2013-03-06 - 13:33
MHP ANKARA MİLLETVEKİLİ ÖZCAN YENİÇERİ'NİN BASIN TOPLANTISI...
Özcan Yeniçeri: "Öcalan ile muhatap edilen bir devlet uğruna evladını şehit vermiş bir anayı hangi masalı anlatarak sakinleştirmeyi düşünüyorsunuz?" Hasan Hüseyin Türkoğlu: (PKK tarafından kaçırılan kamu görevlileri ve askerler ile ilgili olarak): "Kaçırılanların iade edilmesi değil, ciddi bir devletin, ciddi devlet adamlarının gidip onları o örgütün elinden alması gereken bir durum söz konusudur."
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri parlamentoda, MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu ile birlikte düzenlediği basın toplantısında İmralı tutanakları ve PKK konusunda değerlendirmelerde bulundu.

"Türkiye'nin kudret eliti Erdoğan, terör sorununu ancak Öcalan'a çözdürebileceğine iman etmiş görünmektedir. Bu yüzden risk almanın da ötesinde 'baldıran zehrini' içmeyi dahi göze aldığını bizzat ifade etmiştir" görüşünü savunan Yeniçeri, uzun süredir Türkiye'deki yazarların Türkiye'nin kuruluşu sırasında iki kesimin ezildiğini ve yok sayıldığını söylediklerini, bu iki kesimin kürtler ve islamcılar olarak kategorize edildiğini söyledi.

Kandil'deki Karayılan'ın da aynı görüşü savunduğunu belirten Yeniçeri, "Öcalan ve AKP her iki tarafta Türkiye Cumhuriyeti devletine ve rejimine karşı ittifak yapmış ve birbirlerine omuz vermişlerdir. Başbakan Erdoğan'ın Öcalan'ı partner olarak seçmesinin arka planında böyle bir birikimin olduğu söylenebilir" şeklinde konuştu.

İmralı süreci ile birlikte teröristlerin hem çıtayı yükselttiklerini hem de kendilerinde büyük bir güç bulunduğunu zannetmeye başladıklarını sözlerine ekleyen Yeniçeri, Karayılan'ın "2011 yılında Türk devleti makas değiştirdi. Eskiden İran ve Suriye'yle bize karşı ittifak yapmıştı. Ama Temmuz 2011'de tutumunu değiştirdi. Suriye ve İran'ı karşısına aldı" sözlerini, "Karayılan, dış gelişmelerdeki değişmelerin Erdoğan hükümetini PKK ile anlaşmaya ittiğini söylüyor" şeklinde değerlendirdi.

Öcalan'ın yalnız PKK terör örgütüne değil, "AKP hükümetine de yol göstermesi ve önderlik etmesinin beklendiği" görüşünü savunan MHP'li Yeniçeri, Karayılan ve Duran Kalkan'ın ifadelerine yer verdi.

İmralı tutanaklarına da değinen Özcan Yeniçeri, "bütün bu sözlerin ne anlama geldiğini bizzat Başbakan açıklığa kavuşturmalıdır. Adam bununla da yetinmemiş, Tayyip Erdoğan'ın başkanlığını destekleriz sözleriyle AKP'ye zeytin dalı uzatmıştır. Haksız da değil, Başbakan Erdoğan da BDP'lilerle Anayasa konusunda iş birliği yaparız demişti" şeklinde konuştu. Özcan Yeniçeri şunları kaydetti:

"Öcalan ile muhatap edilen bir devlet uğruna evladını şehit vermiş bir anayı hangi masalı anlatarak sakinleştirmeyi düşünüyorsunuz? Başbakan Erdoğan'ın bebek katilini devlete muhatap kılarken onunla savaşan gaziyi azarlaması, her türlü milliyetçiliği ayak altına aldım demesi ve BOP eş başkanlığından ayrılmamış olması halk nezdinde büyük bir kızgınlığa neden olmuştur."

