2010-10-18 - 15:15
MHP'Lİ VURAL'IN BASIN TOPLANTISI?
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında HSYK'nın dün gerçekleştirilen seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında HSYK'nın dün gerçekleştirilen seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Vural, " HSYK'yı AK Parti'nin ve Adalet Bakanlığı'nın bir yan kuruluşu haline dönüştürmelerinde gösterdikleri üstün başarılardan dolayı Adalet Bakanlığı'nı kutluyorum." dedi

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, sözlerinde şunları kaydetti:

"Bugün geldiğimiz bu noktada hukuk devleti olması gereken bir ülkede, hukukun üstünlüğüne bağlı kalınması gereken bir ülkede maalesef bask rejimine yönelik yeni yönetim anlayışının yargı üzerinde kurduğu hakimiyeti görmüş bulunmaktayız.

Anayasa değişikliği yapılırken MHP olarak " Partilerin hakimi, yargıcı olmaz. Yargının siyasallaşması doğru değildir" dedik. Hak, adalet ve gerçeği arayan bir yargı olması gerekir dedik. Bu yönüyle anayasa değişikliğinin sonucunda kurumlarımızın siyasileşeceğini, adalet dağıtan mekanizmalar olmaktan uzaklaşacağını ifade ettik ve vatandaşlarımıza bunun için "hayır" deyin dedik.

Bugün geldiğimiz bu noktada bu anayasa değişikliğine bağlı olarak hem parlamentoda gerçekleştirilen anayasa mahkemesi üye seçiminin nasıl siyasileştiğini, nasıl bir partinin emri ve talimatı ile üye seçtirildiğini göstermesi bakımından MHP'nin duruşunda ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı.

Referandum öncesinde, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile yapılan düzenlemenin aslında doğrudan doğruya Adalet Bakanlığı'nın güdümüne Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu sokacağını, kısa sürede yapılan bir seçimin amacının bu olduğunu, propaganda yasağının bile olmadığı bir ortamda Hakim ve Savcıların kimi, neden seçeceğini bile bilemeyeceğini ve oluşturulan güç boşluğunu da Adalet Bakanlığı'nın dolduracağını ifade etmiştik. Bu yönüyle yine referandum sonrasında uygulanan bu seçim MHP'nin duruşunun ne kadar doğru olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Yine bu seçim sürecinde Adalet Bakanlığı'nın listesi olduğunu, Adalet Bakanlığı'nın bürokratlarının bu kurula gireceğini söyledik. Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve AK Parti'den bu kuruldan ellerini çekmelerini istedik. Hakimler ve savcılar milletin hakimi ve savcısı olsun dedik. Ancak Adalet Bakanlığı ve AK Parti dün gerçekleştirilen HSYK seçimine ellerini soktular ve bütün gazetelerde manşetten bu haberler verildi. Adalet Bakanlığının listesinin HSYK seçimlerini kazandığını bütün gazetelerin manşetten verdiği haberlerde birlikte gördük. Bu utanç verici bir tablodur. Şimdi size soruyorum bu seçim hakimlerin ve savcıların seçimi mi oldu? Kimi kandırıyorsunuz. HSYK Adalet Bakanlığı'nın Personel Daire Başkanlığı'na dönüştürülmüştür. HSYK siyasi etki, AKP'nin etki alanına girmiştir. Bu sonuç, hakim ve savcıları büyük bir baskı ve tehdit altına sokmuştur."

Böyle bir ortamda hangi hakim ve savcı kendini bağımsız ve tarafsız hissedecektir? diye soran Vural, HSYK'nın Adalet Bakanlığının güdümüne girmesi nedeniyle, Anadoluda vicdanları ile karar veren hakim ve savcıların yürütmenin etkisi altına gireceğini savundu. Türkiye'nin hukuk devleti olmaktan çıkıp parti devleti olmaya doğru gittiğini de kaydeden Vural, "Nerede kuvvetler ayrılığı, nerede demokrasi, nerede hakim ve savcı teminatı" diye sordu.

Adalet Bakanı'nın HSYK'ya kendi bürokrat ve istediği isimleri atadığını da kaydeden Vural, hakim ve savcılara bundan sonra daha büyük görev düştüğünü ifade etti ve "Hakim ve savcılarımız adalet dağıtmaya devam etmeli. Sürgüne gönderilen memurun hakkını, haksız yere vergi cezasına çarptırılan vatandaşın hakkını hükümet ve yürütmeye karşı kim arayacak? Bu seçim yüz karası bir seçimdir. Anahtar listelerine hakim ve savcılara oy verdirmek suretiyle HSYK'yı ellerine geçirdiler. Sevsinler böyle bir bağımsız kurulu. Bu ülkenin vatandaşları olarak hakkı hukuku koruyacak yargının bağımsız olmasını savunmak hepimizin görevidir. Bundan sonraki uygulamaları hep birlikte takip edeceğiz" diye konuştu.

HSYK'nın bağımsız bir kurum olmaktan çıktığını ve AKP'nin kurumu haline geldiğini ifade eden Vural "Bakanlığın listesi kazanıyorsa hepimizin bunu sorgulaması gerekir. Hukukun üstünlüğü gibi kavramlar sadece lafta kalan kavramlar haline gelmiştir. İyi bir operasyonla HSYK'yı -kendi memuru gibi- istediği gibi atama yapabileceği bir mekanizmaya dönüştürmüşlerdir. Hakim ve savcıların vicdanlarının bundan etkilenmeyeceğine inanmak istiyorum" dedi.

Vural, başörtüsüyle ilgili Başbakan Erdoğan'ın Kızılcahamam kampındaki sözlerinin hatırlatılması ve MHP'ye yönelik bir görüşme talebinin olup olmadığının sorulması üzerine "AKP ve CHP'nin, çözümsüzlüğün aktörlerinin bir irade ortaya koymasını bekliyoruz. Çözümsüz, uyumsuz aktörlerin bir noktada buluşmalarını bekliyoruz. Bu konuyla ilgili bir talep gelmiş değildir. Bunun çözümü için yapılacak her türlü girişimin içinde olacağız" dedi.

Vural, Meclis'te, yangın alarmlarının dinleme cihazı olduğuna yönelik endişeyle bazı milletvekillerinin Meclis Başkanlığı'na başvurmasıyla ilgili bir soruya da şu karşılığını verdi:

"TBMM'de her taraf kablo, dinleme cihazı, biri bizi gözetliyor evi gibi. Zaten Meclis'te her taraf kamera. Bu yangın alarmları odalarımıza da konuldu, ucu açık. Ne koyacaklar bilmiyoruz. Biri bizi gözetliyor ama başkulak kim?" (15:16)