2008-09-23 - 16:03
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ KILIÇDAROĞLU'NUN BASIN TOPLANTISI?
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın, sorduğu soruların ikisine ''kendince yanıt verdiğini'', ancak 3. sorusunu görmezlikten geldiğini belirterek, ''Sayın Fırat, sizin iftira attığınızı, Başbakanın imzasıyla kanıtlarsam ne yapacaksınız? Televizyonlara çıkıp 'ben bir müfteriyim' diye açıklama yapacak mısınız?'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, dün Fırat ile
tüm yazılı ve görsel basının önünde tartışmaya açık olduğunu söylediğini hatırlattı.

Bu tartışmadan önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Fırat'a sorular sorduğunu,
bu soruların yanıtlarını aldıktan sonra kendisiyle tartışmaya hazır olduğunu
belirttiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Fırat'ın bugün yaptığı basın toplantısında,
Mecliste tüm medyanın önünde bir gazetecinin yöneteceği tartışmayı kabul
etmeyeceğini açıkladığını bildirdi. Kılıçdaroğlu, Fırat'ın, bunun ''çok aptalca
bir öneri'' olarak değerlendirdiğini belirterek, ''Ardından da sözde bunu, benim
'Sayın Fırat ile tartışmayayım' diye kaçmanın bir yolu olarak gösterdi'' dedi.
Politikacıların, söylemleri ve hareketleriyle topluma, özellikle de
gençlere örnek olması gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
''Sayın Baron (Dengir Fırat) konuşurken, beyni ve ağzı adeta küfür ve
hakarete koşullanmış durumda. Küfür ve hakaret, zavallılığın, çaresizliğin
paniğin bir göstergesidir. Bunu özellikle Sayın Fırat'a hatırlatmak isterim.
Dün Sayın Başbakana ve Sayın Fırat'a sorduğum soruların ikisine Sayın
Fırat, yaptığı basın toplantısında yanıt vermeye çalıştı. Ama 3. sorumu her
nedense görmemezlikten geldi. 3. sorumu yineliyor ve Sayın Dengir Mir Mehmet
Fırat'a bir gün daha süre veriyorum. Sayın Fırat, sizin iftira attığınızı, Sayın
Başbakanın yani Sayın Recep Tayip Erdoğan'ın imzasıyla kanıtlarsam ne
yapacaksınız? Televizyonlara çıkıp 'ben bir müfteriyim' diye açıklama yapacak
mısınız?
Çarşamba gününe kadar yanıt gelmezse, Sayın Fırat'ı Perşembe günü saat
14.30'da burada (Mecliste) Sayın Uğur Dündar'ın yöneteceği canlı yayında
bekleyeceğim. Sayın Dündar'ı önerme gerekçemiz, 40 yıllık basın ve televizyon
deneyimi yanında, tarafsızlığına inandığımız içindir. Şayet Sayın Fırat, bu
önerimize evet diyorsa, Perşembe günü 14.30'da burada, yani milletin Meclisinde
olur.''

-''APTALCA OLAN BİR TELEVİZYON KANALINA MAHKUM OLMAKTIR''-

Daha sonra bir gazetecinin ''Sayın Fırat böyle bir çağrıyı 'aptalca' diye
değerlendirdi. Buna ne diyorsunuz?'' sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, şöyle
konuştu:
''Bu konuda yanıtımı verdim. Sayın Fırat küfrü alışkanlık haline
getirdiği için, belki öyle bir terbiye aldığı için bunu, doğrusunu isterseniz son
derece yadırgadım. Milletin meclisindeki bir toplantı, nasıl olur da aptalca
olur? Bütün televizyon kameraları, bütün gazeteciler burada. Eğer bur tartışmayı
Türkiye'de tüm televizyon kanallarında insanlar izlemek isterlerse niye buna
aptalca diyor? Biz niye bir veya iki televizyon kanalına mahkum olalım? Asıl
aptalca olan, bir televizyon kanalına mahkum olmaktır.''
Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin AK Parti'li Fırat'ın CHP Genel Başkanı
Deniz Baykal'ın mal varlığıyla ilgili sözlerini hatırlatması üzerine, mal
varlığını internet sitesinde yayınladığını belirterek ''Bu soruyu soracak kişinin
öncelikle kendi mal varlığını internet sitesinde yayınlaması lazım. Ondan sonra
soru sormaya hakkı var'' dedi.
Fırat'ın ''Baykal'ın hisse senedini kendi adına almadığı'' iddiasının
sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, bu konuda da yargı kararı olduğunu ifade etti.

-''YANITLARI TATMİN EDİCİ DEĞİL''-

Kılıçdaroğlu, ''Sayın Fırat'ın 2 sorunuza karşı yaptığı açıklamaları
nasıl değerlendiriyorsunuz? Tatmin edici buldunuz mu?'' sorusuna, bu konudaki
görüşlerini tartışma sırasında söyleyeceğini belirterek, ''Tatmin edici değil. Bu
açıklamaları, tartışma sırasında elimdeki belgelerle açıklayacağım'' dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu, ''Elinizdeki belgeler gazete kupurü mü, yoksa yeni
belgeler var mı?'' sorusuna, ''O konuda, Sayın Fırat da görünce belki o da merak
edecektir'' karşılığını verdi.
Bir gazetecinin ''Sayın Fırat'a bir yakıştırmada bulundunuz.'Baron'
ifadesini kullandınız?'' demesine Kılıçdaroğlu, ''Evet, 'Sayın Baron' diye bir
ifade kullandım, doğrudur'' dedi.
Hiçbir zaman Fırat ile tartışmaktan kaçınmadığını, kendisine soru
soracağını, yanıt alacağını ve ondan sonra kendisiyle tartışacağını söylediğini
hatırlatan Kılıçdaroğlu, ''Sorduğum soruların ikisini bir şekliyle kendine göre
yanıtladı. 3. sorum yanıtsız. Kendisine bir gün izin veriyorum. Yarın yüreği
yetiyorsa, benim bu soruma da yanıt verir. Yüreği yetiyorsa, altını çiziyorum.
Yetiyorsa, benim bu soruma da yanıt verir ve sonra biz onunla yan yana geliriz''
diye konuştu.