Başbakan'ın İmralı tutanakları ile ilgili iddiaları "cevapsız bırakmasına" değinen Yeniçeri, "Başbakan millete hesap verecek, basına açıklama yapacak yerde basını tehdit ediyor. Batsın sizin gazeteciliğiniz diyor. Türk halkı da tam tersi batsın sizin Öcalan'ınız diyor" ifadelerine yer verdi.
"Başbakan'ın kendi sesinden kendi çelişkisini ortaya koyan görüntülü ve sesli içeriklere erişimin yasaklandığını" sözlerine ekleyen Yeniçeri, "Böylece AKP zihniyeti kendi kendisini sansürleyen bir iktidar olarak tarihe geçmiştir" dedi.

Özcan Yeniçeri daha sonra birisi 83 yaşındaki diyaliz hastası bir vatandaştan gelen ve MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan'dan gelen iki mektubu basınla paylaştı.

83 yaşındaki vatandaşın mektubunda, Müslüman ve Türk milliyetçisi olduğunu ve ülkenin gidişatından dolayı tedirgin olduğunu belirttiğini ifade eden Yeniçeri, MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan'ın mektubundan da bir kısmı basınla paylaştı:

"Engin Alan'ın seminerde söylediği sözlerin ne olmayan bir darbe girişimiyle ne de balyoz planıyla uzaktan yakından bir alakası yoktur. Sözlerde hiçbir siyasi parti, kuruluş, siyasi bir kişi ismi hatta iması dahi yoktur. Söylenenler toplumsal olayların önlenmesi ile ilgili, dünyada aynısı uygulanan, bizde de Genelkurmay Başkanlığı'nın toplumsal olaylarda askeri birliklerin kullanılması talimnamesi ve polis çevik kuvvet yönetmeliğinde yer alan gene konseptin ifadesidir."

MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu ise son dönemdeki gelişmelerin Türkiye'nin çok ciddi olayların arifesinde olduğunu işaret ettiğine dikkat çekerek "iktidardaki anlayış adını barış süreci koymak sureti ile toplumda bir beklenti yaratmaya çalışıyor. Ama bunu yaparken de Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşadığımız ve o dönemden kalma bir tabir olan mütareke basını anlayışından da hiç vazgeçmiyor" şeklinde konuştu. Türkoğlu şunları kaydetti:

"Daha evvel bazı gazeteleri okumaması yönünde vatandaşlara tavsiyelerde bulunan Başbakan bugünlerde de batsın böyle gazetecilik anlayışı demek suretiyle gerçekleri açığa çıkaran gazeteci arkadaşlarımıza, basına karşı sansür anlayışını vurgulayıp onları hedef göstermeyi tekrar etmiş durumda. Biz Türkiye'de yaklaşık 30 yıldır huzurumuzu bozan, ekonomimizi bozan, kardeşliğimizi bozan, milli birliğimizi bozma hedefini amaçlamış olan terör örgütüyle ilgili olarak yapılan işlerin, bugünlerde oluşturulan havanın bazı şeyleri de gizlediğini, basın üzerindeki sansür anlayışının da bundan kaynaklandığını bilen, bunun idrakinde olan bir anlayışın temsilcileriyiz."

PKK'nın kaçırdığı kamu görevlileri ve askerlerle ilgili olarak "onları serbest bırakmak suretiyle PKK'nın bazı birimlerini, bazı mensuplarını ve İmralı'daki bebek katilini bir melek haline getirmeye çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız" şeklinde konuşan Türkoğlu, "kamu görevlileri bir kaza eseri bir uçuruma yuvarlanmış insanlar değil. Onları Türkiye'ye teslim edeceğini söyleyenler de AKUT görevlileri değil. Bunlar terör örgütü. Kaçırılanlar da bir coğrafyayı Türk milletinden ve devletinden ayırmak isteyenlerin yoldan silah zoruyla kaçırdığı insanlar. Bu bir suçtur. Dolayısıyla kaçırılanların iade edilmesi değil, ciddi bir devletin, ciddi devlet adamlarının gidip onları o örgütün elinden alması gereken bir durum söz konusudur" dedi.

F.Banu Doğan