde çeşitli etkinlikler yapıldığını da anımsatan Aydın, özellikle tatlı su kaynaklarının önemine dikkat çekmek ve bunların sürdürülebilir yönetimi için gerçekleştirilen etkinliklerle tüm insanlığın geleceği için önemli mesajlar verildiğini dile getirdi.
Aydın, "Bu çerçevede yarınlarımız ve geleceğimiz için ülkemizde her bir ferdin bu konuda duyarlı olması büyük önem arz etmektedir. Zira su kaynakları konusundaki durumumuzu biliyoruz ve suyun tasarrufu çok önemli." ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz de Afrin'de tuzaklanmış el yapımı patlayıcının infilak ettiğini ve şehitlerin olduğunu belirterek, bu tür pek çok bombalı tuzağın Afrin'de bulunduğunu söyledi.
Bu durumun, Afrin'deki operasyonun ne kadar haklı ve meşru olduğunu ve terör unsurlarının temizlenmesi amacı taşıdığını gösterdiğini ifade eden İnceöz, Türk askerinin bu bölgeye girmesiyle huzur ortamının oluştuğunu vurguladı.
Savunma sanayisindeki yatırımların önemine de değinen İnceöz, Afrin'e yönelik Zeytin Dalı Harekatı'nda bunun öneminin bir kez daha ortaya konulduğunu dile getirdi.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta da Afrin'de tuzaklanan bir bombanın patlaması sonucu şehit ve yaralıların olduğunu belirterek, şehitlere rahmet, yaralılara şifa dileğinde bulundu.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu ise 24 Mart 1978'de öldürülen Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz'ü saygıyla andığını söyledi. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği raporuna da değinen Kerestecioğlu, raporda OHAL'in etkileri konusunda tespitlerde bulunulduğunu aktardı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz'ü rahmetle andığını kaydetti. Kanser hastalığındaki artışa da dikkati çeken Özkoç, bu hastalıkta en büyük etkenin beslenme olduğunu ifade etti. CHP'li belediyelerin, belediyecilik yapmasının da engellenmek istendiğini savunan Özkoç, "Milletimize hizmet edenleri cezalandırmayın." dedi.
Öte yandan Etiyopya'nın Ankara Büyükelçisi Ayalew Gobeze Workneh ile Türkiye-Etiyopya Dostluk Grubu Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Sert de diplomatik locadan, bir süre Genel Kurul çalışmalarını izledi.
CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş'ın, Doğan Grubuna ait yayın organlarının satışının durdurulması için Rekabet Kurumuna yaptığı çağrıya, AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, "Malın sahibi belli, isteseydi satmazdı." diye karşılık verdi.
CHP, basın özgürlüğüne yönelik araştırma önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
Grup önerisi üzerinde konuşan Yarkadaş, AK Parti'nin, aykırı ve tek muhalif ses duyulmaması için Türkiye'de ağır sansür uyguladığını savundu. Yarkadaş, TBMM Genel Kurulunda dün kabul edilen kanunla, internete ağır sansür getirildiğini, "twitter"ın özgürlükle özdeşleşmiş kuşunun artık RTÜK'ün kafesine girdiğini, özgürlüklerin kafese kapatıldığını öne sürdü.
Aydın Doğan'ın gazete ve televizyonlarının, iktidara yakın Demirören Grubuna satıldığını aktaran Yarkadaş, AK Parti'yi destekleyen yayın organlarının oranının yüzde 90'a ulaştığını ifade etti.
Yarkadaş, basında yaratılan tekelleşmenin, halkın haber alma hakkını ve kamuoyunun özgürce oluşma hakkını ortadan kaldıracağını ileri sürerek, "Tekelleşme haberin ve gerçeğin ölümü demektir. Bir cinayet işlediniz, iktidarı kaybetme korkunuz yüzünden işlediğiniz bu cinayetle tarih önünde anılacaksınız." dedi.
Rekabet Kurumuna çağrıda bulunan Yarkadaş, şunları kaydetti:
"Rekabet Kurumu Aydın Doğan'ın elinden zorla alınan ve Demirören Grubuna verdirtilen bu yayın organlarının satışını derhal durdurmalıdır. Çünkü bu, halkın haber alma hakkının ve rekabet ortamının ortadan kaldırılmasıdır."
