2016-05-17 - 15:52
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, dokunulmazlıklarla ilgili anayasa değişikliği teklifinin 1. maddesi 350 oyla, 2. maddesi 357 oyla kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı görevlendirmelerin Anayasa'ya, milletin iradesine ve hukuka uygun olduğunu belirterek, "Başbakan için, 'iş akdi kaldırılmıştır' demek, son derece yanlıştır." dedi.
HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, 1864 Çerkes sürgününün yıl dönümü nedeniyle yaptığı gündemdışı konuşmada, Osmanlı döneminde bir milyonun üzerinde Çerkes'in gemilere bindirilerek sürgüne gönderildiğini, 500 bininin de yollarda hastalıklardan ve başka nedenlerden öldüğünü söyledi.
Bilgen, "Çerkeslerin bu yaşadığı soykırımdır, bu yer değiştirme değildir." dedi.
CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, Müzeler Haftası ve Çorum müzeleri hakkındaki konuşmasında, gündem bu kadar yoğunken "Müzeler Haftası nereden çıktı?" diye sorulabileceğini belirterek, "Bakanlık da böyle düşünmüş olacak ki kutlamalarda bu haftayı geçiştirecek." diye konuştu.
Müzelerin toplumun hafızası olduğunu ifade eden Köse, nüfusu 318 milyon olan ABD'de maçlar da dahil bütün eğlence yerlerini 2011 yılında 485 milyon kişi ziyaret etmişken, müzeleri nüfusunun üç katı olan 850 milyon kişinin gezdiğini söyledi.
CHP'li Köse, nüfusu 80 milyon olan Türkiye'de ise 2015 yılında müzeleri 28 milyon kişinin ziyaret ettiğini bildirdi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Köse'nin, "Cumhurbaşkanı, Başbakanın iş akdini feshetti" sözlerine yanıt verdi.
Milletin oyları ile Cumhurbaşkanlığı makamına seçilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı görevlendirmelerin Anayasa'ya, milletin iradesine ve hukuka uygun olduğunu vurgulayan Bostancı, "Sayın Başbakanın görevlendirilmesi de 1 Kasım seçimlerinin neticesidir. Sayın Başbakan için, 'iş akdi kaldırılmıştır' demek, son derece yanlıştır. AK PARTİ'nin bu milletle akdi vardır; bu da iş değil hizmet aktidir ve bunu da sürdürecektir." ifadesini kullandı.
Tekrar kürsüye gelen Tufan Köse, hizmet akdi ile iş akdinin aynı olduğunu belirtti.
"Dünyanın, Allah'ın bildiğini kuldan saklamaya gerek yok. Cumhurbaşkanı, Başbakanı bir şekilde görevden almıştır, ben buna 'iş akdi feshedilmiştir' diyorum, siz başka bir şey diyebilirsiniz. Ben bunu küçük düşürmek için söylemedim ama Türk demokrasisi bundan yara aldı." değerlendirmesini yaptı.
AK PARTİ Çankırı Milletvekili Hüseyin Filiz ise yaptığı gündemdışı konuşmada, Çankırı iline yapılan yatırımları anlattı.
TBMM Genel Kurulu'nda, HDP ve CHP, grup önerilerini geri çekti.
TBMM Genel Kurulu'nda, gündemdışı konuşmaların ardından grup önerilerine geçildi.
Birleşimi yöneten Başkanvekili Ahmet Aydın, HDP'nin grup önerisini çektiğini belirtti.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, muhalefeti tasfiye etmeyi amaçlayan dokunulmazlıklarla ilgili Anayasa değişikliği teklifinin görüşüleceği bir günde normal denetim mekanizmalarının işlediği görünümü verilmesinin doğru olmadığını belirterek, "Bu nedenle grup önerimizi geri çektik." dedi.
CHP de grup önerisini geri çekti.
AK PARTİ'nin, TBMM Genel Kurulu'nun gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisine geçildi.
Grup önerisinin okunmasının ardından Aydın, birleşime ara verdi.
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun, faili meçhul cinayetlerde zaman aşımının işlememesi için TCK'da değişiklik içeren yasa teklifinin doğrudan gündeme alınması, TBMM Genel Kurulunda kabul edilmedi.
Tanrıkulu, doğrudan gündeme alınma önergesi üzerinde yaptığı konuşmada, 1990'lı yıllarda işlenen faili meçhullerle ilgili açılan davaların çoğunun cezasızlıkla sonuçlandığını söyledi. Tanrıkulu, "Tahir Elçi cinayeti, 6 ay gibi jet hızıyla faili meçhul hale getirildi. Tahir'in ömrü faili meçhullere karşı savaşlarla geçmişti. Bu ona yapılacak en büyük haksızlıktı." dedi.
Cumartesi annelerinin bugün Adalet Bakanlığı önünde olduklarını belirten Tanrıkulu, kendilerinin Bakanlık önüne asmak istedikleri ancak izin verilmeyen Berfu Kırbayır adına yazılmış bir mektubu okudu.
Tanrıkulu'nun, faili meçhul cinayetler ve kayıplarda zaman aşımının işlememesi için TCK'da değişiklik öngören, İçtüzük'te belirtilen sürelerde komisyonda görüşülmeyen yasa teklifinin doğrudan gündeme alınması önergesi kabul edilmedi.
AK PARTİ'nin, Meclisin çalışma günleri, saatleri ve gündemine ilişkin grup önerisi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Genel Kurul'da, CHP ve HDP'nin grup önerilerini çekmesinin ardından, AK PARTİ'nin önerisi görüşüldü.
Önerinin görüşmelerine geçmeden önce söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, AK PARTİ İstanbul Milletvekili Metin Külünk'ün, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik hakaret içeren bir konuşma yaptığını belirterek, herkesin hakaretten ve sataşmadan ari dil kullanması gerektiğini ifade etti.
Gök, "Hakareti aşan ifadeleri kabul etmemiz mümkün değil. Külünk'ün ifadelerini kendisine aynen iade ediyorum ve özür dilemeye davet ediyorum. Mecliste temiz dil kullanılacaksa, iktidar milletvekilleri bundan ari değildir." dedi.
Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın, her milletvekilinin insani, vicdani ve İçtüzük uyarınca temiz dil kullanma zorunluluğu olduğunu anımsatarak, iktidar, muhalefet ayrımı yapmadan tüm milletvekilerinin, kullandığı sözleri ve bunların ne manaya geleceğini düşenecek durumda olduğunu kaydetti.
Aydın, "En sert şekilde eleştirelim ama tahkir etmeyelim. İnce eleştiriler çok daha makbuldür." diye konuştu.
Ahmet Aydın'ın, AK Parti grup önerisinin görüşmelerine geçmesine CHP'liler tepki gösterdi. Gök, Aydın?ın yanına giderek kendisiyle bir süre konuştu. Aydın'ın grup önerisi üzerinde konuşmacıları kürsüye davet etmesi üzerine Gök, itirazını sürdürdü.
Bunun üzerine Aydın, CHP'den de bazı milletvekillerinin ifadelerinin kayıtlara geçtiğini belirterek, hakaret içeren her türlü ifadeyi kınadıklarını kaydetti.
Aydın, "Bundan sonraki süreçte ne olursunuz kullanacağımız dili, varacağımız sonucu düşünerek hareket edelim. Tüm milletvekillerini temiz dil kullanmaya davet ediyorum." dedi.
CHP'li Gök, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, siyasette nezaket, yazılı olmayan etik kurallar, verilen sözlerin ve partilerin ilişkilerinin önemli olduğunu belirtti.
Gök, son olarak Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Şanlıurfaya şeref madalyası sözü verdiğini hatırlatarak, İçtüzüğü zorlayarak maddenin torba tasarıdan çıkarılarak, ayrı bir düzenleme olarak geçirildiğini bildirdi.
Antalya'da yapacakları kamp için bir ay önce AK Parti'li yöneticilerle konuştuklarını aktaran Levent Gök, kendilerine "20 Mayıs?ta getirmeyi düşündüğünüz tasarı veya teklif var mı?" diye sorduklarını, bunun üzerine kamp tarihini belirlediklerini anlattı.
Kamp hazırlıkları biterken AK Parti'nin Meclis'in 20 ve 21 Mayıs?ta çalışma getirdiğini belirten Gök, " Verilen sözler, siyasi nezaket ne olacak? Bundan büyük kırgınlık ve üzüntü duydum. Biz CHP olarak yasaların geçmesinde her türlü kolaylığı göstermişken, bunun bize yapılmasını etik dışı davranış görüyoruz. Size kırgınız, bu kararı alırsanız.... 2. turu gelecek haftaya bırakmak mümkündü. Siyaseti nezakete ve verilen sözlere oturtmak durumundayız. Bu tablo, demokrasi ve parlamento geleneği açısından kabul edilemez. Birgün sizin de başınıza gelebilir. Biz kendi başımıza belirlemedik tarihi. Bundan sonra artık akan su eski su değildir." diye konuştu.
Aydın, birleşime ara verirken, grup başkanvekillerini yanına çağırdı. Aradan sonra söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, tüm milletvekillerinin daha saygın dil kullanmasını ve topluma örnek olmasını istediklerini, haddini aşan ifadelerin düzeltilmesini istediklerini belirterek, Meclisin itibarını korumaya özen gösterilmesi gereğini vurguladı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, AK PARTİ önerisinin lehinde oy kullanacaklarını kaydederek, şunları söyledi:
"Ülkemizde çok önemli sorunlar var. Büyük gayret ve iyi niyetle TBMM'nin işlerliğini sağlamaya çalışıyoruz. Türkiye'nin gündeminde sanal tartışmalar yapılıyor. Türkiye'nin rejim, sistem sorunu yoktur. Öncelikle iktidarın, ülkeyi yönetenlerin bilmesi gereken budur. Mevcut sistemin kural ve hukukunun iyi işletilememesi söz konusudur. Hükümet krizi bile çıkarıldı. Bu, ülkeyi kötü yönetmenin neticesidir. Sorun şahsi, keyfi yönetim anlayışı sonucudur. Yönetemeyenler kabahati kendinde arayacaklarına, suçu başkalarına ve sisteme yüklüyor."
Konuşmaların ardından AK PARTİ Grup önerisi kabul edildi.
Buna göre, bazı tasarı ve teklifler gündemin ön sıralarına çekildi. Dokunulmazlıklarla ilgili anayasa değişikliği teklifinin görüşmeleri ve 1. tur oylaması bugün, 2. tur oylama ise 20 Mayıs Cuma günü yapılacak.
Meclis, haftalık çalışma günlerinin dışında 20 Mayıs Cuma ve 21 Mayıs Cumartesi günü de toplanacak.
Meclis, 20 Mayıs Cuma günü saat 10.00'de toplanacak ve 2. tur oylamanın bitimine kadar çalışacak.
MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak, "Dokunulmazlık hiçbir zaman terör örgütü savunuculuğuna kalkan olarak kullanılamaz." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, hakkında dosya bulunan milletvekillerinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasını öngören anayasa değişikliği teklifinin geneli üzerindeki görüşmeler devam ediyor.
Teklif üzerinde söz alan Parsak, dokunulmazlığın hiçbir zaman terör örgütü savunuculuğuna kalkan olarak kullanılamayacağını ifade etti. Parsak, partisinin, terörün meşrulaştırılmasında ya da propaganda malzemesi yapılması noktasında kullanılmasını asla kabul etmeyeceğini bildirdi.
Mehmet Parsak, şöyle devam etti:
"Hangi konuda olursa olsun, hangi yöntemleri kullanırsa kullansın, nereden besleniyorsa beslensin, terörün başı görüldüğü yerde ezilmelidir. İktidarın çözüm adı altında yürüttüğü ihanet sürecinin bir sonucu olarak şehirlerimize, ilçelerimize, üniversitelerimize yerleşen terörün başı Sur'da, Cizre'de, Nusaybin'de, Dargeçit'te ezildi. Hacettepe'de, Boğaziçi'nde, Dil Tarih'te ezildi, eziliyor ve ezilmeye devam edecek."
