2021-10-27 - 16:00
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.
HDP Diyarbakır Milletvekili Remziye Tosun, Diyarbakır'da yaşanan sorunlara değinerek hükümetin işsizlik başta olmak üzere bölgenin sorunlarını gündeme almasını istedi.
Tosun, Diyarbakır'da hukuksuz uygulamaların yaşandığını, kadınlara karşı ayrımcı politikalar izlendiğini iddia etti.
CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu ise "imar barışı düzenlemelerinin yol açtığı mağduriyetlerin" olduğunu ileri sürdü. Türkiye'de yaklaşık 6 milyon Roman vatandaşın işsizlik başta olmak üzere birçok sorunla mücadele ettiğini dile getiren Purçu, hükümetin Roman vatandaşların sorunlarını çözmesini talep etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya da "Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması'nın 60. Yılı" hakkındaki gündem dışı konuşmasında, Türklerin 1961'den bugüne başta Almanya olmak üzere yaşadıkları ülkeleri, o ülkenin insanlarıyla birlikte inşa ettiğini, bulundukları ülkelere sadece ekonomik yönden değil, insani yönden de zenginlik kattığını söyledi.
Başarı öykülerinin yanı sıra sorunların da yaşandığını ifade eden Sırakaya, "Bunların başında soydaşlarımızın Avrupa'da karşı karşıya kaldığı ayrımcılık, ırkçılık ve İslam düşmanlığı gelmektedir. 1984'ten 2020 yılındaki Hanau saldırısına kadar son 36 yılda Almanya'da gerçekleştirilen ve vatandaşlarımızı hedef alan ırkçı terör eylemlerinde 31 vatandaşımız hayatını kaybetti. Bugün hala ne yazık ki bir yandan insanlar hayatını yitirmekte diğer yandan ibadethanelerimize ve derneklerimize saldırılar devam etmektedir." diye konuştu.
Gündem dışı konuşmaların ardından partilerin grup başkanvekilleri yerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, kırmızı ete gelen zamların önüne geçilemediğini, ne üreticinin ne de tüketicinin mutlu olduğunu, bunun için de tarım girdi maliyetlerinin düşmesi gerektiğini belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, 29 Ekim'de Cumhuriyetin 98. yıl dönümünün kutlanacağını hatırlatarak, Cumhuriyeti kuranları rahmet ve minnetle andı.
Akçay, Türkmenistan'ın bağımsızlığını kazanmasının 30. yılı olduğunu da anımsatarak, Türkiye ile Türkmenistan'ın kardeş ve dost ülkeler olduğunu vurguladı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Türkiye'de bölgesel eşitsizliğin olduğunu iddia ederek, TÜİK verilerine göre en yoksul illerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki iller olduğunu kaydetti.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, bölücü ifadeler kullanıldığını söyleyerek, "Bizim esas aidiyetimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. 'Romanlara, Kürtlere şöyle yapılıyor, işsizler' deniyor. Türkiye'deki genel işsizlik oranı Eylül 2021 itibariyle yüzde 13'tür. Bunun içinde herkes var. Kürtlerin veya Romanların tamamını işsiz olarak tanımlamak ayrımcılıktır, bölücülüktür. Bu tür ifadeler, Türk vatandaşlığının ne demek olduğunu anlayamamaktır." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise "Türkiye'de bazı gruplar 'biz hakkettiğimiz gibi barınamıyoruz' diyor. Bir grup, bunu diyorsa Meclis'in yapması gereken, bunu reddetmek değil, ciddiye almaktır. Reddedenler sorunu çözemezler." değerlendirmesinde bulundu.
Genel Kurulda, siyasi parti gruplarının önerileri ayrı ayrı ele alındı.
İlk olarak İYİ Parti'nin, "üretim ve ihracatın il özel idareleri ve belediyeler tarafından desteklenmesi için genel bütçe vergi gelirlerinden verilecek payın, tüm illere adil dağıtılmasını sağlayacak düzenlemelerin belirlenmesi ve hayata geçirilmesi" ile ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınmasına dair grup önerisi görüşüldü.
İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, Sakarya'nın genel bütçe vergi gelirlerinden yeterli payı alamadığını söyledi.
Büyükşehir belediyelerinin 2019'da merkezi bütçeden aldıkları payın ortalamasının kişi başına 535 lirayken Sakarya'nın aldığı payın 210 lira olduğunu ifade eden Dikbayır, "2020'de Türkiye ortalaması 665 lirayken Sakarya'nın payına düşen, kişi başına yalnızca 288 lira. Sakarya merkezi bütçeden her yıl daha az pay alıyor. Sakarya'nın hakkının teslim edilmesi gerekiyor." dedi.
CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, Türkiye'de yerel yönetim reformuna ihtiyaç olduğunu, genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan payların dağıtılmasında ciddi adaletsizlikler oluştuğunu öne sürdü.
AK Parti Manisa Milletvekili Uğur Aydemir, büyükşehirlerde genel bütçe vergi gelirlerinin yüzde 6'sının vergi iadeleri düşüldükten sonra belediyeye aktarıldığını söyledi. Aydemir, "Bu yüzde 6'nın yüzde 60'ı büyükşehrin kasasında kalıyor, yüzde 40'ı da büyükşehir belediyelerinde kullanılmak üzere havuza aktarılıyor. Bazı büyükşehirler azami şekilde faydalanıyor, bazı büyükşehirler de bu gelirlerden istenildiği düzeyde faydalanamıyor." değerlendirmesini yaptı.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra HDP'nin, "fahiş fiyatların tüm yönleriyle ele alınması ve kalıcı çözümler üretilmesi" ile ilgili grup önerisi ele alındı.
HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, "Benzin artışlarına yetişemiyoruz. Bu, yalnızca benzinle alakalı değil, kiralar tavan yapmış durumda." dedi.
Gıda fiyatlarındaki enflasyonun yüzde 30'u bulduğunu, halkın alım gücünün dibe vurduğunu savunan Piroğlu, "Fiyatlar bütün ülkelerde yükselebilir ama bizim sorunumuz şu, yüksek fiyatlı ürünleri işçiler alamıyor." ifadesini kullandı.
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, vatandaşın gündeminin hayat pahalılığı, gıda fiyatları ve yoksulluk olduğunu öne sürdü. Asıl meselenin, fiyat artışlarına rağmen gelirin sabit kalması olduğunu belirten Örs, asgari ücretin zamlarla eridiğini, elektrik, doğalgaz, kömür ve gıda ürünlerine yapılan zamların dar gelirli vatandaşların hayatını zorlaştırdığını dile getirdi.
CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, Türkiye'nin gerçek gündeminin, fahiş fiyatlar olduğunu ifade ederek, "Vatandaş pazarda geçen yıl 100 liraya doldurduğu filesini şimdi 200 liraya dolduramıyor." dedi. Gaytancıoğlu, kiraların yüzde 100'e yakın arttığını, vatandaşın kiralık ev bulmadığını savundu.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, pandemi sürecinin, üretimden lojistiğe birçok sektörde ekonomiyi etkilendiğini belirtti.
Fahiş fiyat ve benzer konularda mücadelenin önemini dile getiren Erdoğan, "Özellikle 5 zincir marketle ilgili Rekabet Kurumu çalışmalarını tamamlamak üzere, bu hafta bir açıklama yapacaklar. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığına, Ticaret Bakanlığına bağlı binlerce çalışma var. Bununla beraber yapısal çalışmalarda da adımlar atılıyor." diye konuştu.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP'nin, "sağlık emekçilerine dayatılan insanlık dışı çalışma koşullarının araştırılması" ile ilgili grup önerisi üzerinde konuşan CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, "Bir doktoru ayda 350 saat çalıştırıyorsunuz ve '100 hastadan fazla muayene etmek zorundasın.' diyorsunuz. Onun için doktorlarımız, hemşirelerimiz, diğer sağlık çalışanlarımız büyük bir problemle karşı karşıyalar." dedi.
İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, asistan doktorlara insanüstü iş yüklendiğini iddia etti. Kabukcuoğlu, kanuna göre çalışma süresinin haftada 45 saat olması gerekirken bu sürenin asistan doktorlar için 100 saat, uzman doktorlar için ise 45 saatten daha da fazla olduğunu ifade etti.
AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin, CHP'nin, grup önerisini gördüğünde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürü olduğu dönemlerin aklına geldiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürü olduğu dönemin Türkiye'sinde gece yarılarında hastane kapılarında sıra numarası kuyruğuna giren vatandaşlar olduğunu anlatan Esgin, şunları kaydetti:
"Eski Türkiye'de hastaneye şifa için gelen ama hasta olarak evlerine geri dönen vatandaşlarımız, hastanede rehin kalan hastalar vardı. Eski Türkiye'yi biz yaşadık, siz neredeydiniz? Eski Türkiye'yi siz yaşamadınız mı? O dönemde farklı meslek grupları için farklı hastanelerin olduğu ama hiçbirinin ihtiyacı karşılamadığı eski Türkiye manzaraları vardı. İşte bu kötü manzaraya son veren iktidarın adıdır AK Parti iktidarı. AK Parti ile sağlıkta dönüşüm programı kapsamında gelişmiş ülkelerin 30 yılda ulaştıkları düzeye biz tam 10 yılda ulaştık. Kamu hastanelerini tek çatı altında birleştirdik. 37 milyon SSK'lının kamu hastanelerinden hizmet almasının önünü açtık. Tüm vatandaşlarımızın tüm hastanelerden eşit yararlanmasını sağladık ve genel sağlık sigortasını bütün insanlarımızın hizmetine sunduk. Sağlıkta memnuniyet oranlarını yüzde 30'lardan yüzde 70'lere çıkaran iktidar, bu iktidar. Bu başarı hikayesini halkımızdan, milletimizden aldığımız ilhamla ve destekle başardık. Bu salgın döneminde 17 şehir hastanesini açtık. 20 bin yatak kapasitesini insanımızın hizmetine sunduk. Siz ne yaptınız? Kovid döneminde ağzınızda maskelerle şehir hastanelerini tartışmaya açtınız."
CHP'nin, "sağlık çalışanlarının çalışma koşulları" konusundaki araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de müzakerelerin ardından kabul edilmedi.
Daha sonra 2020 Yılı Kamu Denetçiliği Kurumu Raporu Hakkında Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu'nun görüşmelerine geçildi.
İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik, KDK'nin, kamu kurum ve kuruluşlarıyla sorun yaşayan vatandaşların sıkıntılarını çözmek için önemli bir konuma sahip olsa da zaman zaman bağımsız karar almakta zorlandığı savundu.
KDK'nin tavsiye kararlarının, idarelerce 2020 yılı itibarıyla yüzde 76,5 düzeyinde olumlu bulunarak gereğinin yerine getirilmesinin sevindirici olduğunu dile getiren Çelik, Kurumun genellikle iyi yönetim ilkelerine uymada idarenin gerekli bir vasıtası olduğunu belirtti.
KDK organlarının seçiminin, kurumun bağımsız karakteriyle mütenasip görünmediğini ifade eden Çelik, "Yeni bir adil seçim sisteminin benimsenmesi ombudsmanlık kurumuna uygun düşecektir. İYİ Parti olarak KDK'nin, her türlü etkiden uzak, bütünüyle adalete, hukuka mahsus, mevzuatına ve genel ahlaka uygun faaliyette bulunmasından yanayız." diye konuştu.
İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş da hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, kamu denetçilerine görevleriyle ilgili emir ve talimat veremeyeceğini, tavsiye ile telkinde bulunamayacağını söyledi.
Bazı kurumların KDK'nin kararlarını tanımadığının görüldüğünü belirten Yokuş, "KDK'nin tavsiye kararları, idarenin isterse uyacağı, isterse uymayacağı kararlar niteliğinde değildir, bunlar yapılamayacak, uygulanamayacak tavsiyeler de değildir. Bu kurumların keyfiyetini kabul etmemiz mümkün değil." dedi.
MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, koronavirüs salgınının ortaya çıkmasıyla KDK'ye başvurularda ciddi bir artışın meydana geldiğini dile getirdi.
