2012-04-12 - 13:13
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun Tasarısına dair değerlendirmelerde bulundu.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun Tasarısına dair değerlendirmelerde bulundu.
Hükümet eliyle yeni bir insanlık suçunun işlenmesiyle karşı karşıya olunduğunu söyleyen Tüzel 2/B yasasıyla çok açık bir şekilde orman alanlarının tahrip ve talan edilmekte olduğunu ve ekosistemin ciddi bir saldırıyla karşı karşıya bulunduğunu belirtti.
Yasanın "adında, kalkınma, destekleme ve değerlendirme" kelimeleri geçse de, içeriğin başlıkla alakası olmadığını söyleyen Tüzel, amacın Bakanlık eliyle yandaş Belediye ve bazı müteahhitleri kalkındırmak ve ucuz arsa temin etmek olduğunu ifade etti.
Yasayla orman işgalleri ve kıyı yağmacılığı şeklindeki yasadışılığın yasallık kazanacağını ve teşvik edilmiş olacağını belirten Tüzel, "Yoksul köylü tarım arazilerini nasıl satın alacaktır. %50 bedel karşılığı satılması destek değildir. Orman köylüleri için yeni tarım alanları açmak değil, bulunduğu yerden kovulmak tehdidi söz konusudur." diye konuştu.
Tüzel sözlerini şöyle sürdürdü:
"Son olarak Başbakanın insan ve şehir yaklaşımına bakalım. 'Yıkacağız engel çıkarmayın' diyor. Başbakanın yapmak istediği nedir? Bu sözler Hükümetin konut sorununu ve kent yaklaşımıyla doğrudan bağlantılıdır.
Başbakan 'önce insan, insana göre şehir" diyor ama, bu laf ve görüntü... Asıl rant ve çıkar, çevrelerinin müteahhitleri bu yağmadan palazlanması söz konusudur. Sorun bu şehirlerde kim nasıl yaşıyor, yaşayacak, buna yanıt verilmesidir. Örneğin doğalgaza peş peşe yapılan zamlar karşısında Keçiören gibi kent merkezinde soba yakmak zorunda kalan bir devlet memurunun 5 kişilik ailesiyle zehirlenip ölmesi nasıl açıklanacaktır?"
(13.13)
Hükümet eliyle yeni bir insanlık suçunun işlenmesiyle karşı karşıya olunduğunu söyleyen Tüzel 2/B yasasıyla çok açık bir şekilde orman alanlarının tahrip ve talan edilmekte olduğunu ve ekosistemin ciddi bir saldırıyla karşı karşıya bulunduğunu belirtti.
Yasanın "adında, kalkınma, destekleme ve değerlendirme" kelimeleri geçse de, içeriğin başlıkla alakası olmadığını söyleyen Tüzel, amacın Bakanlık eliyle yandaş Belediye ve bazı müteahhitleri kalkındırmak ve ucuz arsa temin etmek olduğunu ifade etti.
Yasayla orman işgalleri ve kıyı yağmacılığı şeklindeki yasadışılığın yasallık kazanacağını ve teşvik edilmiş olacağını belirten Tüzel, "Yoksul köylü tarım arazilerini nasıl satın alacaktır. %50 bedel karşılığı satılması destek değildir. Orman köylüleri için yeni tarım alanları açmak değil, bulunduğu yerden kovulmak tehdidi söz konusudur." diye konuştu.
Tüzel sözlerini şöyle sürdürdü:
"Son olarak Başbakanın insan ve şehir yaklaşımına bakalım. 'Yıkacağız engel çıkarmayın' diyor. Başbakanın yapmak istediği nedir? Bu sözler Hükümetin konut sorununu ve kent yaklaşımıyla doğrudan bağlantılıdır.
Başbakan 'önce insan, insana göre şehir" diyor ama, bu laf ve görüntü... Asıl rant ve çıkar, çevrelerinin müteahhitleri bu yağmadan palazlanması söz konusudur. Sorun bu şehirlerde kim nasıl yaşıyor, yaşayacak, buna yanıt verilmesidir. Örneğin doğalgaza peş peşe yapılan zamlar karşısında Keçiören gibi kent merkezinde soba yakmak zorunda kalan bir devlet memurunun 5 kişilik ailesiyle zehirlenip ölmesi nasıl açıklanacaktır?"
(13.13)
