TBMM Başkanvekili Adan, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırılarına değinerek, çocukları, onları şiddete sürükleyebilecek sosyal ve dijital etkilerden korumak gerektiğini söyledi.
Çocukları şiddetten koruyacak mekanizmaların önceden planlanıp, bunları eyleme dönüştürmenin gerekliliğine işaret eden Aydın, "Yaşananları basite indirgeyip yalnızca okul güvenliğiyle halledilebilecek bir durum gibi görmek yerine çok boyutlu ve paydaşlı bir mesele olarak ele alıp, bütüncül bir bakış açısıyla inceleyip, çözülmesi gereken kolektif bir sorun olarak algılamak ve kabul etmek gerekir." dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı, okul saldırısında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diledi.
Dijital bağımlılığın yaşanan şiddet olaylarının temelindeki en ağır sorunlarından biri olduğunu vurgulayan Karslı, "Saatlerini ekranda tüketen, gerçek hayattan kopan, şiddeti oyun sayan, merhameti emojilere indirgeyen bir nesil tehlikesiyle karşı karşıyayız. Nitekim Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun gerçekleştirdiği bir araştırmada, lise öğrencilerimizin yaklaşık yarısının sosyal medya bağımlılığı riskiyle karşı karşıya olduğu ortaya konulmuştur. Aynı çalışmada, oyun bağımlılığını besleyen en güçlü unsurun ise yalnızlık olduğu tespit edilmiştir." diye konuştu.
- "Özgürlük, yavrularımızı karanlık dijital odalardan çıkarıp hayatın aydınlığına kavuşturmaktır"
Karslı, bu tehlikeye karşı çocukları korumak adına sosyal medyaya yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifini hazırladıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu düzenlemeyle, zihinleri henüz savunmasız olan 15 yaş altındaki çocuklarımız için bu yıkıcı platformlara kati kısıtlamaları hedefledik. 15 ila 18 yaş arasındaki gençlerimiz için onları zehirli içeriklerden korumak üzere belirli denetim mekanizmaları öngörüldü. Bugün dünyada da benzer hassasiyetler yükselmekte. Avustralya, Fransa, Birleşik Krallık, Danimarka ve pek çok ülke benzer sınırlamaları hayata geçirmiş ya da gündemine almıştır. Tek derdimiz bizim de bu kanunu bir an önce Gazi Meclisimizden geçirip yavrularımıza kalkan yapmaktır. Ne yazık ki bu süreçte özgürlüklere müdahale yaftasıyla çeşitli engellemelerle karşılaştık. Allah aşkına hangi özgürlük? Bir çocuğun algoritma tüccarlarının kölesi olma özgürlüğü mü? Siber zorbalığın pençesinde kıvranma, şiddeti ve nefreti oyun zannetmenin özgürlüğü mü olur? Ekran karşısında zehirleme özgürlüğü müdür bu? Özgürlük, bağımlılık zincirlerini kırabilmektir. Özgürlük, çocuğun zihnini algoritmalara teslim etmemektir. Özgürlük, yavrularımızı karanlık dijital odalardan çıkarıp hayatın aydınlığına kavuşturmaktır."
Kanun teklifine destek isteyen Karslı, "Gelin, siyasi kavgalarınızı, günübirlik menfaatlerinizi bu salonun kapısının dışında bırakalım. Bu işin iktidarı olmaz, muhalefeti ise hiç olmaz. Biz hep bu şekilde baktık, bakıyoruz ve bakmaya devam edeceğiz. Yeter ki evlatlarımızı koruyalım, çocuklarımızı o karanlık boşluğa düşmekten kurtaralım. Gelin bu tarihi sorumluluğu, bu mücadeleyi birlikte üstlenelim, bu yasayı hep birlikte geçirelim. Vakit, Gazi Meclisin iradesinin bu milletin çocuklarına siper olma vaktidir." ifadelerini kullandı.
- "Ruhsatsız silah taşımanın cezası artırılmalı"
CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, okul saldırısında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar, ailelerine de sabır diledi.
Türkiye'de bireysel silahlanma üzerine değerlendirmelerde bulunan Becan, "Türkiye'de son yıllarda bireysel silahlanmanın artmasıyla ateşli silahlarla işlenen suçlarda, can kayıplarında ve yaralanmalarda ciddi artış yaşanmaktadır. Ruhsatsız silah ediniminin yaygınlaşması, kolaylaşması ve denetimlerinin yetersizliği, tüm toplumun güvenliğini tehdit eder hal almıştır." diye konuştu.
Becan, ruhsatlı silahların kimlere verileceğinin çerçevesinin minimum seviyeye çekilmesini, sayısının sınırlandırılmasını ve ruhsatsız silah taşımanın cezasının artırılmasını da istedi.
Öte yandan AK Parti İstanbul Milletvekili Yücel Arzen Hacıoğulları, yanında getirdiği zili çalarak okul saldırılarına dikkati çekti.