KDK'ye gelen şikayet başvurusunun 20 bin 968 iken bu rakamın 2020'de 90 bin 209 olduğunu anımsatan Taytak, şikayet başvurusunda geçen yıla göre yüzde 330,22'lik artış yaşandığını belirtti.
"KDK, gelen şikayetlerin mümkün olduğunca hızlı ve etkin şekilde sonuçlandırılmasını sağlayarak adalete hızlı erişim sağladı" diyen Taytak, mahkemelerin iş yükünün azaltıldığını, karar ve faaliyetler sonucunda ise yüz binlerce davanın açılmasının önüne geçildiğini kaydetti.
HDP Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan, KDK'nin, tek bir yurttaşın bile bir sorununu çözebiliyorsa bunun anlamlı olduğunu dile getirerek, "Çoklu demokrasinin felç olduğu, adaletin artık neredeyse hiçbir yerde kırıntısının bile kalmadığı bir ortamda ne yazık ki bunlar denizde yalnızca bir damla." ifadesini kullandı.
HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, KDK'nin katılımcı, şeffaf, tarafsız ve düzenleyici bir tutum almasının bütün yurttaşlar ile kurumlar için önemli olduğunu vurguladı. Kaçmaz, "KDK'nin, Anayasa'nın esnetilebilir, delinebilir bir forma kavuşturulduğu bu dönemde üzerine düşeni yapmasının toplumsal açıdan büyük değişimler sağlayacağı, daha demokratik ve eşit bir toplum tahayyülüne ulaşmanın mümkün olabileceği umudunu diri tutmak isteriz." dedi.
CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, bütün kurumlar gibi KDK'nin gücünün zayıflatıldığını öne sürdü. KDK'nin, tam bağımsız olması gerektiğine değinen Hakverdi, gelinen noktada ne kadar haklı olduklarının anlaşıldığını söyledi.
KDK'nin, devlet sırlarını dahi isteyebildiğini, verilmemesi durumunda yerinde inceleme yapabildiğini belirten Hakverdi, şunları kaydetti:
"Başdenetçi Şeref Malkoç ve denetçileri bizzat siyasetin göbeğinden, yalnızca AK Parti'den çıkmışlar. Şahıslara hiçbir sözüm yoktur. Siyasetin bu kadar göbeğinden gelmiş insanlar, bağımsız ve tarafsız, devletin, Anayasa'nın böyle sayılı kurumlarından birinin başında duruyorlar. Arkadaşlar 'akbudsman' diyor. İyi insan olabilirler ama şu konumda adaletli olmak bambaşka bir şey. Eleştirilerimizin amacı, kişileri hedef almak değil ama biz kurumun daha güçlü, bağımsız ve etkin olması için başından beri haklı şerhlerimizi düşmüşüz. Halen bu şerhlerimizin arkasındayız ve KDK'yi destekliyoruz."
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, 2020'de KDK'ye gelen şikayet başvurularının neredeyse tamamının sonuçlandırıldığını belirtti.
Asıl irdelenmesi gerekenin, KDK'nin hangi usul ve esaslar çerçevesinde karar verdiği olduğunu vurgulayan Elitaş, şunları söyledi:
"KDK, aldığı kararlarda hakkaniyetli davranmış mı, kişi haklarını gözetmiş mi, kamu vicdanını yaralamış mı? Bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Ama Sayın Başkan Şeref Malkoç'un, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olması veya bir siyasi partide milletvekilliği yapması, Fatma Benli'nin, AK Parti Grubu'nda daha önceki dönemde milletvekili olarak görev yapması... O arkadaşımızın aldığı kararları incelemek gerekir. Onları seçen kim? TBMM müşterek komisyonu ve TBMM Genel Kurulu. Burada 'O milletvekillerini niye seçtiniz, bunları niye seçmediniz? Daha az AK Parti'li yok muydu?' diye ifade etmek, sistemin ve kanunun ruhuna, anlayışına, içeriğine aykırı bir davranıştır. Bu arkadaşlarımızı kimliklerinden dolayı töhmet altında bırakarak, yaptıkları işi siyasi bir davranış gibi göstermek doğru değil."