Parsak, dokunulmazlıklara ilişkin teklifi desteklediklerini söyledi. Ancak bu hassas konunun anayasaya eklenecek geçici bir madde ile çözülmeye çalışılmasının önemli sakıncaları olduğunu vurgulayan Parsak, teklifin bu şekilde yasalaşmasının ardından gelecek terör suçlarına ilişkin dokunulmazlık dosyalarının Meclisin raflarında tozlanacağını savundu.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise teklifin, "halk iradesini tasfiye ve Meclisi feshetme" olduğunu ileri sürdü. Türkiye siyasi tarihinin en önemli oturumlarından birinin gerçekleştirildiğini vurgulayan Baluken, kendileri açısından, görüşülen teklifin anayasaya ve içtüzüğe aykırılığının net olduğunu belirtti.
Teklifin demokrasiye karşı "darbe" olduğunu iddia eden Baluken, şunları ifade etti:
"HDP'nin parlamentodan ve demokratik siyasetten tasfiyesi ile birlikte tüm muhalefetin tasfiyesi ile sonuçlanacak olan bir sürecin işletilmek istendiğini görmek zor olmasa gerek. CHP başta olmak üzere bütün muhalefete bu tarihi günde seslenmek isteriz. Tarih diktatörlüğe yürüyen tüm siyasi aktörler için felaket tohumlarını sadece bir bölgeye değil ülkenin dört bir köşesine savuran sayısız pratikleriyle doludur. Bugün saray darbesinin Meclise uzanması sadece HDP ile sınırlı kalmayacaktır.
Gelişmeler saray darbesinin, bütün partilerin içine uzandığını ve daha fazla derinleşeceğini zaten göstermeye başlamıştır. CHP'nin tarihsel bir kırılma yaratacak bu saray darbesine vereceği cevap, halklarımızın ve ülkemizin demokratik geleceğini doğrudan etkileyecek, tarih önünde parlamenter demokrasinin saray bahçesine gömülüp gömülmeyeceğini açık bir şekilde not düşecektir. CHP'nin anayasaya aykırı gördüğü bir teklife onay vermesi, kendi misyonunu inkar etmesi anlamına gelecektir."
Baluken, gelinen noktada devletin hakem olma vasfını yitirdiğini, adaletin tamamen siyasal bir hal aldığını ve toplumun yargıya olan güveninin sarsıldığını ileri sürdü. Baluken, "Böylesi bir yargı ve adalet ortamında Meclise yapılacak olan bu darbe ile ortaya çıkacak olan şey, adaletsizlik ortamının toplumsal ve siyasal yaşamın bütün hücrelerine nüfuz etmesidir. Bu darbe tasarısına hayır diyeceğiz." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, dokunulmazlıklarla ilgili anayasa değişikliği teklifinin geneli üzerinde görüşmeler tamamlandı.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, milletvekillerinin, teklifin geneli üzerindeki sorularını yanıtladı.
Teklifin geneli üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerine geçilmesi için gizli oylamaya geçildi.
Bozdağ'ın soruları yanıtlaması sırasında Genel Kurula gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bakanlar Kurulu yerine AK PARTİ sıralarına oturdu. Bakanlar ve AK PARTİ milletvekilleri Davutoğlu'nu ayakta alkışladı. Bu sırada Bakanlar Kurulu sıralarında oturan bazı bakanlar da AK PARTİ sıralarına geçti.
Oylama öncesinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Genel Kurula geldi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan, CHP'ye, "Bir yanlış daha yapmayın. Siz 'evet' derseniz dokunulmazlık kalkar, 'hayır' derseniz kalkmaz. Tarihi vebal üzerinizde." diye seslendi.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, hakkında dosya bulunan milletvekillerinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasını öngören anayasa değişikliği teklifinin tümü üzerinde konuşan CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, dokunulmazlıkların çok sık siyaset ve Meclis gündemine tartışılmak üzere getirilip, çekildiği bir süreci yaşadıklarını bildirdi.
Dokunulmazlığın, milletvekilinin suç işleme özgürlüğü, ayrıcalığı ve hakkını güvence altına alan bir kurum olmadığını belirten Tezcan, "Dokunulmazlık, milletvekilinin siyaset yapma hakkını güvence altına alan, milletvekilinin iktidar baskısı ve iktidara tabi kurumların baskısına bağlı olmadan özgürce siyaset yapabilmesini sağlamak üzere getirilmiş kurumlardır." ifadesini kullandı.
Tezcan, dokunulmazlığın, özellikle son 10-15 yılda yolsuzluk ve hırsızlık yapmanın, soruşturmadan kaçmanın, devleti soymanın zırhı olarak kullanıldığını öne sürerek, "Hangi suç olursa olsun, ister teröre yardım ve yataklık, ister terör örgütüne destek verme isterse rüşvet, ihtilas, zimmet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma... Ne olursa olsun, milletvekilliği sıfatı bu suçların korunacağı bir zırh değildir." dedi.
CHP olarak başından bu yana dokunulmazlıklar konusunda ilkeli bir tutum içerisinde olduklarını ve bunu parti programına da net olarak yazdıklarını vurgulayan Tezcan, şöyle devam etti:
"Biz öncelikle Anayasa'nın 83. maddesinde kalıcı bir değişiklik önerdik. Bu değişiklikle milletvekilinin ömür boyu sorumsuzluğunu düzenleyen yasama sorumsuzluğunun sadece TBMM içindeki söz, oy ve davranışlarıyla sınırlanmayıp, Meclis dışındaki sözleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekir. Biz 'siyaset yapma hakkını koruyalım, kürsü dokunulmazlığının alanını açalım' diyoruz ama iktidar, buna yanaşmıyor. Ama öbür taraftan dört bakanın yolsuzluğu söz konusu olunca, dokunulmazlık zırhı kullanılıyor, parmaklar onları aklamak üzere hep beraber kalkıyor. Böyle olmaz.
