2026-08-09 - 20:04
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

Buldan, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.

MHP Çankırı Milletvekili Pelin Yılık, Çankırı'nın çözüm bekleyen ulaşım ve altyapı sorunları yaşadığını söyledi.

Kentin şehir içi trafiğini rahatlatmak adına atılan adımların önemine dikkati çeken Yılık, "Ancak transit geçişlerin, şehir içi trafiğin kilitlenmesini önleyecek Çankırı Çevre Yolu projesinin hızlıca tamamlanması artık ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir. Aynı şekilde Çubuk, Şabanözü, Orta yolu ile ilçe bağlantı yollarımızın standartlarının bir an önce yükseltilmesi ve Ankara güzergahındaki merkez köy kavşaklarımızın güvenli hale getirilmesi hayati önem taşımaktadır." dedi.

Şehrin yatırım kapasitesine ve istihdama verdikleri öneme işaret eden Yılık, Çankırı'nın tarım ve hayvancılık kapasitesine değinerek, "Çiftçimizin ve besicimizin desteklenmesi büyük önem arz etmektedir. Bölgedeki sulama projelerinin bir an önce hızlandırılması ve tamamlanması gerekmektedir. Çankırı ekonomisinin omurgasını oluşturan tarım ve hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliği için bu şarttır." ifadelerini kullandı.

DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, Ege Bölgesi'ndeki bazı hapishanelerde yapılan görüşmeler sonrasında hazırlanan bir rapora işaret ederek, İdari Gözlem Kurullarının, disiplin süreci devam eden tutuklulara ilişkin "olumsuz karar verdiğini" ileri sürdü.

Hapishanelerde keyfi uygulamaların yoğun şekilde yaşandığını öne süren Çubuk, "Kaç kitap bulunduracağınız, mektuplarınıza ne yazacağınız, gelen fotoğraflar aile üyeniz değilse fotoğraflardaki manzara resimleri dahi suç teşkil ettiği iddiasıyla size verilmiyor. Televizyonlar sınırlandırılıyor, gazeteler, dergiler verilmiyor. Kimi gazeteler verilirken hapishanelerle ilgili haberler olduğu için kesilerek veriliyor, bazen hiç verilmiyor." değerlendirmesinde bulundu.

- "Anlaşmadan başta İsrail rahatsız"

AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın önemine işaret etti.

Anlaşmanın hiçbir ülkeyi hedef almadığını söyleyen Yıldırım, "Türkiye eğer bir yerde bayrak gösteriyorsa tek gayesi orada barışı, huzuru, istikrarı, güvenliği ve refahı sağlamaktır." dedi.

Türkiye'nin dış politikasının "tek eksenli olmadığını" belirten Yıldırım, şu değerlendirmede bulundu:

"Türkiye hem NATO müttefikidir hem de kendi coğrafyasında barış ve güvenlik için yeni girişimler geliştirme hakkına sahiptir. Bugün ülkemiz için hayati önem taşıyan Mekke Paktı'na ilişkin 'Ülkemizi savaşa sokuyorlar' diye ortalıkta yaygara çıkaranlar var. Bölgenin en büyük 3 Müslüman ülkesinin aralarında imzalamış oldukları bu anlaşmadan kimlerin rahatsız olduğuna iyi bakmamız lazım. Bu anlaşmadan başta İsrail, Yunanistan rahatsız. Bölgenin dışındaki başka ülkeler rahatsız. İsrail ve Yunanistan'ın rahatsız olduğu böyle bir anlaşmadan sen niye rahatsız oluyorsun kardeşim. Bunu sormazlar mı adama?"

Adem Yıldırım, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Türkiye'nin menfaatine olduğunu vurgulayarak, "Anlaşmanın hemen akabinde Pakistan'ın nükleer gücü, Türkiye'nin silah ve askeri gücü, Suudi Arabistan'ın da finansal gücünün şimdiden bölgedeki teröristleri ve bölgedeki şımarıklığıyla her ülkeye saldırı hakkını kendinde gören İsrail'i tehdit ettiğini görüyoruz." dedi.

Yerinden söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Yücel Arzen Hacıoğulları, yarın 100 yıllık yalnızlığın son bulacağını, bin yıl önce Malazgirt'te olduğu gibi Türk ve Kürt kardeşlerin kucaklaşacağını dile getirdi.

Yücel Arzen Hacıoğulları, şöyle konuştu:

"Türküler, şarkılar söylenmeli davul, zurnayla. Zeybekler, halaylar, horonlar çekilmeli. Haydi Sezen Aksu, haydi gülümse. İşte o şehre o film geldi. Barış kapıda. Marifet barışı bekletmemek, barışın sırrı bu. Orhan Pamuk'un bir gün okuyup hayatını değiştiren Türkiye kitabı şimdi yazılıyor rengarenk kalemlerle. Haydi Yılmaz Erdoğan, Kıraç, Tarkan. Bu ülkenin bütün sanatçıları, haydi. Gün bugün. Alın elinize sazı, vurun teline Ahmet Kaya gibi 'bam bam' diye. Bazı günler tarih yazılmaz, bazı günler tarih bestelenir.”

