2013-03-13 - 13:30
CHP MERSİN MİLLETVEKİLİ AYTUĞ ATICI'NIN BASIN TOPLANTISI...
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Tıp Bayramı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Tıp Bayramı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Tıp Bayramı'nın 14 Mart 1827'de Osmanlı'da ilk modern tıp eğitiminin başlamasına atfen kullandığını hatırlatan Atıcı, Mustafa Kemal önderliğinde başlayan Kurtuluş Savaşı'ndan önce 14 Mart 1919'da Tıbbiyelilerin emperyalist güçlere direnişi ile bu günün asıl önemini kazandığını vurguladı.
Her 14 Mart'ta ülkenin sağlık sorunlarının masaya yatırıldığını, tartışıldığını ve öneriler getirildiğini kaydeden Atıcı, bugün hekimlerin "mutsuz, umutsuz, kaygılı ve tükenmiş" olduğunu söyledi. Hekimlerin öldürüldüğünü, başta Başbakan ve Sağlık Bakanı olmak üzere yöneticileri tarafından hor görüldüğünü ifade eden Aytuğ Atıcı şunları kaydetti:

"Tıp eğitiminde sayıya bakılarak nitelikten vazgeçiliyor. Hiç ders anlatmayan, öğrenci görmeyen birilerine bir gecede ısmarlama profesörlük veriliyor. Hekimlerin maaş güvencesi yok. Hastası kendine puan gözüyle bakıldığını hissediyor ve güven bunalımı yaşıyor. Hasta bugün gördüğü hekime yarın ulaşamıyor. Çünkü hekim geçici görevle başka yere sürülüyor."

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, ülke sağlığının gelecek kuşaklarla beraber ipotek altına alındığını ifade ederek, hekimlerin hastaları ve halkı adına 1919'daki meslektaşları gibi emperyalistlere karşı geldiğini söyledi. "Yasaya ve tıp ahlakına aykırı şekilde hastalar fişlenmektedir. Hastasının en mahrem bilgilerini bana bildirmek zorundasın diyen bir bakanlık var karşısında" ifadelerine yer veren Atıcı, "hekim, hastası ve halkı adına 70 milyar liralık sağlık harcamalarının halkın cebinden başkalarına aktarılmasına karşı gelmektedir" dedi.

Sağlıkta artan şiddet olaylarını araştırmak için verilen önergenin Ak parti oylarıyla reddedildiğini, ancak daha sonra Dr Ersin Arslan öldürüldükten sonra "AKP'lilerin araştırılmasına gerek yok dedikleri şiddet için araştırılsın dediklerini" ifade eden Aytuğ Atıcı, Sağlık Bakanı'nın önce Alo 113 hattının kurulduğunu, daha bir yıl olmadan binlerce şiddet olayı bildirildiğini söyledi. Daha sonra Beyaz Kod uygulamasına geçildiğini hatırlatan Atıcı, "AKP'lierden kimse neden şiddet arttı, sistemde bir hata olabilir mi demiyor" şeklinde konuştu.

CHP'li Atıcı, "Başbakan ve Sağlık Bakanı, ben bunlara iğne bile yaptırmam derse, doktorlar yaygara yapıyor derse, bıçak parası alma gibi onursuz bir davranışı tüm hekimlere mal ederse, zaten halkın hizmetinde olan profesörleri ayağınıza getireceğiz diyerek halkın beklentilerini kışkırtırsa, doktor efendi dönemi bitti derse, hadi şimdi hastayı geri çevirsinler bakalım derse sağlık hizmeti sağlıklı yürümez" dedi.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı'nın 14 Mart'ta 14 acil talep başlığıyla açıkladığı öneriler şöyle;

"Emekli hekim ücretleri acilen iki katına çıkarılmalıdır. Hekimler arasında dayanışma yerine rekabete yol açan, hekimlik uygulamalarını değersizleştiren ve hastaları puana dönüştüren performansa göre ücretlendirme sisteminden derhal vazgeçilmelidir. Sağlık ortamlarının şiddetten arındırılması için Türk Ceza Kanunu'nda gerekli değişiklik yapılmalıdır. Hekimleri ve sağlık çalışanlarını kamuoyu ve hastalar nezdinde küçük düşürücü tutum ve söylemlere verilmeli, doktor şikayet hattına dönen Alo 184 Sabim Hattı'nın işleyişi amacına uygun hale getirilmelidir. Kamuda ve özel sektörde hekimlere yirmi dakikadan daha kısa süre içinde hasta randevusu verilmemelidir. Birinci basamakta çalışan hekimler arasındaki ücret eşitsizliklerine son verilmeli, kurum hekimlerinin özlük hakları iverdi olarak arttırılmalı, aile hekimleri iş güvencesine kavuşturulmalıdır. Hekimlerin serbest çalışma hakkını kısıtlayan her türlü uygulamadan vazgeçilmelidir. İşyeri hekimliğini taşeronlaştıran uygulamalar derhal durdurulmalıdır. Hekimlerin mesleki, kişisel ve ailevi yaşamını olumsuz etkileyen başta ve öncelikle mecburi hizmet ve geçici görevlendirmeler olmak üzere çalışma yaşamındaki anti demokratik uygulamalar kaldırılmalıdır. Başta asistan hekimler olmak üzere bütün hekimlerin nöbet ertesi izin hakkı istisnasız olarak uygulanmalı, 40 saatlik haftalık çalışma süresi, nöbetler de dâhil olmak üzere 56 saati geçmemelidir. Kamu sağlık kurumlarında her tür güvencesiz çalıştırmaya, esnek-kuralsız, fazla çalıştırma ve angaryaya son verilmeli, sözleşmeli ve taşeron şirket çalışanları devlet memuru statüsüne kavuşturmalıdır. Tıp fakülteleri hastanelerinin ekonomik, yönetsel ve akademik özerkliği korunmalıdır. Sağlık uygulama tebliğinde yer alan ve yurttaşların sağlık hakkını engelleyen ve hekimlerin mesleki bağımsızlığını yok eden kısıtlamalar kaldırılmalıdır. Sağlığı ticarileştiren, sağlık hizmetlerini metalaştıran, eşit-ücretsiz-nitelikli sağlık hizmetinin önündeki öncelikli engel olan sağlıktaki bütün katkı-katılım payları ve ilave ücretler kaldırılmalıdır."

F.Banu Doğan