Yüz kızartıcı suçlarda, 'gelin, yargılama serbest olsun, tutuklama konusunu Meclise soralım, niye milletvekilliği bu suçların yargılanmasında engel olsun, yargılama Yargıtayda yapılsın' dedik; buna da yanaşılmadı. Peki, nedir istenen? İstenen şey, geçici maddeyle bu konunun görüşülmesi. Anayasanın kalıcı maddesini değiştirmekle, geçici maddeyle düzenleme yapma arasında hiçbir fark yok. Aynı mesaiye, oylamaya, zahmete tabi. Peki, aynı işi yaparak, aynı mesaiyle bir sorunu kalıcı olarak çözmek varken, niye ısrarla aynı mesaiyle sorunu geçici maddeyle erteleme ihtiyacı duyuyorsunuz? Niyet, 83. maddeyi esaslı değiştirmek ve sorunu kökten çözmek değil. Niyet, dokunulmazlık meselesini konjonktürel olarak alıp şantaj ve tehdit malzemesi olarak kullanmak."
Bülent Tezcan, dört bakanın bakanlık döneminin bittiğini ancak sorgulanamadıklarını belirterek, "24. Dönemde milletvekili arkadaşımız Ali Özgündüz, o soruşturmalar nedeniyle çok çalıştı, şimdi bu konuşmaları nedeniyle yargılanıyor. Yani, yolsuzluğu yapan serbest, yolsuzluğu kovalayan yargılanacak." ifadesini kullandı.
Çözüm sürecinde terör örgütü ile pazarlık yapıldığını savunan Tezcan, şunları kaydetti:
"(Ver başkanlığı al özerkliği) pazarlığı yapıldı. Sur, Silopi ve Cizre'de iki aydır sökülemeyen hendeklerin vebali, orada akan kanın vebali bu hükümetin üzerindedir. Bu yüzden bu teklifi, terörle mücadele meselesi gibi anlatmaya çalışmayın. Verdiğimiz şehitlerin vebalini bu tasarı kaldırmaz."
Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, terörle mücadelenin tarihinin eski olduğunu ifade ederek, CHP'ye, "1984'ten beri kan dökülüyor. Bu kanı dindirmek için sizin görüşününüz nedir?" sorusunu yöneltti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan, bugün tarihi bir oturuma şahitlik edildiğini vurgulayarak, "Bu konuda bugüne kadar çok konuşuldu. Er mi yaman, bey mi yaman, bunu görelim dedik." ifadesini kullandı.
Dokunulmazlıkları AK PARTİ'nin icat etmediğini ve anayasaya eklemediğini, eski Roma'da olan bir ifade olduğunu vurgulayan Turan, bugün burada olanın, kürsüden kaynaklı bir dokunulmazlık tartışması olmadığını bildirdi.
Turan, son dönemdeki terör faaliyetlerinin toplum vicdanında yara açtığına değinerek, kendisi hakkında da dokunulmazlık fezlekesi olduğunu, ancak buna rağmen evet oyu kullanacağını belirtti. Turan, milletin kendilerinden, terörden dosyası olanların dokunulmazlığının kaldırılmasını istediğini, 'nasıl olur da Apo'nun marşını Meclisin koridorunda söyletirsiniz" dediğini anlattı.
Birkaç önce, bugün dokunulmazlığa 'hayır' diyen partinin saz çalan genel başkanının, "Tüm milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırılsın" çağrısı yaptığını kaydeden Turan, "80 milletvekili ile Meclis Başkanı'na gitti, bu yönde dilekçe verdi. AK PARTİ, 'kaldırıyoruz' deyince de aynı eş başkan, 'intikam, öç alma girişimi' dedi. Peki ne oldu aradan geçen sürede?" sorusunu yöneltti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Turan, HDP'lilere yönelik, "Hiç korkmaya ve darılmaya gerek yok, 80 tane vekiliniz imza verdi, yargılanacaksınız." ifadesini kullandı. Bülent Turan, HDP'li bir milletvekilinin aracının bagajında bomba ele geçirildiğini, başka bir HDP'li milletvekilinin ise Ankara'da onlarca vatandaşı öldüren canlı bombanın taziyesine gittiğini ifade etti.
CHP'ye, "HDP'nin bu konudaki tavrını anlayabiliyorum ama sizi anlayamıyorum" diyen Turan, CHP'nin dokunulmazlıklar konusundaki tavrının net olmadığına dikkati çekti.
Turan, CHP'ye, "Hatıralarınızda darbeler var, bir yanlış daha yapmayın. 'Evet' derseniz ve referanduma gitmeden meseleyi çözersek, herkesin dokunulmazlığını kaldırırız ve hep beraber yolumuza devam ederiz. Siz 'evet' derseniz dokunulmazlık kalkar, 'hayır' derseniz kalkmaz. Tarihi vebal üzerinizde. Üç partinin tavrı net; evet diyen de var hayır diyen de var ama net olmayan, kafası karışan bir parti var bu da Mustafa Kemal Atatürk'ün partisine yakışmıyor." diye seslendi.
Muhalefetin sürekli olarak "dört bakan" dediğini belirten Turan, o bakanlar milletvekili olmadığı için, şu anda dokunulmazlıklarının olmadığını vurguladı.
Bülent Turan, Diyarbakır'ın Tanışık köyünde PKK'nın neden olduğu patlamada 16 kişinin hayatını kaybettiğini anımsatarak, şunları kaydetti:
"O köyde insanlar, 'PKK'nın hazırladığı 15 ton bombaya geçemezsin, patlatamazsın' dediği için öldüler. Eğer o bomba köyde patlamasaydı, Allah korusun, belki 16 kişi değil 26 kişi ölecekti. O köylüleri PKK katletti ama çıkıp bunu demediniz. Kandil'den izin almadan konuşamayan ve 'saray darbesi' diyenlere hadi oradan diyorum.
Sizin saray diye ifade ettiğiniz bizim başımızın tacı, bugüne kadar bütün görevlere hep seçilerek gelmiş. Bu ülkenin demokrasisine, yatırımına katkı sağlamış insandır. Seçimden önce saray, lüks, israf dediniz; millet sizi ciddiye bile almadı ve yüzde 52 oy verdi. 14 yıldan beri oyunu artıramayan tek parti CHP'dir."
