2010-07-06 - 23:59
TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 2. bölümünde yer alan 5 madde kabul edildi.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, dış
politikada, önceki hükümetler döneminde yapılanları reddetmediklerini belirterek,
''Ancak her yeni şartta yeni bir politika gerekiyor. Uluslararası konjonktür
değişirken politikalarda değişiklikler olur'' dedi.
Davutoğlu, TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığının teşkilat yapısını
yeniden düzenleyen kanun tasarısının 2. bölümü üzerinde, milletvekillerinin
sorularını yanıtladı.
Dış politikada, daha önceki hükümetler döneminde yapılan çok olumlu ve
doğru katkıları hiç bir zaman reddetmediğini söyleyen Davutoğlu, ''Reddi miras
etmedik. Ancak her yeni şartta yeni bir politika gerektiğini her zaman
vurguladık. Uluslararası konjonktür değişirken politikalarda değişiklikler olur.
Statiklik bir tür dogmatizmdir ve bizim bundan uzak durmamız gerekir. Her an
uluslararası konjonktürü tekrar değerlendirmek durumundayız. Ama geçmişte yapılan
hizmetleri de biz her zaman hayırla yadettik'' dedi.
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın İspanya'da Türkiye ile ilgili yaptığı
açıklamaya da değinen Davutoğlu, Esad'ın açıklamasında, ''Türkiye'nin
uluslararası arabuluculuk rolünün sona erdiğini'' yönünde bir ifadesi
bulunmadığını kaydetti.
Esad'ın açıklama metnini okuyan Ahmet Davutoğlu, ''Türkiye'nin
arabuluculuğu konusunda şüphe beyan edici bir tutum takınmamıştır. Aksine, hemen
hemen her oturumda, başka ülkeler devreye girmek istediğinde açık bir şekilde
tavrını ortaya koymuştur'' dedi.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Türkiye'nin şu anda oynadığı rolün herhangi
bir bölgesel güç rolü olmadığını, son derece etkin bir rol olduğunu kaydetti.
Bakan Davutoğlu, şöyle konuştu:
''Komşularla sıfır sorun, ilkesel ve doğru bir politikadır. Ancak biz hiç
bir zaman bunu realist politikanın dışında düşünmedik. Buradan ütopik bir dış
politika anlayışı çıkarmamanız gerekir. Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk,
'yurtta sulh cihanda sulh' derken, o kadar savaşı bizzat idare etmiş bir komutan
olarak, bunun bir ideal olduğunun farkında olarak bunu söylemiştir. Ama bu ilkeyi
ortaya koymak, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin temel yaklaşımını ortaya koyan bir
perspektif katmıştır dış politikamıza. 'Komşularla sıfır sorun' ilkesi,
komşularla sorunların tümünün biteceği ütopik bir dünyayı öngörmemektedir. Sadece
Suriye ile değil, Yunanistan, Irak ve Rusya ile kurduğumuz stratejik işbirliği
konseylerinde yapılan anlaşmalara bakarsanız, Türkiye'nin bu konuda aldığı
mesafeyi görürsünüz. Sadece Yunanistan'la bir günde 22 anlaşma imzaladık. Oysa ki
Türkiye ile Yunanistan arasında sadece 35 anlaşma var. Bu politikayı ısrarla
sürdürmeye devam edeceğiz.''
Kafkasya'daki gelişmeleri gün gün, saat saat takip ettiklerini belirten
Davutoğlu, Azerbaycan Dışişleri Bakanı ile neredeyse haftalık, günlük görüşmeleri
olduğunu bildirdi.
Bakan Davutoğlu, MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş ve CHP Tunceli
Milletvekili Kamer Genç'in konuşmalarının ardından ''sataşma'' gerekçesiyle söz
aldı.
Meclis kürsüsünün milletin vicdanını, edebini yansıttığını belirten
Davutoğlu, ''Sayın Genç bana atfen, 'Cumhuriyeti kuranlar psikolojik dengesizlik
ruh haline sahiptir' ifadesini kullandılar. Hayır, hiçbir makalemde böyle bir
ifade söz konusu değildir. Cumhuriyete duyduğum saygı ve Cumhuriyetimizin
kurucularına ve şehitlerimizin aziz ruhlarına duyduğum saygı nedeniyle böyle bir
şey söz konusu olamaz'' diye konuştu.