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, sataşma gerekçesiyle söz alarak Yarkadaş'ın konuşmasının özgürlükleri savunan bir konuşma gibi göründüğünü, ancak dikta, dayatma ve otoriter bir şekilde talimat veren bir konuşma dinlediklerini bildirdi.
Doğan Medya Grubunun zorla satın alındığı gibi sunulduğuna işaret eden İnceöz, "Malın sahibi belli, isteseydi satmazdı. Bu bir gerçek." dedi.
"Yargı siyasallaştı" eleştirilerine de yanıt veren İnceöz, yargıyla ilgili bir siyasallaşma aranıyorsa geçmişe bakılması gerektiğini belirtti. İnceöz, dönemin Adalet Bakanı Mehmet Moğultay'ın çok net itirafları bulunduğunu, "Nereden alacaktım? Elbette ki bu kadroları tahsis ettirecektim." dediğini anlattı.
İnceöz, Fransa, İngiltere, Hollanda, Avusturya, Almanya, İspanya ve İsveç'te sosyal medyada terör seviciliğinin, terör övücülüğünün herhangi bir kılıf altında asla yapılamayacağını vurguladı.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük bir seçim yatırımı yaptığını, "tek devlet", "tek millet", "tek yargı"dan sonra şimdi de "tek medya" denildiğini iddia etti. Kerestecioğlu, "Doğan Grubunu aslında Demirören değil, Erdoğan almıştır. Demirören'i de CEO yapmıştır." diye konuştu.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
HDP'nin, tutuklu milletvekilleri ve gazetecilerin adil yargılanıp yargılanmadığına dair grup önerisi de kabul edilmedi.
Daha sonra Danışma Kurulu önerisi getirildi.
Kabul edilen öneriye göre, TBMM Genel Kurulunda 27 Mart Salı günü down sendromunun Türkiye'de yaygınlığı, down sendromluların ve ailelerinin sorunlarının, ihtiyaçlarının tespit edilerek, alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla verilen araştırma önergeleri birleştirilerek görüşülecek.
Tıbbi ve aromatik bitkilerin ekolojik denge gözetilerek üretiminin artırılması, satılması, sağlığa uygun olarak kullanılması, ihracatının geliştirilmesine yönelik sorunların ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla verilen Meclis araştırma önergelerinin görüşmeleri de birleştirilerek yapılacak.
Öneriye göre TBMM Genel Kurulu yarın çalışmayacak.
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, vergi oranlarının düşürülmesi, buna karşın vergide istisna ve muafiyetlerin azaltılması gerektiğini belirterek, "Vergi sistemi ve Katma Değer Vergisi için bir reforma ihtiyaç var." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Katma Değer Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde Değişiklik Yapan Tasarı'nın geneli üzerinde görüşüldü.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, tasarının, işletmelerin belli ihtiyaçlarına cevap vereceğini düşündüklerini, ancak bunun bir reform niteliği taşımadığını dile getirdi.
Ayhan, 28 AB ülkesinde uygulanan KDV oranlarına bakıldığında Türkiye'nin, en düşük KDV oranlı ülkeler arasında yer aldığını aktararak, "Ülkemizde KDV sistemindeki sorun oranlar değil özellikle belirli faaliyet ve sektörler için getirilen ve kapsamı sürekli genişletilen istisna ve indirimlerdir." diye konuştu.
Tasarının KDV sistemindeki bu çarpıklıkları düzeltecek, adil bir yapıya kavuşturacak düzenlemelerden yoksun olduğunu savunan Ayhan, şunları söyledi:
"Kanun yapma sürecini, sorunlu alanlarını kalıcı çözüme kavuşturma sorumluluğu altında yürütmek esas olmalı. İdarenin çeşitli kesimleri, bunların ihtiyaçlarını göz önünde bulundurması doğal ancak bu ihtiyaçlar hiyerarşisinin çok doğru bir şekilde belirlenmesi gerekir. Tasarının esas itibarıyla, kamuoyunda aksettiği gibi KDV sisteminin aksayan yönlerini düzeltecek daha adil ve etkin yapıya kavuşturacak bir düzenleme olması beklenirken belirli kesimlerin istifade edeceği iadeler, istisnalar ve ilave kolaylıklardan ibaret kaldığı görülüyor."