Okul saldırıları sonrası acının büyük olduğunu ancak milletin geleceğinin korkuya teslim edilemeyeceğini söyleyen Hacıoğulları, "Hababam Sınıfı'ndaki Hafize Ana gibi sizi derse, korkularımızı yenmeye çağırıyorum. 'Korkma.' diyen Mehmet Akif'e, 'Korkmuyoruz.' diye cevap vermeye..." dedi.
TBMM Genel Kurulunda siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.
Yeni Yol Partisi Başkanvekili Bülent Kaya, Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmaya değindi.
Soruşturmanın genişletilerek ele alınmasının sevindirici olduğunu söyleyen Kaya, "Gülistan Doku'nun katillerinin bir an önce tespit edilerek gerekli cezaya çarptırılması, en azından ailesinin acısını kısmen de olsa hafifletecek, toplumdaki adalet duygusunu kısmen de olsa onaracaktır." diye konuştu.
Kaya, bu ve benzeri olaylarda bazı kamu görevlilerinin yetkilerini suistimal ettiklerine dair şikayetler bulunduğunu dile getirerek, "Gülistan Doku cinayetinin aydınlatılması, sadece Gülistan Doku'nun faillerinin ortaya çıkmasıyla ilgili değil, belki de Türkiye'de bir makas değişikliği, 'yapanın yanına kar kalmaz', 'mahkeme kadıya mülk değil' diye kamu gücünü elinde bulunduran herkese ders verecek bir mecraya evrilmesini diliyor ve arzu ediyorum." ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili tüm iddiaların sonuna kadar araştırılarak ortaya çıkarılmasını diledi.
Sosyal medyaya ilişkin düzenlemeleri de içeren kanun teklifine dair görüşlerini dile getiren Poyraz, "Ebeveynlerin dijital okuryazarlığının olmadığı bir alanda çocuklara devletin yasak koymak suretiyle birtakım tedbirler ve önlemler alabilmesi mümkün değildir. 15 yaşından küçük çocuk sosyal medya ağına giremeyecek ama 15 yaşından küçük çocuğun ebeveyni TikTok'ta dans edecek. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Devlet dediğiniz şey tedbir alır. Devlet dediğiniz şey, başınıza hadise gelince yasaklar üzerinden hareket etmez." diye konuştu.
Poyraz, önce annelerin ve babaların eğitilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
- "Kadınlarımızın annelik sebebiyle hak kaybına uğraması kabul edilemez"
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifine değinerek, doğum izinlerine ilişkin düzenlemeleri olumlu, gerekli ve yerinde bulduklarını kaydetti.
Doğum yapan kadınların iş hayatlarında görev dağılımı, terfi ve kariyer planlaması gibi süreçlerde mobbingle karşılaşabildiğini söyleyen Akçay, anneliğin bir kadının çalışma hayatında aleyhine işletilecek bir süreç olmadığını vurguladı.
Akçay, anneliğin milletin istikbali olduğunu belirterek, "Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük önem verdiği ve teşvik ettiği nüfus ve doğum meselesinin önemle gündemde olduğu bir dönemde kadınlarımızın annelik sebebiyle çalışma hayatında ötekileştirilmesi asla düşünülemez veya hak kaybına uğraması kabul edilemez. Bütün kurumlarımızın ve özel sektörün yönetimlerinin bu kanunun sahada uygulanmasını, özel sektör veya kamu çalışanı kadınların hakkının gasp edilmemesini en iyi şekilde denetlemesini, takip etmesini bekliyoruz." dedi.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Akçay, çocukların bir "dijital kuşatma" altında bulunduğunu anlattı.
Erkan Akçay, hiç kimsenin bu olaylar üzerinden günübirlik siyaset devşirmeye çalışmaması gerektiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sosyal ağ sağlayıcılarına getirilen yükümlülükler, oyun platformlarına ilişkin yaş derecelendirmesi ve temsilcilik şartı geç kalınmış ama gerekli adımlardır. Elbette bu adımlar tek başına yeterli değildir ancak Meclisimizin araştırma komisyonu iradesiyle birlikte düşünüldüğünde, bu düzenleme çocuklarımızı koruma konusunda güçlü ve somut bir başlangıç olacak, yol gösterecektir. Sanal alemin karanlık dehlizlerinde çocuklarımızı savunmasız bırakamayız. 'Milli ve manevi değerlerimizle yoğrulmuş, sağlıklı nesiller için bu iradeyi hep birlikte ortaya koyalım' diyoruz."
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar, yakınlarına da baş sağlığı diledi.
Yaşanan olayların sadece güvenlik meselesi üzerinden ele alınamayacağının birçok kişi tarafından dile getirildiğini aktaran Koçyiğit, "Burada çok katmanlı, çoklu bir sorunla karşı karşıya olduğumuz ve bu soruna da gerçekçi bir zeminde, özellikle de sorunun gerçeğiyle yüzleşerek çözüm üretmemiz gerektiği açık ve net." değerlendirmesinde bulundu.