KDK 2020 Raporu'nun görüşülmesinden sonra Meclis Başkanvekili Celal Adan, alınan karar gereği 2 Kasım Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.
Tosun, Diyarbakır'da hukuksuz uygulamaların yaşandığını, kadınlara karşı ayrımcı politikalar izlendiğini iddia etti.
CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu ise "imar barışı düzenlemelerinin yol açtığı mağduriyetlerin" olduğunu ileri sürdü. Türkiye'de yaklaşık 6 milyon Roman vatandaşın işsizlik başta olmak üzere birçok sorunla mücadele ettiğini dile getiren Purçu, hükümetin Roman vatandaşların sorunlarını çözmesini talep etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya da "Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması'nın 60. Yılı" hakkındaki gündem dışı konuşmasında, Türklerin 1961'den bugüne başta Almanya olmak üzere yaşadıkları ülkeleri, o ülkenin insanlarıyla birlikte inşa ettiğini, bulundukları ülkelere sadece ekonomik yönden değil, insani yönden de zenginlik kattığını söyledi.
Başarı öykülerinin yanı sıra sorunların da yaşandığını ifade eden Sırakaya, "Bunların başında soydaşlarımızın Avrupa'da karşı karşıya kaldığı ayrımcılık, ırkçılık ve İslam düşmanlığı gelmektedir. 1984'ten 2020 yılındaki Hanau saldırısına kadar son 36 yılda Almanya'da gerçekleştirilen ve vatandaşlarımızı hedef alan ırkçı terör eylemlerinde 31 vatandaşımız hayatını kaybetti. Bugün hala ne yazık ki bir yandan insanlar hayatını yitirmekte diğer yandan ibadethanelerimize ve derneklerimize saldırılar devam etmektedir." diye konuştu.
Gündem dışı konuşmaların ardından partilerin grup başkanvekilleri yerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, kırmızı ete gelen zamların önüne geçilemediğini, ne üreticinin ne de tüketicinin mutlu olduğunu, bunun için de tarım girdi maliyetlerinin düşmesi gerektiğini belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, 29 Ekim'de Cumhuriyetin 98. yıl dönümünün kutlanacağını hatırlatarak, Cumhuriyeti kuranları rahmet ve minnetle andı.
Akçay, Türkmenistan'ın bağımsızlığını kazanmasının 30. yılı olduğunu da anımsatarak, Türkiye ile Türkmenistan'ın kardeş ve dost ülkeler olduğunu vurguladı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Türkiye'de bölgesel eşitsizliğin olduğunu iddia ederek, TÜİK verilerine göre en yoksul illerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki iller olduğunu kaydetti.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, bölücü ifadeler kullanıldığını söyleyerek, "Bizim esas aidiyetimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. 'Romanlara, Kürtlere şöyle yapılıyor, işsizler' deniyor. Türkiye'deki genel işsizlik oranı Eylül 2021 itibariyle yüzde 13'tür. Bunun içinde herkes var. Kürtlerin veya Romanların tamamını işsiz olarak tanımlamak ayrımcılıktır, bölücülüktür. Bu tür ifadeler, Türk vatandaşlığının ne demek olduğunu anlayamamaktır." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise "Türkiye'de bazı gruplar 'biz hakkettiğimiz gibi barınamıyoruz' diyor. Bir grup, bunu diyorsa Meclis'in yapması gereken, bunu reddetmek değil, ciddiye almaktır. Reddedenler sorunu çözemezler." değerlendirmesinde bulundu.
Genel Kurulda, siyasi parti gruplarının önerileri ayrı ayrı ele alındı.
İlk olarak İYİ Parti'nin, "üretim ve ihracatın il özel idareleri ve belediyeler tarafından desteklenmesi için genel bütçe vergi gelirlerinden verilecek payın, tüm illere adil dağıtılmasını sağlayacak düzenlemelerin belirlenmesi ve hayata geçirilmesi" ile ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınmasına dair grup önerisi görüşüldü.
İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, Sakarya'nın genel bütçe vergi gelirlerinden yeterli payı alamadığını söyledi.
