2012-12-12 - 13:12
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında AK Parti iktidarı döneminde kamu kaynaklarının sorumsuzca kullanıldığını iddia etti.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında AK Parti iktidarı döneminde kamu kaynaklarının sorumsuzca kullanıldığını iddia etti.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, "AKP iktidarının harcama ve para söz konusu olduğunda İslami bir yana insani hassasiyetten de nasibini almadığı bizzat hükümetin verdiği cevaplardan anlaşılmaktadır." dedi
MHP'li Yeniçeri, On yıllık AKP iktidarında Bakanlıklarda çalışan ve AKP'li olmayan bürokratların kızağa çekildiğini savunarak "Ülkenin yetişmiş beyinleri, birikimleri ve deneyimleri partizanlık adına heba olmaktadır. Onlarca yıldır devlete hizmet veren bürokratlar AKP iktidarıyla birlikte etkisiz ve yetkisiz eleman konumuna düşürülmüştür." dedi
MHP Ankara Milletvekili Yeniçeri, sözlerinde şunları kaydetti:
"İsraf, kaynakların amaç dışı ve abartılı kullanılmasıdır. Gerçekte israf yoksulun, öksüzün, yetimin hakkını çalmak, yemek ve çarçur etmektir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir soru önergesine verdiği cevaba göre yıllık Balgat Semtinde Bulunan hizmet binasının yıllık 1.416.000 TL, Söğütözü Semtinde bulunan hizmet binası için de 2.714.000 TL kira ödemektedir.
Dış İşleri Bakanlığının resmi konutunun Dış İşleri Eski Bakanı ve halen Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül tarafından boşaltılmaması nedeniyle Dış İşleri Bakanı için resmi konut kiralanması yoluna gidilmiştir.
Dış İşleri Bakanı Resmi Konut olarak kullanılan binaya milletin vergilerinden ödenen para yıllar itibarıyla 2009 yılında 234.000; 2010 yılında 485.877 TL, 2011 yılı için 528.942 TL, 2012 yılı için ise 571.973 TL olmak üzere dört yıl için ödenen kira bedeli toplam 1.820.794 TL'dir.
Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç'a bağlı olan Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Hizmet ve Ek bina için 2008 yılından 2012 yılına kadar toplam 10.857.134.18 TL. Ödeme yapmıştır.
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız ise sorduğumuz soruya verdiği cevapta Bakanlığın ve ilgili kuruluşlarında toplam yemekli toplantı, tanıtım ve ikram malzemeleri için 2011 Yılında 2.472.194,46 TL ve 2012 yılında 2.344.041,84 TL harcama yapıldığını yazmıştır.
Maliye Bakanlığı 2012 yılı için tanım, organizasyon, ağırlama, yemek ve davet giderleri toplam harcama miktarı Özel Kalem için 147.289, bağlı birimlerle birlikte 2.796.131 TL harcamış.
Kamu görevlerinin yerine getirilmeleri sırasında sorumluluk içinde zaruri ve zorunlu olarak yapılması gereken harcamalara kimsenin diyeceği bir şey yoktur. İslamin yüce Peygamberi "günaha ateşe yaklaşabildiğiniz kadar yaklaşınız!" diye bir hadisi şerifi vardır. Milletin parasını harcarken de ateşe yaklaşır gibi milletin parasını harcamak gerekir. Böyle bir hassasiyet duymak gerekir.
AKP iktidarının harcama ve para söz konusu olduğunda İslami bir yana insani hassasiyetten de nasibini almadığı bizzat hükümetin verdiği cevaplardan anlaşılmaktadır. AKP iktidarı yalnız maddi kaynak israfı ile değil aynı zamanda insan kaynakları israfı ile de maluldür.
Başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere bütün kamu bürokrasisinde yetmiş deneyimli ve birikimli insan kıyımı vardır. Bakanlıklar yetişmiş, deneyimli ve birikimli insanı öğüten devasa yapılara dönüşmüştür. Türkiye'nin bürokrasisi kızaktakiler, istifa etmesi için itilip kakılanlar ve iş başındakiler olarak üç kısma ayrılmıştır. Bugün bütün bakanlıklarda yetişmiş insanlardan oluşan müşavirler ordusu meydana getirilmiştir.
Göreve getirmede işe göre adam değil partili adama göre iş esas alınmaktadır. Birikim, ehliyet, liyakat ve yetenek önemli değildir önemli olan partili olmaktır. On yıllık AKP iktidarında Bakanlıklar, AKP'li olmayan bürokratlarını kıyıldığı kıyma makinesine dönüşmüştür. AKP'li olmayan bürokratlar kızağa çekilerek bıktırılıp emekli olmaya zorlanmaktadır.
