2013-03-06 - 12:44
BDP'Lİ TUNCEL'İN BASIN TOPLANTISI?
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, beraberindeki BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel ve Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu temsilcileri ile birlikte TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Mera Kanunu'nda değişiklik öngören Yasa, Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı ve Su Kanunu Tasarısı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, beraberindeki BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel ve Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu temsilcileri ile birlikte TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Mera Kanunu'nda değişiklik öngören Yasa, Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı ve Su Kanunu Tasarısı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Tuncel, konunun çevre meselesi olarak bakılmaması gerektiğini söyleyerek "Bu politik meseledir" dedi. Bu tip konuların genelde bilgilendirme gibi değerlendirildiğini belirten Tuncel, " Kamuoyunda tartışılmamaktadır. Ancak bu durum ciddi bir konudur." diye konuştu.

Kentsel Dönüşüm sürecini eleştiren Tuncel, "Kentsel dönüşüm denilen şey kentsel ranta dönüşmüştür. Doğayı, çevreyi ve yaşamı etkilemektedir. İnsanları yaşam alanlarından koparmakta ve bu aynı zamanda zorunlu göçtür." şeklinde konuştu.

İstanbul'a yapılması düşünülen 3. köprü ile ilgili Tuncel, " Trafik sorunu çözülecek şeklinde iyi bir şey gibi gösteriliyor ancak köprünün yapılacak olan alanda birçok biyoçeşitlilik ortadan kalkacak, ağaçlar kesilecek ve ekosistem değişecek. Orası yeni rantlara açılacak" eleştirisinde bulundu.

Levent Tüzel ise iktidarın suyu, tarım alanlarını ve tarihi yerleri ticarileştirdiğini iddia ederek, " Ülkenin satılık hale gelmesine izin vermeyeceğiz" dedi.

Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu temsilcisi Beyza Üstün ise Mera Kanunu'nda değişiklik öngören Yasanın, Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı'nın ve Su Kanunu Tasarısı'nın su havzalarına, ormanlara, meralara, kıyı ekosistemine ve biyoçeşitliliğe sermayenin ve iktidarın saldırısı olduğunu savundu.

Üstün sözlerine şöyle devam etti:

"Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı yasallaşırsa, Anadolu'da var olan biyolojik türlerin sermaye birikimine sokulmasının önünü yasal olarak açacaktır. Yasa tasarısına göre tür ve habitatları koruma bahanesi ile doğal alanların işletme yetkisi il özel idarelere, belediyelere, vakıf ve derneklere bakan onayı ile verilebilecektir. Böylece sadece doğal alanlar değil Anadolu'da yetişen tüm biyolojik tür ve çeşitler de doğrudan Bakan'ın yetkisi ile ticarileştirilebilecektir.

Hazırlanan Su Yasa Tasarısı ile suyun ve su havzalarının kullanıma açılmasını, sermaye birikimine sokulmasını, müdahalenin yapılabilir olması, restorasyonu, ticarileştirilmesi, kıyı suları dâhil olmak üzere kıyı çizgisiden deniz içine doğru 1852 m genişliğinde deniz ekosisteminin kullanıma açılması ve yüzeysel, yeraltı sularının ve doğal mineralli suların sermayeye tahsisini yasallaştırılmaya ve bu tahsisin havza su tahsis planları ile yapılmaya çalışılmaktadır.

Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı", Su Kanunu Tasarısı meclisten tamamen ve derhal çekilmelidir. Mera Kanununda Değişiklik Kanunu iptal edilmelidir. Doğanın hakkı olan suyu şirketlere satma/devretme hakkı ve yetkisi, doğal alanları korunmak yerine sermaye birikimine sokma kararı, doğal varlıkları metalaştırma yetkisi hiçbir kurum, kuruluş ve kişilere ait değildir."

M.Fatih Kılıç