2009-01-07 - 13:20
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Hükümetin, ''ulusal güvenlikteki zafiyet, öngörüsüzlük ve sözleşme ihlallerini görmezden gelen politikalarının'', sadece Türk İnsansız Hava Aracı projesinden ibaret olmadığını, Keşif Podu projesinde de benzer durumun ortaya çıktığını savundu.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart,TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Hükümetin, ''ulusal
güvenlikteki zafiyet, öngörüsüzlük ve sözleşme ihlallerini görmezden gelen
politikalarının'', sadece Türk İnsansız Hava Aracı (TİHA) projesinden ibaret
olmadığını, Keşif Podu projesinde de benzer durumun ortaya çıktığını savundu.
İstihbarat ve güvenlik amaçlı projeler TİHA ve Keşif Podu projelerinin,
birbirini tamamlayan projeler olduğuna işaret eden Kart, Keşif Podu ihalesini,
1998'de TİHA ihalesini de alan İsrail firmasının kazandığını anımsattı.
Kart, yaklaşık 40 milyon dolarlık iki pod projesinin, 2001'de bitmesi
gerekirken, uygulama testlerinin başarılı olamaması nedeniyle, 2005'te iptal
edildiğini anlattı.
Hükümetin, 2006'da keşif podu ihtiyacı için yeni bir ihale süreci
başlattığını, bu ihaleyi de yine İsrail firması IAI-Elbit ortak girişiminin
kazandığını ifade eden Kart, Aralık 2008'de 167 milyon dolarlık yeni bir sözleşme
yapıldığını söyledi.
İsrail devletinin finanse ettiği IAI-Elbit firmalarının, daha önce TİHA
projesini, sözleşmeye uygun olarak yerine getiremediği belirten Kart, ''Keşif
podu ihalesi iptal edilen aynı firma, bunun sonucunda yasaklı hale gelmesi
gerekirken, 2008'de yeniden keşif podu ihalesi veriliyor'' dedi.
-''SÖZLEŞME NEDEN İPTAL EDİLMİYOR?''-
Kart, bu tablonun, ulusal güvenlik ve savunma çıkarlarıyla bağdaşmadığını
vurgulayarak, şu soruları yöneltti:
''Keşif podu projesiyle ilgili sözleşme şartlarını yerine getirmeyeceği
2005'te açıklık kazanan, bu nedenle projesi iptal edilen Elbit firmasıyla, aynı
ürün ve ihtiyaç için 2008'de neden yeniden sözleşme yapıldı? Hem yasaklı bir
firmanın söz konusu olması hem de Gazze katliamı varlığını sürdürmesine rağmen,
neden sözleşe iptal edilmiyor? İsrail'in finanse ettiği bu firmayla, ihale
iptaline rağmen yeniden sözleşme yapılmasını gerektiren ne gibi zorunlu nedenler
var? Türkiye'yi güvenlik ve ulusal çıkarlar konusunda İsrail'e mahkum hale
getiren Hükümetin, Gazze katliamı konusunda ahkam kesmesi ve hamaset yapması ne
kadar inandırıcı ve etkili olabilir?''
Türkiye'yi İsrail'e ulusal güvenlik ve savunma konularında bağımlı hale
getiren bir Hükümetin olduğunu iddia eden Kart, ''Gazze'deki işgal ve katliam
karşısında görünürde kükreyen ve zulme isyan eden bir Başbakan, diğer yandan
ulusal güvenlik ve savunma konularında Türkiye'yi İsrail'e mahkum eden, bu
sözleşmelerdeki iptal gücü ve yetkisini kullanmaktan kaçınan aciz bir
Hükümet...'' diye konuştu.
-''SANAL SUNUŞLAR''-
Ergenekon soruşturması kapsamında son gözaltılara ilişkin
değerlendirmesinin sorulması üzerine Kart, ucu açık bir soruşturmanın olduğunu,
böyle bir soruşturmanın demokrasi ve hukuk devletlerinde yer alamayacağını
söyledi. Kart, bunun ancak polis ve parti devletlerinde görülebileceğini ifade
ederek, bir takım kavramları kullanarak yapılan demokratik açılımların; karartma,
gündem saptırmadan öteye gitmeyen, göstermelik ve sanal sunuşlar olduğunu
savundu.
Kart, ''Soruşturma kapsamında elbette suçlular da olacak. Ancak çok büyük
bölümünün suçsuz olduğu kanısındayım. Öylesine hukuk ihlali yapılıyor ki gerçek
suçluların ceza almayacağını düşünüyorum. Çünkü Hükümetin amacı gerçek suçluları
ortaya çıkarmak değil. Son operasyonda olduğu gibi muhalif düşünenleri, Hükümeti
eleştirenleri sindirmek, baskı altına almak. Faşizan süreçlerde yaşanan bir
durum'' diye konuştu.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın damadı ile bir arkadaşının, AK
Parti'nin kapatılma davasından 12 gün önce belediyeden aldıkları arsaya karşılık
belediyeye daha düşük fiyatla bina verdiklerine ilişkin iddiaların sorulması
üzerine Kart, bunun ciddi bir iddia olduğunu söyledi. Kart, yargısız infaz yapmak
istemediğini ancak iddianın doğru çıkmasının ise çok vahim olacağını belirterek,
''Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın, o görevin gerektirdiği saygınlığı, ciddiyeti ve
sorumluluğu taşımadığı, başka bir misyonu üstlendiği, AKP'nin kapatılması
davasında kararın açıklanması aşamasında bir kez daha ortaya çıktı'' dedi.
güvenlikteki zafiyet, öngörüsüzlük ve sözleşme ihlallerini görmezden gelen
politikalarının'', sadece Türk İnsansız Hava Aracı (TİHA) projesinden ibaret
olmadığını, Keşif Podu projesinde de benzer durumun ortaya çıktığını savundu.
