2021-12-16 - 16:00
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda, stokçuluğa karşı caydırıcılığın artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Komisyon, AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız başkanlığında toplandı.
Görüşmelere geçmeden değerlendirmelerde bulunan Altunyaldız, dünyanın, köklü bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiğini, iklim krizinin ve Kovid-19 salgınının, küresel tedarik zincirlerinin kökten sarsılmasına neden olduğunu söyledi.
Dünyanın dört bir yanındaki enerji tedarik güvenliğine ilişkin gelişmelerin, enerji güvenliğinin hayati derecedeki önemini hatırlattığını dile getiren Altunyaldız, enerji alanındaki olası sıkıntıların, ülkelerin ekonomik aktivitesini olumsuz etkilediğini ifade etti.
Altunyaldız, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın işaret ettiği yeşil kalkınma devrimi vizyonuna uygun şekilde yenilenebilir enerji kaynakları alanındaki atılımları hayata geçirdiklerini belirtti.
Güneş, rüzgar, jeotermal, biyogaz gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kurulu gücünde büyük bir gelişme kaydeden Türkiye'nin, enerji arzının güvenliğini ve sürdürülebilirliğini sağlamak için "daha çok yerli, daha çok yenilenebilir" şiarıyla çalışmalarını sürdürdüğüne değinen Altunyaldız, "Düzenlemede yer alan kapasite artışları yapılan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesislerinin, yerli aksam desteklerinden faydalanabilmesi, ülkemizin yerli aksam kapasitesinin artmasını sağlayacak." dedi.
Akaryakıt kaçakçılığı başta olmak üzere haksız kazanç elde edenlerle etkin mücadeleyi sürdürdüklerine dikkati çeken Altunyaldız, kanun teklifinde yer alan hükümle, kaçakçılıkla mücadele kapsamında kesinleşmiş mahkumiyet kararı olanların lisans almasının önüne geçildiğini aktardı.
Piyasa dinamiklerini en iyi şekilde tesis etmeye, kaçakçılık yoluyla oluşan rekabet eşitsizliğini ortadan kaldırmaya ve vergi tahsilatını güvence altına almaya yönelik çalışmaları sürdüreceklerini anlatan Altunyaldız, "Küresel dış ticaret istatistiklerine baktığımızda dünya ticaretinin yüzde 90'ının deniz yoluyla gerçekleştiğini görüyoruz. Bu bağlamda ekonomik büyümenin önemli öğelerinden olan dış ticaret ve lojistik alanlarında olduğu kadar tedarik zincirlerinin de önemli bir halkasını limanlar oluşturuyor. Öngörülebilirliğin ve sürdürülebilirliğin sağlanmasıyla ticarette kilit roldeki limanlarımızın etkinliğinin artırılacağına inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Altunyaldız, piyasa dinamiklerini bozan, piyasaların etkin işleyişine engel teşkil eden aktörlerin ve eylemlerin önüne geçmek için cezai müeyyidelerin artırılması hedeflenen düzenlemeyle tedarik zincirini aksatan ve engelleyen faaliyetlerin önüne geçmeyi amaçladıklarını bildirdi.
Teklif sahibi olarak komisyona bilgi veren AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu ise dünya ticaretinin farklı boyut kazandığını, lojistik ve taşımacılığın öneminin her geçen gün arttığını kaydetti.
Bu hızlı değişim sürecinde oluşan fırsatları değerlendirme kabiliyeti olan ülkelerin, gelecek yıllarda dünya ticaretinde söz sahibi olacağına işaret eden Çolakoğlu, "Özelleştirme kapsamında olan liman işletmelerimizin, hızla değişen ve büyüyen ticaret kapasitesine karşı hazırlıklı olmaları gerektiği ortada. Bu amaç doğrultusunda limanların herhangi bir zaman kaybı yaşamadan küresel rekabet güçlerini korumaları için bugünden yatırımlar yaparak büyümeleri gerekiyor." ifadesini kullandı.
Çolakoğlu, özelleştirilen Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait bazı limanların, işletme hakkı verilmesi/devri yöntemiyle gerçekleştirilen özelleştirilmesi uygulamaları sonucunda imzalanan 49 yıldan az süreli sözleşme sürelerinin; başvuru gerçekleştirilmesi ve sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile davalardan vazgeçilmesi halinde sözleşmelerinin süresinin 49 yıla kadar uzatılacağını aktardı.
Düzenlemeyle, süre uzatımına karar verilmesi halinde taraflar arasında ek sözleşme düzenlenmesinin öngörüldüğünü, sözleşme bedelinin de Sermaye Piyasası Kanunu'na göre değerleme yapmaya yetkili en az iki kuruluş tarafından belirlenmesinin hükme bağlandığını kaydeden Çolakoğlu, nihai karar merci olarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görevlendirildiğini hatırlattı.
Çolakoğlu, kanun teklifi ile rafinericilerin, sektörlerindeki depolama tanımı nedeniyle yaşadıkları sorunu çözüme kavuşturmayı hedeflediklerini ve bu kapsamda tanımda yer alan "LPG dağıtıcıları" yerine, "piyasa faaliyetinde bulunanlar" ifadesinin eklendiğini ve tanımın kapsamının diğer lisans sahiplerini de kapsayacak şekilde genişletildiğini anlattı.
