2009-01-21 - 14:00
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ ANADOL, CUMHURBAŞKANI GÜL'ÜN DAVETİNİ DEĞERLENDİRDİ
Anadol: "Yüksek yargı organlarının başkanları, Meclis Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı, dava dosyasını masanın üstüne koyup tartışacaklarsa, Anayasanın 138. maddesini ihlal etmiş olurlar. 'Yargıya talimat verme, yol gösterme, öneride bulunma' yetkileri yok. 'Bu siyasal krizden nasıl çıkarız, çözüm yollarınız nedir?' diye soracaklarsa, yüksek yargı organlarının başkanlarını,siyasal tartışmanın içine çekmiş olurlar. Yüksek yargı organlarının başkanlarının, siyasal sorunlara çözüm aramak diye bir görevleri yok.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, TBMM'de, Cumhurbaşkanı Gül'ün yemek davetiyle ilgili
gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Türkiye'de siyasal kriz yaşandığını öne süren Anadol, bunun ana nedeninin
iktidarın yargıyı siyasallaştırması olduğunu iddia etti.
Ergenekon davasının, dava olmaktan çıktığını savunan Anadol, şöyle
konuştu:
''Ergenekon davası, iktidarın yürüttüğü psikolojik savaşın bir aracı
haline geldi. Dolayısıyla ülkede bir bunalım var, siyasal kriz doğdu. Siyasal
krizin nerelerde çözüleceği bellidir Anayasaya göre. Cumhurbaşkanı'nın yemeği, bu
krizin çözümüne yönelikse çok yanlış. Neden yanlış? Yüksek yargı organlarının
başkanları, Meclis Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı, dava dosyasını masanın
üstüne koyup tartışacaklarsa, Anayasanın 138. maddesini ihlal etmiş olurlar.
Böyle bir yetkileri yok. 'Yargıya talimat verme, yol gösterme, öneride bulunma'
yetkileri yok. Böyle yapmayacaklarsa; 'Bu siyasal krizden nasıl çıkarız, çözüm
yollarınız nedir?' diye soracaklarsa, o zaman da yüksek yargı organlarının
başkanlarını, siyasetin göbeğine itmiş olurlar, siyasal tartışmanın içine çekmiş
olurlar. Bu da Anayasaya aykırı. Yargının görevi belli. Yüksek yargı organlarının
başkanlarının, siyasal sorunlara çözüm aramak diye bir görevleri yok.
O zaman ne oluyor? 'Bu, bir yılbaşı yemeğidir. Kayseri mantısı ikram etti
Sayın Cumhurbaşkanı. Önemli makamlarda bulunan kişilerin tanışmalarına vesile
oldu. Onun için bu toplantıyı yaptık' diyorlarsa bir diyeceğimiz yok.''

-''ÖN SEÇİME GİRERSE, BAŞKA PARTİDEN ADAY OLAMAZ''-

AK Parti'nin, istifa ederek diğer partilere geçen adaylarla ilgili Yüksek
Seçim Kuruluna başvuruda bulunması halinde sonuç alıp almayacağına yönelik
soruyu yanıtlarken de Anadol, başvurunun yanlış olacağını ileri sürdü.
Siyasal Partiler Kanununa göre adayların iki türlü belirleneceğini, ya
hakim huzurunda ön seçim ya da merkez yoklaması yapılacağını ifade eden Anadol,
şunları kaydetti:
''Merkez yoklaması nasıl olur? En üst karar organı, AKP'nin MKYK'sı var.
3 aday ön seçime girer. Üyeler veya delegeler, en fazla kime oy verirse o
seçilir, geri kalanlar elenir. Aynı şekilde adaylar, MKYK'ya girer. Örneğin Kars
Belediye Başkanlığı için 3 tane aday adayı varsa, MKYK bunlardan birisini seçer,
ikisi elenmiş olur. Ancak bu seçime giren kişiler başka partiden aday olamazlar.
Yoksa, Kars Belediye Başkanı, 2 ay önce partisinden istifa etmiş, CHP'ye geçmiş.
Bunun adaylığının önlenmesi mümkün değil. Ön seçime girmemiş ki... Ön seçime
girerse, başka partiden aday olamaz. Eski tarihli karar defterini dolaştırıp,
dolambaçlı yollara giderlerse, o da yanlış. Çünkü YSK'nın belirlediği seçim
takvimi var. Aday adayların belirlenme süreleri belli.''