Yandaş ve yakın olmayan sendikalardan istifa etmeden göreve gelme imkânı tamamen ortadan kalkmış durumdadır. Nasılsa hale görevde bulunan yandaş olmayan yöneticileri görevden almaya kılıf bulmak için müfettişler ordusu iş başındadır. İktidar emaneti ehline değil partililere vermektedir.
Ülkenin yetişmiş beyinleri, birikimleri ve deneyimleri partizanlık adına heba olmaktadır. Onlarca yıldır devlete hizmet veren bürokratlar AKP iktidarıyla birlikte etkisiz ve yetkisiz eleman konumuna düşürülmüştür. Muhalif ve kontrol edilmesi zor olanlar unutulmakta, görmezlikten gelinmekte ve yok muamelesine tabi tutulmaktadır. Bilgi, birikim ve deneyim düşmanı bir iktidarla Türkiye karşı karşıyadır.
İktidar, kendisi gibi düşünmeyen yetenekliyi yetenekten, hesabına gelmeyen bilgiyi bilgiden saymamaktadır. Kalkınmış ülkeler, her şeyden önce liyakatlılarını layık olduğu yerlere getiren ülkelerdir. Emanetin ehline verildiği yerlerde yanlış iş, kötü yönetim olmaz. Kurumların başına yeteneksizleri geçiren ülkelerin dilencilikten kurtulduğu görülmemiştir.
Bir ülkenin yetişmiş insanlarını kızağa çekmek ya da görevden uzaklaştırmak; o ülkeyi bilgiden, birikimden ve deneyimden mahrum bırakmaktır. Gelişme ve kalkınma söz konusu olduğunda yetişmiş insan ve bilgi birikimi en kıt elementtir. Bu bakımdan insan malzemesini har vurup harman savurmak bir ülkenin refahına yapılacak en büyük kötülüktür. Yetişmiş insanlarının birikim, beceri ve deneyimlerinden toplumu mahrum bırakmak topluma ihanet etmek anlamına gelmektedir. İktidar uygulamalarıyla tam da bunu yapıyor." dedi
Bir gazetecinin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümü ile ilgili sorusuna ise MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, Adli Tıp Kurumu'nun 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümüne ilişkin raporunu eleştirerek, ''Adli Tıp Kurumu'nun kafası, basın mensuplarının kafasından daha karışık'' dedi.
H. Alper Durmaz
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, "AKP iktidarının harcama ve para söz konusu olduğunda İslami bir yana insani hassasiyetten de nasibini almadığı bizzat hükümetin verdiği cevaplardan anlaşılmaktadır." dedi
MHP'li Yeniçeri, On yıllık AKP iktidarında Bakanlıklarda çalışan ve AKP'li olmayan bürokratların kızağa çekildiğini savunarak "Ülkenin yetişmiş beyinleri, birikimleri ve deneyimleri partizanlık adına heba olmaktadır. Onlarca yıldır devlete hizmet veren bürokratlar AKP iktidarıyla birlikte etkisiz ve yetkisiz eleman konumuna düşürülmüştür." dedi
MHP Ankara Milletvekili Yeniçeri, sözlerinde şunları kaydetti:
"İsraf, kaynakların amaç dışı ve abartılı kullanılmasıdır. Gerçekte israf yoksulun, öksüzün, yetimin hakkını çalmak, yemek ve çarçur etmektir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir soru önergesine verdiği cevaba göre yıllık Balgat Semtinde Bulunan hizmet binasının yıllık 1.416.000 TL, Söğütözü Semtinde bulunan hizmet binası için de 2.714.000 TL kira ödemektedir.
Dış İşleri Bakanlığının resmi konutunun Dış İşleri Eski Bakanı ve halen Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül tarafından boşaltılmaması nedeniyle Dış İşleri Bakanı için resmi konut kiralanması yoluna gidilmiştir.
Dış İşleri Bakanı Resmi Konut olarak kullanılan binaya milletin vergilerinden ödenen para yıllar itibarıyla 2009 yılında 234.000; 2010 yılında 485.877 TL, 2011 yılı için 528.942 TL, 2012 yılı için ise 571.973 TL olmak üzere dört yıl için ödenen kira bedeli toplam 1.820.794 TL'dir.
Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç'a bağlı olan Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Hizmet ve Ek bina için 2008 yılından 2012 yılına kadar toplam 10.857.134.18 TL. Ödeme yapmıştır.