Ayhan, "Kanun tasarısı, KDV sisteminin işleyişinde bazı aksaklıklara, ihtiyaç duyulan bazı yeni düzenlemeler getirmekle birlikte, KDV oranlarında bir değişiklik yapmamakta, mevcut sistemdeki bazı haksız istisna ve indirimlere çekidüzen getirmemektedir." ifadesini kullandı.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Afrin'de 3 askerin şehit olduğunu belirterek, "Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Milletimizin başı sağolsun. Tüm yakınlarına sabrıcemiller niyaz ediyorum ve bu vesileyle de bir kez daha, terörle mücadelemizi sonuna kadar kararlı bir şekilde sürdüreceğimizi de buradan belirtmek istiyorum." diye konuştu.
HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan da "AKP Hükümeti, Türkiye'yi demokrasi yolunda yürütmekten vazgeçtiğinden beri yatırım ortamını iyileştirmeye çalışıyor. Demokrasi yolundan çıktığımızdan beri 2,5-3 yıldır hep yatırım ortamını iyileştirmeye çalışıyoruz." dedi.
Yatırımcıların Türkiye'ye güvenmediğini öne süren Paylan, bu kişilerin daha çok güvence istediklerini ileri sürdü.
Bir kısım finansçı ve yandaş inşaatçının işlerini ve karlarını büyüttüğünü iddia eden Paylan, yatırımcıların devletten 160 milyar liralık KDV alacağı bulunduğunu ve tasarı ile bu miktarın devletten alınacağını hatırlattı. Paylan, "Topu topu 70-80 bin KDV alacaklısı, devletten bu alacaklarını alacak. Yani vatandaşa bir müjde yok. Maliye Bakanı, vergilerinin yüzde 70'ini dolaylı vergilerden topluyor, yani KDV'den, ÖTV'den topluyor. Şimdi, toplanan o vergilerden KDV iadesi olarak toplumun binde 1'ine iade yapılacak." diye konuştu.
"Değirmenin suyunu geniş kesimlere akıtmamız lazım." diyen Paylan, bu şekilde ekonomik çarkın kendi kendine döneceğini ifade etti. Paylan, bu yapılmadığı takdirde sadece bir kısım yandaş oligarkın beslenmiş olacağını savundu.
Paylan, düzenlemenin kayıtdışılığı artıracağını da savundu.
Sağlık hizmetlerinden yararlanan Türkiye vatandaşlarına yüzde 8 KDV ödeme zorunluluğu getirilirken, yabancıların bu KDV'yi ödemeyeceğini dile getiren Paylan, bunda suistimallerin de yaşanabileceğini ileri sürdü. Paylan, "Bundan sonra bütün vatandaşlara öneriyorum; bu suistimaldir belki ama adınıza 'George' derseniz KDV yok." ifadesini kullandı.
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu da tasarıya göre, vatandaşların ve şirketlerin Katma Değer Vergisi alacağının ayrı bir hesapta izleneceğini ve zaman içinde Maliye Bakanlığının çıkaracağı usul ve esaslara göre ödeneceğini veya mahsup edileceğini belirtti.
Kuşoğlu, "Yani devlet alacağına şahin, vereceğine karga misali alacağının üzerine bir anlamda yatmış olacak. Bu 200 milyar liralık bir alacak ki bunun bir kısmı kamunun, KİT'lerin, belediyelerin alacağıdır ama çok önemli bir kısmı olan 120-130 milyar lirası ise özel sektörün ve şahısların alacığıdır. Bir anlamda devlet üzerine yatmış olacak." diye konuştu.