-''BELGENİN SAHTE OLDUĞU İSPATLANIRSA İSTİFA EDECEK Mİ?''-

Bir Alman vakfından CHP'ye 85 bin avro para aktarıldığı iddiası
bulunduğunu belirten bir gazetecinin ''Sizin de adınız geçiyor. Bu parayı aldınız
mı, almadınız mı?'' sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
''Buna sadece gülünür. Yani bilmiyorum... Bu iddiayı ortaya koyanlar neye
dayandırıyorlar bunu? Bu konu defalarca yalanlandı. Eğer öyle bir paranın olduğu
söylenirse, Sayın Özyürek'in açıklaması var, '10 katını ödemeye hazırız'
diye...Yani bunu iddia edenler ispat ederse CHP Genel Merkezi 10 katını ödemeye
hazır onlara. İyi bir olanak bu... CHP'nin Saymanı söylüyor bunu. Hemen ispat
edin, 10 katı para kazanın. Ama bunu ortaya atanlar ispat edemezlerse...Dün,
sayın Zahid Akman bunu belge olarak gösterdi. CHP'yi suçlarken Alman
vakıflarından CHP'nin para aldığı ifadesini kullandı. Şimdi bu belge sahte
çıkarsa, RTÜK'ün başında Sayın Akman nasıl oturacak? Doğrusunu isterseniz merak
ediyorum. Sahte bir belgeye dayanarak, RTÜK gibi önemli bir kurumun başında olan
kişi, nasıl konuşma yapar, nasıl bir ithamda bulunabilir? O zaman o koltuktan,
derhal ayrılması gerekecek. İkinci bir neden olarak bu ortaya çıkacak.''
Kılıçdaroğlu, ''Bunun doğrusu nedir? Doğrudan yalan üzerine kurulu bir
belge midir?'' sorusuna karşılık, ''Doğrudan yalan üzerine kurulu bir belge...
Tıpkı benim Almanya'da duruşmayı izlerken salondan çıkarıldığım gibi nasıl bir
yalan haber üretildiyse, bu da bir yalan haber...'' dedi.

-''BELGENİN SAHTE OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI''-

Fırat'ın kendisini suçlarken ''Bay Müfteri'' ifadesini kullandığını ve
bunu nasıl değerlendirdiğini soran gazeteciye, ''Kendi terbiyesine uygun bir
açıklama'' diyen Kılıçdaroğlu, ''Baron tabirinden kastınız 'Uyuşturucu Baronu'
mu?'' sorusuna ise ''Ben sadece baron sözcüğünü kullandım. Bir yorum yapmadım.
Bakalım Sayın Fırat nasıl karşılayacak?'' karşılığını verdi.
Kılıçdaroğlu, dünkü basın toplantısında gösterdiği Mehmet Gürhan'ın
Türkiye'deki işlerini takip etmesi için Zekeriya Karaman'a vekalet verdiğine
ilişkin belgeyle ilgili soru üzerine şöyle konuştu:
''O belgeyi size sunarken, bu belgenin hazırlandığı klavyenin Türkçe
klavye olmadığını özellikle belirtmiş ve basın mensuplarının dikkatini çekmiştim.
Çünkü, belge Türk klavyesinden çıkmış değildi. Bu belgenin sahte belge olduğu
ortaya çıktı. Noter hakkında, Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığına şikayet
dilekçesi verip, konunun soruşturulmasını isteyeceğiz. Hiçbir noter, bir güven
kurumu olan noter, yasa dışı belgeyi onaylayamaz. Hapishaneden bırakın dışarı,
odasından çıkma izni olmayan bir kişinin, böyle bir vekaletnameyi vermek için
Türkiye'ye gelmesi söz konusu değil. Merak ediyorum bu noterimiz nasıl bir yanıt
verecek savcılara, Adalet Bakanlığına ve Barolar Birliğine...''
Kılıçdaroğlu, ''Mehmet Gürhan'ın Eyüp'teki ev adresinde bu noter
belgesinin düzenlendiği görülüyor. Bu da bir alt yolsuzluk işi mi?'' sorusuna,
''Eğer Mehmet Gürhan, Alman Adalet Kurumunun izniyle Türkiye'ye gelmemişse, bu
belge tümüyle sahtedir'' karşılığını verdi.
Kemal Kılıçdaroğlu, basın toplantısının ardından gazetecilerin, ''Eğer
Fırat 3. sorunuza yanıt vermezse bu belgeyi açıklamayacak mısınız?'' sorusu
üzerine, ''Hele bir bekleyelim. Hiçbir şey askıda kalmaz, bir şekilde açıklanır''
dedi.