Büyükşehir belediyelerinin 2019'da merkezi bütçeden aldıkları payın ortalamasının kişi başına 535 lirayken Sakarya'nın aldığı payın 210 lira olduğunu ifade eden Dikbayır, "2020'de Türkiye ortalaması 665 lirayken Sakarya'nın payına düşen, kişi başına yalnızca 288 lira. Sakarya merkezi bütçeden her yıl daha az pay alıyor. Sakarya'nın hakkının teslim edilmesi gerekiyor." dedi.
CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, Türkiye'de yerel yönetim reformuna ihtiyaç olduğunu, genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan payların dağıtılmasında ciddi adaletsizlikler oluştuğunu öne sürdü.
AK Parti Manisa Milletvekili Uğur Aydemir, büyükşehirlerde genel bütçe vergi gelirlerinin yüzde 6'sının vergi iadeleri düşüldükten sonra belediyeye aktarıldığını söyledi. Aydemir, "Bu yüzde 6'nın yüzde 60'ı büyükşehrin kasasında kalıyor, yüzde 40'ı da büyükşehir belediyelerinde kullanılmak üzere havuza aktarılıyor. Bazı büyükşehirler azami şekilde faydalanıyor, bazı büyükşehirler de bu gelirlerden istenildiği düzeyde faydalanamıyor." değerlendirmesini yaptı.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra HDP'nin, "fahiş fiyatların tüm yönleriyle ele alınması ve kalıcı çözümler üretilmesi" ile ilgili grup önerisi ele alındı.
HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, "Benzin artışlarına yetişemiyoruz. Bu, yalnızca benzinle alakalı değil, kiralar tavan yapmış durumda." dedi.
Gıda fiyatlarındaki enflasyonun yüzde 30'u bulduğunu, halkın alım gücünün dibe vurduğunu savunan Piroğlu, "Fiyatlar bütün ülkelerde yükselebilir ama bizim sorunumuz şu, yüksek fiyatlı ürünleri işçiler alamıyor." ifadesini kullandı.
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, vatandaşın gündeminin hayat pahalılığı, gıda fiyatları ve yoksulluk olduğunu öne sürdü. Asıl meselenin, fiyat artışlarına rağmen gelirin sabit kalması olduğunu belirten Örs, asgari ücretin zamlarla eridiğini, elektrik, doğalgaz, kömür ve gıda ürünlerine yapılan zamların dar gelirli vatandaşların hayatını zorlaştırdığını dile getirdi.
CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, Türkiye'nin gerçek gündeminin, fahiş fiyatlar olduğunu ifade ederek, "Vatandaş pazarda geçen yıl 100 liraya doldurduğu filesini şimdi 200 liraya dolduramıyor." dedi. Gaytancıoğlu, kiraların yüzde 100'e yakın arttığını, vatandaşın kiralık ev bulmadığını savundu.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, pandemi sürecinin, üretimden lojistiğe birçok sektörde ekonomiyi etkilendiğini belirtti.
Fahiş fiyat ve benzer konularda mücadelenin önemini dile getiren Erdoğan, "Özellikle 5 zincir marketle ilgili Rekabet Kurumu çalışmalarını tamamlamak üzere, bu hafta bir açıklama yapacaklar. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığına, Ticaret Bakanlığına bağlı binlerce çalışma var. Bununla beraber yapısal çalışmalarda da adımlar atılıyor." diye konuştu.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP'nin, "sağlık emekçilerine dayatılan insanlık dışı çalışma koşullarının araştırılması" ile ilgili grup önerisi üzerinde konuşan CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, "Bir doktoru ayda 350 saat çalıştırıyorsunuz ve '100 hastadan fazla muayene etmek zorundasın.' diyorsunuz. Onun için doktorlarımız, hemşirelerimiz, diğer sağlık çalışanlarımız büyük bir problemle karşı karşıyalar." dedi.
İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, asistan doktorlara insanüstü iş yüklendiğini iddia etti. Kabukcuoğlu, kanuna göre çalışma süresinin haftada 45 saat olması gerekirken bu sürenin asistan doktorlar için 100 saat, uzman doktorlar için ise 45 saatten daha da fazla olduğunu ifade etti.
AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin, CHP'nin, grup önerisini gördüğünde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürü olduğu dönemlerin aklına geldiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürü olduğu dönemin Türkiye'sinde gece yarılarında hastane kapılarında sıra numarası kuyruğuna giren vatandaşlar olduğunu anlatan Esgin, şunları kaydetti:
"Eski Türkiye'de hastaneye şifa için gelen ama hasta olarak evlerine geri dönen vatandaşlarımız, hastanede rehin kalan hastalar vardı. Eski Türkiye'yi biz yaşadık, siz neredeydiniz? Eski Türkiye'yi siz yaşamadınız mı? O dönemde farklı meslek grupları için farklı hastanelerin olduğu ama hiçbirinin ihtiyacı karşılamadığı eski Türkiye manzaraları vardı. İşte bu kötü manzaraya son veren iktidarın adıdır AK Parti iktidarı. AK Parti ile sağlıkta dönüşüm programı kapsamında gelişmiş ülkelerin 30 yılda ulaştıkları düzeye biz tam 10 yılda ulaştık. Kamu hastanelerini tek çatı altında birleştirdik. 37 milyon SSK'lının kamu hastanelerinden hizmet almasının önünü açtık. Tüm vatandaşlarımızın tüm hastanelerden eşit yararlanmasını sağladık ve genel sağlık sigortasını bütün insanlarımızın hizmetine sunduk. Sağlıkta memnuniyet oranlarını yüzde 30'lardan yüzde 70'lere çıkaran iktidar, bu iktidar. Bu başarı hikayesini halkımızdan, milletimizden aldığımız ilhamla ve destekle başardık. Bu salgın döneminde 17 şehir hastanesini açtık. 20 bin yatak kapasitesini insanımızın hizmetine sunduk. Siz ne yaptınız? Kovid döneminde ağzınızda maskelerle şehir hastanelerini tartışmaya açtınız."
CHP'nin, "sağlık çalışanlarının çalışma koşulları" konusundaki araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de müzakerelerin ardından kabul edilmedi.
Daha sonra 2020 Yılı Kamu Denetçiliği Kurumu Raporu Hakkında Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu'nun görüşmelerine geçildi.
İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik, KDK'nin, kamu kurum ve kuruluşlarıyla sorun yaşayan vatandaşların sıkıntılarını çözmek için önemli bir konuma sahip olsa da zaman zaman bağımsız karar almakta zorlandığı savundu.
KDK'nin tavsiye kararlarının, idarelerce 2020 yılı itibarıyla yüzde 76,5 düzeyinde olumlu bulunarak gereğinin yerine getirilmesinin sevindirici olduğunu dile getiren Çelik, Kurumun genellikle iyi yönetim ilkelerine uymada idarenin gerekli bir vasıtası olduğunu belirtti.
KDK organlarının seçiminin, kurumun bağımsız karakteriyle mütenasip görünmediğini ifade eden Çelik, "Yeni bir adil seçim sisteminin benimsenmesi ombudsmanlık kurumuna uygun düşecektir. İYİ Parti olarak KDK'nin, her türlü etkiden uzak, bütünüyle adalete, hukuka mahsus, mevzuatına ve genel ahlaka uygun faaliyette bulunmasından yanayız." diye konuştu.
İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş da hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, kamu denetçilerine görevleriyle ilgili emir ve talimat veremeyeceğini, tavsiye ile telkinde bulunamayacağını söyledi.
Bazı kurumların KDK'nin kararlarını tanımadığının görüldüğünü belirten Yokuş, "KDK'nin tavsiye kararları, idarenin isterse uyacağı, isterse uymayacağı kararlar niteliğinde değildir, bunlar yapılamayacak, uygulanamayacak tavsiyeler de değildir. Bu kurumların keyfiyetini kabul etmemiz mümkün değil." dedi.
MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, koronavirüs salgınının ortaya çıkmasıyla KDK'ye başvurularda ciddi bir artışın meydana geldiğini dile getirdi.
KDK'ye gelen şikayet başvurusunun 20 bin 968 iken bu rakamın 2020'de 90 bin 209 olduğunu anımsatan Taytak, şikayet başvurusunda geçen yıla göre yüzde 330,22'lik artış yaşandığını belirtti.