Tasarının, reformla hiçbir ilgisinin olmadığını ileri süren Kuşoğlu, vergi sistemi ve Katma Değer Vergisi için reforma ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
"Katma Değer Vergisi'nde o kadar çok istisna ve muaflık var ki bu vergi uygulanmıyor." ifadesini kullanan Kuşoğlu, tasarı ile bu istisna ve muaflıkların artırıldığını dile getirdi.
Kuşoğlu, tasarı ile bir anlamda Maliye Bakanlığının, vergi konusunda Anayasa'ya aykırı bir şekilde yetkilendirildiğini de savundu.
Vergi oranlarının düşürülmesi, buna karşın vergide istisna ve muafiyetlerin azaltılması gerektiğini ifade eden Kuşoğlu, "Bir bakanlık reform yapıyorsa bu konuları düzeltir." değerlendirmesinde bulundu.
Tasarı üzerinde şahsı adına söz alan CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, adaletsiz ve zalim bir vergi düzeninin bulunduğunu ileri sürerek, yoksuldan da zenginden de aynı oranda vergi alınmasını öngören dolaylı vergilerin ülke bütçesinin yüzde 70'ler seviyesini oluşturduğunu söyledi.
Yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta ise tasarı ile hasılat esaslı vergilendirme getirildiğini aktararak, bundan vazgeçilmesini istedi. Usta, vergilerde istisna ve muafiyetlerin azaltılması gerektiğini de dile getirdi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Regaip Kandili'nin hayırlara vesile olmasını dileyerek, "İnsanlığı tehdit eden her türlü musibetin yerini bu mübarek günler vesilesiyle barış, sevgi ve kardeşliğin almasını temenni ediyorum." dedi.
Genel Kurulda gündem dışı söz alan CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Yusufeli'nin sorunlarına ilişkin konuşmasında, ilçenin yeni yerleşim yerindeki çalışmaların tamamlanmadığını belirterek, bu bitirilmeden bölgede viyadük yapılmamasını istedi.
AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da terörle mücadeleye verilen halk desteğine ilişkin konuşmasında, Afrin'de yeni bir destan yazıldığını vurgulayarak, ülkenin birliği ve milletin bekası adına canını veren şehitleri rahmetle andığını söyledi.
HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Alevi toplumu ve Diyanet İşleri Başkanlığı hakkında gündem dışı konuşmasında, "Laiklik eğer esas alınacaksa devletin dini olmaz. Ama bugün Diyanet İşleri Başkanlığı tam bir asimilasyon kurumuna dönüşmüştür." iddiasında bulundu.
Başkanvekili Ahmet Aydın mübarek üç ayların başlangıcı ve manevi mutluluğun gönülleri kapladığı Regaip Kandili'nin, tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ederek, "İnsanlığı tehdit eden her türlü musibetin yerini bu mübarek günler vesilesiyle barış, sevgi ve kardeşliğin almasını temenni ediyorum." diye konuştu.
22 Mart Dünya Su Günü çerçevesinde çeşitli etkinlikler yapıldığını da anımsatan Aydın, özellikle tatlı su kaynaklarının önemine dikkat çekmek ve bunların sürdürülebilir yönetimi için gerçekleştirilen etkinliklerle tüm insanlığın geleceği için önemli mesajlar verildiğini dile getirdi.
Aydın, "Bu çerçevede yarınlarımız ve geleceğimiz için ülkemizde her bir ferdin bu konuda duyarlı olması büyük önem arz etmektedir. Zira su kaynakları konusundaki durumumuzu biliyoruz ve suyun tasarrufu çok önemli." ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz de Afrin'de tuzaklanmış el yapımı patlayıcının infilak ettiğini ve şehitlerin olduğunu belirterek, bu tür pek çok bombalı tuzağın Afrin'de bulunduğunu söyledi.
Bu durumun, Afrin'deki operasyonun ne kadar haklı ve meşru olduğunu ve terör unsurlarının temizlenmesi amacı taşıdığını gösterdiğini ifade eden İnceöz, Türk askerinin bu bölgeye girmesiyle huzur ortamının oluştuğunu vurguladı.