Akaryakıt piyasasında lisans alıp da değişik yol ve yöntemlerle kaçakçılık faaliyetinde bulunan gerçek ve tüzel kişilerin tespit edildiğini aktaran Çolakoğlu, "Amacımız, hakkaniyet içinde ticaretini gerçekleştiren lisanslı tüzel ve gerçek kişilere, kanunlar içinde suçlunun cezasız kalmayacağının gösterilmesi. Farklı yol ve yöntemler denense dahi suçlular kanunlar içinde bir boşluk bulamamalı. Bunun için Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında kesinleşmiş mahkumiyet kararı olanların lisans alması önleniyor." açıklamasında bulundu.
Son zamanlarda gündem olan stokçuluk alanındaki düzenlemenin de kanun teklifinde yer aldığına dikkati çeken Çolakoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Var olan stokçuluk cezasında, cezaların miktarında bir değişikliğe giderek caydırıcılığı artırmayı amaçladık. Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un Ek 1'inci maddesinin ikinci fıkrası ile üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulması yasaklanmıştır. Bu çerçevede uygulanacak müeyyidenin muhatabı olan üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin ekonomik büyüklükleri, faaliyet alanları ve ticarete konu ürünlerinin ekonomik değerleri birbirinden çok farklı olabiliyor. Yapılan değişiklik ile bu faaliyetlerde bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyide ağırlaştırılarak cezanın etkinliğinin ve caydırıcılığının artırılması amaçlanıyor, ayrıca cezanın alt ve üst sınırları ile bu sınırlar arasındaki fark yeniden belirlenerek, daha hakkaniyetli müeyyide uygulanabilmesine imkan sağlanıyor."
Bu arada görüşmelere, Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Yunus Elitaş ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri katılıyor.
Bazı milletvekilleri, kanun teklifinin, Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait bazı limanların işletme hakkı verilmesi/devri yöntemiyle özelleştirilmeleri neticesinde imzalanan 49 yıldan az süreli sözleşme sürelerinin; başvuru gerçekleştirilmesi ve sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile davalardan vazgeçilmesi halinde 49 yıla kadar uzatılmasını öngören maddesine ilişkin eleştirilerde bulundu.
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, limanların değeri artacakken özelleştirme sürelerini uzatmanın, kamunun çıkarına zarar vermek anlamına geldiğini savundu.
Bu konuda özel çıkarların kamu çıkarına tercih edildiğini ileri süren Tarhan, "Şunu unutmayın; şirketler, süre uzatımından sonra limanları tek tek yabancılara satacaklar. Bu durum gelecek süreçte milli güvenlik sorunu haline dönüşecek. Son dönemde limanları kontrol altına alamadığımızı kokain tartışmalarında görüyorsunuz. Parti olarak limanların özellikle yabancılara özelleştirilmesine karşıyız. Türk şirketler işletebilir, onları denetleyebiliriz ama milli değerlerimizi yabancı şirketlere satarsak önümüzdeki dönemde büyük sıkıntılar yaşarız. Bu konuda bugünden önlem almamız gerekir." dedi.
Düzenlemeyle Mersin Limanı'nın özelleştirme süresinin 13 yıl daha uzatılmak istendiğini vurgulayan Tarhan, "Mersin'de özelleştirmeyi kazanan şirket 14 yılda vadettiği yatırımların ne kadarını gerçekleştirdi ki şimdi sözleşme süresini 13 yıl daha uzatıyorsunuz? Nerede kamunun yararı, nerede vatandaşın çıkarı? 'Stratejik vizyon' diye çıktığınız yolda geldiğimiz nokta, limanlarımızı ranta kurban etmek mi? 10 yıl önce dışarıdan liman almayı planlayan ülkemiz bugün limanların özelleştirilmesinin uzatılmasını konuşuyor." değerlendirmesini yaptı.
İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, Türkiye Cumhuriyeti kurulurken kapitülasyonların kaldırılması ile Kabotaj Kanunu'nun yürürlüğe girmesinin en büyük kazanım olduğunu dile getirerek, "Limanlarla ilgili madde komisyondan geçerse bu konuda vereceğimiz en büyük taviz olacaktır. Bunun ileride başımıza büyük sıkıntılar açacağını görmemiz gerekir." dedi.
Limanları, özel şirketler yerine devletin revize etmesinin daha uygun olduğunu söyleyen Öztürk, "Düşünceniz rahmani ise eyvallah ama piyasada güvenin kalmadığı yerde dış yatırımcının limanlarımıza çok uygun fiyatlarla el koyacağını unutmamamız lazım." diye konuştu.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer de kanun teklifinin genelinde "özelleştirmenin ruhu"nun dolaştığını ifade etti.
HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, TBMM'nin kaliteli düzenleme yapamadığını savunarak, "Yasama yılı tamamlanmadan sürekli aynı kanunda değişiklik yapıyoruz." dedi.
Çeşitli kanunlarla ilgili değişiklikleri içeren kanun teklifi ile temel amacın, limanlarla ilgili düzenleme olduğunu öne süren Kenanoğlu, "Düzenlemenin, TBMM Genel Kurulundan geri çekilerek tekrar komisyona getirilmesi ile genel başkanınızın Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri ile yaptığı görüşmelerin ilgisi var mı? Verilen sözler mi var?" diye sordu.