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı görevlendirmelerin Anayasa'ya, milletin iradesine ve hukuka uygun olduğunu belirterek, "Başbakan için, 'iş akdi kaldırılmıştır' demek, son derece yanlıştır." dedi.
HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, 1864 Çerkes sürgününün yıl dönümü nedeniyle yaptığı gündemdışı konuşmada, Osmanlı döneminde bir milyonun üzerinde Çerkes'in gemilere bindirilerek sürgüne gönderildiğini, 500 bininin de yollarda hastalıklardan ve başka nedenlerden öldüğünü söyledi.
Bilgen, "Çerkeslerin bu yaşadığı soykırımdır, bu yer değiştirme değildir." dedi.
CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, Müzeler Haftası ve Çorum müzeleri hakkındaki konuşmasında, gündem bu kadar yoğunken "Müzeler Haftası nereden çıktı?" diye sorulabileceğini belirterek, "Bakanlık da böyle düşünmüş olacak ki kutlamalarda bu haftayı geçiştirecek." diye konuştu.
Müzelerin toplumun hafızası olduğunu ifade eden Köse, nüfusu 318 milyon olan ABD'de maçlar da dahil bütün eğlence yerlerini 2011 yılında 485 milyon kişi ziyaret etmişken, müzeleri nüfusunun üç katı olan 850 milyon kişinin gezdiğini söyledi.
CHP'li Köse, nüfusu 80 milyon olan Türkiye'de ise 2015 yılında müzeleri 28 milyon kişinin ziyaret ettiğini bildirdi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Köse'nin, "Cumhurbaşkanı, Başbakanın iş akdini feshetti" sözlerine yanıt verdi.
Milletin oyları ile Cumhurbaşkanlığı makamına seçilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı görevlendirmelerin Anayasa'ya, milletin iradesine ve hukuka uygun olduğunu vurgulayan Bostancı, "Sayın Başbakanın görevlendirilmesi de 1 Kasım seçimlerinin neticesidir. Sayın Başbakan için, 'iş akdi kaldırılmıştır' demek, son derece yanlıştır. AK PARTİ'nin bu milletle akdi vardır; bu da iş değil hizmet aktidir ve bunu da sürdürecektir." ifadesini kullandı.
Tekrar kürsüye gelen Tufan Köse, hizmet akdi ile iş akdinin aynı olduğunu belirtti.
"Dünyanın, Allah'ın bildiğini kuldan saklamaya gerek yok. Cumhurbaşkanı, Başbakanı bir şekilde görevden almıştır, ben buna 'iş akdi feshedilmiştir' diyorum, siz başka bir şey diyebilirsiniz. Ben bunu küçük düşürmek için söylemedim ama Türk demokrasisi bundan yara aldı." değerlendirmesini yaptı.
AK PARTİ Çankırı Milletvekili Hüseyin Filiz ise yaptığı gündemdışı konuşmada, Çankırı iline yapılan yatırımları anlattı.
TBMM Genel Kurulu'nda, HDP ve CHP, grup önerilerini geri çekti.
TBMM Genel Kurulu'nda, gündemdışı konuşmaların ardından grup önerilerine geçildi.
Birleşimi yöneten Başkanvekili Ahmet Aydın, HDP'nin grup önerisini çektiğini belirtti.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, muhalefeti tasfiye etmeyi amaçlayan dokunulmazlıklarla ilgili Anayasa değişikliği teklifinin görüşüleceği bir günde normal denetim mekanizmalarının işlediği görünümü verilmesinin doğru olmadığını belirterek, "Bu nedenle grup önerimizi geri çektik." dedi.
CHP de grup önerisini geri çekti.
AK PARTİ'nin, TBMM Genel Kurulu'nun gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisine geçildi.
Grup önerisinin okunmasının ardından Aydın, birleşime ara verdi.
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun, faili meçhul cinayetlerde zaman aşımının işlememesi için TCK'da değişiklik içeren yasa teklifinin doğrudan gündeme alınması, TBMM Genel Kurulunda kabul edilmedi.
Tanrıkulu, doğrudan gündeme alınma önergesi üzerinde yaptığı konuşmada, 1990'lı yıllarda işlenen faili meçhullerle ilgili açılan davaların çoğunun cezasızlıkla sonuçlandığını söyledi. Tanrıkulu, "Tahir Elçi cinayeti, 6 ay gibi jet hızıyla faili meçhul hale getirildi. Tahir'in ömrü faili meçhullere karşı savaşlarla geçmişti. Bu ona yapılacak en büyük haksızlıktı." dedi.
Cumartesi annelerinin bugün Adalet Bakanlığı önünde olduklarını belirten Tanrıkulu, kendilerinin Bakanlık önüne asmak istedikleri ancak izin verilmeyen Berfu Kırbayır adına yazılmış bir mektubu okudu.
Tanrıkulu'nun, faili meçhul cinayetler ve kayıplarda zaman aşımının işlememesi için TCK'da değişiklik öngören, İçtüzük'te belirtilen sürelerde komisyonda görüşülmeyen yasa teklifinin doğrudan gündeme alınması önergesi kabul edilmedi.
AK PARTİ'nin, Meclisin çalışma günleri, saatleri ve gündemine ilişkin grup önerisi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Genel Kurul'da, CHP ve HDP'nin grup önerilerini çekmesinin ardından, AK PARTİ'nin önerisi görüşüldü.
Önerinin görüşmelerine geçmeden önce söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, AK PARTİ İstanbul Milletvekili Metin Külünk'ün, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik hakaret içeren bir konuşma yaptığını belirterek, herkesin hakaretten ve sataşmadan ari dil kullanması gerektiğini ifade etti.
Gök, "Hakareti aşan ifadeleri kabul etmemiz mümkün değil. Külünk'ün ifadelerini kendisine aynen iade ediyorum ve özür dilemeye davet ediyorum. Mecliste temiz dil kullanılacaksa, iktidar milletvekilleri bundan ari değildir." dedi.
Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın, her milletvekilinin insani, vicdani ve İçtüzük uyarınca temiz dil kullanma zorunluluğu olduğunu anımsatarak, iktidar, muhalefet ayrımı yapmadan tüm milletvekilerinin, kullandığı sözleri ve bunların ne manaya geleceğini düşenecek durumda olduğunu kaydetti.
Aydın, "En sert şekilde eleştirelim ama tahkir etmeyelim. İnce eleştiriler çok daha makbuldür." diye konuştu.
Ahmet Aydın'ın, AK Parti grup önerisinin görüşmelerine geçmesine CHP'liler tepki gösterdi. Gök, Aydın?ın yanına giderek kendisiyle bir süre konuştu. Aydın'ın grup önerisi üzerinde konuşmacıları kürsüye davet etmesi üzerine Gök, itirazını sürdürdü.
Bunun üzerine Aydın, CHP'den de bazı milletvekillerinin ifadelerinin kayıtlara geçtiğini belirterek, hakaret içeren her türlü ifadeyi kınadıklarını kaydetti.
Aydın, "Bundan sonraki süreçte ne olursunuz kullanacağımız dili, varacağımız sonucu düşünerek hareket edelim. Tüm milletvekillerini temiz dil kullanmaya davet ediyorum." dedi.
CHP'li Gök, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, siyasette nezaket, yazılı olmayan etik kurallar, verilen sözlerin ve partilerin ilişkilerinin önemli olduğunu belirtti.
Gök, son olarak Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Şanlıurfaya şeref madalyası sözü verdiğini hatırlatarak, İçtüzüğü zorlayarak maddenin torba tasarıdan çıkarılarak, ayrı bir düzenleme olarak geçirildiğini bildirdi.
Antalya'da yapacakları kamp için bir ay önce AK Parti'li yöneticilerle konuştuklarını aktaran Levent Gök, kendilerine "20 Mayıs?ta getirmeyi düşündüğünüz tasarı veya teklif var mı?" diye sorduklarını, bunun üzerine kamp tarihini belirlediklerini anlattı.
Kamp hazırlıkları biterken AK Parti'nin Meclis'in 20 ve 21 Mayıs?ta çalışma getirdiğini belirten Gök, " Verilen sözler, siyasi nezaket ne olacak? Bundan büyük kırgınlık ve üzüntü duydum. Biz CHP olarak yasaların geçmesinde her türlü kolaylığı göstermişken, bunun bize yapılmasını etik dışı davranış görüyoruz. Size kırgınız, bu kararı alırsanız.... 2. turu gelecek haftaya bırakmak mümkündü. Siyaseti nezakete ve verilen sözlere oturtmak durumundayız. Bu tablo, demokrasi ve parlamento geleneği açısından kabul edilemez. Birgün sizin de başınıza gelebilir. Biz kendi başımıza belirlemedik tarihi. Bundan sonra artık akan su eski su değildir." diye konuştu.
Aydın, birleşime ara verirken, grup başkanvekillerini yanına çağırdı. Aradan sonra söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, tüm milletvekillerinin daha saygın dil kullanmasını ve topluma örnek olmasını istediklerini, haddini aşan ifadelerin düzeltilmesini istediklerini belirterek, Meclisin itibarını korumaya özen gösterilmesi gereğini vurguladı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, AK PARTİ önerisinin lehinde oy kullanacaklarını kaydederek, şunları söyledi:
"Ülkemizde çok önemli sorunlar var. Büyük gayret ve iyi niyetle TBMM'nin işlerliğini sağlamaya çalışıyoruz. Türkiye'nin gündeminde sanal tartışmalar yapılıyor. Türkiye'nin rejim, sistem sorunu yoktur. Öncelikle iktidarın, ülkeyi yönetenlerin bilmesi gereken budur. Mevcut sistemin kural ve hukukunun iyi işletilememesi söz konusudur. Hükümet krizi bile çıkarıldı. Bu, ülkeyi kötü yönetmenin neticesidir. Sorun şahsi, keyfi yönetim anlayışı sonucudur. Yönetemeyenler kabahati kendinde arayacaklarına, suçu başkalarına ve sisteme yüklüyor."
Konuşmaların ardından AK PARTİ Grup önerisi kabul edildi.
Buna göre, bazı tasarı ve teklifler gündemin ön sıralarına çekildi. Dokunulmazlıklarla ilgili anayasa değişikliği teklifinin görüşmeleri ve 1. tur oylaması bugün, 2. tur oylama ise 20 Mayıs Cuma günü yapılacak.
Meclis, haftalık çalışma günlerinin dışında 20 Mayıs Cuma ve 21 Mayıs Cumartesi günü de toplanacak.
Meclis, 20 Mayıs Cuma günü saat 10.00'de toplanacak ve 2. tur oylamanın bitimine kadar çalışacak.
MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak, "Dokunulmazlık hiçbir zaman terör örgütü savunuculuğuna kalkan olarak kullanılamaz." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, hakkında dosya bulunan milletvekillerinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasını öngören anayasa değişikliği teklifinin geneli üzerindeki görüşmeler devam ediyor.
Teklif üzerinde söz alan Parsak, dokunulmazlığın hiçbir zaman terör örgütü savunuculuğuna kalkan olarak kullanılamayacağını ifade etti. Parsak, partisinin, terörün meşrulaştırılmasında ya da propaganda malzemesi yapılması noktasında kullanılmasını asla kabul etmeyeceğini bildirdi.
Mehmet Parsak, şöyle devam etti:
"Hangi konuda olursa olsun, hangi yöntemleri kullanırsa kullansın, nereden besleniyorsa beslensin, terörün başı görüldüğü yerde ezilmelidir. İktidarın çözüm adı altında yürüttüğü ihanet sürecinin bir sonucu olarak şehirlerimize, ilçelerimize, üniversitelerimize yerleşen terörün başı Sur'da, Cizre'de, Nusaybin'de, Dargeçit'te ezildi. Hacettepe'de, Boğaziçi'nde, Dil Tarih'te ezildi, eziliyor ve ezilmeye devam edecek."