Genel Kurulda, İYİ Partinin "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin grup önerisi görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, kanun teklifini eleştirerek "Bundan 19 ay önce 'Terörsüz Türkiye' diye bir kampanya başlatıldı ama geldiğimiz noktada KCK/PKK terör örgütü kurucu, yönetici ve mensuplarına has bir kanun teklifi komisyona geldi, devamında da parlamentoya indiriliyor." diye konuştu.

"Terörsüz Türkiye" süreci ve söylemini eleştiren Poyraz, "Terörsüz Türkiye derseniz diğer tüm terör örgütlerine ve bunların sosyolojik ve ekonomik altyapısına ilişkin de bir çözüm getirmeniz gerekiyor." dedi.

Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, terörün tanımı konusunda bir politikaya ihtiyaç duyulduğunu iddia ederek "Çünkü konjonktürel gelişmelerle, siyasi hesaplarla günübirlik terörist belirlendiği takdirde ülke yarınlara güvenle çıkamaz." ifadesini kullandı.

CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir, "Terörsüz Türkiye" hedefinin sadece temenni veya siyasi slogan değil, milletin evlatlarının can güvenliğini, annelerin gözyaşını dindirmeyi, insanların yarınlara güvenle bakmasını teminat altına alma mücadelesi olduğunu vurguladı.

Sürecin şeffaflıkla yürütülmesinin önemini işaret eden Demir, "Terörsüz Türkiye mümkündür. Yeter ki samimi olalım, Meclisi güçlendirelim, hukuktan ayrılmayalım ve yeter ki Türkiye'nin ortak geleceğini siyasi hesapların üzerinde tutalım." diye konuştu.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, tarihsel bir eşikte olduklarını belirterek "Yarın da bu Meclis, bu tarihe hep beraber eşlik edecek ya da hep beraber bu tarihe tanıklık edeceğiz." dedi.

Geçmişte bu meseleye ilişkin düzenlemelerin güvenlik, ceza, teslimiyet ve pişmanlık ekseninde tartışılıp şekillendiğini belirten Koçyiğit, "Bugün ise silahların bırakılması ile hukuk ve demokratik siyaset arasında bir geçiş zemini kuruluyor, bunun tarihsel önemini görmemiz gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Yeni Parti İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer, Türkiye'nin şiddetten arınmış bir geleceğe ihtiyacı olduğunu, silahların susmasının ve çatışmaların sona ermesinin son derece önemli bir eşik olduğunu bildirdi.

Kalıcı barışın yalnızca silahların susmasıyla kurulamayacağını dile getiren Demir, şöyle devam etti:

"Demokratikleşme ve silahların bırakılması birbirinin alternatifi değil birbirini tamamlayan iki zorunlu adımdır. Kalıcı güvenliğin ve kalıcı barışın yolu güçlü demokrasiden geçer. Güçlü bir demokrasi inşasının ilk adımı da silahların susmasıyla başlar ancak kalıcı barış için demokratikleşme adımları yükü ve bu yükün taşınmasındaki samimiyet hepimizin üzerindedir."

- "Teklif, sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır"

AK Parti İstanbul Milletvekili Nurettin Alan, İYİ Partinin grup önerisine katılmadıklarını ifade ederek Terörle Mücadele Kanunu ile Türk Ceza Kanunu'nda hangi suçların terör suçu olduğunun açıkça yazıldığını vurguladı.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'yle mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme getirilmediğini belirten Alan, şunları kaydetti:

"Terörle Mücadele Kanunu yine aynı şekilde meridir, devam etmektedir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını korumakta suçun vasfına, mahkumiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik öngörülmemektedir. Bu yönüyle teklif hukukun niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır."

Görüşmelerin ardından yapılan oylamada İYİ Partinin grup önerisi kabul edilmedi. Genel Kurulda daha sonra şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

Teklifin tümü üzerinde şahsı adına söz alan AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar'ın başkanlığında şehit yakınları ve gazilerin haklarına yönelik Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı çalışmalarının yapıldığını belirtti.

Söz konusu kanun teklifi için iki yıldır çalıştıklarını bildiren Çelebi, "İki senelik süre boyunca 20'den fazla kurumun 3 bakan yardımcısı, 7 genel müdürü, 22 genel müdür yardımcısı, 38 daire başkanı, 8 şube müdürü dahil 165 uzmanla çalışılmış, 28 toplantı yapılmıştır. Ayrıca 25 şehit ve gazi dernekleri, federasyon, vakıf, platform, sendikayla görüşülmüş, onların 80 temsilcisiyle istişarede bulunulmuştur. Milli Savunma Komisyonunda üyesi olan partilerin temsilcileriyle istişare toplantıları yapılmıştır." diye konuştu.