Limanlara ilişkin düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri süren Kenanoğlu, "Bir ihale yapılmış, ihalelerin süresi henüz dolmamış, süresi dolduktan sonra ihale aşamasına gelmesi gereken limanlarla ilgili ihalesiz süre uzatımı yapılacak. Limanlar kesinlikle kamu eliyle işletilmeli, özel şirketlerin para hırslarına teslim edilmemeli." görüşünü savundu.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, limanlarla ilgili maddenin kanun teklifinden çıkarılmasını isteyerek, "128 milyar doları sattıktan sonra sıfırı tükettiniz, şimdi para bulmak için 49 yıllık geleceğimizi satıyorsunuz. 20 yıllık geleceğimizi zaten satmıştınız, o yetmedi, şimdi bunu 49 yıllığa uzatıyorsunuz." diye konuştu.
"Limanların özellikle yabancılara satılması modern kapitülasyon." diyen Altıntaş, Atatürk'ün Lozan'da en çok ısrarcı olduğu konunun kapitülasyonların kaldırılması olduğunu hatırlattı.
Altıntaş, "Çocuklarımızın, torunlarımızın geleceklerini birilerine taahhüt ediyoruz. Sizin çocuklarınız, torunlarınız bu ülkede yaşamayacaklar mı? Hepiniz mi çocuklarınızı yurt dışına göndereceksiniz? Bu düzenlemenin sağlam bir mantığı yok." sözlerini sarf etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili İffet Polat, Türkiye ticaretinin can damarlarından olan limanlarda yatırım ve genişlemelerin idamesi için mevcut teknolojiyi iyileştirmek, hızlı ve güvenilir bir lojistik imkanı tanımak amacıyla yatırımcıların süreçlerini uzatmanın doğru olacağını belirtti.
Polat, dünya ticaretinin pandemi döneminde yavaşladığı, ticaretin adeta durduğu bu dönemde yatırımlarına devam eden liman işletmecilerinin zararlarının bir nebze de olsa telafi edileceğine inandığını söyledi.
Muhalefet milletvekillerinin, kategorik olarak her şeye karşı çıktığını dile getiren Polat, şunları kaydetti:
"Hem serbest piyasayı savunmak hem de bir demir perde ülkesi gibi kanun yapmayı istemek doğru değil. Birçok milletvekilimiz, limanların ileride Birleşik Arap Emirlikleri'ne, Katar'a peşkeş çekileceğine dair niyet okuyuculuğu dile getiriyor. Bunu doğru bulmuyorum. Nedense İslam ülkelerine, Orta Doğu'dan gelen yatırımcılara karşı çok mesafelisiniz. İngilizlerin, Almanların, Hollandalıların getirdiği para para da gelip yatırım yapacak olan Katarlılara ya da Birleşik Arap Emirliklilere neden karşı çıkıyorsunuz? Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nın verilerine göre, bir liman yatırımının ortalama geri dönüşü 35 yıl. Buna pandemiyi, ticari durgunlukları eklediğinizde bu sürenin daha da uzun olacağını düşünüyorum."
CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, "Kamu yararı ihlal ediliyor. Kime soruyorsunuz bunları? Önünüze gelene bu milletin toprağını, taşını 'Alın size verdim...' Ne iradesi bu, kimi temsil ediyorsunuz, kimin çıkarlarına yasa yapıyorsunuz? Yasa yapmak, kamu çıkarının ötesine geçiyorsa tarifinin yapılması lazım." dedi.
AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş, Aydoğan'a, "Böyle bir konuşma üslubu olamaz. Hakaret etmeye gerek yok, görüşünüzü söylersiniz. Burası ayar yeri değil." tepkisini gösterdi.
Karşılıklı laf atışmalar üzerine araya giren Komisyon Başkanvekili, AK Parti Düzce Milletvekili Fahri Çakır, Aydoğan'dan, konuşmasını toparlamasını istedi. Bu sırada AK Parti ile CHP milletvekilleri arasında tartışma çıktı.
Daha sonra konuşmasını sürdüren CHP'li Aydoğan'ın, "İzin verirseniz sözlerimi bağlayayım, vermezseniz o sizin utancınız olsun." ifadesi tartışmayı alevlendirdi.
Komisyon Başkanvekili Çakır, milletvekillerini sükuneti muhafaza etmeleri konusunda uyardı.
Çakır, Aydoğan'ın, "Susarlarsa bağlayacağım. Tahammülü olsun arkadaşların." ifadesi üzerine mikrofonunu kapattı.
Bunun üzerine Aydoğan, "Siz hakaret etmeyen bir milletvekiline tahammül edemeyecek bir komisyonsunuz. Yazıklar olsun." dedi.
Fahri Çakır da "Sayın Aydoğan, bize nasıl davranacağımıza ilişkin telkinde bulunamazsınız. Bu komisyona saygısızlık yapamazsınız." karşılığını verdi.
Bu sırada AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Cihat Sezal, ayağa kalkarak Aydoğan'a, "Doğru konuş." diye bağırdı ve Aydoğan'ın üzerine yürüdü.
