2010-06-18 - 12:15
MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Kırgızistan'da çıkan son olaylarla ilgili değerlendirmelerde bulunarak "Kırgızistan'da yaşanan olaylara Türkiye gereken hassasiyeti göstermeli, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bu ülkeye gitmelidir." dedi
MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Kırgızistan'da çıkan son olaylarla ilgili değerlendirmelerde bulunarak "Kırgızistan'da yaşanan olaylara Türkiye gereken hassasiyeti göstermeli, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bu ülkeye gitmelidir." dedi
Doğru, Kırgızistan'da olayların gün geçtikçe arttığını Özbekler ve Kırgızların birbirlerini öldürdüklerini söyledi. Coğrafyasının küçüklüğü ve nüfusunun azlığı dolayısıyla dikkat çeken Kırgızistan'ın yeraltı ve yerüstü zenginlikleri kısıtlı olan bir ülke olduğuna vurgu yapan Doğru, bu ülkede çoğunluk Kırgızlar olmak üzere Özbekler ve Ruslar dahil çeşitli grupların yaşamakta olduklarını belirtti.
Kırgızistan'ın Orta Asya'nın önemli ülkelerinden biri olduğunu kaydeden Doğru, Celalabat ve Oş bölgesinde çok önemli olayların yaşandığını ve iki kardeş Türk soylu insanların acımasızca birbirlerini katletmekte olduğunu, yüzlerce ölü ve binlerce yaralı bulunduğunu ifade etti.
MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, sözlerinde şunları kaydetti:
" 11 Hazirandan beridir can ve mal güvenliği olmayan bölge insanları kendi kaderleriyle baş başadır. Dünya buna duyarsız kalmaktadır. Türkiye çok aktif inisiyatif almalı, olaylar durdurulmalıdır. Aynı milletin insanlarını kimler hangi gerekçeyle birbirlerine düşman etmiş ve bu olaylara sebep olmuştur.
Komşu devletler başta olmak üzere emperyalist ülkeler, buralardaki kaynakları sömürmek, ele geçirmek için büyük gayret sarf etmektedirler.
Ayrıca, bu ülkede, çok geniş ve büyük su kaynakları vardır.Önümüzdeki yıllarda, su ile ilgili çok önemli gelişmelerin olacağı düşünülürse ülkenin stratejik önemi bir kez daha artmaktadır.
Bunun sonucunda birlik içinde adil bir çalışma ve yaşama olması gerekirken, düşmanlık körüklenmektedir. Bu olaylar karşısında Türkiye Cumhuriyeti olarak gerekli hassasiyeti göstermeliyiz. Sadece o bölgelere uçaklar gönderip Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını, ülkemize taşımak bizim görevimiz olmamalıdır. Buralara da Gazze'ye, Filistin'e yapılanlar gibi ilgi göstermeliyiz. Dünya'ya buranın önemini anlatmalı, Kızılay başta olmak üzere her türlü yardımı yapmaya gayret göstermeliyiz.
Hükümet bu bölgelere karşı yürüttüğü politikayı değiştirmeli, aktif bir politikaya geçmelidir. Bu talihsiz çatışmalar derhal tüm dünya'yı ayağa kaldırılarak durdurulmalıdır. Yardıma muhtaç insanlar sadece Gazzeliler ve Filistinliler değildir. Buralardaki din kardeşlerimiz, soydaşlarımız da yardım beklemektedir. İç çatışma İnsanlık trajedisidir.
Türkiye kardeş, soydaş ülke olarak devlet ve sivil toplum kuruluşları ile beraber buralara el uzatılmalı ve geç kalınmamalıdır. Hiçbir karşılık beklemeden yardım edilmelidir. Ülke'nin bağımsızlığı her türlü şartlara, rağmen devamı sağlanmalıdır. Bizim için bağımsızlık Türk devletleri için en önemli isteğimiz ve dileğimiz olmalıdır." (12:15)