Savunma sanayisindeki yatırımların önemine de değinen İnceöz, Afrin'e yönelik Zeytin Dalı Harekatı'nda bunun öneminin bir kez daha ortaya konulduğunu dile getirdi.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta da Afrin'de tuzaklanan bir bombanın patlaması sonucu şehit ve yaralıların olduğunu belirterek, şehitlere rahmet, yaralılara şifa dileğinde bulundu.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu ise 24 Mart 1978'de öldürülen Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz'ü saygıyla andığını söyledi. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği raporuna da değinen Kerestecioğlu, raporda OHAL'in etkileri konusunda tespitlerde bulunulduğunu aktardı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz'ü rahmetle andığını kaydetti. Kanser hastalığındaki artışa da dikkati çeken Özkoç, bu hastalıkta en büyük etkenin beslenme olduğunu ifade etti. CHP'li belediyelerin, belediyecilik yapmasının da engellenmek istendiğini savunan Özkoç, "Milletimize hizmet edenleri cezalandırmayın." dedi.
Öte yandan Etiyopya'nın Ankara Büyükelçisi Ayalew Gobeze Workneh ile Türkiye-Etiyopya Dostluk Grubu Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Sert de diplomatik locadan, bir süre Genel Kurul çalışmalarını izledi.
CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş'ın, Doğan Grubuna ait yayın organlarının satışının durdurulması için Rekabet Kurumuna yaptığı çağrıya, AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, "Malın sahibi belli, isteseydi satmazdı." diye karşılık verdi.
CHP, basın özgürlüğüne yönelik araştırma önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
Grup önerisi üzerinde konuşan Yarkadaş, AK Parti'nin, aykırı ve tek muhalif ses duyulmaması için Türkiye'de ağır sansür uyguladığını savundu. Yarkadaş, TBMM Genel Kurulunda dün kabul edilen kanunla, internete ağır sansür getirildiğini, "twitter"ın özgürlükle özdeşleşmiş kuşunun artık RTÜK'ün kafesine girdiğini, özgürlüklerin kafese kapatıldığını öne sürdü.
Aydın Doğan'ın gazete ve televizyonlarının, iktidara yakın Demirören Grubuna satıldığını aktaran Yarkadaş, AK Parti'yi destekleyen yayın organlarının oranının yüzde 90'a ulaştığını ifade etti.
Yarkadaş, basında yaratılan tekelleşmenin, halkın haber alma hakkını ve kamuoyunun özgürce oluşma hakkını ortadan kaldıracağını ileri sürerek, "Tekelleşme haberin ve gerçeğin ölümü demektir. Bir cinayet işlediniz, iktidarı kaybetme korkunuz yüzünden işlediğiniz bu cinayetle tarih önünde anılacaksınız." dedi.
Rekabet Kurumuna çağrıda bulunan Yarkadaş, şunları kaydetti:
"Rekabet Kurumu Aydın Doğan'ın elinden zorla alınan ve Demirören Grubuna verdirtilen bu yayın organlarının satışını derhal durdurmalıdır. Çünkü bu, halkın haber alma hakkının ve rekabet ortamının ortadan kaldırılmasıdır."
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, sataşma gerekçesiyle söz alarak Yarkadaş'ın konuşmasının özgürlükleri savunan bir konuşma gibi göründüğünü, ancak dikta, dayatma ve otoriter bir şekilde talimat veren bir konuşma dinlediklerini bildirdi.
Doğan Medya Grubunun zorla satın alındığı gibi sunulduğuna işaret eden İnceöz, "Malın sahibi belli, isteseydi satmazdı. Bu bir gerçek." dedi.
"Yargı siyasallaştı" eleştirilerine de yanıt veren İnceöz, yargıyla ilgili bir siyasallaşma aranıyorsa geçmişe bakılması gerektiğini belirtti. İnceöz, dönemin Adalet Bakanı Mehmet Moğultay'ın çok net itirafları bulunduğunu, "Nereden alacaktım? Elbette ki bu kadroları tahsis ettirecektim." dediğini anlattı.