Komisyon Başkanvekili Çakır, gerginliğin sürmesi üzerine birleşime ara verdi. Gerginlik bir süre verilen arada da devam etti.
Daha sonra birleşimi açan Komisyon Başkanı Ziya Altunyaldız, milletvekillerini üsluplarına dikkat etmeleri konusunda uyardı.
AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan ve Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu ile AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda kabul edildi.
Teklife göre, Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait bazı limanların işletme hakkı verilmesi/devri yöntemiyle özelleştirilmeleri neticesinde imzalanan 49 yıldan az süreli sözleşme süreleri; başvuru gerçekleştirilmesi ve sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile davalardan vazgeçilmesi halinde 49 yıla kadar uzatılacak.
Ek sözleşmelerde süre uzatımı, ek sözleşme bedeli ve ödeme koşullarıyla ilgili konular dışında özelleştirme sözleşmesini değiştirecek herhangi bir hükme yer verilemeyecek. Ek sözleşmeyle uzatılan süre, yatırım sürelerine eklenemeyecek.
Ek sözleşme bedelinin tespitinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri kapsamında Sermaye Piyasası Kanunu'na göre değerleme yapmaya yetkili en az iki kuruluş danışman olarak görevlendirilecek.
Özelleştirme sözleşmesi bedeli, işletici/alıcı tarafından yapılan yatırım tutarları, kapasite artışı ve özelleştirme sonrasında işletici şirket hisselerinin satışı söz konusu olmuş ise bu bedeller ve diğer tüm veriler dikkate alınarak, uluslararası değerleme standartlarına göre hazırlanmış değerleme raporlarıyla belirlenen ek sözleşme bedeli, uzatım süresi ve diğer konular, Özelleştirme Yüksek Kurulunun onayına sunulacak.
Özelleştirme Yüksek Kurulunun onayı halinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca alıcı/işleticilere ek sözleşme imzalanmak üzere üç ayı geçmemek üzere süre verilecek. Talep halinde bir defaya mahsus olmak üzere ilk verilen süreyi geçmemek üzere ek süre verilebilecek.
Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da yer alan "depolama" tanımının kapsamı genişletilecek. Tanımdaki "LPG dağıtıcıları" ibaresi; "piyasa faaliyetinde bulunanlar" şeklinde değiştirilecek. Böylece diğer lisans sahipleri de kapsama dahil edilecek. Rafinerilerin, rafineri sahası dışında LPG depolama ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla "depolama" tanımına rafinericiler de eklenecek.
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na aykırı fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlara, LPG Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında lisans verilmeyecek.
Lisans sahibinin tüzel kişi olması durumunda söz konusu tüzel kişilikte suçun işlendiği tarih itibarıyla yüzde 10'dan fazla paya sahip ortaklar ile görevden ayrılmış olan veya halen görevde bulunan yönetim kurulu başkan ve üyelerine, temsil ve ilzama yetkili olanlara lisans verilmeyecek ve bu kişiler lisans başvurusu yapan tüzel kişiliklerde doğrudan pay sahibi olamayacak.
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında, 30 Haziran 2021'den sonra işletmeye girecek kapasite artışları, işletmeye giriş tarihinden itibaren yerli katkı fiyatından yararlanacak.
Kapatılan ETİBANK ve Türkiye Elektrik Kurumu ile Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) ve özelleştirilen elektrik dağıtım şirketleri adına tapuda tescil edilen ve bu tescil sırasında geçmişte harç, döner sermaye gibi hizmet bedelleri ödenmiş olan mülkiyet ve mülkiyetten gayri ayni hakların (tesislerin), faaliyet alanlarına göre TEİAŞ veya Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ'ye devri; mükerrer harç, döner sermaye gibi hizmet bedeli ödenmeden sağlanacak.
Tescil işlemlerine ilişkin devir ve tashih işlemleri her türlü harç ve döner sermaye hizmet bedelinden muaf olacak.
Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un "ceza hükümleri" başlıklı maddesinde değişiklik yapılacak.
Üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunanlara uygulanan idari para cezasının alt ve üst sınırı yeniden belirlenecek.
Caydırıcılığın artırılması amacıyla 50 bin lira olan alt sınır 100 bin liraya, 500 bin lira olan üst sınır ise 2 milyon liraya çıkarılacak. Düzenleme 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe girecek.
Görüşmeler sırasında AK Parti'li milletvekillerinin kabul edilen önergesiyle Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nda değişiklik yapıldı.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu hükümlerine göre üyelerin oda ve borsalara olan aidat, navlun hasılatından alınacak oda payları ve borsa tescil ücreti ile oda ve borsaların, birliğe olan aidat borçları asılları ile Sigortacılık Kanunu uyarınca TOBB'a ödenmesi gereken sigorta eksperleri ve sigorta acenteleri levha aidat borç asıllarına ilişkin alacaklar bakımından 31 Aralık 2023'e kadar derdest olan icra ve iflas takipleri duracak, taraf ve takip işlemleri yapılmayacak, ihtiyati haciz kararları icra ve infaz edilmeyecek, yeni icra ve iflas takipleri yapılmayacak, zaman aşımı süreleri ile takip hukukuna ilişkin süreler duracak. Bu süreler durma süresinin sona erdiği günden itibaren işlemeye başlayacak.
Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 30 gün uzamış sayılacak.
Görüşmelere geçmeden değerlendirmelerde bulunan Altunyaldız, dünyanın, köklü bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiğini, iklim krizinin ve Kovid-19 salgınının, küresel tedarik zincirlerinin kökten sarsılmasına neden olduğunu söyledi.
Dünyanın dört bir yanındaki enerji tedarik güvenliğine ilişkin gelişmelerin, enerji güvenliğinin hayati derecedeki önemini hatırlattığını dile getiren Altunyaldız, enerji alanındaki olası sıkıntıların, ülkelerin ekonomik aktivitesini olumsuz etkilediğini ifade etti.
Altunyaldız, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın işaret ettiği yeşil kalkınma devrimi vizyonuna uygun şekilde yenilenebilir enerji kaynakları alanındaki atılımları hayata geçirdiklerini belirtti.
Güneş, rüzgar, jeotermal, biyogaz gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kurulu gücünde büyük bir gelişme kaydeden Türkiye'nin, enerji arzının güvenliğini ve sürdürülebilirliğini sağlamak için "daha çok yerli, daha çok yenilenebilir" şiarıyla çalışmalarını sürdürdüğüne değinen Altunyaldız, "Düzenlemede yer alan kapasite artışları yapılan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesislerinin, yerli aksam desteklerinden faydalanabilmesi, ülkemizin yerli aksam kapasitesinin artmasını sağlayacak." dedi.
Akaryakıt kaçakçılığı başta olmak üzere haksız kazanç elde edenlerle etkin mücadeleyi sürdürdüklerine dikkati çeken Altunyaldız, kanun teklifinde yer alan hükümle, kaçakçılıkla mücadele kapsamında kesinleşmiş mahkumiyet kararı olanların lisans almasının önüne geçildiğini aktardı.
Piyasa dinamiklerini en iyi şekilde tesis etmeye, kaçakçılık yoluyla oluşan rekabet eşitsizliğini ortadan kaldırmaya ve vergi tahsilatını güvence altına almaya yönelik çalışmaları sürdüreceklerini anlatan Altunyaldız, "Küresel dış ticaret istatistiklerine baktığımızda dünya ticaretinin yüzde 90'ının deniz yoluyla gerçekleştiğini görüyoruz. Bu bağlamda ekonomik büyümenin önemli öğelerinden olan dış ticaret ve lojistik alanlarında olduğu kadar tedarik zincirlerinin de önemli bir halkasını limanlar oluşturuyor. Öngörülebilirliğin ve sürdürülebilirliğin sağlanmasıyla ticarette kilit roldeki limanlarımızın etkinliğinin artırılacağına inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Altunyaldız, piyasa dinamiklerini bozan, piyasaların etkin işleyişine engel teşkil eden aktörlerin ve eylemlerin önüne geçmek için cezai müeyyidelerin artırılması hedeflenen düzenlemeyle tedarik zincirini aksatan ve engelleyen faaliyetlerin önüne geçmeyi amaçladıklarını bildirdi.
Teklif sahibi olarak komisyona bilgi veren AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu ise dünya ticaretinin farklı boyut kazandığını, lojistik ve taşımacılığın öneminin her geçen gün arttığını kaydetti.
Bu hızlı değişim sürecinde oluşan fırsatları değerlendirme kabiliyeti olan ülkelerin, gelecek yıllarda dünya ticaretinde söz sahibi olacağına işaret eden Çolakoğlu, "Özelleştirme kapsamında olan liman işletmelerimizin, hızla değişen ve büyüyen ticaret kapasitesine karşı hazırlıklı olmaları gerektiği ortada. Bu amaç doğrultusunda limanların herhangi bir zaman kaybı yaşamadan küresel rekabet güçlerini korumaları için bugünden yatırımlar yaparak büyümeleri gerekiyor." ifadesini kullandı.
Çolakoğlu, özelleştirilen Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait bazı limanların, işletme hakkı verilmesi/devri yöntemiyle gerçekleştirilen özelleştirilmesi uygulamaları sonucunda imzalanan 49 yıldan az süreli sözleşme sürelerinin; başvuru gerçekleştirilmesi ve sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile davalardan vazgeçilmesi halinde sözleşmelerinin süresinin 49 yıla kadar uzatılacağını aktardı.
Düzenlemeyle, süre uzatımına karar verilmesi halinde taraflar arasında ek sözleşme düzenlenmesinin öngörüldüğünü, sözleşme bedelinin de Sermaye Piyasası Kanunu'na göre değerleme yapmaya yetkili en az iki kuruluş tarafından belirlenmesinin hükme bağlandığını kaydeden Çolakoğlu, nihai karar merci olarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görevlendirildiğini hatırlattı.
Çolakoğlu, kanun teklifi ile rafinericilerin, sektörlerindeki depolama tanımı nedeniyle yaşadıkları sorunu çözüme kavuşturmayı hedeflediklerini ve bu kapsamda tanımda yer alan "LPG dağıtıcıları" yerine, "piyasa faaliyetinde bulunanlar" ifadesinin eklendiğini ve tanımın kapsamının diğer lisans sahiplerini de kapsayacak şekilde genişletildiğini anlattı.