Parsak, dokunulmazlıklara ilişkin teklifi desteklediklerini söyledi. Ancak bu hassas konunun anayasaya eklenecek geçici bir madde ile çözülmeye çalışılmasının önemli sakıncaları olduğunu vurgulayan Parsak, teklifin bu şekilde yasalaşmasının ardından gelecek terör suçlarına ilişkin dokunulmazlık dosyalarının Meclisin raflarında tozlanacağını savundu.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise teklifin, "halk iradesini tasfiye ve Meclisi feshetme" olduğunu ileri sürdü. Türkiye siyasi tarihinin en önemli oturumlarından birinin gerçekleştirildiğini vurgulayan Baluken, kendileri açısından, görüşülen teklifin anayasaya ve içtüzüğe aykırılığının net olduğunu belirtti.
Teklifin demokrasiye karşı "darbe" olduğunu iddia eden Baluken, şunları ifade etti:
"HDP'nin parlamentodan ve demokratik siyasetten tasfiyesi ile birlikte tüm muhalefetin tasfiyesi ile sonuçlanacak olan bir sürecin işletilmek istendiğini görmek zor olmasa gerek. CHP başta olmak üzere bütün muhalefete bu tarihi günde seslenmek isteriz. Tarih diktatörlüğe yürüyen tüm siyasi aktörler için felaket tohumlarını sadece bir bölgeye değil ülkenin dört bir köşesine savuran sayısız pratikleriyle doludur. Bugün saray darbesinin Meclise uzanması sadece HDP ile sınırlı kalmayacaktır.
Gelişmeler saray darbesinin, bütün partilerin içine uzandığını ve daha fazla derinleşeceğini zaten göstermeye başlamıştır. CHP'nin tarihsel bir kırılma yaratacak bu saray darbesine vereceği cevap, halklarımızın ve ülkemizin demokratik geleceğini doğrudan etkileyecek, tarih önünde parlamenter demokrasinin saray bahçesine gömülüp gömülmeyeceğini açık bir şekilde not düşecektir. CHP'nin anayasaya aykırı gördüğü bir teklife onay vermesi, kendi misyonunu inkar etmesi anlamına gelecektir."
Baluken, gelinen noktada devletin hakem olma vasfını yitirdiğini, adaletin tamamen siyasal bir hal aldığını ve toplumun yargıya olan güveninin sarsıldığını ileri sürdü. Baluken, "Böylesi bir yargı ve adalet ortamında Meclise yapılacak olan bu darbe ile ortaya çıkacak olan şey, adaletsizlik ortamının toplumsal ve siyasal yaşamın bütün hücrelerine nüfuz etmesidir. Bu darbe tasarısına hayır diyeceğiz." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, dokunulmazlıklarla ilgili anayasa değişikliği teklifinin geneli üzerinde görüşmeler tamamlandı.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, milletvekillerinin, teklifin geneli üzerindeki sorularını yanıtladı.
Teklifin geneli üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerine geçilmesi için gizli oylamaya geçildi.
Bozdağ'ın soruları yanıtlaması sırasında Genel Kurula gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bakanlar Kurulu yerine AK PARTİ sıralarına oturdu. Bakanlar ve AK PARTİ milletvekilleri Davutoğlu'nu ayakta alkışladı. Bu sırada Bakanlar Kurulu sıralarında oturan bazı bakanlar da AK PARTİ sıralarına geçti.
Oylama öncesinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Genel Kurula geldi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan, CHP'ye, "Bir yanlış daha yapmayın. Siz 'evet' derseniz dokunulmazlık kalkar, 'hayır' derseniz kalkmaz. Tarihi vebal üzerinizde." diye seslendi.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, hakkında dosya bulunan milletvekillerinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasını öngören anayasa değişikliği teklifinin tümü üzerinde konuşan CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, dokunulmazlıkların çok sık siyaset ve Meclis gündemine tartışılmak üzere getirilip, çekildiği bir süreci yaşadıklarını bildirdi.
Dokunulmazlığın, milletvekilinin suç işleme özgürlüğü, ayrıcalığı ve hakkını güvence altına alan bir kurum olmadığını belirten Tezcan, "Dokunulmazlık, milletvekilinin siyaset yapma hakkını güvence altına alan, milletvekilinin iktidar baskısı ve iktidara tabi kurumların baskısına bağlı olmadan özgürce siyaset yapabilmesini sağlamak üzere getirilmiş kurumlardır." ifadesini kullandı.
Tezcan, dokunulmazlığın, özellikle son 10-15 yılda yolsuzluk ve hırsızlık yapmanın, soruşturmadan kaçmanın, devleti soymanın zırhı olarak kullanıldığını öne sürerek, "Hangi suç olursa olsun, ister teröre yardım ve yataklık, ister terör örgütüne destek verme isterse rüşvet, ihtilas, zimmet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma... Ne olursa olsun, milletvekilliği sıfatı bu suçların korunacağı bir zırh değildir." dedi.
CHP olarak başından bu yana dokunulmazlıklar konusunda ilkeli bir tutum içerisinde olduklarını ve bunu parti programına da net olarak yazdıklarını vurgulayan Tezcan, şöyle devam etti:
"Biz öncelikle Anayasa'nın 83. maddesinde kalıcı bir değişiklik önerdik. Bu değişiklikle milletvekilinin ömür boyu sorumsuzluğunu düzenleyen yasama sorumsuzluğunun sadece TBMM içindeki söz, oy ve davranışlarıyla sınırlanmayıp, Meclis dışındaki sözleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekir. Biz 'siyaset yapma hakkını koruyalım, kürsü dokunulmazlığının alanını açalım' diyoruz ama iktidar, buna yanaşmıyor. Ama öbür taraftan dört bakanın yolsuzluğu söz konusu olunca, dokunulmazlık zırhı kullanılıyor, parmaklar onları aklamak üzere hep beraber kalkıyor. Böyle olmaz.