İnceöz, Fransa, İngiltere, Hollanda, Avusturya, Almanya, İspanya ve İsveç'te sosyal medyada terör seviciliğinin, terör övücülüğünün herhangi bir kılıf altında asla yapılamayacağını vurguladı.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük bir seçim yatırımı yaptığını, "tek devlet", "tek millet", "tek yargı"dan sonra şimdi de "tek medya" denildiğini iddia etti. Kerestecioğlu, "Doğan Grubunu aslında Demirören değil, Erdoğan almıştır. Demirören'i de CEO yapmıştır." diye konuştu.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
HDP'nin, tutuklu milletvekilleri ve gazetecilerin adil yargılanıp yargılanmadığına dair grup önerisi de kabul edilmedi.
Daha sonra Danışma Kurulu önerisi getirildi.
Kabul edilen öneriye göre, TBMM Genel Kurulunda 27 Mart Salı günü down sendromunun Türkiye'de yaygınlığı, down sendromluların ve ailelerinin sorunlarının, ihtiyaçlarının tespit edilerek, alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla verilen araştırma önergeleri birleştirilerek görüşülecek.
Tıbbi ve aromatik bitkilerin ekolojik denge gözetilerek üretiminin artırılması, satılması, sağlığa uygun olarak kullanılması, ihracatının geliştirilmesine yönelik sorunların ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla verilen Meclis araştırma önergelerinin görüşmeleri de birleştirilerek yapılacak.
Öneriye göre TBMM Genel Kurulu yarın çalışmayacak.
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, vergi oranlarının düşürülmesi, buna karşın vergide istisna ve muafiyetlerin azaltılması gerektiğini belirterek, "Vergi sistemi ve Katma Değer Vergisi için bir reforma ihtiyaç var." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Katma Değer Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde Değişiklik Yapan Tasarı'nın geneli üzerinde görüşüldü.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, tasarının, işletmelerin belli ihtiyaçlarına cevap vereceğini düşündüklerini, ancak bunun bir reform niteliği taşımadığını dile getirdi.
Ayhan, 28 AB ülkesinde uygulanan KDV oranlarına bakıldığında Türkiye'nin, en düşük KDV oranlı ülkeler arasında yer aldığını aktararak, "Ülkemizde KDV sistemindeki sorun oranlar değil özellikle belirli faaliyet ve sektörler için getirilen ve kapsamı sürekli genişletilen istisna ve indirimlerdir." diye konuştu.
Tasarının KDV sistemindeki bu çarpıklıkları düzeltecek, adil bir yapıya kavuşturacak düzenlemelerden yoksun olduğunu savunan Ayhan, şunları söyledi:
"Kanun yapma sürecini, sorunlu alanlarını kalıcı çözüme kavuşturma sorumluluğu altında yürütmek esas olmalı. İdarenin çeşitli kesimleri, bunların ihtiyaçlarını göz önünde bulundurması doğal ancak bu ihtiyaçlar hiyerarşisinin çok doğru bir şekilde belirlenmesi gerekir. Tasarının esas itibarıyla, kamuoyunda aksettiği gibi KDV sisteminin aksayan yönlerini düzeltecek daha adil ve etkin yapıya kavuşturacak bir düzenleme olması beklenirken belirli kesimlerin istifade edeceği iadeler, istisnalar ve ilave kolaylıklardan ibaret kaldığı görülüyor."
Ayhan, "Kanun tasarısı, KDV sisteminin işleyişinde bazı aksaklıklara, ihtiyaç duyulan bazı yeni düzenlemeler getirmekle birlikte, KDV oranlarında bir değişiklik yapmamakta, mevcut sistemdeki bazı haksız istisna ve indirimlere çekidüzen getirmemektedir." ifadesini kullandı.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Afrin'de 3 askerin şehit olduğunu belirterek, "Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Milletimizin başı sağolsun. Tüm yakınlarına sabrıcemiller niyaz ediyorum ve bu vesileyle de bir kez daha, terörle mücadelemizi sonuna kadar kararlı bir şekilde sürdüreceğimizi de buradan belirtmek istiyorum." diye konuştu.
HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan da "AKP Hükümeti, Türkiye'yi demokrasi yolunda yürütmekten vazgeçtiğinden beri yatırım ortamını iyileştirmeye çalışıyor. Demokrasi yolundan çıktığımızdan beri 2,5-3 yıldır hep yatırım ortamını iyileştirmeye çalışıyoruz." dedi.