Akaryakıt piyasasında lisans alıp da değişik yol ve yöntemlerle kaçakçılık faaliyetinde bulunan gerçek ve tüzel kişilerin tespit edildiğini aktaran Çolakoğlu, "Amacımız, hakkaniyet içinde ticaretini gerçekleştiren lisanslı tüzel ve gerçek kişilere, kanunlar içinde suçlunun cezasız kalmayacağının gösterilmesi. Farklı yol ve yöntemler denense dahi suçlular kanunlar içinde bir boşluk bulamamalı. Bunun için Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında kesinleşmiş mahkumiyet kararı olanların lisans alması önleniyor." açıklamasında bulundu.
Son zamanlarda gündem olan stokçuluk alanındaki düzenlemenin de kanun teklifinde yer aldığına dikkati çeken Çolakoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Var olan stokçuluk cezasında, cezaların miktarında bir değişikliğe giderek caydırıcılığı artırmayı amaçladık. Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un Ek 1'inci maddesinin ikinci fıkrası ile üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulması yasaklanmıştır. Bu çerçevede uygulanacak müeyyidenin muhatabı olan üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin ekonomik büyüklükleri, faaliyet alanları ve ticarete konu ürünlerinin ekonomik değerleri birbirinden çok farklı olabiliyor. Yapılan değişiklik ile bu faaliyetlerde bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyide ağırlaştırılarak cezanın etkinliğinin ve caydırıcılığının artırılması amaçlanıyor, ayrıca cezanın alt ve üst sınırları ile bu sınırlar arasındaki fark yeniden belirlenerek, daha hakkaniyetli müeyyide uygulanabilmesine imkan sağlanıyor."
Bu arada görüşmelere, Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Yunus Elitaş ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri katılıyor.
Bazı milletvekilleri, kanun teklifinin, Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait bazı limanların işletme hakkı verilmesi/devri yöntemiyle özelleştirilmeleri neticesinde imzalanan 49 yıldan az süreli sözleşme sürelerinin; başvuru gerçekleştirilmesi ve sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile davalardan vazgeçilmesi halinde 49 yıla kadar uzatılmasını öngören maddesine ilişkin eleştirilerde bulundu.
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, limanların değeri artacakken özelleştirme sürelerini uzatmanın, kamunun çıkarına zarar vermek anlamına geldiğini savundu.
Bu konuda özel çıkarların kamu çıkarına tercih edildiğini ileri süren Tarhan, "Şunu unutmayın; şirketler, süre uzatımından sonra limanları tek tek yabancılara satacaklar. Bu durum gelecek süreçte milli güvenlik sorunu haline dönüşecek. Son dönemde limanları kontrol altına alamadığımızı kokain tartışmalarında görüyorsunuz. Parti olarak limanların özellikle yabancılara özelleştirilmesine karşıyız. Türk şirketler işletebilir, onları denetleyebiliriz ama milli değerlerimizi yabancı şirketlere satarsak önümüzdeki dönemde büyük sıkıntılar yaşarız. Bu konuda bugünden önlem almamız gerekir." dedi.
Düzenlemeyle Mersin Limanı'nın özelleştirme süresinin 13 yıl daha uzatılmak istendiğini vurgulayan Tarhan, "Mersin'de özelleştirmeyi kazanan şirket 14 yılda vadettiği yatırımların ne kadarını gerçekleştirdi ki şimdi sözleşme süresini 13 yıl daha uzatıyorsunuz? Nerede kamunun yararı, nerede vatandaşın çıkarı? 'Stratejik vizyon' diye çıktığınız yolda geldiğimiz nokta, limanlarımızı ranta kurban etmek mi? 10 yıl önce dışarıdan liman almayı planlayan ülkemiz bugün limanların özelleştirilmesinin uzatılmasını konuşuyor." değerlendirmesini yaptı.
İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, Türkiye Cumhuriyeti kurulurken kapitülasyonların kaldırılması ile Kabotaj Kanunu'nun yürürlüğe girmesinin en büyük kazanım olduğunu dile getirerek, "Limanlarla ilgili madde komisyondan geçerse bu konuda vereceğimiz en büyük taviz olacaktır. Bunun ileride başımıza büyük sıkıntılar açacağını görmemiz gerekir." dedi.
Limanları, özel şirketler yerine devletin revize etmesinin daha uygun olduğunu söyleyen Öztürk, "Düşünceniz rahmani ise eyvallah ama piyasada güvenin kalmadığı yerde dış yatırımcının limanlarımıza çok uygun fiyatlarla el koyacağını unutmamamız lazım." diye konuştu.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer de kanun teklifinin genelinde "özelleştirmenin ruhu"nun dolaştığını ifade etti.
HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, TBMM'nin kaliteli düzenleme yapamadığını savunarak, "Yasama yılı tamamlanmadan sürekli aynı kanunda değişiklik yapıyoruz." dedi.
Çeşitli kanunlarla ilgili değişiklikleri içeren kanun teklifi ile temel amacın, limanlarla ilgili düzenleme olduğunu öne süren Kenanoğlu, "Düzenlemenin, TBMM Genel Kurulundan geri çekilerek tekrar komisyona getirilmesi ile genel başkanınızın Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri ile yaptığı görüşmelerin ilgisi var mı? Verilen sözler mi var?" diye sordu.