Koçyiğit, TBMM'de, okul saldırılarının nedenlerini araştırmak üzere kurulması planlanan araştırma komisyonuna ilişkin, "Kurulan araştırma komisyonunun da bu olayı dijital mecraya, ona buna günahı yıkarak değil, bütün yönleriyle araştırması ve sonuçlarını bu Meclis'e getirip yapısal bir dönüşüme yol açacak şekilde ele alması gerektiğini ifade etmek istiyorum." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin açılışının 106. yıl dönümü vesilesiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Cumhuriyet'in kurulmasında emeği geçenleri saygı ve rahmetle andı.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırılarına değinen Günaydın, CHP Grubu olarak geçen yıl TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin görüşmelerinde verdikleri önergeyi anımsattı.
Günaydın, şöyle devam etti:
"Aralıkta, bütçe görüşmelerinde 'okul sağlığıyla alakalı 75 bin hemşire, 100 bin temizlik görevlisi, 65 bin güvenlik görevlisi verelim okullara' demişiz. Maliyetini hesap etmişiz, 224,6 milyar lira. 'Öğretmenlere bir maaş ikramiye verelim demişiz', 156 milyar lira. 'Öğrencilere bir kap sıcak öğle yemeği verelim' demişiz, 252 milyar lira. '100 bin öğretmen atayalım' demişiz, bunların toplamı 633 milyar lira. Ne demişsiniz, 'olmaz' Sebep ne? 'Para yok' öyle mi?"
"Ara seçim" ve "erken seçim" tartışmalarına da değinen Günaydın, "Erken seçimden kaçıyorsunuz, vatandaşın yüzde 68'i istiyor. Egemenlik kayıtsız şartsız milletinse vatandaşın yüzde 68'i istiyor. Ara seçimden kaçıyorsunuz, ara seçim bir zorunluluk. İşte, söylüyoruz size, getirin, ara seçim tarihini açıklayın. Getirin, ara seçim için istifa eden milletvekillerinin istifasını kabul edeceğinizi söyleyin, bu gruptan 55 milletvekili istifasını basacak ve halk sizin boyunuzu ölçecek, boyunuzun ölçüsünü verecek." ifadelerini kullandı.
- "Türkiye küresel meselelerde söz söyleyen, çözüm üreten bir ülkedir"
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar, ailelerine de sabır diledi.
Bunun acının herkesin ortak acısı olduğunu belirten Akbaşoğlu, "Bu dijital bozgunculuğa feda edilecek tek bir yavrumuz dahi olamaz. Bu ülkenin bütün çocukları bizim çocuklarımızdır, onlarla ilgili her türlü tedbirin alınmasına dair sağlam irademizi inşallah hem hükümetçe hem Meclis olarak ortaya koymak için buradayız." dedi.
Akbaşoğlu, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifine değinerek, attıkları adımların çarpıtılmaması gerektiğini söyledi.
Amaçlarının yasaklamak değil, korumak ve düzenleme getirmek olduğunu vurgulayan Akbaşoğlu, "Bizim amacımız özgürlükleri kısıtlamak değil, çocuklarımızın, gençlerimizin, toplumumuzun geleceğini güvence altına almaktır. Aileyi güçlendirmek, çocuğu korumak ve toplumu sağlıklı tutmak siyaset üstü bir sorumluluktur. Bu mesele ideolojik bir tartışmayı değil, vicdani ve ahlaki sorumluluğu ve duruşu beraberinde taşıyan bir konudur. Bu konuda da hepimizin duyarlılık göstermesi bu sorumluluğun bir gereğidir." diye konuştu.
Akbaşoğlu, Antalya Diplomasi Forumu'nda üç gün boyunca küresel diplomasinin nabzının tutulduğunu, ikili görüşmelerde, oturumlarda, panellerde ve basın toplantılarında önemli konuların ele alındığını anlattı.
Forumun, Türkiye'nin küresel ölçekte nasıl bir ilgi ve odak noktası haline geldiğinin en somut göstergelerinden biri olduğunu kaydeden Akbaşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Artık Türkiye sadece bölgesel bir aktör değil, küresel meselelerde söz söyleyen, çözüm üreten ve proaktif dış politikasıyla onlara yön veren bir ülkedir. Bu forumda gördüğümüz tablo şuydu, dünya krizler ve belirsizlikler içinde yeni bir denge ararken gözler Türkiye'ye çevrildi çünkü Türkiye barışı, adaleti, hakkaniyeti, merhameti esas alan bir dış politik duruş sergilemektedir. Bu da bizi sözüne itimat edilir güvenilir bir ortak, aranan, güçlü bir ara bulucu konumuna taşımaktadır."
