2026-01-21 - 13:48
YENİ YOL PARTİSİ TBMM GRUP TOPLANTISI
DEVA, Gelecek ve Saadet partilerinin kurduğu Yeni Yol Partisinin TBMM Grup Toplantısı gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangının 1. yılında hayatını kaybeden 78 kişiyi rahmetle andı, yakınlarına başsağlığı diledi.

Adalet sistemi üzerine eleştirilerini dile getiren Arıkan, adaletin olmadığı yerde toplumsal barışın da olmayacağını kaydetti.

Arıkan, İstanbul'da çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan cinayetine değinerek, "Ahmet Minguzzi'nin acısı hala yüreklerimizde taptaze duruyor. Şimdi de Atlas evladımızın acısı yüreklerimize düştü. Her iki evladımızın ailesine de sabırlar diliyorum. Bir düşünür 'adaletsiz bir ülke, mezbahadan başka bir şey değildir' der. Sosyal cinnetin de sosyal rezaletlerin de ekonomik krizin de nedeni işte bu adaletsizliktir." diye konuştu.

Suriye'de yaşanan gelişmeleri dikkatle takip ettiklerini belirten Arıkan, Suriye'nin toparlanmasına ve toprak bütünlüğünün tesisine yönelik her adımı olumlu karşılarken, çatışmaları körükleyen ve yeni yaralar açılmasına sebep olacak her hamleyi endişeyle takip ettiklerini aktardı.

Arıkan, Suriye'de Suriyeliler arasındaki tüm meselelerin zor yoluyla değil, müzakereyle çözüleceğine inandıklarını kaydetti.

Suriye'deki her gelişmenin hem Türkiye'ye hem de bölgeye etkisinin yadsınamayacağını vurgulayan Arıkan, "Şam'ın, İdlib'in, Halep'in, Kobani'nin, Kamışlı'nın huzuru, Ankara'nın, İstanbul'un, Hatay'ın, Gaziantep'in, Diyarbakır'ın huzurudur. Bizim ülkemize düşen de silahların susması, çatışmaların durması, müzakerelerin devam etmesi için çalışmak, tüm Suriyelilerin rızasını gözeten yönetime ve Suriye'yi yeniden inşa edecek sürece destek olmaktır." ifadelerini kullandı.

Böyle bir sürecin yaşandığı bir dönemde Türkiye'de, iktidarın Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nu daha sıkı çalıştırmayı düşünmesi gerektiğini belirten Arıkan, tüm mağduriyetleri giderecek, toplumsal bağları güçlendirecek samimi adımların hızlı bir şekilde atılmasını istedi.

Arıkan, "Biz, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun seçim ve koltuk hesabıyla değil, adalet ve barış niyetiyle doğru bir şekilde çalıştırılmasının sadece ülkemizde değil, tüm bölgede barış ve kardeşlik iklimi tesis edeceğine inanıyoruz." dedi.

En düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren kanun teklifinin görüşmelerine değinen Arıkan, teklifin 20 bin lira olmasını kabul etmediklerini kaydederek, "Bizim teklifimiz net, en düşük emekli aylığı en azından asgari ücret seviyesine yükseltilmelidir. Bununla da yetinilmemeli, prim ödemelerine göre kademeli bir oranlama ile tüm emeklilerin maaşları artırılmalıdır." diye konuştu.

Arıkan, sanal bahis ve kumar konusunun son günlerde ülkenin gündeminde olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konu hakkındaki "Oyunlaştırma stratejisi dolayısıyla neredeyse her telefon maalesef bir çeşit kumarhane haline geldi" ifadesini anımsatan Arıkan, "Doğru, tüm telefonlar kumarhane gibi olmuş fakat Sayın Cumhurbaşkanı'nın bilmediği bir şey var, kamu bankaları da bu kumarhanelerin kasası olmuş vaziyette." dedi.

Bu bankaların mobil uygulamalarının hepsinde "Şans Oyunları" işlemleri olduğunu anlatan Arıkan, uygulamalar üzerinden kredi çekip şans oyunu işlemi yapılabildiğini söyledi.

Arıkan, konu hakkında hükümete çağrıda bulunarak, "Eğer sanal bahisle, kumarla, şans oyunlarıyla mücadelede samimiyseniz, gerçekten sizin tabirinizle gençlerimizi, ailelerimizi, ülkemizi bu toplumsal beladan kurtarmak istiyorsanız, buradan size çağrıda bulunuyoruz. Bu gece, tek bir kararname yayınlayın, bu rezalete son verin. Kamu bankaları dahil, bankalar üzerinden bahis, kumar, şans oyunlarına para aktarılmasına son verin." dedi.

Gazze'de ateşkes antlaşmasından bugüne yüzlerce çocuğun İsrail tarafından katledildiğini belirten Arıkan, hava saldırılarının devam ettiğini ve insani yardım koridorlarının İsrail'in kontrolünde kaldığını söyledi.

Arıkan, Gazze'deki geçiş sürecini yönetecek "Barış Kurulu"nu eleştirerek, kurulu "Gazze'yi İsrail'e peşkeş çekme kurulu" olarak nitelendirdi.