İstihbarat ve güvenlik amaçlı projeler TİHA ve Keşif Podu projelerinin,
birbirini tamamlayan projeler olduğuna işaret eden Kart, Keşif Podu ihalesini,
1998'de TİHA ihalesini de alan İsrail firmasının kazandığını anımsattı.
Kart, yaklaşık 40 milyon dolarlık iki pod projesinin, 2001'de bitmesi
gerekirken, uygulama testlerinin başarılı olamaması nedeniyle, 2005'te iptal
edildiğini anlattı.
Hükümetin, 2006'da keşif podu ihtiyacı için yeni bir ihale süreci
başlattığını, bu ihaleyi de yine İsrail firması IAI-Elbit ortak girişiminin
kazandığını ifade eden Kart, Aralık 2008'de 167 milyon dolarlık yeni bir sözleşme
yapıldığını söyledi.
İsrail devletinin finanse ettiği IAI-Elbit firmalarının, daha önce TİHA
projesini, sözleşmeye uygun olarak yerine getiremediği belirten Kart, ''Keşif
podu ihalesi iptal edilen aynı firma, bunun sonucunda yasaklı hale gelmesi
gerekirken, 2008'de yeniden keşif podu ihalesi veriliyor'' dedi.
-''SÖZLEŞME NEDEN İPTAL EDİLMİYOR?''-
Kart, bu tablonun, ulusal güvenlik ve savunma çıkarlarıyla bağdaşmadığını
vurgulayarak, şu soruları yöneltti:
''Keşif podu projesiyle ilgili sözleşme şartlarını yerine getirmeyeceği
2005'te açıklık kazanan, bu nedenle projesi iptal edilen Elbit firmasıyla, aynı
ürün ve ihtiyaç için 2008'de neden yeniden sözleşme yapıldı? Hem yasaklı bir
firmanın söz konusu olması hem de Gazze katliamı varlığını sürdürmesine rağmen,
neden sözleşe iptal edilmiyor? İsrail'in finanse ettiği bu firmayla, ihale
iptaline rağmen yeniden sözleşme yapılmasını gerektiren ne gibi zorunlu nedenler
var? Türkiye'yi güvenlik ve ulusal çıkarlar konusunda İsrail'e mahkum hale
getiren Hükümetin, Gazze katliamı konusunda ahkam kesmesi ve hamaset yapması ne
kadar inandırıcı ve etkili olabilir?''
Türkiye'yi İsrail'e ulusal güvenlik ve savunma konularında bağımlı hale
getiren bir Hükümetin olduğunu iddia eden Kart, ''Gazze'deki işgal ve katliam
karşısında görünürde kükreyen ve zulme isyan eden bir Başbakan, diğer yandan
ulusal güvenlik ve savunma konularında Türkiye'yi İsrail'e mahkum eden, bu
sözleşmelerdeki iptal gücü ve yetkisini kullanmaktan kaçınan aciz bir
Hükümet...'' diye konuştu.
-''SANAL SUNUŞLAR''-
Ergenekon soruşturması kapsamında son gözaltılara ilişkin
değerlendirmesinin sorulması üzerine Kart, ucu açık bir soruşturmanın olduğunu,
böyle bir soruşturmanın demokrasi ve hukuk devletlerinde yer alamayacağını
söyledi. Kart, bunun ancak polis ve parti devletlerinde görülebileceğini ifade
ederek, bir takım kavramları kullanarak yapılan demokratik açılımların; karartma,
gündem saptırmadan öteye gitmeyen, göstermelik ve sanal sunuşlar olduğunu
savundu.
Kart, ''Soruşturma kapsamında elbette suçlular da olacak. Ancak çok büyük
bölümünün suçsuz olduğu kanısındayım. Öylesine hukuk ihlali yapılıyor ki gerçek
suçluların ceza almayacağını düşünüyorum. Çünkü Hükümetin amacı gerçek suçluları
ortaya çıkarmak değil. Son operasyonda olduğu gibi muhalif düşünenleri, Hükümeti
eleştirenleri sindirmek, baskı altına almak. Faşizan süreçlerde yaşanan bir
durum'' diye konuştu.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın damadı ile bir arkadaşının, AK
Parti'nin kapatılma davasından 12 gün önce belediyeden aldıkları arsaya karşılık
belediyeye daha düşük fiyatla bina verdiklerine ilişkin iddiaların sorulması
üzerine Kart, bunun ciddi bir iddia olduğunu söyledi. Kart, yargısız infaz yapmak
istemediğini ancak iddianın doğru çıkmasının ise çok vahim olacağını belirterek,
''Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın, o görevin gerektirdiği saygınlığı, ciddiyeti ve
sorumluluğu taşımadığı, başka bir misyonu üstlendiği, AKP'nin kapatılması
davasında kararın açıklanması aşamasında bir kez daha ortaya çıktı'' dedi.