"KDK, gelen şikayetlerin mümkün olduğunca hızlı ve etkin şekilde sonuçlandırılmasını sağlayarak adalete hızlı erişim sağladı" diyen Taytak, mahkemelerin iş yükünün azaltıldığını, karar ve faaliyetler sonucunda ise yüz binlerce davanın açılmasının önüne geçildiğini kaydetti.
HDP Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan, KDK'nin, tek bir yurttaşın bile bir sorununu çözebiliyorsa bunun anlamlı olduğunu dile getirerek, "Çoklu demokrasinin felç olduğu, adaletin artık neredeyse hiçbir yerde kırıntısının bile kalmadığı bir ortamda ne yazık ki bunlar denizde yalnızca bir damla." ifadesini kullandı.
HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, KDK'nin katılımcı, şeffaf, tarafsız ve düzenleyici bir tutum almasının bütün yurttaşlar ile kurumlar için önemli olduğunu vurguladı. Kaçmaz, "KDK'nin, Anayasa'nın esnetilebilir, delinebilir bir forma kavuşturulduğu bu dönemde üzerine düşeni yapmasının toplumsal açıdan büyük değişimler sağlayacağı, daha demokratik ve eşit bir toplum tahayyülüne ulaşmanın mümkün olabileceği umudunu diri tutmak isteriz." dedi.
CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, bütün kurumlar gibi KDK'nin gücünün zayıflatıldığını öne sürdü. KDK'nin, tam bağımsız olması gerektiğine değinen Hakverdi, gelinen noktada ne kadar haklı olduklarının anlaşıldığını söyledi.
KDK'nin, devlet sırlarını dahi isteyebildiğini, verilmemesi durumunda yerinde inceleme yapabildiğini belirten Hakverdi, şunları kaydetti:
"Başdenetçi Şeref Malkoç ve denetçileri bizzat siyasetin göbeğinden, yalnızca AK Parti'den çıkmışlar. Şahıslara hiçbir sözüm yoktur. Siyasetin bu kadar göbeğinden gelmiş insanlar, bağımsız ve tarafsız, devletin, Anayasa'nın böyle sayılı kurumlarından birinin başında duruyorlar. Arkadaşlar 'akbudsman' diyor. İyi insan olabilirler ama şu konumda adaletli olmak bambaşka bir şey. Eleştirilerimizin amacı, kişileri hedef almak değil ama biz kurumun daha güçlü, bağımsız ve etkin olması için başından beri haklı şerhlerimizi düşmüşüz. Halen bu şerhlerimizin arkasındayız ve KDK'yi destekliyoruz."
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, 2020'de KDK'ye gelen şikayet başvurularının neredeyse tamamının sonuçlandırıldığını belirtti.
Asıl irdelenmesi gerekenin, KDK'nin hangi usul ve esaslar çerçevesinde karar verdiği olduğunu vurgulayan Elitaş, şunları söyledi:
"KDK, aldığı kararlarda hakkaniyetli davranmış mı, kişi haklarını gözetmiş mi, kamu vicdanını yaralamış mı? Bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Ama Sayın Başkan Şeref Malkoç'un, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olması veya bir siyasi partide milletvekilliği yapması, Fatma Benli'nin, AK Parti Grubu'nda daha önceki dönemde milletvekili olarak görev yapması... O arkadaşımızın aldığı kararları incelemek gerekir. Onları seçen kim? TBMM müşterek komisyonu ve TBMM Genel Kurulu. Burada 'O milletvekillerini niye seçtiniz, bunları niye seçmediniz? Daha az AK Parti'li yok muydu?' diye ifade etmek, sistemin ve kanunun ruhuna, anlayışına, içeriğine aykırı bir davranıştır. Bu arkadaşlarımızı kimliklerinden dolayı töhmet altında bırakarak, yaptıkları işi siyasi bir davranış gibi göstermek doğru değil."
KDK 2020 Raporu'nun görüşülmesinden sonra Meclis Başkanvekili Celal Adan, alınan karar gereği 2 Kasım Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.