Yüz kızartıcı suçlarda, 'gelin, yargılama serbest olsun, tutuklama konusunu Meclise soralım, niye milletvekilliği bu suçların yargılanmasında engel olsun, yargılama Yargıtayda yapılsın' dedik; buna da yanaşılmadı. Peki, nedir istenen? İstenen şey, geçici maddeyle bu konunun görüşülmesi. Anayasanın kalıcı maddesini değiştirmekle, geçici maddeyle düzenleme yapma arasında hiçbir fark yok. Aynı mesaiye, oylamaya, zahmete tabi. Peki, aynı işi yaparak, aynı mesaiyle bir sorunu kalıcı olarak çözmek varken, niye ısrarla aynı mesaiyle sorunu geçici maddeyle erteleme ihtiyacı duyuyorsunuz? Niyet, 83. maddeyi esaslı değiştirmek ve sorunu kökten çözmek değil. Niyet, dokunulmazlık meselesini konjonktürel olarak alıp şantaj ve tehdit malzemesi olarak kullanmak."
Bülent Tezcan, dört bakanın bakanlık döneminin bittiğini ancak sorgulanamadıklarını belirterek, "24. Dönemde milletvekili arkadaşımız Ali Özgündüz, o soruşturmalar nedeniyle çok çalıştı, şimdi bu konuşmaları nedeniyle yargılanıyor. Yani, yolsuzluğu yapan serbest, yolsuzluğu kovalayan yargılanacak." ifadesini kullandı.
Çözüm sürecinde terör örgütü ile pazarlık yapıldığını savunan Tezcan, şunları kaydetti:
"(Ver başkanlığı al özerkliği) pazarlığı yapıldı. Sur, Silopi ve Cizre'de iki aydır sökülemeyen hendeklerin vebali, orada akan kanın vebali bu hükümetin üzerindedir. Bu yüzden bu teklifi, terörle mücadele meselesi gibi anlatmaya çalışmayın. Verdiğimiz şehitlerin vebalini bu tasarı kaldırmaz."
Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, terörle mücadelenin tarihinin eski olduğunu ifade ederek, CHP'ye, "1984'ten beri kan dökülüyor. Bu kanı dindirmek için sizin görüşününüz nedir?" sorusunu yöneltti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan, bugün tarihi bir oturuma şahitlik edildiğini vurgulayarak, "Bu konuda bugüne kadar çok konuşuldu. Er mi yaman, bey mi yaman, bunu görelim dedik." ifadesini kullandı.
Dokunulmazlıkları AK PARTİ'nin icat etmediğini ve anayasaya eklemediğini, eski Roma'da olan bir ifade olduğunu vurgulayan Turan, bugün burada olanın, kürsüden kaynaklı bir dokunulmazlık tartışması olmadığını bildirdi.
Turan, son dönemdeki terör faaliyetlerinin toplum vicdanında yara açtığına değinerek, kendisi hakkında da dokunulmazlık fezlekesi olduğunu, ancak buna rağmen evet oyu kullanacağını belirtti. Turan, milletin kendilerinden, terörden dosyası olanların dokunulmazlığının kaldırılmasını istediğini, 'nasıl olur da Apo'nun marşını Meclisin koridorunda söyletirsiniz" dediğini anlattı.
Birkaç önce, bugün dokunulmazlığa 'hayır' diyen partinin saz çalan genel başkanının, "Tüm milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırılsın" çağrısı yaptığını kaydeden Turan, "80 milletvekili ile Meclis Başkanı'na gitti, bu yönde dilekçe verdi. AK PARTİ, 'kaldırıyoruz' deyince de aynı eş başkan, 'intikam, öç alma girişimi' dedi. Peki ne oldu aradan geçen sürede?" sorusunu yöneltti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Turan, HDP'lilere yönelik, "Hiç korkmaya ve darılmaya gerek yok, 80 tane vekiliniz imza verdi, yargılanacaksınız." ifadesini kullandı. Bülent Turan, HDP'li bir milletvekilinin aracının bagajında bomba ele geçirildiğini, başka bir HDP'li milletvekilinin ise Ankara'da onlarca vatandaşı öldüren canlı bombanın taziyesine gittiğini ifade etti.
CHP'ye, "HDP'nin bu konudaki tavrını anlayabiliyorum ama sizi anlayamıyorum" diyen Turan, CHP'nin dokunulmazlıklar konusundaki tavrının net olmadığına dikkati çekti.
Turan, CHP'ye, "Hatıralarınızda darbeler var, bir yanlış daha yapmayın. 'Evet' derseniz ve referanduma gitmeden meseleyi çözersek, herkesin dokunulmazlığını kaldırırız ve hep beraber yolumuza devam ederiz. Siz 'evet' derseniz dokunulmazlık kalkar, 'hayır' derseniz kalkmaz. Tarihi vebal üzerinizde. Üç partinin tavrı net; evet diyen de var hayır diyen de var ama net olmayan, kafası karışan bir parti var bu da Mustafa Kemal Atatürk'ün partisine yakışmıyor." diye seslendi.
Muhalefetin sürekli olarak "dört bakan" dediğini belirten Turan, o bakanlar milletvekili olmadığı için, şu anda dokunulmazlıklarının olmadığını vurguladı.
Bülent Turan, Diyarbakır'ın Tanışık köyünde PKK'nın neden olduğu patlamada 16 kişinin hayatını kaybettiğini anımsatarak, şunları kaydetti:
"O köyde insanlar, 'PKK'nın hazırladığı 15 ton bombaya geçemezsin, patlatamazsın' dediği için öldüler. Eğer o bomba köyde patlamasaydı, Allah korusun, belki 16 kişi değil 26 kişi ölecekti. O köylüleri PKK katletti ama çıkıp bunu demediniz. Kandil'den izin almadan konuşamayan ve 'saray darbesi' diyenlere hadi oradan diyorum.
Sizin saray diye ifade ettiğiniz bizim başımızın tacı, bugüne kadar bütün görevlere hep seçilerek gelmiş. Bu ülkenin demokrasisine, yatırımına katkı sağlamış insandır. Seçimden önce saray, lüks, israf dediniz; millet sizi ciddiye bile almadı ve yüzde 52 oy verdi. 14 yıldan beri oyunu artıramayan tek parti CHP'dir."
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