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız ise sorduğumuz soruya verdiği cevapta Bakanlığın ve ilgili kuruluşlarında toplam yemekli toplantı, tanıtım ve ikram malzemeleri için 2011 Yılında 2.472.194,46 TL ve 2012 yılında 2.344.041,84 TL harcama yapıldığını yazmıştır.
Maliye Bakanlığı 2012 yılı için tanım, organizasyon, ağırlama, yemek ve davet giderleri toplam harcama miktarı Özel Kalem için 147.289, bağlı birimlerle birlikte 2.796.131 TL harcamış.
Kamu görevlerinin yerine getirilmeleri sırasında sorumluluk içinde zaruri ve zorunlu olarak yapılması gereken harcamalara kimsenin diyeceği bir şey yoktur. İslamin yüce Peygamberi "günaha ateşe yaklaşabildiğiniz kadar yaklaşınız!" diye bir hadisi şerifi vardır. Milletin parasını harcarken de ateşe yaklaşır gibi milletin parasını harcamak gerekir. Böyle bir hassasiyet duymak gerekir.
AKP iktidarının harcama ve para söz konusu olduğunda İslami bir yana insani hassasiyetten de nasibini almadığı bizzat hükümetin verdiği cevaplardan anlaşılmaktadır. AKP iktidarı yalnız maddi kaynak israfı ile değil aynı zamanda insan kaynakları israfı ile de maluldür.
Başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere bütün kamu bürokrasisinde yetmiş deneyimli ve birikimli insan kıyımı vardır. Bakanlıklar yetişmiş, deneyimli ve birikimli insanı öğüten devasa yapılara dönüşmüştür. Türkiye'nin bürokrasisi kızaktakiler, istifa etmesi için itilip kakılanlar ve iş başındakiler olarak üç kısma ayrılmıştır. Bugün bütün bakanlıklarda yetişmiş insanlardan oluşan müşavirler ordusu meydana getirilmiştir.
Göreve getirmede işe göre adam değil partili adama göre iş esas alınmaktadır. Birikim, ehliyet, liyakat ve yetenek önemli değildir önemli olan partili olmaktır. On yıllık AKP iktidarında Bakanlıklar, AKP'li olmayan bürokratlarını kıyıldığı kıyma makinesine dönüşmüştür. AKP'li olmayan bürokratlar kızağa çekilerek bıktırılıp emekli olmaya zorlanmaktadır.
Yandaş ve yakın olmayan sendikalardan istifa etmeden göreve gelme imkânı tamamen ortadan kalkmış durumdadır. Nasılsa hale görevde bulunan yandaş olmayan yöneticileri görevden almaya kılıf bulmak için müfettişler ordusu iş başındadır. İktidar emaneti ehline değil partililere vermektedir.
Ülkenin yetişmiş beyinleri, birikimleri ve deneyimleri partizanlık adına heba olmaktadır. Onlarca yıldır devlete hizmet veren bürokratlar AKP iktidarıyla birlikte etkisiz ve yetkisiz eleman konumuna düşürülmüştür. Muhalif ve kontrol edilmesi zor olanlar unutulmakta, görmezlikten gelinmekte ve yok muamelesine tabi tutulmaktadır. Bilgi, birikim ve deneyim düşmanı bir iktidarla Türkiye karşı karşıyadır.
İktidar, kendisi gibi düşünmeyen yetenekliyi yetenekten, hesabına gelmeyen bilgiyi bilgiden saymamaktadır. Kalkınmış ülkeler, her şeyden önce liyakatlılarını layık olduğu yerlere getiren ülkelerdir. Emanetin ehline verildiği yerlerde yanlış iş, kötü yönetim olmaz. Kurumların başına yeteneksizleri geçiren ülkelerin dilencilikten kurtulduğu görülmemiştir.
Bir ülkenin yetişmiş insanlarını kızağa çekmek ya da görevden uzaklaştırmak; o ülkeyi bilgiden, birikimden ve deneyimden mahrum bırakmaktır. Gelişme ve kalkınma söz konusu olduğunda yetişmiş insan ve bilgi birikimi en kıt elementtir. Bu bakımdan insan malzemesini har vurup harman savurmak bir ülkenin refahına yapılacak en büyük kötülüktür. Yetişmiş insanlarının birikim, beceri ve deneyimlerinden toplumu mahrum bırakmak topluma ihanet etmek anlamına gelmektedir. İktidar uygulamalarıyla tam da bunu yapıyor." dedi
Bir gazetecinin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümü ile ilgili sorusuna ise MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, Adli Tıp Kurumu'nun 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümüne ilişkin raporunu eleştirerek, ''Adli Tıp Kurumu'nun kafası, basın mensuplarının kafasından daha karışık'' dedi.
H. Alper Durmaz