Her türlü eleştiriye açık olduğunu ifade eden Davutoğlu, şöyle devam
etti:
''Bunu entelektüelitenin bir gereği olarak görürüm ama eleştiriyle yalanı
ve iftirayı ayırt etmek zorundasınız. Ortada çok açık bir iftira var. Ben
yazdığım her şeyi bilirim, orada elitizmi eleştiriyorum. Çünkü, 'Cumhuriyet'
kelimesinin temeli cumhurdur. Orada benim eleştirdiğim elitist tutumdur. Siz
kendi perspektifinizi o makaleye yansıttığınız için üslubu bozuyorsunuz,
makalenin aslını da tahrif ediyorsunuz. Çünkü, sizin yaklaşım biçiminizde
sakatlık var. Kendinizi, ruhunuzu okuduğunuz makaleye oraya yansıtmaya
çalışmayın.''
İran'ın nükleer müzakeresine ilişkin konularda Meclisi defalarca
bilgilendirdiğini ifade eden Davutoğlu, Türkiye'nin tüm komşularıyla devlet
vakarı içerisinde ilişkiye girdiğini söyledi.
Türkiye'nin çevresinde olan her olayla -kim ne derse desin-
ilgileneceğini vurgulayan Davutoğlu, ''Bölgemizde uçan kuştan haberimiz olacak ve
gereğini yapacağız'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığı
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 2. bölümünde yer alan 5 madde
kabul edildi.
Maddelere göre, bakan, müsteşar ve her kademedeki bakanlık yöneticileri,
yetkilerinden bir kısmını alt kademelere devredebilecek.
Bakanlık, kendi yapacağı yarışma sınavları ile alacağı memurlar başta
olmak üzere, yurt içi ve yurt dışında istihdam edeceği personel ve eşleri için
güvenlik soruşturması yaptırabilecek. Güvenlikle bağlantılı gerekçelerle,
bakanlık memurları evlenmeden önce bakanlığın iznini alacak, izin almadan evlenen
memurlar istifa etmiş sayılacak.
Yurt dışında görevli memurların bakmakla yükümlü oldukları aile
fertlerinin, gelir getirici bir işte çalışması, diplomatik misyon veya
konsolosluk şefinin yazılı iznine bağlı olacak.
Devlet konuk evi olarak kullanılacak binaların döner sermaye işletmeleri
için 500 bin TL sermaye tahsis edilecek. Bu miktar, Bakanlar Kurulunca 5 katına
kadar artırılabilecek.
AK Parti'nin kabul edilen önergesiyle, Dışişleri Bakanlığına ihdas edilen
kadro sayısı 4 bin 127'den 4 bin 102'ye düşürüldü, iptal edilen kadro sayısı da
bin 245'ten bin 290'a yükseltildi.
TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, çalışma süresinin tamamlanması üzerine,
saat 13.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
(09.22)
politikada, önceki hükümetler döneminde yapılanları reddetmediklerini belirterek,
''Ancak her yeni şartta yeni bir politika gerekiyor. Uluslararası konjonktür
değişirken politikalarda değişiklikler olur'' dedi.
Davutoğlu, TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığının teşkilat yapısını
yeniden düzenleyen kanun tasarısının 2. bölümü üzerinde, milletvekillerinin
sorularını yanıtladı.
Dış politikada, daha önceki hükümetler döneminde yapılan çok olumlu ve
doğru katkıları hiç bir zaman reddetmediğini söyleyen Davutoğlu, ''Reddi miras
etmedik. Ancak her yeni şartta yeni bir politika gerektiğini her zaman
vurguladık. Uluslararası konjonktür değişirken politikalarda değişiklikler olur.
Statiklik bir tür dogmatizmdir ve bizim bundan uzak durmamız gerekir. Her an
uluslararası konjonktürü tekrar değerlendirmek durumundayız. Ama geçmişte yapılan
hizmetleri de biz her zaman hayırla yadettik'' dedi.
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın İspanya'da Türkiye ile ilgili yaptığı
açıklamaya da değinen Davutoğlu, Esad'ın açıklamasında, ''Türkiye'nin
uluslararası arabuluculuk rolünün sona erdiğini'' yönünde bir ifadesi
bulunmadığını kaydetti.
Esad'ın açıklama metnini okuyan Ahmet Davutoğlu, ''Türkiye'nin
arabuluculuğu konusunda şüphe beyan edici bir tutum takınmamıştır. Aksine, hemen
hemen her oturumda, başka ülkeler devreye girmek istediğinde açık bir şekilde
tavrını ortaya koymuştur'' dedi.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Türkiye'nin şu anda oynadığı rolün herhangi
bir bölgesel güç rolü olmadığını, son derece etkin bir rol olduğunu kaydetti.