"Bir başlangıç" olarak nitelendirdiği düzenlemeyle 7 başlıkta 10 farklı grubun ve 50 bine yakın şehit ailesi ve gazinin sorununu çözdüklerini vurgulayan Çelebi, "Burada 'Er gazilerle ilgilenmiyorsunuz, görüşmüyorsunuz, Meclise ve Komisyona sokmuyorsunuz. Amerikan gazisine gittiniz de buradaki gazilere gitmediniz' diyorsunuz. Tam bir algı oyunu. Er gazilerin varlığını eylem yaptıklarında fark edenler bize bugün ders vermeye kalkıyorlar." ifadelerini kullandı.

Çelebi, şehit yakını ve gazi derneklerinin Terörsüz Türkiye sürecine destek verdiğini belirterek, "Terörsüz Türkiye bir zaferdir ama öncelikle şehitlerimizin ve gazilerimizin zaferidir, ondan sonra kardeşliğimizin zaferi olacaktır, kazanan Türkiye olacaktır." dedi.

Şahsı adına söz alan Yeni Parti Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, şehit yakınları ve gazilerin sorun ve taleplerinin geçici çözümlerle geçiştirilecek değil, dar siyasi hesaplara veya yüzeysel tedbirlere sıkıştırılamayacak kadar hayati ve milli bir mesele olduğunu belirtti.

Şehit yakınları ve gazilere yönelik parti olarak yaptıkları çalışmaları anlatan Çakırözer, bu konudaki "sorunları kökten çözecek" kanun tekliflerini Meclis Başkanlığına sunduklarını bildirdi.

Çakırözer, "Ya bizim sunduğumuz kapsamlı, bütünleşik teklifimizi esas alalım ya da önümüzdeki teklifi önergelerimizle genişleterek kapsamlı ve hakkaniyetli olacak şekilde düzeltelim. Kahramanlarımızın ve emanetlerinin yüzünü gerçekten güldürecek, Anayasa'nın 61'inci maddesindeki sosyal devlet ilkesini tam anlamıyla hayata geçirecek kanunu hep birlikte bu Meclis'ten çıkaralım." dedi.

- "Ne yapmamız gerekiyorsa yapalım fakat olayları saptırmayalım"

Görüşmelerin ardından soru-cevap bölümüne geçildi. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar, milletvekillerinin sorularını cevapladı, değerlendirmelerde bulundu.

Şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi ile yarın TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi beklenen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi arasında herhangi bir illiyet olmadığını vurgulayan Akar, "Biz bu çalışmaları arkadaşlarımızla muhalefetle komisyon üyeleriyle beraber 6 Temmuz 2023'te başlattık ve o tarihten itibaren olabildiğince şekillendirmek için gayretlerimizi sürdürdük" diye konuştu.

Akar, 50 yıl üniformayla, 5 yıl da sivil olarak şehit yakınları ve gazilerle beraber olduğunu vurgulayarak, "Onların ihtiyaçlarını karşılamak bizim hem resmi hem insani hem mesleki olarak boynumuzun borcu. Bunun için gayret gösteriyoruz ve bunu da iyi niyetli, samimi olan şehit ailelerimiz ve gazilerimiz çok iyi biliyor. Onlarla her zaman hemhal oluyoruz, olduk. Bizim niyetimizden bir şüphe etmeyin." ifadelerini kullandı.

Şehit aileleri ve gazilerin özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik çalışmaların bitmeyeceğini dile getiren Akar, "Önümüzdeki dönemde de elimizden gelen ne varsa bunları yapmak için gayret göstereceğiz. Bu aşamada acil ihtiyaçları neyse, bunların giderilmesi için gayret gösterdik. Yaptığımız çalışma bu." dedi.

Daima şehit ailelerinin ve gazilerin yanında olduklarını vurgulayan Akar, "Şartlar, devlet imkanları neyse, en azami ölçüde şehit ailelerini ve gazilerini desteklemek için yapmamız gereken ne varsa, bugüne kadar yaptık, bundan sonra da hep beraber yapmaya devam edeceğiz. Bu konuda hiçbir sınırımız yok. Ne yapmamız gerekiyorsa yapalım fakat olayları saptırmayalım. Gidip de ABD'deki bir komite başkanına yapılan ziyareti 'gazi ziyareti' gibi takdim edip olayları saptırmak gerçekten yakışmıyor." ifadelerini kullandı. Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar, şunları kaydetti:

"İnanın Türkiye'nin şehit aileleri ve gazilerine sahip çıktığı kadar diğer ülkelerde bu yok. Ender ülkelerdeniz. Şehit ailelerimize ve gazilere samimi şekilde mülki, askeri makamlar, diğer kurum ve kuruluşlar, sivil kuruluşlar, iş insanları dahil herkes çok ciddi ve samimi şekilde sahip çıkıyor. Onlara ne yapsak azdır. Aslan gibi evladını kaybetmiş anne babalardan bahsediyoruz. Onlara, 'Biz verdik, ettik.' demiyoruz. Fakat elimizden geldiğince onların sıkıntılarını gidermek, hayatlarını daha iyi yaşamaları ve itibarlarına zarar gelmemesi için her türlü gayreti gösterdik, bundan sonra da göstereceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Genel Kurulda daha sonra teklifin birinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.