Limanlara ilişkin düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri süren Kenanoğlu, "Bir ihale yapılmış, ihalelerin süresi henüz dolmamış, süresi dolduktan sonra ihale aşamasına gelmesi gereken limanlarla ilgili ihalesiz süre uzatımı yapılacak. Limanlar kesinlikle kamu eliyle işletilmeli, özel şirketlerin para hırslarına teslim edilmemeli." görüşünü savundu.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, limanlarla ilgili maddenin kanun teklifinden çıkarılmasını isteyerek, "128 milyar doları sattıktan sonra sıfırı tükettiniz, şimdi para bulmak için 49 yıllık geleceğimizi satıyorsunuz. 20 yıllık geleceğimizi zaten satmıştınız, o yetmedi, şimdi bunu 49 yıllığa uzatıyorsunuz." diye konuştu.
"Limanların özellikle yabancılara satılması modern kapitülasyon." diyen Altıntaş, Atatürk'ün Lozan'da en çok ısrarcı olduğu konunun kapitülasyonların kaldırılması olduğunu hatırlattı.
Altıntaş, "Çocuklarımızın, torunlarımızın geleceklerini birilerine taahhüt ediyoruz. Sizin çocuklarınız, torunlarınız bu ülkede yaşamayacaklar mı? Hepiniz mi çocuklarınızı yurt dışına göndereceksiniz? Bu düzenlemenin sağlam bir mantığı yok." sözlerini sarf etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili İffet Polat, Türkiye ticaretinin can damarlarından olan limanlarda yatırım ve genişlemelerin idamesi için mevcut teknolojiyi iyileştirmek, hızlı ve güvenilir bir lojistik imkanı tanımak amacıyla yatırımcıların süreçlerini uzatmanın doğru olacağını belirtti.
Polat, dünya ticaretinin pandemi döneminde yavaşladığı, ticaretin adeta durduğu bu dönemde yatırımlarına devam eden liman işletmecilerinin zararlarının bir nebze de olsa telafi edileceğine inandığını söyledi.
Muhalefet milletvekillerinin, kategorik olarak her şeye karşı çıktığını dile getiren Polat, şunları kaydetti:
"Hem serbest piyasayı savunmak hem de bir demir perde ülkesi gibi kanun yapmayı istemek doğru değil. Birçok milletvekilimiz, limanların ileride Birleşik Arap Emirlikleri'ne, Katar'a peşkeş çekileceğine dair niyet okuyuculuğu dile getiriyor. Bunu doğru bulmuyorum. Nedense İslam ülkelerine, Orta Doğu'dan gelen yatırımcılara karşı çok mesafelisiniz. İngilizlerin, Almanların, Hollandalıların getirdiği para para da gelip yatırım yapacak olan Katarlılara ya da Birleşik Arap Emirliklilere neden karşı çıkıyorsunuz? Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nın verilerine göre, bir liman yatırımının ortalama geri dönüşü 35 yıl. Buna pandemiyi, ticari durgunlukları eklediğinizde bu sürenin daha da uzun olacağını düşünüyorum."
CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, "Kamu yararı ihlal ediliyor. Kime soruyorsunuz bunları? Önünüze gelene bu milletin toprağını, taşını 'Alın size verdim...' Ne iradesi bu, kimi temsil ediyorsunuz, kimin çıkarlarına yasa yapıyorsunuz? Yasa yapmak, kamu çıkarının ötesine geçiyorsa tarifinin yapılması lazım." dedi.
AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş, Aydoğan'a, "Böyle bir konuşma üslubu olamaz. Hakaret etmeye gerek yok, görüşünüzü söylersiniz. Burası ayar yeri değil." tepkisini gösterdi.
Karşılıklı laf atışmalar üzerine araya giren Komisyon Başkanvekili, AK Parti Düzce Milletvekili Fahri Çakır, Aydoğan'dan, konuşmasını toparlamasını istedi. Bu sırada AK Parti ile CHP milletvekilleri arasında tartışma çıktı.
Daha sonra konuşmasını sürdüren CHP'li Aydoğan'ın, "İzin verirseniz sözlerimi bağlayayım, vermezseniz o sizin utancınız olsun." ifadesi tartışmayı alevlendirdi.
Komisyon Başkanvekili Çakır, milletvekillerini sükuneti muhafaza etmeleri konusunda uyardı.
Çakır, Aydoğan'ın, "Susarlarsa bağlayacağım. Tahammülü olsun arkadaşların." ifadesi üzerine mikrofonunu kapattı.
Bunun üzerine Aydoğan, "Siz hakaret etmeyen bir milletvekiline tahammül edemeyecek bir komisyonsunuz. Yazıklar olsun." dedi.
Fahri Çakır da "Sayın Aydoğan, bize nasıl davranacağımıza ilişkin telkinde bulunamazsınız. Bu komisyona saygısızlık yapamazsınız." karşılığını verdi.
Bu sırada AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Cihat Sezal, ayağa kalkarak Aydoğan'a, "Doğru konuş." diye bağırdı ve Aydoğan'ın üzerine yürüdü.
Komisyon Başkanvekili Çakır, gerginliğin sürmesi üzerine birleşime ara verdi. Gerginlik bir süre verilen arada da devam etti.