Yatırımcıların Türkiye'ye güvenmediğini öne süren Paylan, bu kişilerin daha çok güvence istediklerini ileri sürdü.
Bir kısım finansçı ve yandaş inşaatçının işlerini ve karlarını büyüttüğünü iddia eden Paylan, yatırımcıların devletten 160 milyar liralık KDV alacağı bulunduğunu ve tasarı ile bu miktarın devletten alınacağını hatırlattı. Paylan, "Topu topu 70-80 bin KDV alacaklısı, devletten bu alacaklarını alacak. Yani vatandaşa bir müjde yok. Maliye Bakanı, vergilerinin yüzde 70'ini dolaylı vergilerden topluyor, yani KDV'den, ÖTV'den topluyor. Şimdi, toplanan o vergilerden KDV iadesi olarak toplumun binde 1'ine iade yapılacak." diye konuştu.
"Değirmenin suyunu geniş kesimlere akıtmamız lazım." diyen Paylan, bu şekilde ekonomik çarkın kendi kendine döneceğini ifade etti. Paylan, bu yapılmadığı takdirde sadece bir kısım yandaş oligarkın beslenmiş olacağını savundu.
Paylan, düzenlemenin kayıtdışılığı artıracağını da savundu.
Sağlık hizmetlerinden yararlanan Türkiye vatandaşlarına yüzde 8 KDV ödeme zorunluluğu getirilirken, yabancıların bu KDV'yi ödemeyeceğini dile getiren Paylan, bunda suistimallerin de yaşanabileceğini ileri sürdü. Paylan, "Bundan sonra bütün vatandaşlara öneriyorum; bu suistimaldir belki ama adınıza 'George' derseniz KDV yok." ifadesini kullandı.
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu da tasarıya göre, vatandaşların ve şirketlerin Katma Değer Vergisi alacağının ayrı bir hesapta izleneceğini ve zaman içinde Maliye Bakanlığının çıkaracağı usul ve esaslara göre ödeneceğini veya mahsup edileceğini belirtti.
Kuşoğlu, "Yani devlet alacağına şahin, vereceğine karga misali alacağının üzerine bir anlamda yatmış olacak. Bu 200 milyar liralık bir alacak ki bunun bir kısmı kamunun, KİT'lerin, belediyelerin alacağıdır ama çok önemli bir kısmı olan 120-130 milyar lirası ise özel sektörün ve şahısların alacığıdır. Bir anlamda devlet üzerine yatmış olacak." diye konuştu.
Tasarının, reformla hiçbir ilgisinin olmadığını ileri süren Kuşoğlu, vergi sistemi ve Katma Değer Vergisi için reforma ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
"Katma Değer Vergisi'nde o kadar çok istisna ve muaflık var ki bu vergi uygulanmıyor." ifadesini kullanan Kuşoğlu, tasarı ile bu istisna ve muaflıkların artırıldığını dile getirdi.
Kuşoğlu, tasarı ile bir anlamda Maliye Bakanlığının, vergi konusunda Anayasa'ya aykırı bir şekilde yetkilendirildiğini de savundu.
Vergi oranlarının düşürülmesi, buna karşın vergide istisna ve muafiyetlerin azaltılması gerektiğini ifade eden Kuşoğlu, "Bir bakanlık reform yapıyorsa bu konuları düzeltir." değerlendirmesinde bulundu.
Tasarı üzerinde şahsı adına söz alan CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, adaletsiz ve zalim bir vergi düzeninin bulunduğunu ileri sürerek, yoksuldan da zenginden de aynı oranda vergi alınmasını öngören dolaylı vergilerin ülke bütçesinin yüzde 70'ler seviyesini oluşturduğunu söyledi.
Yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta ise tasarı ile hasılat esaslı vergilendirme getirildiğini aktararak, bundan vazgeçilmesini istedi. Usta, vergilerde istisna ve muafiyetlerin azaltılması gerektiğini de dile getirdi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