Bakan Davutoğlu, şöyle konuştu:
''Komşularla sıfır sorun, ilkesel ve doğru bir politikadır. Ancak biz hiç
bir zaman bunu realist politikanın dışında düşünmedik. Buradan ütopik bir dış
politika anlayışı çıkarmamanız gerekir. Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk,
'yurtta sulh cihanda sulh' derken, o kadar savaşı bizzat idare etmiş bir komutan
olarak, bunun bir ideal olduğunun farkında olarak bunu söylemiştir. Ama bu ilkeyi
ortaya koymak, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin temel yaklaşımını ortaya koyan bir
perspektif katmıştır dış politikamıza. 'Komşularla sıfır sorun' ilkesi,
komşularla sorunların tümünün biteceği ütopik bir dünyayı öngörmemektedir. Sadece
Suriye ile değil, Yunanistan, Irak ve Rusya ile kurduğumuz stratejik işbirliği
konseylerinde yapılan anlaşmalara bakarsanız, Türkiye'nin bu konuda aldığı
mesafeyi görürsünüz. Sadece Yunanistan'la bir günde 22 anlaşma imzaladık. Oysa ki
Türkiye ile Yunanistan arasında sadece 35 anlaşma var. Bu politikayı ısrarla
sürdürmeye devam edeceğiz.''
Kafkasya'daki gelişmeleri gün gün, saat saat takip ettiklerini belirten
Davutoğlu, Azerbaycan Dışişleri Bakanı ile neredeyse haftalık, günlük görüşmeleri
olduğunu bildirdi.
Bakan Davutoğlu, MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş ve CHP Tunceli
Milletvekili Kamer Genç'in konuşmalarının ardından ''sataşma'' gerekçesiyle söz
aldı.
Meclis kürsüsünün milletin vicdanını, edebini yansıttığını belirten
Davutoğlu, ''Sayın Genç bana atfen, 'Cumhuriyeti kuranlar psikolojik dengesizlik
ruh haline sahiptir' ifadesini kullandılar. Hayır, hiçbir makalemde böyle bir
ifade söz konusu değildir. Cumhuriyete duyduğum saygı ve Cumhuriyetimizin
kurucularına ve şehitlerimizin aziz ruhlarına duyduğum saygı nedeniyle böyle bir
şey söz konusu olamaz'' diye konuştu.
Her türlü eleştiriye açık olduğunu ifade eden Davutoğlu, şöyle devam
etti:
''Bunu entelektüelitenin bir gereği olarak görürüm ama eleştiriyle yalanı
ve iftirayı ayırt etmek zorundasınız. Ortada çok açık bir iftira var. Ben
yazdığım her şeyi bilirim, orada elitizmi eleştiriyorum. Çünkü, 'Cumhuriyet'
kelimesinin temeli cumhurdur. Orada benim eleştirdiğim elitist tutumdur. Siz
kendi perspektifinizi o makaleye yansıttığınız için üslubu bozuyorsunuz,
makalenin aslını da tahrif ediyorsunuz. Çünkü, sizin yaklaşım biçiminizde
sakatlık var. Kendinizi, ruhunuzu okuduğunuz makaleye oraya yansıtmaya
çalışmayın.''
İran'ın nükleer müzakeresine ilişkin konularda Meclisi defalarca
bilgilendirdiğini ifade eden Davutoğlu, Türkiye'nin tüm komşularıyla devlet
vakarı içerisinde ilişkiye girdiğini söyledi.
Türkiye'nin çevresinde olan her olayla -kim ne derse desin-
ilgileneceğini vurgulayan Davutoğlu, ''Bölgemizde uçan kuştan haberimiz olacak ve
gereğini yapacağız'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığı
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 2. bölümünde yer alan 5 madde
kabul edildi.
Maddelere göre, bakan, müsteşar ve her kademedeki bakanlık yöneticileri,
yetkilerinden bir kısmını alt kademelere devredebilecek.
Bakanlık, kendi yapacağı yarışma sınavları ile alacağı memurlar başta
olmak üzere, yurt içi ve yurt dışında istihdam edeceği personel ve eşleri için
güvenlik soruşturması yaptırabilecek. Güvenlikle bağlantılı gerekçelerle,
bakanlık memurları evlenmeden önce bakanlığın iznini alacak, izin almadan evlenen
memurlar istifa etmiş sayılacak.
Yurt dışında görevli memurların bakmakla yükümlü oldukları aile
fertlerinin, gelir getirici bir işte çalışması, diplomatik misyon veya
konsolosluk şefinin yazılı iznine bağlı olacak.
Devlet konuk evi olarak kullanılacak binaların döner sermaye işletmeleri
için 500 bin TL sermaye tahsis edilecek. Bu miktar, Bakanlar Kurulunca 5 katına
kadar artırılabilecek.
AK Parti'nin kabul edilen önergesiyle, Dışişleri Bakanlığına ihdas edilen
kadro sayısı 4 bin 127'den 4 bin 102'ye düşürüldü, iptal edilen kadro sayısı da
bin 245'ten bin 290'a yükseltildi.
TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, çalışma süresinin tamamlanması üzerine,
saat 13.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
(09.22)