Daha sonra birleşimi açan Komisyon Başkanı Ziya Altunyaldız, milletvekillerini üsluplarına dikkat etmeleri konusunda uyardı.
AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan ve Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu ile AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda kabul edildi.
Teklife göre, Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait bazı limanların işletme hakkı verilmesi/devri yöntemiyle özelleştirilmeleri neticesinde imzalanan 49 yıldan az süreli sözleşme süreleri; başvuru gerçekleştirilmesi ve sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile davalardan vazgeçilmesi halinde 49 yıla kadar uzatılacak.
Ek sözleşmelerde süre uzatımı, ek sözleşme bedeli ve ödeme koşullarıyla ilgili konular dışında özelleştirme sözleşmesini değiştirecek herhangi bir hükme yer verilemeyecek. Ek sözleşmeyle uzatılan süre, yatırım sürelerine eklenemeyecek.
Ek sözleşme bedelinin tespitinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri kapsamında Sermaye Piyasası Kanunu'na göre değerleme yapmaya yetkili en az iki kuruluş danışman olarak görevlendirilecek.
Özelleştirme sözleşmesi bedeli, işletici/alıcı tarafından yapılan yatırım tutarları, kapasite artışı ve özelleştirme sonrasında işletici şirket hisselerinin satışı söz konusu olmuş ise bu bedeller ve diğer tüm veriler dikkate alınarak, uluslararası değerleme standartlarına göre hazırlanmış değerleme raporlarıyla belirlenen ek sözleşme bedeli, uzatım süresi ve diğer konular, Özelleştirme Yüksek Kurulunun onayına sunulacak.
Özelleştirme Yüksek Kurulunun onayı halinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca alıcı/işleticilere ek sözleşme imzalanmak üzere üç ayı geçmemek üzere süre verilecek. Talep halinde bir defaya mahsus olmak üzere ilk verilen süreyi geçmemek üzere ek süre verilebilecek.
Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da yer alan "depolama" tanımının kapsamı genişletilecek. Tanımdaki "LPG dağıtıcıları" ibaresi; "piyasa faaliyetinde bulunanlar" şeklinde değiştirilecek. Böylece diğer lisans sahipleri de kapsama dahil edilecek. Rafinerilerin, rafineri sahası dışında LPG depolama ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla "depolama" tanımına rafinericiler de eklenecek.
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na aykırı fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlara, LPG Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında lisans verilmeyecek.
Lisans sahibinin tüzel kişi olması durumunda söz konusu tüzel kişilikte suçun işlendiği tarih itibarıyla yüzde 10'dan fazla paya sahip ortaklar ile görevden ayrılmış olan veya halen görevde bulunan yönetim kurulu başkan ve üyelerine, temsil ve ilzama yetkili olanlara lisans verilmeyecek ve bu kişiler lisans başvurusu yapan tüzel kişiliklerde doğrudan pay sahibi olamayacak.
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında, 30 Haziran 2021'den sonra işletmeye girecek kapasite artışları, işletmeye giriş tarihinden itibaren yerli katkı fiyatından yararlanacak.
Kapatılan ETİBANK ve Türkiye Elektrik Kurumu ile Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) ve özelleştirilen elektrik dağıtım şirketleri adına tapuda tescil edilen ve bu tescil sırasında geçmişte harç, döner sermaye gibi hizmet bedelleri ödenmiş olan mülkiyet ve mülkiyetten gayri ayni hakların (tesislerin), faaliyet alanlarına göre TEİAŞ veya Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ'ye devri; mükerrer harç, döner sermaye gibi hizmet bedeli ödenmeden sağlanacak.
Tescil işlemlerine ilişkin devir ve tashih işlemleri her türlü harç ve döner sermaye hizmet bedelinden muaf olacak.
Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un "ceza hükümleri" başlıklı maddesinde değişiklik yapılacak.
Üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunanlara uygulanan idari para cezasının alt ve üst sınırı yeniden belirlenecek.
Caydırıcılığın artırılması amacıyla 50 bin lira olan alt sınır 100 bin liraya, 500 bin lira olan üst sınır ise 2 milyon liraya çıkarılacak. Düzenleme 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe girecek.
Görüşmeler sırasında AK Parti'li milletvekillerinin kabul edilen önergesiyle Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nda değişiklik yapıldı.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu hükümlerine göre üyelerin oda ve borsalara olan aidat, navlun hasılatından alınacak oda payları ve borsa tescil ücreti ile oda ve borsaların, birliğe olan aidat borçları asılları ile Sigortacılık Kanunu uyarınca TOBB'a ödenmesi gereken sigorta eksperleri ve sigorta acenteleri levha aidat borç asıllarına ilişkin alacaklar bakımından 31 Aralık 2023'e kadar derdest olan icra ve iflas takipleri duracak, taraf ve takip işlemleri yapılmayacak, ihtiyati haciz kararları icra ve infaz edilmeyecek, yeni icra ve iflas takipleri yapılmayacak, zaman aşımı süreleri ile takip hukukuna ilişkin süreler duracak. Bu süreler durma süresinin sona erdiği günden itibaren işlemeye başlayacak.
Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 30 gün uzamış sayılacak.
